POLİTİKA
BBP Genel Başkanı Destici, Erzurum kongresinde konuştu: 29 Mart 2026 Pazar - 17:26:18 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’nin hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmayacağını ifade ederek, "Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir" dedi. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde düzenlenen BBP 13. İl kongresinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaklaşık bir aydır devam eden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan süreci değerlendirdi. İçinden geçtiğimiz sürecin bölgemizde güç dengelerinin yeniden şekillendiği, stratejik denklemlerin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu anlatan BBP Genel Başkan Mustafa Destici, "Sadece askeri değil; dezenformasyon, algı yönetimi, psikolojik harp unsurları ve dijital/siber alanı kapsayan çok boyutlu bir enformasyon mücadelesinin yürütüldüğü kritik bir eşiktir. Bu toz duman içerisinde "son günler" Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, bazı kesimlerce speküle edilmeye çalışılsa da, esasen devletimiz tek bir pusulaya odaklıdır: o da Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve sarsılmaz milli egemenliktir" dedi. Son dönemde bölgemizdeki krizin uzaması ihtimaline binaen dile getirilen "geniş koalisyon" tartışmaları, kamuoyumuzda bazı soruları beraberinde getirdiğini ifade eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şunun altını net bir şekilde çizmek gerekir: Türkiye, hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmamalıdır ve olmayacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin herhangi bir askeri veya siyasi angajmana dahil olması ancak uluslararası hukukun meşruiyet zemini, doğrudan milli güvenlik tehdidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin kararıyla mümkün olabilir" diye konuştu. "Birilerinin bölgedeki vekalet savaşları üzerinden kurguladığı koalisyon senaryoları, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel barış vizyonuyla uyuşmadığı sürece bizim için sadece birer dış gözlemdir" diyen Genel Başkanı Destici konuşmasını şöyle sürdürdü; "İsrail’in saldırgan tutumu karşısında Türkiye ve Türk Milleti olarak sergilediğimiz ilkeli duruş, sadece söylemde değil, bölgedeki dengeleri koruma gayretimizde de vücut bulmaktadır. Ne ABD-İsrail saldırılarının yanında taraf olmalıyız ne de İran karşıtı blok diye oluşturulmaya çalışılan yapı içinde aktif bir şekilde yer almalıyız. Tarafsızlığımızı korumalı ve tarafsızlık sıfatımız algısına zarar verecek hamlelerden ve siyaset dilinden uzak durmalıyız. Bizim için asıl olan, komşularımızın istikrarsızlaştırılması üzerinden ülkemize yönelebilecek tehditlerin önüne geçmektir. Bilhassa saldırgan ABD ve İsrail kaynaklı hem de resmi ve gayri resmi ağızlardan gelen "Sıradaki hedef Türkiye" tehditlerinin farkındayız ve daha da mühimi devlet aklımız, şüphesiz ve tereddütsüz her türlü senaryoya karşı en üst düzeyde teyakkuz halindedir. Bu kapsamda sınır ötesi risk projeksiyonları, göç dalgaları, terör örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve enerji arz güvenliği gibi başlıklar devletimiz tarafından bütüncül bir güvenlik perspektifiyle ele alınmaktadır. Kamuoyunda son günlerde artış gösteren; ülkemizde yeni askeri kapasite artırımları veya yabancı güçlere ait yeni üs inşaatları gibi spekülasyonlara dair de bir çift sözümüz bulunmaktadır. Türkiye, NATO üyesi bir devlet olmanın getirdiği sorumlulukları, kendi egemenlik haklarının önüne hiçbir zaman geçirmemiştir, geçirmeyecektir. Topraklarımızdaki her askeri varlık, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünde ve milli güvenlik doktrinimize hizmet ettiği sürece mevcudiyetini sürdürebilir. Milli üniter yapımıza ve egemenlik haklarımıza aykırı hiçbir planın parçası olmamız katiyen söz konusu değildir." Gelinen aşamada ne NATO’dan, ne Ankara’dan, ne de uluslararası güvenilir kaynaklardan "Türkiye topraklarına 40 bin NATO askeri konuşlandırılacak" iddialarını doğrulayan resmi bir bilgi bulunmadığını belirten Destici; "Her şey genellikle sosyal medya da yoğunluk gösteren iddialardan ibaret. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler olabilir. Devletimiz, güvenlik politikalarının doğası son günlerde bilhassa sosyal medyada artan spekülasyon ve iddialar karşısında bazen sessiz kalmayı tercih edebilir. Ancak biliyoruz ki, bilgi çağında oluşan her boşluk, psikolojik harp unsurları tarafından gerçek dışı iddialarla doldurulmaya müsaittir. Binaenaleyh Buradan ilan ediyoruz: Sivil ve askeri makamlarımız, halkımızın tatmin olacağı, şeffaf ve berrak bir bilgilendirme sürecini kararlılıkla devreye sokmalıdır. Kamuoyu indinde dezenformasyona ve spekülasyonlara yol açan iddialara karşı anlaşılır ve şeffaf bir şekilde "resmi" açıklamalar yapılmalıdır. Bu günlerde panik atmosferine yer yoktur; çünkü Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir. Sonuç olarak; bu saatten sonra Türkiye’nin ihtiyacı olan şey panik değil, sağduyulu bir "berrak akıl"dır. Bizler, ne batı merkezli bir dayatmanın figüranı, ne de bölgesel kaos planlarının sessiz izleyicisiyiz. Devlet Kendi stratejik ortaklıklarını yönetebilir. Lakin yönetirken, bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyecek anlayışta olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî tecrübesi, kurumsal kapasitesi ve Türk milletinin iradesiyle bu tür küresel kırılma anlarından güçlenerek çıkma potansiyeline sahiptir. İnşallah bu sıkıntılı günlerde de üstümüze başımıza emperyalistlerin ve Türkiye’ye hasım olanların atacağı çamur ve pisliklere mani olup yüzümüzün akıyla ülkemizi ve milletimizi rengini şehitlerimizin kanından alan, ay yıldızlı al bayrağımız altında tek ve birlik içinde ayakta tutacağız. Diri olacağız. Birlik içinde olacağız. Büyük birlik olacağız" şeklinde konuştu. Genel kurul sonunda BBP İl kongresinde mevcut başkan Ahmet Eşref Yılmaz yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Palandöken ve Aziziye ilçe başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.
29 Mart 2026 Pazar - 12:01 Bakan Bayraktar’dan doğal gaz açıklaması Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "2028’de tükettiğimiz doğal gazın en az yüzde 20’sini depolayabileceğiz" dedi. Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalara karşı arz güvenliğini sağlamlaştırmak için çalışmalarını sürdüren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, kış sezonu sonrasında kısmen boşalan doğal gaz depolarını yeniden dolduruyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Olası küresel şokların etkilerini en aza indirmek adına depolarımızı yeniden tam kapasiteyle doldurmak üzere çalışıyoruz." dedi. Doğal gaz depolarının kapasitesini artırmak için de çalıştıklarını kaydeden Bakan Bayraktar, "Yapacağımız yatırımlarla 2028 yılında, tükettiğimiz doğal gazın en az yüzde 20’sini depolayabileceğiz" açıklamasını yaptı. Türkiye’nin enerji arz güvenliğine katkı sağlayan iki önemli doğal gaz depolama tesisi bulunuyor. Tuz Gölü ve Silivri’de bulunan bu yer altı depolama tesisleri, doğal gaz tüketiminin arttığı günlerde arz-talep dengesinin sağlanmasına fayda sağlıyor. Depolar doluyor Kışa doğal gaz depoları dolu giren Türkiye, geliştirdiği LNG altyapısı ve kaynak çeşitliliği sayesinde soğuk kış günlerini depolarına çok fazla ihtiyaç duymadan geride bıraktı. Halihazırda depoların doluluk oranı yüzde 71 seviyesinde. Türkiye, küresel arz krizinin yaşandığı dönemde depoları yeniden tam kapasiteyle doldurmak için çalışmalarına da başladı. En büyük tesis Silivri Bir yandan depoların dolumu devam ederken, diğer yandan da depoların kapasitesinin artması için çalışılıyor. Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisi, halihazırda 4,6 milyar metreküp depolama kapasitesiyle hizmet veriyor. ‘Denizlerde Avrupa’daki en büyük depolama tesisi’ unvanına da sahip olan Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisi’nin kapasitesinin artırılması için çalışmalara devam ediliyor. Silivri’deki kapasitenin 2028’de 6 milyar metreküp çıkarılması planlanıyor. Tuz Gölü’nde de kapasite artıyor Tuz Gölü Doğal Gaz Depolama Tesisi’nin kapasitesi ise halihazırda 1,7 milyar metreküpe ulaşmış durumda. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tuz Gölü’ndeki bu kapasiteyi de 2032 yılında 8,5 milyar metreküpe çıkarmayı hedefliyor. Depolarımızın boş kalmasını önledik Doğal gaz depolarındaki gaz miktarının normal şartlarda kış aylarından sonra azaldığını, yaz aylarında tekrar doldurularak gelecek kışa hazır hale getirildiğini anlatan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "‘LNG alım kapasitemizi önemli ölçüde artırarak doğal gaz depolarımızın boş kalmasını önledik. Bu nedenle, kış aylarından çıkmamıza rağmen doğal gaz depolarımız yüzde 71 seviyesinde dolu vaziyette. Dünyada yaşanan jeopolitik gerilimleri ve arz krizini yakından takip ediyor, gerekli adımları atıyoruz. Olası küresel şokların etkilerini en aza indirmek adına depolarımızı yeniden tam kapasiteyle doldurmak üzere çalışıyoruz." dedi. Yüzde 20’sini depolayabileceğiz Doğal gaz depolarının kapasitesini artırmak için de çalıştıklarını kaydeden Bakan Bayraktar, "Şu ana kadar yaptığımız çalışmalarla Silivri ve Tuz Gölü’nde toplam depolama kapasitemizi 6,3 milyar metreküpe çıkardık. Depolama konusundaki yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Yapacağımız yatırımlarla 2028 yılında, tükettiğimiz doğal gazın en az yüzde 20’sini depolayabileceğiz" diye konuştu.
Baybatur’dan Manisa’da kardeşlik mesajı
05 Aralık 2025 Cuma - 22:51 Baybatur’dan Manisa’da kardeşlik mesajı AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, "Terörsüz Türkiye" sürecine destek amacıyla Manisa’daki kanaat önderleri, iş insanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çeşitli siyasi partilerin temsilcilerinin katılımıyla "Adımız Türkiye, Soyadımız Kardeşlik" programı düzenledi. Geniş katılımla gerçekleşen buluşmanın, kentte toplumsal birlik ve dayanışmayı güçlendirmeye yönelik önemli bir adım olduğu belirtildi. Programda konuşan Baybatur, Türkiye’nin son 40 yıllık terörle mücadelesinde kritik bir aşamaya gelindiğini vurgulayarak, "Türkiye’de terör konusu sona erme aşamasına geldi." dedi. Şehit ailelerinin hassasiyetlerinin gözetilerek yürütülen sürecin kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Baybatur, Gabar’da bulunan petrol başta olmak üzere bölgedeki yer altı kaynaklarının ülke ekonomisine önemli katkılar sunacağını belirtti. Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişmelere de değinen Baybatur, "Kendi İHA, SİHA, Akıncı ve Kızılelma projelerimiz artık bağımsızlığımızın sembolü oldu. Türkiye, dostlarına güven veren, düşmanlarına ise caydırıcı güç gösteren bir devlet haline geldi." diye konuştu. Baybatur, AK Parti’nin 23 yılda Manisa’ya kazandırdığı yatırımları da aktararak, modern hastaneler, eğitim yatırımları, sulama projeleri ve ulaşım çalışmalarının kentin çehresini değiştirdiğini ifade etti. Yapımı süren Gediz Kavşağı, meslek lisesi kampüsü, küçük sanayi sitesinin taşınması, kentsel dönüşüm ve yakında açıklanacak millet bahçesi projelerinin Manisa’ya değer katacağını söyledi. Konuşmasında, yakın zamanda vefat eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i rahmetle anan Baybatur, "Sevdamız Manisa’dır; adımız kardeşliktir; soyadımız Türkiye’dir." dedi. Programda konuşan eski İl Genel Meclisi Başkanı Hayrullah Solmaz, MAGİD Başkanı Aslan Yılmaz, MESKOP Başkanı Recep Çınar, iş insanları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Baybatur’a teşekkür ederek Manisa’daki birlik ve kardeşlik ortamının önemine vurgu yaptı. Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Manisa Şube Başkanı Yusuf Kıyışkan ise terörle mücadelenin hiçbir zaman etnik kökenler arasında bir çatışma olmadığını belirterek, "Bu mücadele hain bir örgütle oldu. Vatanımıza kasteden elbette hesabını vermelidir." ifadelerini kullandı. Programda konuşan Tarihçi-Yazar Prof. Dr. Mehmet Çelik, Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz ve Manisa OSB Başkanı Sait Türek de kentteki birlik ruhunun önemine dikkati çekti. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, programın değerine işaret ederek, etkinlik kapsamında davetliler adına geçtiğimiz yaz orman yangını yaşanan Yukarıkayapınar Mahallesi’nde fidan dikilmesinin ayrıca anlam taşıdığını söyledi. Program, birlik ve kardeşlik mesajlarının verilmesinin ardından sona erdi.
Adalet Bakanı Tunç Hukuk Fakültesi öğrencileri ile buluştu
05 Aralık 2025 Cuma - 21:15 Adalet Bakanı Tunç Hukuk Fakültesi öğrencileri ile buluştu Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Trabzon’da katıldığı açılış ve temel atma programlarının ardından Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Bakan Tunç’a Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Adil Karaismailoğlu, Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç ile HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu eşlik etti. Heyeti, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve belediye yetkilileri karşıladı. Şehirde devam eden projeler ve planlanan yatırımlar hakkında Bakan Tunç’a bilgi veren Başkan Ahmet Metin Genç, merkezi hükümetle yürütülen iş birliğinin Trabzon’un gelişiminde önemli bir rol oynadığını vurguladı. Bakan Tunç da, Türkiye genelinde olduğu gibi Trabzon’da da adalet hizmetlerinin en iyi şekilde yürütülmesi için desteklerinin süreceğini ifade etti. Ziyaretin sonunda Başkan Genç, Bakan Tunç’a Trabzon’un kültürel mirasını temsil eden bir ibrik ile Trabzonspor forması hediye etti. Bakan Tunç daha sonra Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen TBMM Simülasyon Programı’na da katıldı. Trabzon Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerinin organize ettiği programda 70 öğrenci; Aile Komisyonu, Bütçe Komisyonu, Adalet Komisyonu ve İçişleri Komisyonu oluşturarak kanun tekliflerini tartıştı ve gerçek TBMM ortamını deneyimledi. Öğrencilere hitap eden Bakan Tunç, Parlamenter Sistem ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi arasındaki farklar hakkında bilgi vererek genç hukukçulara tavsiyelerde bulundu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Erzincan-Erzurum-Kars tren hattı etüt proje çalışmaları devam ediyor"
05 Aralık 2025 Cuma - 18:54 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Erzincan-Erzurum-Kars tren hattı etüt proje çalışmaları devam ediyor" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 379 kilometre uzunluğundaki Erzincan-Erzurum-Kars hızlı tren hattı etüt proje çalışmalarının devam ettiğini belirterek, "Erzincan-Erzurum arası 173 kilometrelik kesimin projesini tamamladık. Erzurum-Kars arası 206 kilometrelik kesimde ise yüzde 90 ilerleme sağladık. Proje çalışmalarını 2026 yılı ilk yarısında tamamlamayı hedefliyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Erzurum-Rize arasında yapımı devam eden Kırık ve Dallıkavak taneli inşaatlarındaki incelemelerini ardından Erzurum Valiliği’nde düzenlenen koordinasyon toplantısına katıldı. Bakan Uraloğlu, Dadaşlar diyarı, Nene Hatunların, İbrahim Hakkıların şehri, Erzurum’da olmaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyduğunu belirterek, "Bugün sabah saatlerinden itibaren, önce Erzurum-İspir-Rize Devlet Yolu’nun en kritik noktası Kırık Tüneli şantiyemizde incelemelerde bulunduk. Ardından Dallıkavak Tüneli sahasını ziyaret ederek orada da devam eden çalışmaları yerinde gördük. Bu iki dev proje, Erzurum’un zorlu coğrafyasında azimle, kararlılıkla ve büyük bir titizlikle ilerliyor. İnşallah kısa süre içerisinde bu eserleri de milletimizin hizmetine sunacağız" dedi. 126 milyar liralık yatırım Bakan Uraloğlu, Erzurum Valiliğinde düzenlenen koordinasyon toplantısında Vali, milletvekilleri, belediye başkanları, il ve ilçe teşkilatları ve şehrin kanaat önderleriyle bir araya geldiklerini ifade ederek, "Erzurum’umuzun ihtiyaçlarını, taleplerini ve geleceğe dair hedeflerimizi masaya yatırdık, geniş istişarelerde bulunduk. Erzurum, tarih boyunca Anadolu’nun kilidi, Kafkasya’nın kapısı, doğunun incisi olmuştur. Çifte Minare’den, Üç Kümbetler’e Tortum Şelalesi’nden, Palandöken’e kadar eşsiz bir medeniyet, kültür ve doğa hazinesidir. Aynı zamanda sanayisi, tarımı, hayvancılığı, kış turizmi ve lojistiğiyle ülkemizin stratejik merkezlerinden biridir. Biz, AK Parti hükümetleri olarak, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Erzurum’u asla ihmal etmedik, etmeyeceğiz. Son 23 yılda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Erzurum’umuzun ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 126 milyar lira yatırım gerçekleştirdik" dedi. Kop Geçidi tarihe karışacak Bakan Uraloğlu, "2002’de 49 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 624 kilometreye,40 kilometre olan bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 629 kilometreye çıkardık. 2018’de Erzurum ve Rize’nin yıllarca sabırsızlıkla beklediği İkizdere-İspir yolu üzerindeki Ovit Tüneli’ni açtık. 2021’de Pirinkayalar Tünelini de açarak dar ve keskin 22 virajın yer aldığı, ağır kış şartlarında trafik akışının kesintiye uğradığı Pirinkayalar Geçişi’ni konfor ve güven içinde kat etmeye başladık. Yine, Horasan-Karakurt Yolu, Aksukapı Köprülü Kavşağı, Çobandede-Hınıs-Varto, Erzurum-Çat-Karlıova, Erzurum-Tekman Yolları gibi önemli projeleri de tamamladık. Kop Dağı Tüneli Geçişini de kapsayan Trabzon - Aşkale Yolu, Çirişli Tüneli ve Bağlantı Yolları, Erzurum Kuzey Çevre Yolu Üst Yapı Onarımı, Dallıkavak Tüneli, Pasinler Şehir Geçişi BSK yapımı gibi 12 önemli karayolu projemizin de yapımına devam ediyoruz. Özellikle bugün yerinde incelediğimiz Ovit Tüneli’nin hem devamı hem de tamamlayıcısı nitelikte olan Kırık Tüneli tamamlandığında Erzurum-İspir-Rize yolunu 33,2 kilometre kısaltacak, seyahat süresini de 40-60 dakika arasında azaltacaktır. Erzurum-İspir yolu üzerinde bulunan 3.105 metre uzunluğundaki çift tüplü Dallıkavak Tünelimizde de kazı ve destek çalışmaları tamamlanmış, nihai beton kaplama imalatında %91 ilerleme sağlanmıştır. İnşallah bu tünelimizi 2026 yılı içinde tamamlayarak trafiğe açmayı planlıyoruz. Yine, Doğu Karadeniz’i, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine bağlayan Aşkale-Maden-Bayburt Devlet Yolu üzerindeki 2.409 metre rakımlı Kop Geçidi’nde inşa edilen Kop Tüneli’nde de çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Kop Tüneli, Erzurum ve Trabzon illerimizin birbirleriyle en kısa mesafede bağlantısını sağlayan, aynı zamanda Gürbulak Sınır Kapısı’nı da Doğu Karadeniz’e bağlayan güzergahta inşa edilmesi nedeniyle çok önemli bir proje. Tünel ile mevcut yolu 6,5 km kısaltacak, yaklaşık 45-55 dakikada geçilen bu kesimdeki, seyahat süresini de 15-20 dakikaya indireceğiz. Özellikle ağır tonajlı nakliye araçlarınca kışın çok büyük zorluklarla aşılan Kop Geçidi tarihe karışacak; vatandaşlarımıza çok daha konforlu ve güvenli bir ulaşım hizmeti sunacağız" diye konuştu. Demiryolu ağını yenilendi Demiryolunda da Erzurum’u geleceğe taşıyacak çok önemli projeleri hayata geçirdiklerini anlatan Bakan Uraloğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: "İlimizin tüm demiryolu ağını yeniledik, 2018’de Palandöken Lojistik Merkezi’ni hizmete sunduk. Erzurum’u hızlı tren ile tanıştıracak 379 km uzunluğundaki Erzincan-Erzurum-Kars hızlı tren hattı etüt proje çalışmalarımız da devam ediyor. Erzincan-Erzurum arası 173 km’lik kesimin projesini tamamladık. Erzurum-Kars arası 206 km’lik kesimde ise yüzde 90 ilerleme sağladık. Proje çalışmalarını 2026 yılı ilk yarısında tamamlamayı hedefliyoruz. Sivas Divriği’den başlayıp Erzurum üzerinden Kars’a uzanan yaklaşık 667 kilometre uzunluğundaki mevcut demiryolu hattımızı modernize edip, kapasitesini arttıracak çalışmaları da yakın zamanda başlatmayı planlıyoruz. Erzurum Gar’dan başlayıp Atatürk Üniversitesi Kampüsü, Tıp Fakültesi, Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Şehir Hastaneleri ve Yavuz Sultan Selim Bulvarı üzerinden tekrar Gar’a dönecek şekilde planladığımız ring hattı ile şehrimizin en yoğun bölgelerini birbirine bağlayacağız. İnşallah en kısa sürede bu güzel projeyi de hayata geçirip Dadaşların hizmetine modern, konforlu ve çevre dostu bir toplu taşıma hizmeti sunmayı hedefliyoruz. Yine, bildiğiniz üzere dünyanın en güzel tren rotalarından biri olarak büyük ilgi gören Turistik Doğu Ekspresimizde Erzurum’da 4 saatlik bir mola veriyor. Şehrimizin tarihi ve kültürel değerlerini görme imkanı sunuyor. 2019 yılında ilk sefere konulduğundan bugüne kadar 81 bin yolcumuz Erzurum’u bu yolculuk vesilesiyle ziyaret etti ve şehrimizin turizm ve ticaret hayatına hareket kattı. 22 Aralık’ta başlayacak yeni sezonu ile yine binlerce turisti Erzurum’a getirmeye devam edecek. Ve çok önemli bir müjde olarak 25 Eylül 2025 tarihi itibarıyla TCDD 9. Bölge Müdürlüğü’nün Erzurum’da kurularak faaliyete başladığını yeniden hatırlatmak istiyorum. Erzurum’la birlikte Sivas, Erzincan ve Kars illerini kapsayan, toplam 915 km demiryolu hattının yönetim merkezi artık Erzurum’dur. Bu gelişme, Erzurum’un demiryolu alanındaki karar alma süreçlerinde doğrudan söz sahibi olmasını, bakım-onarım ve yatırım süreçlerinin çok daha hızlı yürütülmesini sağlayacaktır. Tekrar hayırlı uğurlu olsun." "2005 yılında Erzurum’a yakışan 2 milyon yolcu kapasiteli modern bir havalimanı inşa ettik" diyen Uraloğlu, "Havalimanımıza en yoğun sisli havalarda dahi uçakların iniş yapabilmesini sağlayan özel aydınlatma sistemi CAT-3 sistemini kazandırdık. 2002’de 105 bin olan yolcu sayısını 2024’te 1 milyon 180 bine çıkardık. Bu yılın ilk 10 ayında yaklaşık 1 milyon 35 bin yolcu ağırladık. İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Antalya’ya haftada 148 uçuş operasyonuyla Erzurum’u gökyüzünde de parlayan bir yıldız yaptık. Erzurum, sadece bir şehir değil, bir sevda, bir duruş, bir vefa şehridir. Bu şehir, her zaman devletinin, milletinin, Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında dimdik durmuştur. Biz de bu vefaya aynı sadakatle karşılık verdik, vermeye devam ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır bir Erzurum için durmadan, yorulmadan çalışıyoruz. Erzurum’u bölgenin lojistik üssü, turizm merkezi ve sanayi şehri yapmaya kararlıyız. Birlikte, el ele, omuz omuza vererek bu güzel şehri hak ettiği yere taşıyacağız" dedi.
Başkan Çerçioğlu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ’Aydın’ hediyesi
05 Aralık 2025 Cuma - 17:40 Başkan Çerçioğlu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ’Aydın’ hediyesi Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, Aydın standında ağırlayarak başta Aydın inciri olmak üzere şehrin yöresel ürünlerini tanıtıp Aydın’a özel işlemeli Başefelerin taktığı fes ile birlikte yöresel ürünler hediye etti. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Genel Merkez Kadın Kolları tarafından düzenlenen Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesine katılarak Aydın’ın yerel değerlerini ulusal ve uluslararası katılımcılarla buluşturdu. Zirveye gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Aydın standını ziyaret etti. Cumhurbaşkanını Aydın standında karşılayan Başkan Çerçioğlu, Aydın’ın kültürel mirasını ve yerel üretim kapasitesini yansıtan özel hediyeler takdim etti. Hediyeler arasında kadın kooperatiflerinin el emeği ürünleri ve kentin coğrafi işaretli tatları da yer alırken Başkan Çerçioğlu, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin kadın üreticilere verdiği destekleri ve yerel kalkınma çalışmalarını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a anlattı. Standın yoğun ilgi gördüğünü belirten Çerçioğlu, yaptığı açıklamada "Genel Merkez Kadın Kollarımız tarafından düzenlenen Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi’nde, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan standımızı ziyaret ettiler. Aydın için çalışmaya, şehrimizi her alanda en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Şimdi ben buradan soruyorum Meclis’e başörtüsüyle girdi diye adeta linç edilen kadınları hangimiz nasıl unutabiliriz?"
05 Aralık 2025 Cuma - 16:24 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Şimdi ben buradan soruyorum Meclis’e başörtüsüyle girdi diye adeta linç edilen kadınları hangimiz nasıl unutabiliriz?" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonlarına atıfta bulunarak, "Hizmet etmek isteyeni desteklerken, milletin malının çarçur edilmesine de yasal sınırlar çerçevesinde müsaade etmiyoruz. Bundan sonra da aynı çizgide bu yola devam edeceğiz. Hiçbir ayrım yapmadan şehrine hizmet edenin yanında olacağız. Yine hiçbir ayrım yapmadan şehrini yağmalayanın karşısında olacağız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen "Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi" ne katıldı Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan kadının omuzlarındaki yükün her geçen gün arttığına dikkat çekerek, "Kadınlardan bir taraftan geleneksel sorumluklarını yerine getirmeleri, diğer taraftan çalışma hayatı içinde bizzat yer alarak aile bütçesine destek olmaları bekleniyor. Kadınlar eskiden olduğu gibi hem aileyi çekip çevirmeyi çalışırken hem de çalışma hayatının zorluklarını omuzlamak zorunda kalıyor. Savaşların, çatışmaların, ekonomik krizlerin yükünü herkesten fazla kadınlar çekiyor. İdeal ve adil bir toplumsal hayat ancak kadınların söz ve hak sahibi olmaları ile mümkündür. Şehir hayatı ve yerel yönetimlerde de kadınların etkin olmaları önemlidir. Her şehir aynı zamanda o insanların yuvasıdır. Kadının olduğu yerde barış olur, kadının olduğu yerde birlik olur, kadının olduğu yerde dirlik olur, kadın elinin değdiği yerde huzur ve düzen olur. Kadının güçlü olduğu yerde gelişme olur, ilerleme olur, inşa olur. Tıpkı medeniyetimiz gibi şehirlerimizin de anaç karakterde olması işte bu hakikatin tezahürüdür. Kadınların kurucu aklı o kadar kıymetli ki bunu gündelik hayatta eşlerden birinin vefat ettiği ailelerde çok net görebiliriz. Eşlerden evin erkeği rahmetli olmuşsa kadın dirayetiyle, şefkatiyle aileyi kanatları altına alarak tüm bireylere sahip çıkar. Eşi vefat ettikten sonra o ocak sönmüyorsa başında kadın olduğu içindir. O aile dağılmıyorsa kadının kurucu ve kuşatıcı fıtratı sayesindedir. Toplumun çekirdeği olan aile nasıl kadınların fedakarlıkları sayesinde ayakta duruyorsa, toplumsal hayatta da şehirler, ülkeler ve milletler kadınlar sayesinde ayakta durur. Kemal Tahir’in ifadesiyle ‘devletimizi devlet ana yapan kadınlardır’" şeklinde konuştu. "Ülkemizdeki kadınlar Avrupa’daki hemcinslerinden çok daha evvel seçme seçilme hakkına kavuşmuşlardır" Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı tanınmasının 91. Yıldönümüne vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün ülkemizde kadın hakları açısından önemli bir düzenlemenin 91. Yıldönümüdür. 1930 yılında önce belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı elde eden kadınlar 1934’te anayasa ve seçim kanununda yapılan değişikliklerle Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı kazanmıştır. Böylece ülkemizdeki kadınlar Avrupa’daki hemcinslerinden çok daha evvel seçme seçilme hakkına kavuşmuşlardır. 1935 yılında yapılan ilk genel seçimlerde 17 kadın milletvekili mecliste temsil hakkına sahip olmuşlardır. Temel hak ve özgürlüklerin kullanımında eşit muamelenin önünü açan bu önemli düzenlemenin 91. Yıldönümü kutlu olsun diyor, ülkemizin tüm kadınların 5 Aralık Kadın Hakları Gününü tebrik ediyorum" diye konuştu. "Kadınlara seçme ve seçilme hakkı Gazi’nin vefatından sonra gelenler tarafından sabote edilmiş, çeşitli kısıtlamalarda aşındırılmıştır" Kadınların tarihimizde de özel bir konumu olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Uygur dönemine ait yazıtlara bakıldığında ‘ana’ sözcüğünün her zaman ‘baba/ sözcüğünden önve geldiği görülür. Tabiri caizse çift başlı kartalın biri kadın diğeri erkektir. Kartalın bir başı ‘Hakan’ ise diğer başı ‘Hatun’ dur. Tarihimizde Ertuğrul Gazi’nin annesi Halime ana gibi, Osmangazi’nin eşi Bala Hatun gibi, Orhangazi’nin eşi Nilüfer Hatun gibi nice öncü ve örnek kadın şahsiyetler vardır. O fedakar kadınları hep şükranla yad ediyoruz, bir kez daha rahmetle anıyoruz. Kadınlar istiklal harbimizde de son derece mühim roller üstlenmişlerdir. Şehir şehir dolaşarak milli mücadeleyi halka anlatan, bebeği kucağında olduğu halde cepheye mermi taşıyan, ‘ben cephe gerisinde değil cephede erkeklerle birlikte savaşacağım’ diyerek işgalcilere kök söktüren yiğit kadınlar, erkeklerle birlikte bu topraklar için can verdiler. Bize örgütçe yaşayacağımız bir vatan bıraktılar. Cumhuriyetimizin kuruluşu ve yükselişinde de kadınlar her zaman ön safta yer aldılar. İşte 1930 ve 34’te yapılan düzenlemelerle kadınların bu mücadelesi onurlandırılarak hakları teslim edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal bu hakkın verilmesi ardından şöyle demiştir; ‘Medeni memleketlerin bir çoğunda kadından esirgenen bu hak bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve liyakatle kullanacaktır’ Bizzat kendi ifadesiyle kadınların liyakat ve salahiyet ile kullanmaları için verilen bu hak Gazi’nin vefatından sonra gelenler tarafından sabote edilmiş, çeşitli kısıtlamalarda aşındırılmıştır" ifadelerini kullandı. "Okullarda yürütülen cadı avını nasıl unutabiliriz" Kadınları seçme ve seçilme hakkını uzun yıllar özgürce kullanamadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görünün görünmez bir çok engelle karşılaştılar. Başörtüleri dolayısıyla seçilme hakkından mahrum bırakıldılar. Üniversiteyi kazandıklarında karşılarında ikna odalarını buldular. Mesela kimi zaman kılık kıyafetlerinden, kimi zaman mezun oldukları okullardan ötürü ayrımcılığa uğradılar. 28 Şubat baskıcı atmosferinde binlerce kadın, eğitim, çalışma, kamuda istihdam haklarından feragat etmek zorunda kaldı. Kadılar yıllarca inanç değerleriyle okulları, eğitimleri ve meslekleri arasında çok travmatik tercihler yapmak mecburiyetinde bırakıldı. Bunların hepsini beraber yaşadık. Şu an bu salonda bulunan arkadaşlarımızın da önemli bir kısmı bunu iliklerine kadar yaşadı. Soruyorum. Meclise başörtüsü ile girdi diye adeta linç edilen kadınları hangimiz nasıl unutabiliriz. Okullarda yürütülen cadı avını nasıl unutabiliriz. Unutmayın. ‘411 el kaosa kalktı’ manşetinin temsilcisi olduğu karanlığı nasıl unutabiliriz. Başörtüsü yasağının sürmesi için anayasa mahkemesinin kapısında nöbet tutan CHP’yi ve özgürlük düşmanı zihniyetini nasıl unutabiliriz. Bugün sesleri eskisi kadar çok çıkmasa da sosyal medyada, iş dünyasında, siyasette, bürokraside varlığını halen devam ettiren kadın hakları cellatlarını nasıl unutabiliriz. Bunları unutmadık, unutmuyoruz, hiçbir zaman unutmayacağız" dedi. "Mahkeme kapılarından ayrılmayan muhalefete, kadın hakları meselesini marjinal ideolojilerine paravan yapan çeşitli yapılara rağmen başardık" Türkiye’nin AK Parti döneminde kadın haklarına altın çağını yaşadığını söyleyen Erdoğan, konuşmasın şöyle sürdürdü: "Yıllarca bu meselenin edebiyatını yapanlar hiçbir adım atmazken biz hanım kardeşlerimizin sosyal hayatta, kamuda, ticarette, siyasette hak ettikleri yere gelmeleri için yoğun bir gayret içindeyiz. Bunu son 23 yılın rakamlarına göz attığınızda zaten görüyorsunuz. Göreve geldiğimizde kadıları iş gücüne katılım oranı yüzde 27,9 idi. 2025 Eylül ayı itibariyle yüzde 35,7’ye yükseldi. Kadın Milletvekili sayısı 24, kadın temsil oranı ise sadece yüzde 4,4 idi. 2023 Mayıs seçimleriyle meclisteki kadın Milletvekili sayısı 119’a, temsil oranı ise yüzde 19,83’e çıktı. Kadın muhtarların sayısı 117’den 2 bin 1’e yükseldi. Kadın kamu çalışanlarını oranı 2024 yılı itibariyle yüzde 43,46’a ulaştı. Kadın valililerimizin sayısını 4 katına, kadın kaymakamlarımızın sayısını ise 3,7 katına çıkardık. 2002’de kadın büyükelçilerimizin sayısı sadece 14 iken, bugün 80 kadın büyükelçimiz var. Kadın akademisyenlerin sayısında da ciddi artış oldu. Kadın profesörlerimizin oranı yüzde 24’ten yüzde 36’ya, kadın doçentlerin oranı yüzde 31’den yüzde 44’e, kadın öğretim görevlilerinin oranı yüzde 36’dan yüzde 53’e yükseldi. Sadece 23 yılda bütün bunları başardık. Mahkeme kapılarından ayrılmayan muhalefete, kadın hakları meselesini marjinal ideolojilerine paravan yapan çeşitli yapılara rağmen başardık. Bu mücadeleyi sonuna kadar sizlerle birlikte sürdüreceğiz. İnşallah daha güzel seviyelere yine birlikte geleceğiz" "Hiçbir ayrım yapmadan şehrine hizmet edenin yanında, şehrini yağmalayanın karşısında olacağız" 2019 yerel seçimleri sonrasında yerel yönetimlerde yaşana değişime dikkat çeken Erdoğan, "Belediyeler iyi çalıştığında merkezi idarenin vizyonunu tamamlayıcı bir işlev görmektedir. Tersi durumda ise vatandaş hak ettiği hizmete kavuşamamakta, iller ve ilçeler arasında halka sunular hizmetlerin kalitesinde fark oluşmaktadır. 2019 seçimleri sonrasında el değişen birçok belediyede bunu bizzat tecrübe ettik. Hizmet ve eser yerine reklamı önceleyen kifayetsiz kişilerin yönetiminde belediyelerimiz hızla irtifa kaybetti. Daha önce pürüzsüz işleyen hizmetlerde aksaklıklar yaşanmaya başladı. Trafik toplu taşıma temizlik hizmetleri, çevre düzenlemeleri gibi temel hizmet alanlarında bırakın iyiye gitmeyi sorunlar derinleşti, kronikleşti, daha da içinden çıkılmaz hale geldi. Tabii bu sorunlar özellikle yolsuzluk, rüşvet, irtikap, kamu malını talan etme ve bunun yanında ahlak ve hukuk dışı skandallar ne yazık ki Türkiye’yi bir tahribatla karşı karşıya bıraktı. Bütün bunları eklediğimizde ortaya çok daha vahim bir tablo çıkıyor. Biz 86 milyonun sorumluluğunu taşıdığımız için her türlü çabayı gösteriyoruz. Belediyelerin yetişemediği yerlere biz ulaşıyoruz. Kaynakların verimli kullanılması için üzerimize düşeni yapıyoruz. Hizmet etmek isteyeni desteklerken, milletin malının çarçur edilmesine de yasal sınırlar çerçevesinde müsaade etmiyoruz. Bundan sonra da aynı çizgide bu yola devam edeceğiz. Hiçbir ayrım yapmadan şehrine hizmet edenin yanında olacağız. Yine hiçbir ayrım yapmadan şehrini yağmalayanın karşısında olacağız" açıklamalarında bulundu. (ÖFA