POLİTİKA
30 Nisan 2026 Perşembe - 22:58 11 ülkenin dışişleri bakanları Sumud Filosu’na yönelik saldırıyı kınadı Türkiye, Bangladeş, Brezilya, Kolombiya, Ürdün, Libya, Malezya, Maldivler, Pakistan, Güney Afrika Cumhuriyeti ve İspanya dışişleri bakanları, Küresel Sumud Filosu’na İsrail tarafından uluslararası sularda düzenlenen saldırıyı en güçlü biçimde kınadı. 11 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Brezilya Federal Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Pakistan İslam Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, Malezya, Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Kolombiya Cumhuriyeti, Maldivler Cumhuriyeti, Güney Afrika Cumhuriyeti ve Libya Devleti Dışişleri Bakanları; Gazze’deki insani felakete uluslararası toplumun dikkatini çekmeyi amaçlayan barışçıl ve sivil bir insani girişim olan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail saldırısını en güçlü biçimde kınamaktadır. Söz konusu gemilere yönelik İsrail saldırıları ile insani yardım aktivistlerinin hukuka aykırı şekilde uluslararası sularda gözaltına alınması, uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalidir. Bakanlar, sivil aktivistlerin güvenliğinden derin endişe duymakta ve İsrail makamlarını, bu kişilerin derhal serbest bırakılmasını teminen gerekli tedbirleri almaya çağırmaktadır. Bakanlar ayrıca, uluslararası toplumu, uluslararası hukuku muhafaza etme, sivilleri koruma ve bu ihlaller karşısında hesap verebilirliği sağlama yönündeki ahlaki ve hukuki yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırmaktadır" denildi.
Bakan Gürlek: "(Gülistan Doku soruşturması) Umut Altaş, olayı çözecek kişi, çünkü olayın en yakın tanığı"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 13:27 Bakan Gürlek: "(Gülistan Doku soruşturması) Umut Altaş, olayı çözecek kişi, çünkü olayın en yakın tanığı" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "(Gülistan Doku soruşturması) Umut Altaş, olayı çözecek kişi, çünkü olayın en yakın tanığı. Şüpheli bir şekilde de yurt dışına kaçıyor. Soruşturmaya Tunceli Başsavcılığı devam ediyor" dedi. Bakan Gürlek, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı. Mutlak butlan davasında karar verilip verilmeyeceğinin şu an istinaf aşamasında olduğunu ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelendiğini vurgulayan Bakan Gürlek, "Bizim kararı ne zaman vereceği ya da mahkemenin ne tür karar vereceği konusunda bir bilgimiz yok, bir takdirimiz de olamaz" şeklinde konuştu. Faili meçhul cinayetler için Adalet Bakanlığı tarafından Faili Meçhulleri Araştırma Daire Başkanlığı kurulduğunu dile getiren Bakan Gürlek, "Burada bir başkan ve yeteri kadar tetkik hakimi arkadaşımız var. 632 dosya ilk derece mahkemelerinden aynı şekilde faili meçhul kalmış dosyaları çektik. Arkadaşlarımız bunları ayrıntılı olarak inceliyor. Tabii, bu dosya açılacak ve bir fail ortaya çıkacak diye bir şey yok. Gülistan Doku ile ilgili de özellikle Amerika’daki Umut Altaş’ın iadesi için kırmızı bülten çıkardık. En son yeni yazışmaları çıktı. Umut Altaş’ın önemli bir şahıs olduğunu düşünüyoruz, bunun iadesini istiyoruz" dedi. "Umut Altaş, olayı çözecek kişi, çünkü olayın en yakın tanığı" Gülistan Doku’nun ölümünün toplumda infial oluşturan olaylardan biri olduğuna dikkati çeken Bakan Gürlek, "Umut Altaş, olayı çözecek kişi, çünkü olayın en yakın tanığı. Şüpheli bir şekilde de yurt dışına kaçıyor. Soruşturmaya Tunceli Başsavcılığı devam ediyor. Erzurum Başsavcılığımız da vali bey ile ilgili olan süreci takip ediyor. Bununla ilgili süreç devam ediyor" ifadelerine yer verdi. Çocukların cezaların artırılması için 12. Yargı paketinde bir düzenleme olacağını vurgulayan Bakan Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile görüşmelerinde fikir ve önerilerini aldıklarını kaydetti. "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yasal düzenlemenin ne aşamada olduğuna yönelik soruya Bakan Gürlek, "Mutabakat metni yayımlandı, meclise geldi. İrade burada meclisin. Teknik olarak, biz Adalet Bakanlığı olarak kanunların yapım aşamasında bir ihtiyaç varsa hazırız. Bunun özellikle kanunların yapımı, çerçevesinin belirlenmesi, sürecin yönetilmesi tamamen TBMM’ye ait, bunun altını çizmek istiyorum" değerlendirmesinde bulundu. Toplumsal hassasiyet oluşturan dosyalarda kamuoyunun olumlu bir yanıt almak istediğine dikkati çeken Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı: "Rojin Kabaiş dosyasında da özellikle cep telefonunun çözümü konusunda yurt dışına gönderilmişti, şimdi yerli ekip kurduk cep telefonunu çözersek soruşturma aşamasında önemli bir evre alacağımızı düşünüyoruz. Dosyadaki şahıslara değil, biz dosya bazlı bakıyoruz. Genelde kamuoyu faili meçhul kalmış bayanların, çocuk cinayetlerinin aydınlatılmasını istiyor. Rojin Kabaiş dosyasında da olumlu gelişmelerimiz olabilir."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "Kurumlar Vergisini imalatçılar, ihracatçılar için yüzde 9’a düşürüyoruz. Çok önemli adım"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 13:25 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "Kurumlar Vergisini imalatçılar, ihracatçılar için yüzde 9’a düşürüyoruz. Çok önemli adım" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kurumlar Vergisini imalatçılar, ihracatçılar için yüzde 9’a düşürüyoruz. Çok önemli adım. Hem sanayicimizi, ihracatçımızı destekleyecek, hem de ülkeyi yatırımlar açısından özellikle imalat sanayi için çok cazip hale getirecek bir program. Türkiye’ye çok şey kazandıracağına inanıyorum" dedi. Yılmaz, AK Parti grup toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını cevapladı. Yılmaz, asıl gündemin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Cuma günü açıkladığı program olduğunu belirterek, " Küresel düzeyde belirsizliklerin yoğunlaştığı bir dönemde, istikrarını koruyan, güvenli bir ülke olarak Türkiye tüm dünyadan yatırımları ve nitelikli insan gücünü karar alma merkezlerinin cezbetmeye dönük inisiyatif aldı. Yeni bir paket açıkladık. Bu paketle ilgili çalışmaları hızla hayata geçireceğiz. Türkiye’ye küresel finanstan daha fazla pay almak, İstanbul Finans Merkezinin daha etkili hale getirmek. Bir taraftan içerideki yatırımcılar hem tüm dünyadan yatırımcılar için doğrudan yatırım dediğimiz (FDI) yükseltmek. Bu anlamda radikal bir tedbirimiz var. Kurumlar Vergisini imalatçılar, ihracatçılar için yüzde 9’a düşürüyoruz. Çok önemli adım. Hem sanayicimizi, ihracatçımızı destekleyecek, hem de ülkeyi yatırımlar açısından özellikle imalat sanayi için çok cazip hale getirecek bir program. Türkiye’ye çok şey kazandıracağına inanıyorum" dedi.
Bakan Bayraktar: "İşçi borçlarını ödemeyen maden firması teşviklerimizden faydalanamayacak"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:58 Bakan Bayraktar: "İşçi borçlarını ödemeyen maden firması teşviklerimizden faydalanamayacak" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara’da eylem yapan Doruk Madencilik işçilerinin durumuna ilişkin, "Maden ruhsatlarını iptal etsek bunun işçi kardeşlerimizin faydasına olmaz. Çünkü maden kapandığı zaman istihdam biter. Biz işçilerimizin mağdur olmayacağı bir süreç yürütüyoruz" dedi.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Bakan Bayraktar, Doruk Madencilik işçilerinin maaş ve özlük haklarıyla ilgili eylemlerinin uzlaşmayla sonuçlanmasına ilişkin sorulan soruya, ruhsatını alıp bu alanda faaliyet gösteren firmaların sorumlu davranması gerektiğini kaydetti."Daha önce de bu tür olaylar yaşandı, öyle gözüküyor ki firma bunu alışkanlık haline getirmiş"Mevcut şirketin bir kömür santrali olduğunu anımsatan Bayraktar, "Burası bir kömür santrali ve kömür santralinin madeni var, fakat maalesef bu işletme bu santral alındığı günden beri, benzer sıkıntıları yaşadı. Bunlar sizin gündeminize işçi eylemi ile geldi ama bizim zaman zaman müdahalelerimiz bu konuda firmayı uyarmalarımız firmayla ilgili yaptığımız uygulamalar neticesinde çözümler üretildi. Ama öyle gözüküyor ki firma bunu alışkanlık haline getirmiş. Daha önce de ifade ettim firmanın başka şehirlerde olan işletmelerinde de esas itibarıyla benzer sıkıntılar yaşanmış. İşçilerimizin alacaklarının ödenmesinde de oldu. Orada bu firmanın hizmet aldığı ham taşeronların da oldu, nakliye hizmet aldığı lojistik hizmeti aldığı yerlerde oldu. Biz bunu uzun süredir yönetmeye gayret ediyoruz. Firmanın devlete olan yükümlülüğünü getirmediği takdirde ruhsat iptali gibi cezalar da uygulandı. Son hadisede işçilerin ödenmeyen borçlarını temin yoluna gittik" açıklamasında bulundu.Maaş ödemelerindeki aksaklıklara değinen Bayraktar, sorumluluğun işveren firmada olduğunu vurgulayarak "İşçinin maaşını ödemesi gereken firma. Firma bunu 17 gün sonra ödediyse bu onların sorumluluğundadır. Biz bu süreçte işçilerimizin haklarını gözeterek konuyu yakından takip ediyoruz" diye konuştu."Maden kapandığı zaman iş biter, istihdam biter, işçinin herhangi bir alacağı kalmaz"Bakan Bayraktar, kamuoyunda yer alan Doruk Madencilik firmasının lisansının iptal edilmesine ilişkin değerlendirmelere ise, "Bazıları ’maden ruhsatları iptal edilsin’ diyor. Şu anda oradaki ruhsatı iptal etsek bunun işçi kardeşlerimize bir faydası olur mu? Olmaz. Çünkü maden kapandığı zaman iş biter, istihdam biter, işçinin herhangi bir alacağı kalmaz. Bu nedenle biz çok hassas bir süreç yürütüyoruz. Bu iş dışarıdan göründüğü gibi basit bir konu değil" ifadelerine yer verdi."İş devam edecek, işçi mağdur olmayacak"Bakan Bayraktar, temel amaçlarının işin sürekliliğini sağlamak ve çalışanları korumak olduğunu vurgulayarak, "İşçilerimiz şu an maaşlarını aldılar. Bizim amacımız işin devam etmesi. Eğer maden veya santral kapanırsa bu bizim istediğimiz bir durum olmaz. Dolayısıyla hem istihdamı korumak hem de üretimin devamını sağlamak için süreci titizlikle takip ediyoruz" şeklinde konuştu."Maden firmasının yüzlerce ruhsatı vardı, şu an çalışan ruhsat sayısı 92’ye kadar inmiş durumda"Maden firmasının geçmişteki ruhsat sayılarına ve TMSF sürecine de değinen Bakan Bayraktar, "Maden firmasının yüzlerce ruhsatı vardı, şu an çalışan ruhsat sayısı 92’ye kadar inmiş durumda. TMSF netice itibarıyla bu şirketi ve diğer birçok şirketi sattı. TMSF uygulaması bu süreçte bir ara çözüm ve uygulama niteliğindedir" ifadelerini kullandı.
Bakan Uraloğlu: "(Düşen Libya uçağı) Kara kutunun incelemelerini bitirdik, suyu bulandırmaya çalışmanın bir anlamı yok"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:34 Bakan Uraloğlu: "(Düşen Libya uçağı) Kara kutunun incelemelerini bitirdik, suyu bulandırmaya çalışmanın bir anlamı yok" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, düşen Libya uçağıyla ilgili iddialar hakkında, "Kara kutu dediğimiz kayıt cihazlarının incelemelerini, onların çözümlerini bitirdik. Onları da biz savcılığa sunmuş durumdayız. Bu iş kendi seyrinde, olması gereken hassasiyette devam ederken burada suyu bulandırmaya çalışmanın bir anlamı yok" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Mecliste AK Parti Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bakan Uraloğlu, CHP’li Deniz Yavuzyılmaz’ın Esenboğa Havalimanı ve düşen Libya uçağına ilişkin iddialarına yönelik açıklamada bulundu. Uraloğlu, "Düşen bir uçak var, ölen insanlar var. Elbette burada gösterilmesi gereken en yüksek hassasiyetin gösterilmesi lazım. Gerçekten herkes için bu geçerli. Zaten olayın ilk anından itibaren hem biz gerekli incelemeleri başlattık. Zaten ilk anından itibaren de Cumhuriyet Savcılığı, adli makamlar bu işe el koymuş durumda. Cumhuriyet Savcılığımızın, başsavcılığımızın yönetiminde bu soruşturma devam ediyor. Biz de kendi incelemelerimizi tamamladık. Kara kutu dediğimiz kayıt cihazlarının incelemelerini, onların çözümlerini bitirdik. Onları da biz savcılığa sunmuş durumdayız. Bu iş kendi seyrinde, olması gereken hassasiyette devam ederken burada suyu bulandırmaya çalışmanın bir anlamı yok. Deniz Yavuzyılmaz’ın yalanlarını, söylediklerini yalanlamaktan biz gerçekten bıktık, o bıkmadı. Her seferinde yeni iddialar ortaya koyuyor. Ya tutarsa diyor. Ben açık çağrı yaptım; gerçekten bu işe samimi olarak bir katkı sağlamak istiyorsa, elinde bizim bilmediğimiz bir şey varsa buyursun bize versin" diye konuştu. "Önce arkadaşlarımızı havalimanlarında hızlı olsun diye vekaleten görevlendiririz" Esenboğa Havalimanı’nın güvenliğinden sorumlu bürokratın görev süresinin uzatılmasına ilişkin de Uraloğlu, "Oradaki arkadaşımız vekaleten bakıyordu. Zaten bu olay olduğunda da vekaleten oradaydı. Usul şöyle; önce arkadaşlarımızı havalimanlarında hızlı olsun diye vekaleten görevlendiririz. Birçok yerde bu böyle. Sonra da asaleten veririz. Buradaki süreç tamamen budur. Bu olaydan tamamen bağımsızdır, çok net" ifadelerini kullandı.