POLİTİKA
24 Nisan 2026 Cuma - 23:05 Bakan Gürlek: "AK Parti dava partisidir, gönül partisidir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti’nin ’dava ve gönül partisi’ olduğunu söyleyerek, "Biz eğer insanların gönüllerine dokunursak, onların kalplerine girersek başarı gelir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti Edirne İl Başkanlığına gerçekleştirdiği ziyarette AK Parti İl Başkanı Belgin İba ve partililer tarafından karşılandı. AK Parti’nin dava ve gönül partisi olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, AK Parti’ye gönül verenlerin en büyük gücünün ’heyecan’ olduğunu belirterek, "Biz eğer insanların gönüllerine dokunursak, onların kalplerine girersek başarı gelir" dedi. Ulaşılabilir birisi olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "Her türlü probleminiz olduğu zaman bize gelebilirsiniz" dedi. Edirne’ye adli anlamdaki eksiklikleri tespit etmek için geldiğini ifade eden Bakan Gürlek, "Öncelikli olarak serhat şehrimizde Adalet Bakanı olarak elimizden geldiğince ne gerekiyorsa, adalet anlamında da diğer alanlarda da sizlere hizmet etmeye her zaman hazırız" dedi. Uzunköprü’ye yeni adalet binası Bakan Gürlek, Edirne’ye Bölge İdare Mahkemesi kurulacağını belirtti. Uzunköprü’de bir adliye ihtiyaç olduğunu dile getiren Bakan Gürlek, "Bu konuda İdari Mali İşler Başkanımıza özel talimat verdim. Hemen Uzunköprü’de hızlı bir şekilde adalet binası yapmamız gerekiyor. Çünkü Uzunköprü’nün adalet hizmetinden en kaliteli şekilde yararlanması gerekiyor" diye konuştu. Milliyetçi Hareket Partisi Edirne İl Başkanlığına da bir ziyaret gerçekleştiren Bakan Gürlek, MHP İl Başkanı Emre Tokluoğlu ve partililerle bir araya geldi. Daha sonra Trakya Anadolu Birliği Derneği’ni ziyaret eden Bakan Gürlek, derneğin vakıf ve mahalle kültürünü çok güzel temsil ettiğini belirterek, "Allah inşallah birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin" dedi.
24 Nisan 2026 Cuma - 23:01 Bakan Bolat: "Gürbulak’ı tamamen modernize ettik" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ağrı’daki Gürbulak Sınır Kapısı’nda modernizasyon çalışmalarının tamamlandığını belirterek, kapının kapasitesinin artırıldığını ve hizmet kalitesinin yükseltildiğini söyledi. Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan Gürbulak Sınır Kapısı’nda modernizasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeni hizmet binasının açılışı yapıldı. Açılış programına Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Ağrı Valisi Önder Bozkurt, İran heyeti , protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Programda konuşan Bakan Bolat, Gürbulak Sınır Kapısı’nın yenilenerek daha hızlı ve etkin hizmet verecek hale getirildiğini belirterek, "Gümrük hizmetlerini daha etkin ve hızlı şekilde sunacak Gürbulak Gümrük Kapısı’nı tamamen modernize ettik" dedi. Türkiye’nin dış ticaret verilerine ilişkin bilgi veren Bolat, 2002 yılında 36,1 milyar dolar olan ihracatın 2025 yılında 273,3 milyar dolara yükseldiğini, hizmetler ihracatının ise aynı dönemde 122,6 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Bakan Bolat, toplam mal ve hizmet ihracatının 396 milyar dolar seviyesine çıktığını kaydetti. Gürbulak Sınır Kapısı’ndaki trafik verilerine de değinen Bolat, 2025 yılında kapıdan 240 bin araç ve 1 milyon yolcunun geçiş yaptığını, 2026 yılının ilk üç ayında ise 53 bin araç ve 220 bin yolcuya hizmet verildiğini bildirdi. Modernizasyon kapsamında saha büyüklüğünün 180 dönümden 320 dönüme çıkarıldığını belirten Bolat, işlem noktası sayısının 14’ten 20’ye yükseltildiğini aktardı. Kapıda güvenlik ve denetim altyapısının da güçlendirildiğini ifade eden Bolat, X-Ray cihazlarının artırıldığını ve teknik donanımın yenilendiğini söyledi. Bakan Bolat, gümrüklerde dijitalleşme çalışmalarının sürdüğünü belirterek, dış ticaret işlemlerinin hızlandırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini kaydetti.
Bozbey Muhtarları unutmadı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 16:32 Bozbey Muhtarları unutmadı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Muhtarlar Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte Bursa’da görev yapan muhtarlarla buluştu. Başkan Bozbey, "Muhtarlar, bizim gözümüz, kulağımızdır. Mahallelerimiz güçlü olursa Bursamız da güçlü olur. Aramızdaki dayanışma devam ettikçe Bursamız çok daha güzel bir kent olacak" dedi. "Sizleri dinliyor, çözüm yollarını birlikte değerlendiriyoruz" Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde düzenlenen muhtarlar buluşması, Muhtarlar Korosu’nun mini konseriyle başladı. Programda konuşan MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, mahallelerin sesi olan muhtarlarla birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Kendisinin de bir muhtar çocuğu olduğunu hatırlatan Başkan Bozbey, muhtarlık makamının özel bir anlam taşıdığını dile getirdi. Babasının iki dönem Özlüce’de muhtarlık yaptığını söyleyen Başkan Bozbey, muhtarlığın ne kadar zor ve önemli bir görev olduğunu çok iyi bildiğini söyledi. Muhtarlığın bir gönül işi olduğunu belirten Başkan Bozbey, "Mahallelerimizdeki her bir talep, her bir öneri ve fikir bizim için çok önemlidir. Muhtarlar, bizim gözümüz, kulağımız. Bu anlayışla ‘katılımcı yönetim’i merkezine alan yeni bir dönemi sizlerle birlikte sürdürüyoruz. ‘Başkan Bozbey Burada’ projesiyle her 15 günde bir farklı bir ilçemizde muhtarlarımızla samimi ve güvene dayanan bir ortamda bir araya geliyoruz. Sizleri dinliyor, sorunları ve çözüm yollarını birlikte değerlendiriyoruz. Aramızdaki bağımızı güçlendiriyoruz" diye konuştu. "Muhtarımızın karnesi ‘pekiyi’ olursa bizim de karnemiz ‘pekiyi’ olur" Hiçbir zaman ‘Biz biliriz’ demediklerini, her zaman ‘Birlikte karar verelim’ dediklerini anlatan Başkan Bozbey, "Biliyoruz ki muhtarımızın karnesi ‘pekiyi’ olursa bizim de karnemiz ‘pekiyi’ olur. Tüm talepleri dikkate alıyoruz. 2025 yılının ilk dokuz ayında 9 bin 887 talep geldi. Bu taleplerin yüzde 76’sını çözdük. Sizlerden gelen öneriyle nüfusu 10 binin üzerinde olan mahallelerimize personel desteği sağladık. Bu kapsamda 94 mahalle iletişim personelimiz göreve başladı. Öncelikleri sizler belirlediniz. Bizler notumuzu aldık, programlamasını yaptık. Gerçekleştirdiğimiz toplantılarda sadece sorun konuşmadık. Birçok konuda ortak akılla yol aldık" dedi. "Hizmette beraberiz, biriz ve bütünüz" Bursa’nın ‘Kent Anayasası’ olan 1/100.000 Ölçekli Bursa Çevre Düzeni Planı’nı oluştururken ilk söz hakkını muhtarlara verdiklerini hatırlatan Başkan Bozbey, yeşiliyle, suyuyla, ulaşımıyla, sanayisiyle, kültürüyle geleceğin Bursa’sını birlikte inşa ettiklerini dile getirdi. Ayrıştırmaya değil, birleştirmeye ve bütünleştirmeye geldiklerini vurgulayan Başkan Bozbey, "Hizmette beraberiz, biriz ve bütünüz. 17 ilçede tüm muhtarlarımızla ortak bir hedef etrafında kenetleniyoruz. Bizim hedefimiz; kimseyi dışlamayan, herkese eşit yaklaşan, her vatandaşın sesini duyan bir Bursa’dır. Bu hedefe ulaşmanın yolu da muhtarlarımızdan geçiyor. Mahallelerimiz güçlü olursa Bursamız da güçlü olur. Aramızdaki dayanışma devam ettikçe Bursamız çok daha güzel bir kent olacak. Bizim kapımız da gönlümüz de daima açık. Tüm muhtarlarımızın Muhtarlar Günü’nü yürekten kutluyorum" diye konuştu. Buluşmada konuşan geçmiş dönem DSİ Bölge Müdürü ve Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker, muhtarların kırsal kalkınmadaki rolünün önemini vurgulayarak kooperatifleşmeye ağırlık vermelerini tavsiye etti. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de halkın dili ve eli kolu olan muhtarların Muhtarlar Günü’nü kutladı. Demokrasinin kılcal damarları olan muhtarların ve mahallelerin taleplerini hızlı bir şekilde çözen Başkan Mustafa Bozbey’e de teşekkür eden Öztürk, milletin sesi olan muhtarlık müessesesini daha da güçlendirmek için gerekli çalışmaları yapmaya devam edeceklerini ifade etti. Marmara Muhtarlar Federasyonu Başkanı Burhan Mandacı, üzerine düşen görevleri layıkıyla yapan muhtarların Muhtarlar Günü’nü kutladı. Muhtarlara yardımcı personel sağlanması noktasında destek olan Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür eden Mandacı, Büyükşehir Belediyesi’nin damla sulama borusundan sıvı gübreye kadar birçok konuda Türkiye’ye örnek çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Muhtarlardan Başkan Bozbey’e teşekkür Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer, devlet ile millet arasındaki köprülerin baş mimarı olan muhtarların Muhtarlar Günü’nü kutladı. Azalan kaynaklara ve artan taleplere rağmen Bursa’ya daha iyi hizmetler sunmak için Bursa Büyükşehir başta olmak üzere tüm kurumlarla uyum içerisinde çalıştıklarını belirten Yılmazer, "Başkan Mustafa Bozbey’e rahatlıkla ulaşabiliyoruz. Kimseyi ötekileştirmeden hizmet sunmaya devam ediyorsunuz. Bursa’ya hakkıyla hizmet etme noktasında gören göz, duyan kulak olarak her daim samimi ve özverili yol arkadaşlığına devam edeceğiz. Desteklerinden ötürü Başkan Mustafa Bozbey’e ve Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz" dedi.
Başkan Yılmaz şampiyonları ağırladı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 16:17 Başkan Yılmaz şampiyonları ağırladı Spor Kenti Yıldırım vizyonuyla, sporu ve sporcuyu destekleyen önemli projelere imza atan Yıldırım Belediyesi, yatırımlarının meyvelerini topluyor. Yıldırımlı sporcular, Eylül ve Ekim ayında katıldıkları uluslararası şampiyonalarda büyük başarılara imza attı. Yıldırım Belediyesporlu Toprak Aras, Güney Kore’de düzenlenen Dünya Dart Şampiyonas’ında, genç erkekler eşli müsabakalarda tarihi bir başarıya imza attı. Üstün bir performans sergileyerek Dünya ikincisi olan Aras Toprak Yıldırım’a büyük gurur yaşattı. Romanya’nın Cluj kentinde düzenlenen Balkan Şampiyonası’nda mindere çıkan Yıldırım Belediyesporlu güreşçiler Yusuf İslam Kara ve Batın Naniş şampiyon olarak ülkemize altın madalya kazandırdılar. Özbekistan’da düzenlenen Kick Boks Dünya Kupası’nda ise Yıldırım Belediyespor Kick Boks Antrenörü ve sporcusu Enes Gezer tarihi bir başarıya imza attı. Büyükler +94 kg Light Contact ve Büyükler +94 kg Kick Light branşlarında mücadele eden Enes Gezer, her iki branşta da dünya şampiyonu oldu. ‘Desteğimiz devam edecek’ Katıldıkları uluslararası turnuvalarda ülkemizi ve Yıldırımı gururlandıran Toprak Aras, Yusuf İslam Kara, Batın Naniş ve Enes Gezer’i makamında ağırlayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, başarılı sporcuları tebrik etti. Yıldırım’ın spor kenti kimliğini güçlendirmek için çalıştıklarını vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; "Gerek tesisleşme hamlemiz gerekse de spor kurslarımız ve eğitimlerimizle Yıldırım’ı adeta bir spor kentine çevirdik. Hamdolsun bu yatırımlarımız da meyvelerini veriyor. Sporcularımız katıldıkları ulusal ve uluslararası turnuvalarda ülkemizi ve bizleri gururlandıran önemli başarılara imza atıyorlar. Bu başarılar eminim ki, çocuklarımıza ve gençlerimize ilham olacak bir yol açacaktır. Ben tüm sporcularımızı tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Spora ve sporcuya olan desteğimiz bundan sonra da artarak devam edecek ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanı Tunç’tan üniversite öğrencilerine: "Gazze" dersi
20 Ekim 2025 Pazartesi - 16:01 Adalet Bakanı Tunç’tan üniversite öğrencilerine: "Gazze" dersi Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Üniversitesi’nde gerçekleşen akademik yıl açılış töreninde ilk dersi verdi. Bakan Tunç, BM gibi uluslararası kuruluşların Filistin’deki katliamı önleyemediğini belirterek, dünyanın adil sistemlere ihtiyacı olduğunu ifade etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç yaptığı konuşmada, "İsrail konusundaki hususlara vurgu yapabiliriz. Tabii Gazze ve Filistin söz konusu olunca aslında hem konuşacak çok şey var hem de sözün bittiği yer. Gazze’de büyük bir dram yaşandı ve yaşanmaya da devam ediyor. Maalesef Filistin’de 2 yılı aşkın bir süredir bir soykırım yaşandı. Halen de yaşanmaya devam ediyor" dedi. Yapılan anlaşmanın kırılgan olduğunu da belirten Tunç, "13 Ekim’de bir ateşkes anlaşması yapıldı. Bu ateşkes anlaşmasının kalıcı olmasını hep arzu ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Cumhurbaşkanımızın bu ateşkesin sağlanması konusunda büyük gayretler oldu. Kırılgan bir ateşkes olduğunu görüyoruz. Temennimiz bu ateşkesin kalıcı hale gelmesi. Filistin konusunu ilk günden işlemeniz çok anlamlı, Filistin yalnız değildir. Filistin özgür kalıncaya kadar, Filistin devleti kuruluncaya kadar, Bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar üniversitelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız hep beraber milletçe Filistin davasını savunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. 68 bin Filistinli şehit edildi İsrail tarafından 2 yıldan bu yana 68 bin Filistinli şehit edildiğini belirten Yılmaz Tunç, "Bunun yüzde 80’i kadın ve çocuklardan oluşuyor. 20 binden fazla çocuk katledildi. Bir sınıfta 30, 50 çocuk bulunuyor. Her gün bir sınıf dolusu çocuk katledildi" ifadelerini kullandı. Batılı ülkelerin yöneticilerine ve uluslararası kuruluşlara da tepki gösteren Adalet Bakanı Tunç, "Çocuk hakları nerede? Çocuk haklarını savunan kuruluşlar, batılılar çocuk hakları sözleşmesini imzalayan devletler nerede? Yüzde 80’i kadın ve çocuklardan oluşuyor. Kadınlar katlediliyor ve kadın haklarını savunan batılılar nerede? Kadın haklarını savunan örgütler teşkilatlar, uluslararası kuruluşlar neden Filistin, Gazze söz konusu olduğunda hiç kıllarını kıpırdatmadılar. Ama batıda da, Avrupa ülkelerinde de insanlık vicdanı sokaklara taştı. İnsanlık, ülkelerinin harekete geçmesini, yönetimlerinin artık bir şey yapmasını istedi. Bazı ülkeler, Filistin’in yanında olduklarını açıklamaya başladılar. Filistin devletini tanıdılar. 150’den fazla ülke şu anda Birleşmiş Milletler bünyesinde Filistin’i tanıdı" dedi. "Katliamın tüm unsurları gerçekleşti" Bakan Tunç, "2 yıldan bu yana soykırım suçunun bütün unsurları gerçekleşti. Gazze’de okullar bombalandı. Cenevre sözleşmesini hatırlayan yok, insancıl hukuk tamamen kağıt üstünde kaldı. Mülteci kampları bombalandı. Pazar yerleri bombalandı. Şehirler yerle bir edildi. İnsani yardımlara izin verilmedi. 500’e yakın Filistinli açlıktan can verdi. Bunun 50’den fazlası çocuklardan oluşuyor. Çocukların açlıktan öldüğü bir dünyayı insanlık gördü, maalesef Gazze’de uluslararası sözleşmeleri bütün kuralları Cenevre sözleşmesinin, insancıl hukuku, bütün kuralları hep yok sayıldı. Sadece son 2 yıldan bu yana bir asırdan bu yana, bir asrı aşkın bir zamandır, Filistin sorunu devam ediyor. Hem işgal politikası hem oradaki mazlumları kendi yerlerinden yurdundan etme politikası ve genişleme politikasını sürdürmeye devam etti ve son 2 yıla geldiğimizde 7 Ekim 2023’ten itibaren de artık bir soykırım suçu işledi. 68 bin insanın 2 yıl içerisinde bombalar altında can vermesi, çoluk çocuk demeden, kadın demeden, yaşlı demeden üzerlerine bomba yağdırılması ve milyonlarca insanın göçe zorlanması, hastanelerin bombalanması, okulların bombalanması, mülteci kamplarının bombalanması, soykırımın ta kendisidir" dedi. "Adalet Divanı’ndaki davaya Türkiye’de müdahil oldu" Tunç, Güney Afrika’nın soykırım nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail hakkında açtığı davaya dikkat çekerek, "İsrail, soykırım suçunu işlediği için Güney Afrika’nın başlattığı Uluslararası Adalet Divanı’ndaki davaya Türkiye Cumhuriyeti olarak müdahillik talebinde bulunduk ve o dava başladı. Dava başlarken, Uluslararası Adalet Divanı oradaki soykırımı gördü ve soykırımın önlenmesiyle ilgili tedbir kararları aldı. İsrail, Birleşmiş Milletler soykırım sözleşmesinin maddelerini ihlal ediyor ve bu ihlalin gerçekleşmemesi gerekir. Uluslararası Adalet Divanın bu tedbir kararları maalesef hayata geçirilemedi. Kim uygulayacak? Bu kararları, Uluslararası Adalet Divanı’nın almış olduğu tedbir kararlarını uygulayacak olan Birleşmiş Milletler güvenlik konseyi, Birleşmiş Milletler güvenlik konseyinin önüne gelen insani yardım önergeleri bile Amerika Birleşik Devletleri’nin vetosuyla karşı karşıya kaldı. ’Oradaki mazlumlara insani yardım yapılamaz’ dedi. Birleşmiş Milletler güvenlik konseyi 5 üyeden oluşuyor. Bir hayır derse karar çıkmıyor" dedi. Revizyon talebi Tunç, uluslararası kuruluşların revizyondan geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Böyle bir adalet olabilir mi? Böyle bir dünya düzeninin adil olduğunu söyleyebilir miyiz? Uluslararası hukuk uluslararası kurumlar sistem bir revizyona tabi tutulmalıdır, insanlığın sorunlarına çare olamıyor. Bu sistem derken birileri farklı şeyler söylüyordu, hatta ülkemizde bazı kesimler eleştiriyordu. Bizim ona gücümüz mü yeter? Nasıl değiştirelim ki niye böyle konuşuyor ki diyenler kendi ülkemizde bile vardı ama sonra baktık ki birçok ülke lideri de aynı sözü söylemeye başladı. Bu sistemin bir revizyona tabi tutulması gerektiğini, insanlığın sorunlarına çare olamadığını, uluslararası kuruluşların Birleşmiş Milletler Sistemi’nin, güvenlik konseyi sisteminin aslında ülkelerin milletlerin güvenliğini sağlamak, huzurunu sağlamak için kurulan bu kuruluşların etkili olması gerektiğini hep savunduk. Bundan sonra da savunmaya hep devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "İsrail yargılanmaya devam edecek" İsrail’in uluslararası mahkemelerde yargılanmaya devam edeceğini de kaydederek, "Bir yandan da Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde başlatılan soruşturma vardı. Soykırımcıların Ceza Mahkemesi’nde yargılanması Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail devletinin yargılanması devam ediyor. 2026’nın ilk aylarında İsrail savunma verecek. 2,5 yıl sonra, böyle bir hukuk anlayışı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde de soykırımcıların şahsi olarak soruşturulmasıyla ilgili soruşturmada da maalesef ilerleme sağlanamadı. Uluslararası Ceza Mahkemesi başsavcısı görevinden edildi. Görevden alındığı çeşitli suçlamalarla ne istemişti? Soykırımcıların yakalanması tutuklanmasını istemişti. Tutuklanmaya yönelik yakalama kararı talep etmişti ama maalesef o yakalama kararı talep edilen Netanyahu ve arkadaşları dünyayı dolaşırken maalesef hiç kimsenin yüzü kızarmadı. İsrail’i destekleyenlere tepki Yılmaz Tunç, İsrail ve destekleyen ülkelere de tepki göstererek, "Gitti oralarda alkışlarla karşılandı. Batılı ülkeler hem kendi ülkelerinde onu o soykırımcı katilleri misafir ettiler ağırladılar. Hem de İsrail’e gidip yanınızdayız, destek veriyoruz, silah veriyoruz diye adeta o çocuk katliamlarının ortağı oldular maalesef. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin talepleri tutuklamaya yönelik taleplerde hiç etkisiz kaldı. Gerek uluslararası mahkemeler gerek uluslararası kuruluşların bugüne kadar almış olduğu kararlar maalesef kağıt üstünde kaldı. Biz Türkiye olarak hep adaletin hakkaniyetin yanında olmaya devam edeceğiz. Üniversite gençlerine kızıl elmayı açıkladı Bakan Tunç, beyin göçü iddialarına gençlerinin aldanmamasını isteyerek, 2053 ve 2071 yıllarını hedef gösterdi. Tunç, "Bunlar tamamen gençlerimizin moralini bozmak için yapılan kara propagandadan ibaret, bizim geçmişimizde gurur duyacağımız bilim insanları var. İşte 18 etkili bilim insanı ürettikleriyle öne çıkıyorlar, daha da çoğalacak sayıları Bartın Üniversite’mizde çok sayıda kulüp var. Onlarla geçmişte milletvekilliğimiz döneminde hep bir araya gelirdik. İşte teknoloji takımları var. Teknofestler’de dereceye giren Bartın Üniversitesi’nde okuyan gençlerimiz var ve burada nasıl eserler ürettiklerini hep beraber gördük. Onlarla gurur duyuyoruz. Sizler Türkiye yüzyılını inşa edeceksiniz, sizler şu anda Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettiği yaştasınız. Dolayısıyla sizler 2053’te yani İstanbul’un fethinden 600 yıl sonra tam mesleğinizin ortasında olgunluk yerinde olacaksınız, 2071’de Yani Türklerin Anadolu’nun kapısını açtığı Malazgirt’ten bu yana bin yıl geçmiş olacak. 2071’de de Türkiye’yi dünyanın en güçlü ülkesi gençlerimiz yapacak" diye konuştu. Programda konuşmaların ardından Teknofest’te dereceye giren 2 lise öğrencisine hediyeler verildi.
AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Ali Mahir Başarır’ın dili, ahlaki meşruiyetini kaybetmiş bir saldırganlığa ve müptezelliğe dönüşmüş durumda"
20 Ekim 2025 Pazartesi - 14:31 AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Ali Mahir Başarır’ın dili, ahlaki meşruiyetini kaybetmiş bir saldırganlığa ve müptezelliğe dönüşmüş durumda" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın açıklamalarına ilişkin, "Ali Mahir Başarır’ın dili ahlaki meşruiyetini kaybetmiş bir saldırganlığa ve müptezelliğe dönüşmüş durumda" dedi AK Parti Genel Başkan Vekili Ala, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın son hezeyanları, maalesef siyasetin giderek daha fazla seviyesiz ve ucuz ajitasyonun diliyle kirletildiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Kullandığı çirkin üslup, demokratik rekabetin zarafetinden, fikir mücadelesinin asaletinden tamamen uzak; siyaset değil, sokak arası kabadayılığı andıran bir söylem biçimi. Bu müptezellik, bu seviyesizlik, sahibinin bayağılığını ve alçaklık seviyesini gösterir. Aynıyla iade ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bu tavır, her şeyden önce temsil ettiğini iddia ettiği halka saygısızlıktır" Açıklamasında, CHP Grup Başkanvekili Başarır’ın ifadelerini seviyesiz hitap biçimi olduğunu ve muhalefet zannıyla kin kusmanın tipik bir tezahürü olduğunu dile getiren Ala, "Üstelik bu tavır, siyaseti bir fikir mücadelesi olmaktan çıkarıp bir nefret arenasına dönüştürmektedir. Bu, her şeyden önce temsil ettiğini iddia ettiği halka da saygısızlıktır" değerlendirmesinde bulundu. Ala, açıklamasına şöyle devam etti: "Başarır’ın dili, eleştiri sınırlarını aşarak ahlaki meşruiyetini kaybetmiş bir saldırganlığa ve müptezelliğe dönüşmüş durumda. Demokrasi, hakaretle değil, fikirle büyür; muhalefet, çirkin sözlerle değil, vizyonla anlam kazanır. Ancak belli ki, bazıları kendi fikrî yetersizliklerini bu tür çirkin ifadelerle perdelemeyi siyaset sanıyor. Siyasetin onuru, söylemin vakarında gizlidir. Başarır’ın bu üslubu hem kendi partisine hem de siyaset geleneğimize zarar vermektedir. Millet, kimin dürüstçe memleket meselesi konuştuğunu, kiminse sahne arkasında öfke ve kinle rol yaptığını çok iyi bilmektedir. Bu ülke, çürümüş bir zihniyetin siyasal meşruiyet kılıfına sokulmasına daha fazla izin vermeyecektir. Gerçek siyaset, sokak jargonuna değil, fikrin vakarına yaslanır. Başarır gibilerinin anlamadığı da tam olarak budur."
AK Partili İnan’dan CHP’ye tepki: "Yavru Vatan’ın iradesini istismar etmeye kalkıyor"
20 Ekim 2025 Pazartesi - 14:13 AK Partili İnan’dan CHP’ye tepki: "Yavru Vatan’ın iradesini istismar etmeye kalkıyor" AK Parti Genel Sekreteri EyyüpKadir İnan, "Kıbrıs denince aklına bağımsızlık değil, sahte diplomayla mezuniyet planı gelenler, bugün gayrimeşru bir genel başkanlıkla bu millete ne yön gösterebilir ne istikamet çizebilir." ifadelerini kullandı. İnan, NSosyal’deki hesabından yaptığı paylaşımda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) cumhurbaşkanı seçimlerinin ardından CHP’nin tavrının şaşırtmadığını belirterek, "Patagonya’daki seçimlerden bile medet umanlar, şimdi de Yavru Vatan’ın iradesini istismar etmeye kalkıyor" değerlendirmesinde bulundu. KKTC’de yapılan cumhurbaşkanı seçim sonuçlarının, Türkiye’ye karşı manipüle ve siyasi hesaplara alet edilmemesi gerektiğini belirten İnan, "Kıbrıs’ın geleceği ile oynamaya, Türk milletinin dış politikadaki kararlılığını sorgulamaya kalkanlar bilsin ki, daha önce Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ’satılmış’ diyenler, bugün de her yurt dışı ziyaretinde Türkiye’yi değil, Türkiye’ye karşı olanları memnun etmeyi siyaset sananlardır" ifadesini kullandı. İnan, "Yabancı başkentlerde Türkiye’yi karalayarak değil, milletin yanında durarak siyaset yapılması gerektiği"ni dile getirerek, şunları kaydetti: "Siz bunu hiç öğrenemediniz. Şimdi görüyoruz ki, İsrail yanlısı, darbe sevdalısı Venezuela muhalefetine destek veren, Machado’yu tebrik edenlerin, Gazze’de yaşanan onca acıya rağmen yanlış safta duranların, bugün kalkıp dış politikada buldukları her platformda bize yaptıkları saldırıları izliyoruz. Bir kez daha söylüyoruz, İsrail destekçilerinin sıralarına girenlerin dış politikada söz söyleme hakları yoktur, olamaz. Kıbrıs denince aklına bağımsızlık değil, sahte diplomayla mezuniyet planı gelenler, bugün gayrimeşru bir genel başkanlıkla bu millete ne yön gösterebilir ne istikamet çizebilir! Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, dün olduğu gibi bugün de bir ve beraberdir. Biz, bu birliğe göz diken her anlayışa karşı dimdik durmaya devam edeceğiz."
TBMM Florya Sosyal Tesisleri’nin restorasyon süreci tamamlandı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 13:43 TBMM Florya Sosyal Tesisleri’nin restorasyon süreci tamamlandı Uzun süredir restorasyon aşamasında bulunan TBMM Florya Sosyal Tesisleri, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla açıldı. Konukevi olarak hizmet verecek tesisin açılışında konuşan Kurtulmuş, "Sonraki nesillere kalacak önemli bir eser. Ümit ederim en güzel şekilde, en kısa zamanda Deniz Köşkü’nün de tamamlanması nasip olur ve halkımızın ziyaretine müze olarak ‘Atatürk Deniz Köşkü’ olarak açılmış olur" dedi. Uzun süredir restorasyonda olan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Florya Sosyal Tesisleri, yeniden hayata geçirildi. İçinde Atatürk Deniz Köşkü’nün de bulunduğu tesis konukevi olarak kullanılacağı belirtilirken, açılış törenini TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından gerçekleştirildi. "Bu eserlerin yaşatılması gerekiyor" Açılışta konuşma yapan İstanbul Valisi Davut Gül, "Öncelikle bir döneme tanıklık eden, bu güzel eseri tekrardan ihya eden Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız ve Başkanlık Divanı başta olmak üzere, önceki başkanımıza, genel sekreterimize ve teknik anlamda destek veren TOKİ başta olmak üzere bütün kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Hepimiz zamanın ve mekanın şahitleriyiz. Bu eserlerin yaşatılması gerekiyor. 50 sene sonra 100 sene sonra da buranın nasıl kullanıldığını ve bundan sonra nasıl kullanılacağını görerek kullanarak bir şekilde buralardan istifade etmek gerekiyor. Ben bir kez daha bu eserin hayırlı uğurlu olmasını diliyor. Hepinize saygılar sunuyorum" dedi. "Sonraki asırlara kalacak önemli eserlerden birisi" Açılışta konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "İstanbul’un önemli mekanlarından birisi. İçinde bulunduğumuz mekanda özellikle Cumhuriyet dönemi tarihimiz bakımından önemli bir mekan. Gerçekten bu dönemden Cumhuriyet döneminden sonraki asırlara kalacak önemli eserlerden birisi. Ebat itibariyle küçük olmakla birlikte bu zannediyorum Türkiye’de suyun üzerinde inşa edilmiş ilk köşktür. Bu bakımdan fevkalade önemli bugüne kadar ciddi şekilde çalışmalar yapıldı. Belli ilerlemeler kaydedildi. Gerçekten sonraki nesillere kalacak önemli bir eser. Ümit ederim; en güzel şekilde en kısa zamanda Deniz Köşkü’nün de tamamlanması nasip olur ve halkımızın ziyaretine müze olarak ‘Atatürk Deniz Köşkü’ olarak halkımızın ziyaretine açılmış olur. Burada da az evvel ifade edilen hukuki bir sürü engel, bir sürü kurul meseleleri dolayısıyla bizim milletvekillerimizin İstanbul’daki en önemli misafirhanesi olan Florya Misafirhanesi maalesef uzun yıllar süren bir restorasyon süreci oldu. Ben de göreve geldiğim andan itibaren defaatle buraya geldim. Arkadaşlarımızın çalışmalarını hızlandırmak için gayret sarf ettik. Başta Mili Saraylar Bilim Kurulu olmak üzere, yüklenici firmamız, TOKİ İdaresi, burada fevkalade güzel bir koordinasyon sağlandı. İşler hızlandırıldı. TOKİ İdaresi, Milli Saraylar İdaresi hep beraber yoğun bir çalışmayla iş bu noktaya geldi. Ve bundan sonra da inşallah milletvekillerimizin hizmetinde olacaktır. Güzel bir mekan, hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Cenab-ı Allah İstanbul’a, İstanbul halkına bu eseri hayırlı kılsın. Burada Mustafa Kemal Atatürk’ün özellikle son dönemlerini geçirdiğini biliyoruz. Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin önemli eserlerinden birisi. İnşallah kısa süre sonra Deniz Köşkü’nü de hep beraber açmak nasip olsun diyorum. Hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen bütün arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Açılış törenine Numan Kurtulmuş ile birlikte; İstanbul Valisi Davut Gül, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel, TBMM Genel Sekreteri Hüseyin Kürşat Kırbıyık, Milli Saraylar İdaresi Başkanı Dr. Yasin Yıldız, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, TBMM önceki dönem başkanı Mustafa Şentop ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan katıldı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Türkiye’nin Huzuru Diyarbakır" toplantısına katıldı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 13:34 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Türkiye’nin Huzuru Diyarbakır" toplantısına katıldı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Türkiye’nin Huzuru Diyarbakır" toplantısında Terörsüz Türkiye’nin Türk’ün de Kürt’ün de, her inanç ve kimliğin kardeşçe yaşadığı bir vatan demek olduğunu belirterek, "Bu çerçevede terörsüz Türkiye, sadece bir güvenlik projesi değil huzur, kalkınma ve kardeşliğimizi büyütme projesidir. Bir medeniyet hedefidir" dedi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bir otelde katıldığı "Türkiye’nin Huzuru Diyarbakır" toplantısında, bu toplantıları yapmalarının neden çocuklara huzurlu yarınlar bırakmak için atılan adımları değerlendirmek ve kararlılığı bir kez daha ilan etmek olduğunu söyledi. Türkiye yüzyılı hedefinin büyük ve güçlü Türkiye olduğunu belirten Yerlikaya, bu hedefe giden yolun tamamlayıcısı ‘’Terörsüz Türkiye’’ olduğunu vurguladı. ’’Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ‘Terörsüz Türkiye’ gibi tarihi ve milli bir süreci, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, siyasi partilerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla ve aziz milletimizle birlikte yürütüyoruz" diyen Bakan Yerlikaya, "Hatırlatma fayda görüyorum. Terörsüz Türkiye, yaşama hakkının, huzurun ve güvenliğin teminat altına alınması demektir. Milli iradenin kayıtsız şartsız hakimiyetidir. Silahların değil, sözün konuştuğu bir Türkiye’dir. Üreten, istihdam sağlayan, bölgesel kalkınmayı gerçekleştiren bir Türkiye’dir" diye konuştu. Bakan Yerlikaya, Terörsüz Türkiye’nin, Türk’ün de Kürt’ün de, her inanç ve kimliğin kardeşçe yaşadığı bir vatan demek olduğunun altını çizerek, "Bu çerçevede terörsüz Türkiye, sadece bir güvenlik projesi değil huzur, kalkınma ve kardeşliğimizi büyütme projesidir, bir medeniyet hedefidir. Terörsüz Türkiye çocuklarımızın korkusuz büyüdüğü, şehirlerimizin canlandığı, dağların, vadilerin, sokakların barışın sesiyle dolduğu, hiçbir gencimizin terör örgütlerinin ağına düşmediği, demokrasinin ve hukukun güç kazandığı, uluslararası alanda güçlü, bölgesinde lider bir Türkiye’nin adıdır" şeklinde konuştu. "Bu süreci saptırmaya çalışan, sabote etmek isteyen aktörler de sahne alıyor" Terörün, tüm insanlığın ortak düşmanı olduğunu kaydeden Bakan Yerlikaya, "Terörün bu topraklardan silinmesine giden yolda, herkesin diline, söylemine, tutum ve davranışlarına dikkat etmesi zaruridir. Ancak görüyoruz ki böylesine büyük bir hedefe doğru ilerlerken bu süreci saptırmaya çalışan, sabote etmek isteyen aktörler de sahne alıyor" dedi. Terörsüz Türkiye’nin, bir ’’milli mücadele’’ sahası olduğunu belirten Bakan Yerlikaya, "Bu sahada terör sevicilerine, terör propagandası yapanlara, kardeşliğimize musallat olan aparatlara kesinlikle yer yoktur. Açıkça ifade etmek isterim devletimizin niteliklerine, milletimizin ortak değerlerine, Cumhuriyetimizin banisi gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarına saldırı, siyaset değildir, bir provokasyondur. Hiç kimse gece-gündüz demeden fedakarca görev yapan, vatanımızın bölünmez bütünlüğü için, huzur ve güvenliği için canından geçen, serden geçen polisimize, düşman deme alçaklığına cüret edemez. Buna müsaade etmeyiz. Bu söylemi lanetliyorum" diye konuştu. Polislerin aziz milletin evlatları olduğunu aktaran Bakan Yerlikaya, "Bizim kahramanlarımızdır. Kara vatanda, mavi vatanda, siber vatanda huzurun ve güvenliğin teminatlarıdır. Altını çizerek söylüyorum, siyasi fikir ifade etmekle; devletimizin niteliklerine, kurucu iradesine, milletimizin değerlerine yönelik, saldırgan, hakaretamiz söylem ve eylemler, aynı şey değildir. Bunlar, siyasi tartışma maskesi altında demokrasimizi zehirleme ve Terörsüz Türkiye’ye yönelik bir suikast teşebbüsüdür. Terörsüz Türkiye hedefi ile bu topraklarda gözyaşının değil, umudun yeşereceği, kalkınmanın hakim olduğu bir geleceği, hep birlikte inşa edeceğiz. Milletimizin cesaretiyle, devletimizin kararlılığıyla, terör bu ülkenin gündeminden tamamen silinecektir. Çünkü bizim en büyük gücümüz inancımız, kardeşliğimiz, birlik ve beraberliğimiz ve ay-yıldızlı bayrağımızın gölgesinde millet olma irademizdir’’ ifadelerini kullandı.