POLİTİKA
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:00 Milli Savunma Bakan Yardımcısı Ayhan: "Cephelerde savaşlar bitti, akıllı savaşlar olacak" Bolu’da üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya gelen Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani elektronik harp dönemi olacak. Cephelerde savaşlar bitti" dedi. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Bolu’da düzenlenen ’İhtisas Akademi 26’ programında üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya geldi. Programda gençlerin merak ettiği soruları yanıtlayan Bakan Yardımcısı Ayhan, gündeme ve geleceğin savunma teknolojilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Dünyadaki harp konseptinin tamamen değiştiğine dikkat çeken Ayhan, savunma sanayisinin önemine vurgu yaptı. "Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var" Klasik askeri çatışmaların yerini teknolojik ve elektronik sistemlere bıraktığını ifade eden Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Şimdi İran-İsrail-ABD savaşını gördünüz. Bir barış, bir savaş. Bugün tekrar gemi vurdu, gemi vurmadı gibi söylenmeler var. Yani yarın bugünden çok farklı olacak. Nasıl 10 yıl, 15 yıl önce farklıysa, yarın da çok farklı olacak. Yani topların, pompaların, askerlerin cephede olduğu bir savaş yok artık. Yani artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani artık elektronik harp olacak. Bunu bilim kurgu filmlerinde seyrediyorsunuz. Onların hiçbiri tesadüf değil. Aslında hepsi bir hayalin, bilgisayarların ürettiklerinin bir yansımasıdır. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte dron ve robot orduları olacak. Yani bir komuta kontrol merkezinde oturacaksınız. Yüzlerce, binlerce dron aynı anda kalkacak. Onlara yapay zeka ile harita, hedef gibi veri yüklenecek. Artık bunlar kalkacak. Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var. Biz yurtta sulh, cihanda sulh kavramını korumak için savunma sanayiinde güçlüyüz" dedi. "Veriye ve teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor" Bölgesel krizlerden çıkarılması gereken derslere ve Türkiye’nin diplomatik gücüne de değinen Ayhan, "Bugün Orta Doğu’da, Türkiye gibi arabulucu ülkede ana motorsa bu güç sayesinde. Sayın Cumhurbaşkanım ne diyor? ‘Sahada değilsen masada olamazsın, masada yoksan benimlesin diyor.’ Bu ifade çok anlamlıdır. İşte sürü dronları olacak, siberli uzay savaşı olacak. Yani bir anda senin telefonunu kesebilir. Artık şehrin her tarafı dijital. Bir anda hat gidebilir. Şehrin elektrik kapasitesi vardır. Kapandığı zaman bir anda şehir karanlık kalır. Trump diyor ya ‘İran’ı Orta Çağ’a göndereceğim’. Onu diyorken neyi kastediyor; aslında elektrik hat yapısını vurduğu anda Orta Çağ’a gitti. 20, 30, 50 yıl sonra çok hızlı karar verenler kazanacak. Yani veriye hakim olan, teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor. İşte İran-İsrail-Amerika savaşı aslında bize çok şey gösterdi. Ukrayna-Rusya savaşı çok şeyler gösterdi. Bunları iyi takip edebilirsek, arka taraftaki dönüşümleri görebilmekteyiz. Yani 20, 30, 50 yıl sonra akıllı savaşlar olacak. Cephelerde savaşlar bitti" diye konuştu.
Varank: "Türkiye Yüzyılı’nı mazlum milletler için de inşa etmek mecburiyetindeyiz"
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:46 Varank: "Türkiye Yüzyılı’nı mazlum milletler için de inşa etmek mecburiyetindeyiz" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Türkiye’nin savunma sanayisi ve enerji alanındaki tam bağımsızlık mücadelesine dikkat çekerek, kazanımların dünyada adaleti sağlamak ve mazlum milletlere umut olmak için kullanılacağını vurguladı. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İhtisas Akademisi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti, İstiklal Marşı ve tanıtım klibinin izlenmesiyle başladı. TÜGVA Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Karagüzel’in açılışını yaptığı programa; AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, BEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz, TÜGVA Zonguldak İl Başkanı Yusuf İslam Karakurt, davetliler ve öğrenciler katıldı. Kürsüye gelen TBMM Sanayi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, vakfın gençleri dijital ekranlardan uzaklaştırıp hayatla buluşturan misyonuna teşekkür ederek gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji yıkım için değil adalet için kullanılmalı çağrısı Teknolojinin kullanım amacının önemine değinen Varank, ABD ve İsrail’in yüksek teknolojiyi katliam ve yıkım için kullandığını hatırlattı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylara da işaret eden Varank, teknolojinin gençler üzerindeki olumsuz etkilerinin altını çizdi. Diziler, sosyal medya ve televizyon yayınlarının toplum üzerindeki etkisini araştırmak üzere Meclis’te tüm partilerin katılımıyla yeni bir komisyon kurulacağını açıklayan Varank, "Mesela aileler olarak akşamları ekranın karşısına geçtiğimizde o 3,5 saatlik, 3 saatlik dizileri izlerken çocuğumuzun ne yaptığının farkında olmamız lazım. Bu dizilerin bu kadar uzun sürmesi doğru mu değil mi? Bu dizi senaryolarının böyle yazılması doğru mu değil mi? Bunların tamamını değerlendirmemiz, buna göre hareket etmemiz ama radikal olmamız lazım. Eğer birtakım hususların yasaklanması gerekiyorsa bundan da çekinmememiz lazım." dedi. "Kendi savunma sanayi ürünlerini üretebilen, dünya lideri Türkiye var" Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltma serüvenine dikkat çeken Varank, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2004 yılındaki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında aldığı kararı hatırlattı. Körfez’deki ateş çemberinde ülkelerin savunma zaafları yaşadığına dikkat çeken Varank, "Sayın Cumhurbaşkanımız 2004 yılında askerlerimizin, bakanlarımızın olduğu bir ortamda dedi ki; ’Arkadaşlar bundan sonra eğer kendimiz yapamıyorsak hiçbir ürünü çok hayati olmadığı müddetçe satın almayacaksınız. Ya oturup bunu kendiniz yapacaksınız, kendiniz üreteceksiniz ya da ben bunun satın alınmasına müsaade etmeyeceğim.’ İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği o kararla bugün artık yüzde 80’in üzerinde dışa bağımlılığını ortadan kaldırmış, kendi savunma sanayi ürünlerini üretebilen, ihraç edebilen hatta ve hatta bunların bazılarında dünya lideri olan bir Türkiye var." ifadelerini kullandı. "Ekonominin her alanında kendi bağımsız siyasetinizi oluşturmanız lazım" Bağımsızlık vizyonunun sadece savunma sanayisi ile sınırlı olmadığını ifade eden Varank, enerjideki yerlileşme hamlesine Zonguldak’ı örnek gösterdi. Yabancı şirketlere devasa paralar ödemek yerine Türkiye’nin kendi sismik ve sondaj filolarını kurduğunu belirten Varank, bu sayede Sakarya Gaz Sahası’nda tarihi keşfin yapıldığını hatırlatarak, "Yabancı ülkelerin büyük masraflarıyla burada 2-3 sondaj yapabilirken kendi filomuzu kurarak bunun 5 katı, 6 katı, 7 katı çalışma yapabildik ve günün sonunda işte Sakarya bölgesinde gazımızı keşfettik. Eğer devletimiz o limanı inşa etmemiş olsaydı, eğer oradaki endüstri bölgesi inşa edilmemiş olsaydı, bakın bugün itibariyle bile biz o gazı karaya çıkaramazdık, kullanamazdık" şeklinde konuştu. "Adaletin dünyaya hakim olması için de biz Türkiye olarak elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz" Savunma sanayisi ve teknolojideki dev projelerin ardında yaş ortalaması 30’un altında olan gençlerin bulunduğuna dikkat çeken Varank, inşası süren ’Türkiye Yüzyılı’nın sadece ülkenin kendi refahı için tasarlanmadığını kaydetti. Dünyadaki zulümlerin son bulması ve adaletin tesis edilmesi için mevcut kazanımların bir araç olacağını belirten Varank, "Türkiye yüzyılını inşa edeceğiz diyoruz. Türkiye yüzyılını biz sadece Türkiye için inşa etmek de istemiyoruz. İşte etrafımızda yaşanan bu katliamları görüyorsunuz. Zulümleri görüyorsunuz. Eğer bu zulümleri durdurmak gerekiyorsa eğer mazlum milletler ve devletler ya dünyada artık adalet gelmeyecek mi diye sorduğunda sizin gözünüzün içine bakıyorsa işte biz Türkiye yüzyılını sadece kendimiz için değil o mazlum milletler ve devletler içinde inşa etmek mecburiyetindeyiz. Nasıl birileri teknolojisini, sanayisini, ekonomisini katliam yapmak için kullanıyorsa işte biz de teknolojimizi, ekonomimizi ve kazanımlarımızı adaleti getirmek için kullanmak mecburiyetindeyiz. Biz inanıyoruz ve biliyoruz ki siz değerli genç kardeşlerimiz Türkiye yüzyılını inşa edecekler. İnşallah adaletin dünyaya hakim olması için de biz Türkiye olarak elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Program soru cevap şeklinde devam etti.