POLİTİKA
21 Nisan 2026 Salı - 21:12 Türkiye ile Zambiya arasında KEK Toplantısı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde Türkiye ile Zambiya arasında Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 2’nci dönem toplantısı gerçekleştirildi. Türkiye-Zambiya Karma Ekonomik Komisyonu toplantı tutanakları ve çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşmaları imzalandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde Türkiye ile Zambiya arasında Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 2’nci Dönem Toplantısı gerçekleştirildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Zambiya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mulambo Haimbe ile birlikte iki ülkenin ekonomik, ticari ve sosyal iş birliği alanlarının kapsamının geliştirilmesi noktasında önemli anlaşmalara imza attı. İmzalanan anlaşmaların yanı sıra ticaret hacminin artırılması, karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi ve yeni anlaşmalarla iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde de önemli kararlar alındı. Taraflar, ortak fayda ve kazan-kazan anlayışı doğrultusunda somut projeler üzerinde mutabakata varırken, ilişkilerin kurumsal çerçevesinin daha da güçlendirilmesi hedefi vurgulandı. Türkiye ve Zambiya Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) II. Dönem Toplantısı kapsamında konuşma gerçekleştiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye’nin Afrika kıtasına verdiği önemin bir göstergesi olarak 2003 yılında Afrika Stratejisi’ni hayata geçirildiğini hatırlatarak, "Kıta ile ilişkiler karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve kazan-kazan anlayışı temelinde geliştirmiştir. Bu stratejik vizyon sayesinde Türkiye, Afrika’daki ekonomik ve sosyal koşulların iyileştirilmesine katkı sağlarken kıta ülkeleriyle siyasi, ekonomik ve beşeri iş birliğini önemli ölçüde ilerletmiştir. Günümüzde Afrika’nın 44 ülkesinde büyükelçiliğimiz, Türkiye’de ise 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği bulunmaktadır. 2003 yılında 5,4 milyar dolar seviyesinde olan Türkiye-Afrika ticaret hacmi, 2025 itibarıyla yaklaşık 40 milyar dolara ulaşmıştır. Afrika’daki doğrudan yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar dolara ulaşmış, Türk müteahhitleri de kıta genelinde iki binden fazla projeye imza atarak yaklaşık 100 milyar dolarlık bir iş hacmi gerçekleştirmiştir" dedi. "Zambiya’daki Türk yatırımları ile 4 bin istihdam sağlandı" Türkiye ile Zambiya arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında 32 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirten Bakan Işıkhan, "Ülkelerimiz arasındaki ticaret potansiyeli, kuşkusuz bundan çok daha fazlasıdır. Bu çerçevede, düzenli olarak gerçekleştirilecek KEK Toplantılarının, iş forumlarının, ticaret heyetlerinin, karşılıklı fuarlara katılımların ticaret hacmimizi çok daha yukarı taşıyacağına inanıyorum. Türk firmalarının Zambiya’daki yatırımlarının piyasa değeri 70 milyon dolara ulaşmış olup yaklaşık dört bin Zambiya vatandaşına istihdam sağlamaktadır. Bu tablo, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak beni ayrıca memnun etmektedir" şeklinde konuştu. "Zambiya ile hem ticaret hem de gönül bağı güçlendirildi" Zambiya ile ilişkilerinin hukuki altyapısını da güçlendirmeye devam ettiklerini vurgulayan Işıkhan, "Türkiye ile Zambiya arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşması yürürlüktedir. Bugün de Sayın Bakan ile, çok önemli bir adım olan ‘Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması’nı imzalayacağız. Bu anlaşmaların, karşılıklı yatırımlara ivme kazandıracağına hiç şüphem yok. Zambiya ile kalkınma ve eğitim iş birliğimiz de giderek güçlenmektedir. TİKA’mız, Türkiye Burslarımız ve geçtiğimiz yıl faaliyete geçen Lusaka Uluslararası Maarif Okullarımız aracılığıyla Zambiyalı dostlarımızın Türkiye ile gönül bağlarını güçlendirici çalışmalar yürütüyoruz" diye konuştu. Toplantı ile ortak fayda temelinde, birçok alanda iki ülkenin iş birliğini değerlendirilip önümüzdeki döneme ilişkin somut adımları belirlediklerini söyleyen Bakan Işıkhan, Türkiye olarak alınan kararları titizlikle takip edeceklerini ve süratle hayata geçireceklerini vurguladı. Toplantının ardından iki ülke arasındaki ticareti daha da güçlendirmesi hedeflenen Türkiye - Zambiya Karma Ekonomik Komisyonu Toplantı Tutanakları ve Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi anlaşmaları imzalandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstanbulumuzun her iki yakasına toplam 100 bin konut inşa edeceğiz."
24 Ekim 2025 Cuma - 15:49 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstanbulumuzun her iki yakasına toplam 100 bin konut inşa edeceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yüzyılın Konut Projesi"nin detaylarına ilişkin, "Projemizle 81 ilimizin tamamına toplam 500 bin konut yapacağız. 500 bin sosyal konut projesindeki evlerimiz ayda 6 bin 750 liradan başlayan taksitlerle ödenecek. Satış bedeli ise 1 milyon 800 bin liradan başlayacak. Bu konutlar devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 ay vadeyle satışa sunulacak. Kuraları, bu yılın Aralık ayında çekiyoruz. İlk teslimleri ise Mart 2027’de Allah’ın izniyle gerçekleştireceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca İstanbul’da kiralık konut uygulamasını devreye aldıklarını belirterek, "İstanbul’daki fahiş kira sorununa ilk neşteri biz vurmuş olacağız" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başakşehir’de düzenlenen "Yüzyılın Konut Projesi Programı"na katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin detaylarını anlattı. 81 ili kapsayan konut projesinin detaylarını açıklayan Erdoğan, "Geçtiğimiz günlerde müjdesini verdiğimiz ’Yüzyılın Konut Projesi’nin tanıtımı için bugün sizlerle bir aradayız. Bugün yeni umutlarla, 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızı heyecanlandıran yeni konut hamleleriyle güzel İstanbul’umuzdayız. Bu eşsiz gururu beraber paylaştığımız her bir kardeşime hoş geldiniz, şeref verdiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Yalnızca İstanbul için değil, ülkemiz için de bir dönüm noktası olacak bu projemizin detaylarını birazdan sizlerle paylaşacağım. Türkiye’nin en büyük sosyal devlet projelerinden birini daha hayata geçirmeye başlayacak ve hep beraber ‘Ev Sahibi Türkiye’ diyeceğiz. Projemizin detaylarına geçmeden evvel bir hususu ifade etmek istiyorum. Başakşehir’in benim siyasi hayatımda çok özel bir konumu var. İstanbul’da ilk toplu konut uygulamamızı da yine burada başlatmıştık. Temelleri burada atmıştım. Bu uygulama öyle başarılı oldu ki şöhreti kısa sürede İstanbul sınırlarını aştı, tüm Türkiye’nin örnek aldığı bir model haline geldi. İnşallah bu projemiz de yeni bir dönemi farklı bir şekilde başlatacaktır" dedi."Türkiye’nin kentsel dönüşüm seferberliğine 2012’de İstanbul’dan start vermiştik"Kasım ayında millete hizmet yolunda tam 23 yılı, geride bırakmış olacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakın iş başına geldiğimizde dedim ki; bizim görevimiz insanımızın hayat standardını yükseltmektir. Görevimiz, devletin sosyal sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamaktır. Bizim sorumluluğumuz, dünyanın en gelişmiş, en müreffeh ülkeleri arasında yer alabilmek için soluksuz çalışmaktır. Çok şükür. O günden bu yana 23 yıl geçti. Tam 23 yıldır ihtiyaç duyduğu her an milletimizin yanında olduk. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine kimseyi ayırmadan, kimseyi dışlamadan 86 milyon vatandaşımızın tamamına hizmet götürdük. Muhalefet sadece laf ve polemik üretirken, biz vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacına hızlı ve etkin çözümler ürettik. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibiyle devletimizin imkanlarını aziz milletimiz için seferber ettik. Bugün de aynı kararlılıkla çalışıyoruz. Eser ve hizmetlerimize her gün bir yenisini ekliyoruz. Rehavete kapılmıyoruz, ivme kaybetmiyoruz. Vitesi asla düşürmüyoruz. Hız kesmeden yolumuza tam gaz devam ediyoruz. Milletimizin her ihtiyacını karşılamayı, her haneye umut, güven, mutluluk taşımayı hamdolsun sürdürüyoruz. Her ailemizin sıcak bir yuvaya, güvenli bir konuta kavuşması, barınma ihtiyacını en düşük maliyetlerle karşılaması bizim için vazgeçilmezdir. Hatırlayacaksınız, Türkiye’nin kentsel dönüşüm seferberliğine 2012’de İstanbul’dan start vermiştik. 13 yıl önce modern ve güvenli şehircilik noktasında önemli bir adımı Başakşehir’de atmıştık. O tarihten itibaren milyonlarca kardeşimizin yuvasını ve iş yerini dönüştürdük. Türkiye’yi bir uçtan diğer uca yepyeni yaşam alanlarıyla donattık. Şehirlerimizi, meydanlarımızı, cadde ve sokaklarımızı iyileştirdik, güzelleştirdik" dedi."Ana muhalefetin her fırsatta eleştirdiği TOKİ, çok büyük başarılara imza attı"On binlerce aileyi yeni yuvalarıyla buluşturduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dar gelirli kardeşlerimizin yüzlerini güldürdük. Vatandaşlarımızın kendi evlerini inşa edebilmeleri için altyapısı hazır arsaları kendilerine sunduk. Ana muhalefetin her fırsatta eleştirdiği TOKİ, çok büyük başarılara imza attı. TOKİ’yi bile imrendirecek dedikleri projeyi bile ellerine, yüzlerine bulaştırdılar. Bu muhalefetin en başarılı, en kabiliyetli yanı neydi? Çöp, çukur, çamur. Ev sahibi olmak umuduyla kendilerine güvenen insanlarımızı mağdur ettiler. Güya TOKİ’ye rakip olmak için çıktıkları yolda dolandırıcılıktan mahkemeye düştüler. Biz ise bugüne kadar tam 1 milyon 740 bin sosyal konutu milletimizin emrine verdik. Dar gelirli 5 milyon vatandaşımızı camileriyle, parklarıyla, yürüyüş yollarıyla modern, sağlam ve çevre dostu yaşam alanlarına biz kavuşturduk. Aynı şekilde afet bölgelerinde de çok büyük bir gayret ortaya koyduk. Başta 6 Şubat’ta kaybettiklerimiz olmak üzere ebediyete uğurladığımız kardeşlerimizi geri getirmek, biliyoruz ki mümkün değil. Ama şehirlerimizi yeniden dizayn etmek, depreme dayanıklı evler inşa etmek bizim elimizde. Tedbir bizden, takdir Allah’tandır" diye konuştu."Projemizle 81 ilimizin tamamına toplam 500 bin konut yapacağız"Yüzyılın Konut Projesini hayata geçirdiklerini ve 500 bin sosyal konut seferberliğimizi başlatıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimiz için ortaya koyduğumuz tüm bu çabaları şimdi yeni bir projeyle taçlandırıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda, Yüzyılın Konut Projesini hayata geçiriyor, 500 bin sosyal konut seferberliğimizi başlatıyoruz. Projemizle 81 ilimizin tamamına toplam 500 bin konut yapacağız. Bu 500 bin konutun 100 binini İstanbul’a ayırdık. İstanbul’umuzun her iki yakasında toplam 100 bin konut inşa edeceğiz. Ankara’ya 30 bin, İzmir’e 21 bin, Bursa, Gaziantep ve Konya’ya 13 bin, Hatay ve Diyarbakır’a ise 12 bin yeni yuva kazandıracağız. Emanetlerine gözümüz gibi baktığımız şehitlerimizin kıymetli ailelerine, kahraman gazilerimize ve engelli kardeşlerimize yüzde 5 oranında ayrı bir kontenjan ayırdık. Aynı şekilde üç ve daha fazla çocuğu olan ailelerimize yüzde 10’luk bir kontenjan tahsis ettik. Yıllar yılı çalışmış, emeğiyle, hizmetiyle bu ülkeye değer katmış emeklilerimizi tabii ki unutmadık. Emekli vatandaşlarımıza da proje kapsamında yüzde 20 kontenjan ayırdık. Şunu da ayrıca ifade etmek istiyorum; tüm bu konutları nasıl ki devlet olarak biz inşa ediyorsak, geleceğimizi de inşallah bu ülkenin gençleri inşa edecek. Türkiye Yüzyılı’nın mimarları, büyük ve güçlü Türkiye’nin mihmandarları inşallah gençlerimiz olacak. Bu bakımdan gençlerimize ayrı bir önem veriyor, istikbalimizi emanet ettiğimiz evlatlarımızın üzerine titriyoruz. 500 bin sosyal konut projemizde çok önemli bir bölümü yine gençlerimize ayırdık. Konut projemizdeki yuvaların yüzde 20’sini 18-30 yaş aralığındaki gençlerimize tahsis ediyoruz. Eğitimden iş hayatına, barınmadan ulaşıma gençlerimizi her alanda desteklemeye devam edeceğiz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyorum” diye konuştu."Önceliğimiz henüz evi olmayan vatandaşlarımızdadır"Projemize 18 yaşını doldurmuş tüm vatandaşların başvurabileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Diğer taraftan, inşa edeceğimiz konutlar 2+1 ve 1+1 evlerden oluşacak. Evlerimizin tamamı yatay mimariye ve geleneksel dokuya uygun şekilde tasarlanacak. Projemize 18 yaşını doldurmuş tüm vatandaşlarımız başvurabilecek. Ancak önceliğimiz henüz evi olmayan vatandaşlarımızdadır. Önce bu kardeşlerimizi ev sahibi yapmak istiyoruz. Bundan dolayı tapuda eşi veya çocuklarının üzerine kayıtlı evi olanlar bu aşamada başvuru yapamayacak. Hassasiyet taşıdığımız bir diğer husus da şudur. Asrın felaketinin ardından pek çok vatandaşımız yaşadıkları şehirlerden başka illere taşınmak durumunda kaldı. Bu kardeşlerimizin büyük bir bölümü, onarım ve yeniden inşaat çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte memleketlerine döndüler. Projeye başvuru yapmak isteyen deprem bölgesindeki vatandaşlarımız için nüfus kayıt örneği veya bir yıl ikamet şartı yeterli olacak. Bu kardeşlerimize de hayırlı olsun diyorum” şeklinde konuştu."İstanbul’daki fahiş kira sorununa ilk neşteri biz vurmuş olacağız”Türkiye’ye ilkleri yaşatmaya devam ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yine bir ilki başarıyor, bu kez bu çok önemli kiralık konut uygulamamızı devreye alıyoruz. Şimdilik sadece İstanbul’umuzda uygulanacak bu modelle TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Proje çerçevesinde İstanbul’da 100 bin konutun yanı sıra 15 bin adet kiralık konut belirledik. Kiralık sosyal konut projemiz kapsamında işçi ve memurlarımız, asgari ücretli ve sosyal hak sahibi ailelerimiz, genç çiftlerimiz ve kentsel dönüşüm kanunu kapsamına giren hak sahiplerimiz için ayırdığımız kontenjanları önümüzdeki günlerde milletimizle paylaşacağız. Konutlarımız, bölgedeki rayicin yarı fiyatına kiralanacak ve kira sözleşmeleri üç yılı kapsayacak. Sözleşme süresi sona erdiğinde, tahliye ve bakım süreçleri tamamlanarak konutlar yeniden kiraya verilecek. Bu konutlarımızın bakımı, yönetimi ve denetimi ise devletimizin teminatı altında olacak. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun. İnşallah böylece İstanbul’daki fahiş kira sorununa ilk neşteri biz vurmuş olacağız. Bunun dışında da fahiş kira sorunuyla mücadelemiz sürecek” dedi.“İlk teslimleri Mart 2027’de gerçekleştireceğiz”Yüzyılın Konut Projesindeki yeni evlerin fiyatlarını da paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan "500 bin sosyal konut projesindeki evlerimiz ayda 6 bin 750 liradan başlayan taksitlerle ödenecek. Satış bedeli ise 1 milyon 800 bin liradan başlayacak. Bu konutlar devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 ay vadeyle satışa sunulacak. Yani vatandaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir şekilde ev sahibi olacak. Böylelikle son dönemde olağan dışı artan kira fiyatlarına karşı güçlü bir kalkan oluşturacağız. Aynı zamanda döngüsel sosyal konut modeliyle her yıl daha fazla sayıda vatandaşımızın uygun şartlarda konuta erişiminin önünü açacağız. Diğer taraftan, afetlere dirençli 500 bin yeni yuvayı da milletimizin istifadesine sunacağız. Başvurular, 15 Kasım 2025 tarihinde başlıyor. Başvurularla birlikte inşaat çalışmalarının da startını vereceğiz. Kuraları, bu yılın Aralık ayında çekiyoruz. İlk teslimleri ise Mart 2027’de Allah’ın izniyle gerçekleştireceğiz. Şunu da ifade etmek isterim; Yüzyılın Konut Projesi sadece evlerden oluşmuyor. Bu projeyle aynı zamanda insan odaklı ve tam teşekküllü yeni yaşam alanları inşa ediyoruz. Şehirlerimizi mahalle konaklarıyla da süsleyeceğiz. Bu konaklarda eski mahalle kültürümüzü tüm zenginliğiyle yaşatacak, farklı ihtiyaçlara cevap veren yeni ve canlı yapılar kuracağız. İnşa edeceğimiz 500 mahalle konağımızda; çocuklar için gündüz bakım evleri, yaşlılarımız için etkinlik alanları, aile sağlığı merkezleri, camiler, kafeteryalar, el sanatları üretim merkezleri, taziye evleri, spor salonları ve misafirhaneler de yer alacak. Mahalle konaklarımız da şimdiden hayırlı olsun" dedi.
Bakan Tekin: "İmam hatip okullarını uluslararası bir marka haline getirelim"
24 Ekim 2025 Cuma - 15:25 Bakan Tekin: "İmam hatip okullarını uluslararası bir marka haline getirelim" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Biz imam hatip okullarımızda hem pozitif bilimler hem de İslami bilimlerin eğitimini aynı anda veriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ürettiği bir marka. Hem dini eğitimi hem pozitif bilimleri aynı anda verebilen bir model ürettik, bunu uluslararası bir marka haline getirelim" dedi. İstanbul Valiliği, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği ile Fatih Belediyesi koordinesinde Dil ve Edebiyat Derneği ’Medeniyet Okumaları’nın açılış programı düzenlendi. Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış öncesinde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindekiler, Fatih Sultan Mehmet Uluslararası Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerince hazırlanan sergiyi ziyaret etti. Bakan Tekin, açılış konuşmasında Balkan ülkelerinde imam hatip okullarına bakış açışına dikkat çekerek, "Türkiye’nin şu anda eğitim-öğretim sisteminde önemli bir kurum olan imam hatip okulları, gerçekten dünyada örneği olmayan bir uygulama. Balkanlar’da bugünlerde yaşadığımız bir sorun var. Bazı Balkan ülkeleri, imam hatip okullarını din adamı yetiştiren bir okul olarak algılıyor ve denklikleri konusunda kendileriyle yaptığımız müzakerelerde ‘Biz orayı sadece din eğitimi veren bir okul olarak algılıyoruz’ diyorlar. İslam dünyasına gittiğimizde biz imam hatip okullarımızda hem pozitif bilimler hem İslami bilimlerin eğitimini aynı anda veriyoruz dediğimizde, ona da şaşırıyorlar" ifadelerini kullandı. "Hem dini eğitimi hem de pozitif bilimleri aynı anda verebilen bir model ürettik" Türkiye’deki imam hatip okullarında dini eğitimin yanında pozitif bilimlerin de öğretildiğini vurgulayan Bakan Tekin, "Dolayısıyla benim kastettiğim şey, bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ürettiği bir marka. Biz bu marka değerini yani hem dini eğitimi hem de pozitif bilimleri aynı anda verebilen bir model ürettik. Bunu uluslararası bir marka haline getirelim, getirmek zorundayız. Getirirsek iyi olur. Ben yine aynı şeyi söylüyorum; bugün burada dünyanın farklı yerlerinden gelen çocukları, gençleri, onların heyecanını görünce bu açıklamayı bir kez daha yapmanın doğru olacağına inandım. İmam hatip okulları modeli gerçekten dünyada bir marka haline gelebilecek, gelmesi gereken bir uygulama. O yüzden emeği geçen herkese, başta rahmetli Menderes, Tevfik İleri ve Namık Celalettin Öktem hocamız olmak üzere imam hatip okullarının üçüncü kez açılmasını sağlayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, emeği geçen herkese teşekkür ederim. Bize düşen de bu markayı biraz daha ileriye taşıyacak bir gayreti sarf etmektir" diye konuştu. "Fen bilimlerinde Avrupa’nın en iyi ülkesiyiz" Ülkelerin eğitim öğretim alt yapıları ve akademik başarılarıyla ilgili yapılan uluslararası sıralamada derecelendirme mekanizmaları olduğunu belirten Bakan Tekin, "Bu mekanizmalarda okulların fiziki yapısından, teknolojik altyapısından öğretmen niteliklerine kadar her konuda ülkelerin eğitim öğretimle ilgili geldikleri nokta sıralanır. Biz şu anda derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ve eğitimde eğitim teknolojilerinin kullanması açısından dünyaya örnek olabilecek, dünya ortalamalarının üstüne çıktık Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sayesinde. Akademik başarı itibari ile yapılan sınavlar; PISA ve TIMSS diye duyduğunuz sınavlardır. En son TIMSS sınavında geçtiğimiz yıl 2024 Aralık ayında açıklanan sınavlar da matematik ve fen bilimlerinde iki kategoride iki sınıf düzeyinde yapılıyor. Bizdeki karşılığı dört ve sekizinci sınıflar fen bilimlerinde Avrupa’nın en iyi ülkesiyiz. Her iki sınıf düzeyinde ve her iki derste de OECD ülkelerininde ilk beşin içerisindeyiz. Bu akademik anlamda da ülkemizin geldiği noktayı gösteriyor" şeklinde konuştu. "Okuryazarlık becerilerinde diğer kategorilere nazaran daha düşük bir sıralamadayız" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hakkında konuşan Bakan Tekin, "Hem fiziki kapasite hem teknolojik kapasite hem akademik başarı ile ilgili çok şükür iyi bir yerdeyiz. Fakat bu sınavlarda eleştiri aldığımız konulardan bir tanesi yeni değil. Bu eskiden beri var. Sadece biz değil birçok ülkede benzeri bir sıkıntı var. Bu sınavların ölçtüğü bir başka alan var; okuryazarlık becerileri, yani temel okuryazarlık becerileri. Burada biz diğer derslerdekine nazaran diğer kategorilere nazaran daha düşük bir sıralamadayız. Dolayısıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli olarak kamuoyuyla paylaştığımız modelde bu uluslararası raporları da bir parametre olarak aldık. Oradaki göstergeleri de orada geliştirmemiz gereken kısımları da Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli içerisinde değerlendirdik" dedi. "Beceri odaklı bir program oluşturduk" Maarif modelinin detaylarını anlatan Bakan Tekin, "Onunla ilgili çok farklı ortamlarda çok mutlaka konuşulanları dinlemişsinizdir, duymuşsunuzdur. Sadece bir cümle söyleyeyim. Orada yaptığımız şey dünyada eğitim öğretim metodolojisi anlamında gelinen noktayı yani kazanım mantığından beceriye odaklanan bir mantığı biz de kabul ettik ve beceri odaklı bir program oluşturduk. Fakat şimdi söylemek istediğim şey o değil. Okuryazarlık becerileri ile ilgili hem uluslararası raporlar hem bizim kendi gözlemlerimiz hem toplumda karşı karşıya bulunduğumuz insanlarla sohbet ederken duyduğumuz eleştiriler, bizi Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında okuryazarlık becerileri ile ilgili farklı bir başlık açmaya itti" şeklinde konuştu. "İkili eğitim oranı yüzde 72’lerden yüzde 20’lere kadar geldi" İstanbul Valisi Davut Gül de, "İstanbul’umuzda ikili eğitim oranı yüzde 72’lerden yüzde 20’lere kadar geldi. Sizlere müteşekkiriz o konuda. Fiziki şartların iyileşmesiyle birlikte sizin Bakanlık olarak koyduğunuz Maarif Modeli’ne uyum sağlamak için çocuklarımızın, gençlerimizin kitap okumaları ve diğer yeteneklerinin de gelişmesi için yerelde irili ufaklı projeler yapılıyor. İstanbul’umuzda da ‘Ben Okuyorum İstanbul Okuyor’ kitap okuma projesi Türkiye Maarif Modeli’ni güçlendirmek üzere katkı vermeyi amaçlayan çalışmadır" şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarından sonra Bakan Tekin’e kitap hediye edildi. Programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı Ekrem Erdem, davetliler ve öğrenciler katıldı.