POLİTİKA
Bakan Fidan, Hamas Şura Meclisi Başkanı Derviş ile görüştü 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:48:19 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş başkanlığındaki Hamas heyeti ile görüşme gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakan Hakan Fidan, Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş başkanlığındaki Hamas heyeti ile bugün bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, Gazze’de kalıcı barışın tesisi için devam eden çalışmalar, Gazze’ye insani yardım ulaştırılması için yürütülen faaliyetler ve bölgedeki diğer gelişmeler ele alındı. Dışişleri Bakanı Fidan, bölgedeki savaşın Filistin meselesinin unutulmasına yol açmaması gerektiğini, Türkiye’nin Gazze ve Batı Şeria’da İsrail’in sebep olduğu felaketleri uluslararası toplumun gündeminde tutmaya devam ettiğini belirtti. Bakan Fidan, İsrail’in Gazze’deki varlığını artırmasının ve Gazze’de ihtiyaç duyulan insani yardımın bölgeye ulaşmasını engellemesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti. İslam ülkeleri başta olmak üzere, Filistin’e destek veren tüm devletlerin Filistinlilerin haklı davasını savunmaya devam etmesi gerektiğini belirten Bakan Fidan, Türkiye’nin bu yöndeki çabalara öncülük etmeyi sürdüreceğini kaydetti. Fidan, Türkiye’nin, Filistin halkının Gazze’den ayrılmasını hedefleyen her türlü adıma karşı kararlılıkla mücadele etmeyi sürdüreceğini ifade etti.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:15 Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Danışma Meclisi’ne telefonla bağlandı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Danışma Meclisi’ne telefonla bağlanarak kadın teşkilatlarının sahadaki çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Danışma Meclisi, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda gerçekleştirildi. Program kapsamında İstanbul’un 39 ilçesinde yürütülen saha çalışmaları ve teşkilat faaliyetlerini içeren video gösterimleri paylaşılırken, kadın teşkilatlarının çalışmaları salonda büyük ilgi gördü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıya telefonla bağlandı Danışma Meclisi programının en dikkat çeken anlarından biri ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telefon bağlantısıyla programa katılması oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondaki teşkilat mensuplarına hitap ederek kadın teşkilatlarının sahadaki çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Erdoğan ayrıca Anneler Günü’nü kutlayarak tüm annelere selam ve muhabbetlerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması salonda uzun süre alkışlandı. Programda konuşan İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer, kadın teşkilatlarının İstanbul’un her noktasında büyük bir inanç ve kararlılıkla çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise kadın kollarının sahadaki emeğine vurgu yaparak teşkilat çalışmalarına verdikleri desteğin artarak devam edeceğini belirtti. Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan da konuşmasında teşkilat mensuplarına teşekkür ederek kadınların siyasette üstlendiği role dikkat çekti. İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer’in ev sahipliğinde düzenlenen programa; Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, MYK üyeleri, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, milletvekilleri, il ve ilçe kadın kolları teşkilatları, mahalle başkanları ile çok sayıda teşkilat mensubu katıldı. Danışma Meclisi programı, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:15 CHP Genel Başkanı Özel: "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bunun altındaki her fiyat çayda sömürü demektir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katılmak üzere Rize’ye geldi. 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen mitingde Özel’in kürsüye çıkmasıyla hemen arka kısmında bulunan binanın terasından pankart açıldı. Açılan pankartlarda "Rizeliye göre bir Özel’liğin yok. Siz heykel yapın durun, Bizum uşağın yaptığı eserlerle böyle fotoğraf çekturun. İşiniz gücünüz talan, çay davanız yalan. Haramla yol alanlar, helal hakkı savunamazlar" yazıları yer aldı. Mitinge katılan partililer pankartlara tepki gösterirken Özel kürsüden, "Siz bana bakarsanız, Türkiye bu meydandaki iktidar değişimini görüyor. Geriye bakmayın, onları geride bırakıyoruz. Biz hep birlikte ileri yürüyoruz. Balıkçıyı perişan edenlere, emeği sömürenlere, onlara, geride kalanlara değil yarınlara bakıyoruz, iktidara bakıyoruz" diyerek seslendi. Bu esnada meydandan çıkan bazı partililer binaya girmek isteyince güvenlik güçleri tarafından durduruldu. Kimliği belirsiz protestocu gurup sonrasında pankartları toplayarak kaldırdı. Mitingde konuşan Özel, "1977’den bu yana Cumhuriyet Halk Partisi olarak Rize’yi kazanamadık. 77’de sandıkla almıştık, 80’de silahla elimizden aldılar. Şimdi bir iktidar yürüyüşündeyiz, yeniden Rize’de iddialıyız, güçlüyüz, birlikteyiz, bir aradayız, iriyiz, diriyiz, hep beraber ayaktayız. Şimdi yine bir darbe girişimiyle yürüyüşümüzü durdurmaya çalışanlar var. Ancak şunu söyleyelim; biz Rize Belediyesi için seçimlere girdik, kazanamadık. Rize’nin kararına sonuna kadar saygılı olduk. Buradan Adalet ve Kalkınma Partisi’nden seçilen Rahmi Metin Başkana, hangi siyasi partiden olursa olsun Rize Belediye Meclisi’nde görev yapan tüm meclis üyelerine tebriklerimizi sunuyoruz. Rize için taş üstüne taş koyanın önünde saygıyla eğiliyoruz" ifadelerini kullandı. "CHP Rize’yi çayla kalkındıran partidir" Çayın Rize ekonomisi açısından önemine değinen Özel, "1947’de Rize’de ilk çay fabrikası açıldı ve Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra Rize ekonomisini ayakta tutacak olan, önceki adı Zihni Derin Çay Fabrikası ile Cumhuriyet’in Rize’ye en büyük katkısını sağladı. Cumhuriyet Halk Partisi Rize’yi çayla tanıştıran, çayla kalkındıran partidir" diye konuştu. "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır" 2025 yılı yaş çay alım fiyatına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, yaş çay taban fiyatının kilogram başına 40 TL olması gerektiğini savunarak, "2025’te çay için 35 liradan çay alınsın diye söyledik, sözümüzü dinletemedik. 25 lira fiyat verdiler, çay üreticisini perişan ettiler. Bir kilo çayın maliyeti 31 lira. Bu şartlar altında Rizeliler bu sene hiç olmazsa 40 lira fiyat bekliyorlar. Bu yüzden net olarak söylüyoruz: Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bir kilo çay satan, iki ekmeği koltuğunun altına koyup evine gidebilmelidir. Bizim iktidarımızda üreticiyi kollayacak yeni bir çay kanununu çıkaracağız. Bu kanunda olmazsa olmaz taban fiyat uygulaması olacak. Çaya ilan edilen taban fiyatın yüzde 10’u kadar destekleme verilecek. Dönüm başına 2 bin lira gübre, üstüne çapalama desteği verilecek. Tarım kireçleri tamamen ücretsiz olacak" dedi. "Çay üreticisi en yüksek promosyonu veren bankayı seçecek" ÇAYKUR üzerinden üreticilere yapılan ödemelere ilişkin de konuşan Özel, bu ödemelerin karşılığında üreticilerin banka promosyonu alması gerektiğini dile getirerek "Çay üreticisi çayını ÇAYKUR’a verecek, verirken hangi bankadan çekmek istediğini bildirecek. Hangi banka çay üreticisine en yüksek promosyonu verirse çay parası oradan alınacak" şeklinde konuştu. "Biz vergide adaleti savunuyoruz" Özgür Özel konuşmasında vergi sistemi ve gelir dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Türkiye’de herkes şunu bilsin ki, bu memleketi hep birlikte kurtaracağız. Bir ülkenin, hele hele Türkiye gibi bir ülkenin, doğru planlandığında kaynakları her şeye yeter ama hepsine birden yetmez. İşte burada siyaset karar verir: Kimden yana olacaksın? Bir tarafta güçlü şirketler, bir tarafta onun işçileri. Biz kalkınmayı savunan ekonomide, üretimin artmasını savunan, üretimin kalkınma getirmesini, daha çok kazanmayı ama adil bir vergi sistemiyle verginin çok kazanandan çok, az kazanandan az, kazanmayandan alınmayacağı bir sistemi savunuyoruz. Biz vergide adaleti savunuyoruz" dedi. Türkiye’de vergi yükünün büyük bölümünün vatandaşların omzunda olduğunu ifade eden Özel, "Bugün Türkiye’de 100 liralık verginin 65 lirası dolaylı vergilerden, yani dünyanın en adaletsiz, en acımasız vergisiyle alınmaktadır. Bugün Türkiye’de bir fabrikatörle, bir milyarderle bir asgari ücretli; elektriğe, suya, doğal gaza, giyime kuşama, çocuğunun ayağına aldığı ayakkabıya aynı dolaylı vergiyi ödemekte. Bu, vergi tahsilatının yüzde 65’ine denk gelmektedir. Kalanı yüzde 23 ile gelir vergisidir. Yani sizlerin daha maaşınızı çekmeden, bankadan almadan içinden kesilen gelir vergisidir. Bilhassa beyaz yakalıların, mavi yakalıların ve işçilerin, memurların maaşlarından kesilen gelir vergileri; asgari ücretin üzerindeki her gelirden kesilen gelir vergisi, bankadaki üç kuruş mevduatınızdan kesilen vergiler bu yüzde 23 ile toplamda dolaylı vergilerle birlikte vergilerin yüzde 89’unu oluşturuyor. Onun dışında, çok kazananların verdiği vergi sadece yüzde 11; kurumlar vergisi. Biz bu düzeni ters yüz etmek durumundayız. Kazananların az verdiği, bu meydanın çok vergi verdiği düzen, AK Parti’nin kara düzenidir. İşte bu düzeni altüst edeceğiz. Çok çalışacağız, kalkınacağız, birlikte kazanacağız ama eşit, hakça bölüşeceğiz" şeklinde konuştu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:01 Özgür Özel: "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır" Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bunun altındaki her fiyat çayda sömürü demektir" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Millet iradesine sahip çıkıyor mitingine katılmak üzere Rize’ye geldi. 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen mitingde Genel Başkan Özel’in kürsüye çıkmasıyla hemen arka kısmında bulunan binanın terasından pankart açıldı. Açılan pankartlarda "Rizeliye göre bir Özel’liğin yok. Siz heykel yapın durun, Bizum uşağın yaptığı eserlerle böyle fotoğraf çekturun. İşiniz gücünüz talan, çay davanız yalan. Haramla yol alanlar, helal hakkı savunamazlar" yazıları yer aldı. Mitinge katılan partililer pankartlara tepki gösterirken Özel kürsüden "Siz bana bakarsanız, Türkiye bu meydandaki iktidar değişimini görüyor! Geriye bakmayın, onları geride bırakıyoruz. Biz hep birlikte ileri yürüyoruz. Balıkçıyı perişan edenlere, emeği sömürenlere, onlara, geride kalanlara değil yarınlara bakıyoruz, iktidara bakıyoruz" diyerek seslendi. Bu esnada meydandan çıkan bazı partililer binaya girmek isteyince güvenlik güçleri tarafından durduruldu. Kimliği belirsiz protestocu gurup sonrasında pankartları toplayarak kaldırdı. konuşan Özel, CHP’nin Rize’deki siyasi geçmişine değinerek, "1977’den bu yana Cumhuriyet Halk Partisi olarak Rize’yi kazanamadık. 77’de sandıkla almıştık, 80’de silahla elimizden aldılar. Şimdi bir iktidar yürüyüşündeyiz, yeniden Rize’de iddialıyız, güçlüyüz, birlikteyiz, bir aradayız, iriyiz, diriyiz, hep beraber ayaktayız. Şimdi yine bir darbe girişimiyle yürüyüşümüzü durdurmaya çalışanlar var. Ancak şunu söyleyelim; biz Rize Belediyesi için seçimlere girdik, kazanamadık. Rize’nin kararına sonuna kadar saygılı olduk. Buradan Adalet ve Kalkınma Partisi’nden seçilen Rahmi Metin Başkana, hangi siyasi partiden olursa olsun Rize Belediye Meclisi’nde görev yapan tüm meclis üyelerine tebriklerimizi sunuyoruz. Rize için taş üstüne taş koyanın önünde saygıyla eğiliyoruz" ifadelerini kullandı. "CHP Rize’yi çayla kalkındıran partidir" Çayın Rize ekonomisi açısından önemine değinen Özel, "1947’de Rize’de ilk çay fabrikası açıldı ve Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra Rize ekonomisini ayakta tutacak olan, önceki adı Zihni Derin Çay Fabrikası ile Cumhuriyet’in Rize’ye en büyük katkısını sağladı. Cumhuriyet Halk Partisi Rize’yi çayla tanıştıran, çayla kalkındıran partidir" diye konuştu. "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır" 2025 yılı yaş çay alım fiyatına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, yaş çay taban fiyatının kilogram başına 40 TL olması gerektiğini savunarak "2025’te çay için 35 liradan çay alınsın diye söyledik, sözümüzü dinletemedik. 25 lira fiyat verdiler, çay üreticisini perişan ettiler. Bir kilo çayın maliyeti 31 lira. Bu şartlar altında Rizeliler bu sene hiç olmazsa 40 lira fiyat bekliyorlar. Bu yüzden net olarak söylüyoruz: Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bir kilo çay satan, iki ekmeği koltuğunun altına koyup evine gidebilmelidir. Bizim iktidarımızda üreticiyi kollayacak yeni bir çay kanununu çıkaracağız. Bu kanunda olmazsa olmaz taban fiyat uygulaması olacak. Çaya ilan edilen taban fiyatın yüzde 10’u kadar destekleme verilecek. Dönüm başına 2 bin lira gübre, üstüne çapalama desteği verilecek. Tarım kireçleri tamamen ücretsiz olacak" dedi. "Çay üreticisi en yüksek promosyonu veren bankayı seçecek" ÇAYKUR üzerinden üreticilere yapılan ödemelere ilişkin de konuşan Özel, bu ödemelerin karşılığında üreticilerin banka promosyonu alması gerektiğini dile getirerek "Çay üreticisi çayını ÇAYKUR’a verecek, verirken hangi bankadan çekmek istediğini bildirecek. Hangi banka çay üreticisine en yüksek promosyonu verirse çay parası oradan alınacak" şeklinde konuştu. "Biz vergide adaleti savunuyoruz" Özgür Özel konuşmasında vergi sistemi ve gelir dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Türkiye’de herkes şunu bilsin ki, bu memleketi hep birlikte kurtaracağız. Bir ülkenin, hele hele Türkiye gibi bir ülkenin, doğru planlandığında kaynakları her şeye yeter ama hepsine birden yetmez. İşte burada siyaset karar verir: Kimden yana olacaksın? Bir tarafta güçlü şirketler, bir tarafta onun işçileri. Biz kalkınmayı savunan ekonomide, üretimin artmasını savunan, üretimin kalkınma getirmesini, daha çok kazanmayı ama adil bir vergi sistemiyle verginin çok kazanandan çok, az kazanandan az, kazanmayandan alınmayacağı bir sistemi savunuyoruz. Biz vergide adaleti savunuyoruz" dedi. Türkiye’de vergi yükünün büyük bölümünün vatandaşların omzunda olduğunu ifade eden Özel, "Bugün Türkiye’de 100 liralık verginin 65 lirası dolaylı vergilerden, yani dünyanın en adaletsiz, en acımasız vergisiyle alınmaktadır. Bugün Türkiye’de bir fabrikatörle, bir milyarderle bir asgari ücretli; elektriğe, suya, doğal gaza, giyime kuşama, çocuğunun ayağına aldığı ayakkabıya aynı dolaylı vergiyi ödemekte. Bu, vergi tahsilatının yüzde 65’ine denk gelmektedir. Kalanı yüzde 23 ile gelir vergisidir. Yani sizlerin daha maaşınızı çekmeden, bankadan almadan içinden kesilen gelir vergisidir. Bilhassa beyaz yakalıların, mavi yakalıların ve işçilerin, memurların maaşlarından kesilen gelir vergileri; asgari ücretin üzerindeki her gelirden kesilen gelir vergisi, bankadaki üç kuruş mevduatınızdan kesilen vergiler bu yüzde 23 ile toplamda dolaylı vergilerle birlikte vergilerin yüzde 89’unu oluşturuyor. Onun dışında, çok kazananların verdiği vergi sadece yüzde 11; kurumlar vergisi. Biz bu düzeni ters yüz etmek durumundayız. Kazananların az verdiği, bu meydanın çok vergi verdiği düzen, AK Parti’nin kara düzenidir. İşte bu düzeni altüst edeceğiz. Çok çalışacağız, kalkınacağız, birlikte kazanacağız ama eşit, hakça bölüşeceğiz" şeklinde konuştu.
Yatağan’da AK Parti ilçe yönetiminin istifası istendi
11 Nisan 2026 Cumartesi - 23:15 Yatağan’da AK Parti ilçe yönetiminin istifası istendi AK Parti Yatağan İlçe Başkanı Emre Karaöz’ün istifa etmesinin ardından bugün gerçekleştirilen İlçe Danışma Toplantısı’nda alınan karar ile ilçe yönetiminin de istifası istendi. AK Parti Yatağan İlçe Başkanı Emre Karaöz’ün istifa dilekçesini sunmasının ardından bugün Yatağan’da AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör ve Koordinatör Milletvekili Osman Zabun başkanlığında İlçe Danışma Toplantısı gerçekleştirildi. Karaöz’ün istifasının kabul edilmesinin ardından ilçe başkanlığı için temayül yoklamasının da gerçekleştirildiği toplantıda alınan karar ile mevcut ilçe yönetiminin de istifaları istendi. Geçtiğimiz günlerde istifasını sunan Başkan Karaöz’ün yerine vekaleten Enver Koç’un görev yaptığı öğrenilirken, gerçekleştirilen temayül yoklamasında ilçe başkanlığı için Enver Koç, Şevki Göka ve Emrullah Özen’in isimleri ön plana çıktı. İstifasının kabul edilmesinin ardından açıklama yapan Başkan Emre Karaöz ise "23 Ağustos 2023 tarihinden bu yana büyük bir gurur, onur ve derin bir sorumluluk duygusuyla yürüttüğüm AK Parti Yatağan İlçe Başkanlığı görevimden, sağlık ve ailevi sebeplerim dolayısıyla affımı isteyerek ayrılmış bulunuyorum. Bu görev benim için sadece bir makam değil, gönlümü, emeğimi ve inancımı adadığım bir dava yolculuğuydu. Birlikte omuz omuza yürüdüğümüz, sevinci de zorluğu da paylaştığımız tüm dava arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Her birinizle aynı yolda yürümek benim için tarifsiz bir kıymettir. İnanıyorum ki bu kutlu dava, milletimizin duası ve liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı duruşuyla daha da güçlenerek yoluna devam edecektir. Ben de bundan sonraki süreçte, aktif görevde olmasam da aynı inanç ve sadakatle bu davanın bir neferi olmaya devam edeceğim" dedi. AK Parti Genel Merkezi tarafından önümüzdeki günlerde yeni ilçe başkanının atanması beklenirken, yaklaşık 2 aydır göreve vekalet eden Enver Koç’un, yeni başkan belirlenene kadar görevine devam edeceği bildirildi.
AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Netanyahu’nun Türkiye ve Cumhurbaşkanımız hakkında sarfettiği sözler, kendi işlediği suçları perdelemeye yönelik hezeyanlardır"
11 Nisan 2026 Cumartesi - 22:39 AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Netanyahu’nun Türkiye ve Cumhurbaşkanımız hakkında sarfettiği sözler, kendi işlediği suçları perdelemeye yönelik hezeyanlardır" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "Netanyahu’nun Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında sarfettiği sözler, kendi soykırımcı ve katliamcı politikalarını ve insanlığa karşı işlediği suçları perdelemeye yönelik hezeyanlardır" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Ala, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Netanyahu’nun Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında sarfettiği sözler, kendi soykırımcı ve katliamcı politikalarını ve insanlığa karşı işlediği suçları perdelemeye yönelik hezeyanlardır. Netanyahu yönetimindeki İsrail’in politikaları, bölgeyi kalıcı bir istikrarsızlık döngüsüne sürüklemekte; bu durum uluslararası toplumun daha yüksek sesle sorgulaması gereken bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye ise, uzun süredir bölgesel barışın tesisine yönelik çok yönlü ve ilkesel bir diplomasi yürütmektedir. Türkiye’nin yaklaşımı, çatışma üretmek yerine diyalog kanallarını açık tutmayı; vekalet savaşlarını körüklemek yerine uluslararası meşruiyet zemininde çözüm arayışlarını öncelemektedir. Bu bağlamda Türkiye, kendi ulusal güvenliğinin yanında, bölgesel istikrarı ve küresel barış perspektifini merkeze alan bir dış politika izlemektedir. Anlaşılan o ki Türkiye’nin bölgesinde istikrarı ve barışı önceleyen sonuç alıcı diplomatik gücü Netanyahu’yu rahatsız etmiştir" ifadelerini kullandı.
Bakan Göktaş: "Sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan önemli yükümlülükler getiriyoruz"
11 Nisan 2026 Cumartesi - 19:19 Bakan Göktaş: "Sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan önemli yükümlülükler getiriyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Sosyal medya düzenlemesinin temel çerçevesini oluşturduk. Yeni düzenlemeyle, sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan önemli yükümlülükler getiriyoruz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 10.11 Nisan tarihlerinde Ankara Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Aile ve Sağlık Çalıştayı’nda kapanış konuşmasını yaptı. Göktaş, 2 gün süren sempozyumda aileyi ilgilendiren meselelerin ele alındığını belirterek burada ortaya konan fikirlerin, aile ve toplum sağlığını koruyan stratejilere katkı sunacağına inandığını aktardı. Toplumu koruyan en güçlü zeminin sağlıklı aile olduğunu aktaran Göktaş, "Bir ülkede aile yapısı sağlam olduğunda, çocuk daha güvende olur. Gençler, karşılaştığı riskler karşısında daha dirençli hale gelir. Yaşlı ve engelli birey hayata daha güçlü bağlanır. Bu nedenle sağlıklı aile, güçlü toplum yapısının ana şartlarından biridir" ifadelerini kullandı. "Aileyi destekleyen politikalar artık bir tercih değil, bir zorunluluktur" Artık yaşlı nüfusun artışı ve demografik dönüşümün ailelerin bakım, dayanışma ve birlikte yaşama kapasitesini yeniden şekillendirdiğini dile getiren Bakan Göktaş, "Yaşlı bireylerin hayat kalitesini koruyan, kuşaklar arası bağı güçlendiren ve aileyi destekleyen politikalar artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bunun yanında, engelli bir evlada sahip olmak; bir aile için sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda büyük bir adanmışlıktır. Biz biliyoruz ki; asıl güç, sabırla büyüyen sevgide, asıl direnç, hayata birlikte tutunma iradesindedir" diye konuştu. "Aile ne kadar desteklenirse, toplum da o kadar sağlam kalır" Bakan Göktaş, kimlik gelişimi süreçlerinde yaşanan karmaşaların da aile sağlığı açısından dikkatle ele alınması gereken önemli başlıklardan biri olduğuna dikkati çekerek, "Bugün, çocuklarımız ve gençlerimiz; çok erken yaşlardan itibaren yoğun ve kontrolsüz bir dijital içerik akışına maruz kalmaktadır. İhmal, istismar, aile içi çatışma, okuldan uzaklaşma, zararlı çevre etkisi ve madde riski bu süreçleri adım adım derinleştiriyor. Tüm bu meseleler çocuğun sağlıklı gelişimi, aile bağlarının korunması ve toplumun geleceği bakımından çok dikkatli ele alınması gereken bir alandır. Bu farklı başlıkların her biri, bize aynı gerçeği hatırlatıyor. Aile ne kadar desteklenirse, toplum da o kadar sağlam kalır" değerlendirmesinde bulundu. "Sosyal medya düzenlemesini önemli bir adım olarak görüyoruz" Bu çalışmalarının yanı sıra çocuklara ve gençlere daha güvenli bir dijital ortam sunmak amacında olduklarını söyleyen Göktaş, "Bunun yanı sıra, çocuklarımıza ve gençlerimize daha güvenli bir dijital ortam sunmak amacıyla sosyal medya düzenlemesini önemli bir adım olarak görüyoruz. Ülkemize özgü, bir model geliştirmek amacıyla yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinin temel çerçevesini oluşturduk. TBMM Genel Kurulu’nda da düzenlemeye dair görüşmeler başladı. Bu yeni düzenlemeyle, sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan önemli yükümlülükler getiriyoruz. Özellikle oyun derecelendirilmesine yönelik bazı içeriklerin hassas olduğunu biliyoruz. Oyun derecelendirilmesi 18 yaş artı olarak otomatik olarak sayılacak bu yasal düzenlememizle beraber. Diğer yandan sosyal medya düzenlememiz, 15 yaş altı çocukları ilgilendiren ve aslında sadece Avustralya değil Fransa, İtalya, İspanya, artık Danimarka, İngiltere, ABD çok fazla bazı ülkede de tartışılan bir konu oldu. Biz de ülkemizde benzer bir konunun tartışıldığını ve benzer konulardan çocuklarımızı korumak adına özellikle bu adımı attık" şeklinde konuştu. "Bu kesinlikle çocukları sansürleyen değil, çocukları koruyan, çok önemli bir adımdır" Sosyal medya düzenlemesi için aileleri, akademisyenleri, uzmanları ve çocukları bu sürece dahil ettiklerini ve onlarla görüşmeler yaptıklarını anlatan Göktaş, "18 ay boyunca çok yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. Bu kesinlikle çocukları sansürleyen değil, çocukları koruyan, geleceğe güvenle adım atmalarını sağlayan çok önemli bir adımdır. Önümüzdeki günlerde Ankara’da sadece bu konuyu ele alan uluslararası bir toplantıya da inşallah ev sahipliği yapacağız. Amacımız burada farkındalığı artırmak, annelere, babalara ve özellikle çocuklarımıza daha güvenli gelecek sunmaktır. Diğer yandan ‘Aile Dostu Ekosistem’ anlayışıyla, aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla yol alıyoruz" açıklamasında bulundu. "Aileyi güçlendiren her çalışmayı, toplumsal dayanıklılığı artıran stratejik bir adım olarak görüyoruz" 2025 Aile Yılı’nda aileyi ve nüfus yapısını güçlendirmeyi toplumu kapsayan ortak bir hedef haline getirdiklerine de değinen Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Finansal destekler, eğitim programları, kültürel faaliyetler, dijital dönüşüm projeleri gibi pek çok alanda aileyi güçlendiren projeleri hayata geçirdik. Dinamik nüfus yapısını koruyan politikalarla, genç evlilikleri destekleyen, doğurganlığı teşvik eden ve aile kurmayı kolaylaştıran çok boyutlu adımlar attık. 2026-2035 dönemini kapsayan ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda da tüm bu çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Aileyi korumak, yalnızca bugünü korumak değildir. Aynı zamanda ülkemizin, evlatlarımızın yarınını güvence altına almaktır. Bu nedenle bizler, aileyi güçlendiren her çalışmayı, toplumsal dayanıklılığı artıran stratejik bir adım olarak görüyoruz."
Özgür Özel’in Nevşehir’de Bakan Gürlek’i yuhalatma hamlesi ters tepti
11 Nisan 2026 Cumartesi - 18:12 Özgür Özel’in Nevşehir’de Bakan Gürlek’i yuhalatma hamlesi ters tepti Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Nevşehir mitingi yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Miting alanında organize bir grupla Adalet Bakanı Akın Gürlek’i yuhalatmaya çalıştığı öne sürülen Özel’in sözleri, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Nevşehir ziyaretinde miting alanına önceden yerleştirilen bir grup üzerinden Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik protesto başlatmak istediği iddia edildi. Konuşma sırasında yapılan yönlendirmelerle kalabalığın bir bölümünün yuhalamaya teşvik edildiği öne sürülürken, bu hamle Nevşehir’de bazı vatandaşların tepkisini çekti. Özel’in bu tavrı siyasi nezaket tartışmalarını beraberinde getirirken, alandaki bazı katılımcıların "dışarıdan gelmiş, hemşehrimizi hedef gösteriyor" şeklinde yorumlar yaptığı iddia edildi. Öte yandan çevre illerden gelen partililerle birlikte mitinge 2 bin kişinin katıldığı belirtildi. Özel’in sözleri sonrası gözler memleketi Manisa’ya çevrildi Özel’in konuşmasında kullandığı "Allah kimseyi kendi memleketinde bu hale düşürmesin" ifadeleri ise ayrı bir polemik başlattı. Bu sözlerin ardından gözler Özel’in memleketi Manisa’ya çevrildi. Son dönemde Manisa’da yaşanan protestolar ve özellikle şehit cenazelerinde yükselen tepkilere ilişkin görüntüler yeniden dolaşıma girerken, sosyal medyada Özel’in zor anlar yaşadığı görüntülerin tekrar gündeme taşındığı görüldü. "Özel’in siyaset tarzı CHP içinde homurdanmalara neden oluyor" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine çok yakın olan belediye başkanlarından Özkan Yalım’ın skandal iddialarla gündeme gelmesi sonrası ruh sağlığının bozulduğu yorumları yapılırken, bu sürecin Özel’in miting diline de yansıdığı ileri sürülüyor. Nevşehir mitinginin de bu atmosferde organize edildiği ve "organize yuhalama" iddialarının CHP kulislerinde konuşulduğu belirtilirken, parti içinde istişare mekanizmalarının zayıfladığına yönelik değerlendirmeler kulislere yansıyan iddialar arasında yer alıyor.