POLİTİKA
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:57 Balıkesir Büyükşehir Belediyesinden ’soruşturma’ açıklaması İçişleri Bakanlığı, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın hakkında 2024 yılında gerçekleştirilen bir ihaleye ilişkin soruşturma izni verdi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ise belediye bütçesinden herhangi bir ödeme yapılmadığını ve bu nedenle kamu zararı oluşmadığını açıkladı. Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca belediye başkanları, ihale yetkilisi veya harcama yetkilisi sıfatını taşımamaktadır. Bu kapsamda, söz konusu işin nasıl yapılacağına ilişkin Belediye Başkanımızın herhangi bir talimatı, yazılı emri ya da dahli bulunmamaktadır. Söz konusu işlemin tespitinin hemen ardından süreç derhal durdurulmuş, belediye bütçesinden herhangi bir ödeme yapılmamış ve bu nedenle kamu zararı oluşmamıştır". Sorumlular hakkında en ağır idari işlemler uygulandığı belirtilen açıklamanın devamında, "Konunun öğrenilmesiyle birlikte gerekli idari işlemler gecikmeksizin tesis edilmiştir. Bu kapsamda, İlgili Daire Başkanı görevden alınmış, hakkında idari soruşturma başlatılmış, Disiplin Kurulu tarafından en ağır disiplin cezalarından biri olan, "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası verilmiş ve cezai yönden gerekli işlemlerin yürütülmesi amacıyla dosya Balıkesir Valiliği’ne intikal ettirilmiştir" açıklaması yapıldı. Kamu yararı ve şeffaf yönetim ilkesi kararlılıkla sürüyor Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak, Balıkesir halkının emanet ettiği kaynakları, şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukuka bağlılık ilkeleri doğrultusunda yönetmeye devam edeceğimizi, kamu yararını her şartta ön planda tutacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz açıklaması yapıldı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:54 Başkan Hallaç uluslararası sempozyuma ev sahipliği yaptı Adıyaman’ın Kahta ilçe Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç öncülüğünde Kahta, uluslararası düzeyde önemli bir ilmi buluşmaya ev sahipliği yaptı. Kâhta Belediyesi’nin paydaş olduğu ve Adıyaman Üniversitesi tarafından düzenlenen "Uluslararası Sahabe ve Safvan b. Muattal Sempozyumu" kapsamında Kahta’ya gelen yerli ve yabancı akademisyenler, Kâhta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç’ı makamında ziyaret etti. 07-09 Mayıs tarihleri arasında Adıyaman’da düzenlenen ve "Sahabe ve Kardeşlik Hukuku" temasıyla gerçekleştirilen sempozyuma; Kâhta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş ile çok sayıda akademisyen katıldı. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden ve yurt dışından gelen akademisyenleri makamında ağırlayan Başkan Hallaç, Kahta’nın tarihi, kültürel ve turistik değerleri hakkında kapsamlı bilgiler vererek ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Program kapsamında akademisyenler, Safvan Bin Muattal Camii ve Külliyesi başta olmak üzere Kâhta’nın tarihi ve turistik mekânlarını ziyaret etti. İlçenin manevi mirası ve kültürel zenginlikleri, konuk akademisyenlerden büyük ilgi gördü. Sempozyum programında konuşan Rektör Prof. Dr. Mehmet Keleş, bu yılki sempozyumda yalnızca ilmî bir konunun değil; insanlığın bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu kardeşlik, merhamet ve birlikte yaşama ahlâkının ele alındığını ifade etti. Kâhta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç ise konuşmasında, Safvan b. Muattal’ın iffetli, sadık ve vakar sahibi kişiliğiyle sahabe ahlakının önemli temsilcilerinden biri olduğunu belirterek, kabrinin Adıyaman’da bulunmasının şehre önemli bir manevi sorumluluk yüklediğini söyledi. Başkan Hallaç ayrıca, Kâhta’nın yalnızca tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda manevi değerleriyle de önemli bir merkez olduğunu ifade etti. Böylesine anlamlı bir sempozyumun Kâhta’da gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Hallaç, programa emeği geçen herkese teşekkür etti. Başkan Hallaç, sempozyumun ilim dünyasına ve toplumsal birlik anlayışına önemli katkılar sunmasını temenni etti. Program, hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Tarım ve Orman Bakanlığından, bir çiftçinin satamadığı kıvırcıkların koyunlara yem edildiği iddialarına yalanlama
09 Nisan 2026 Perşembe - 19:29 Tarım ve Orman Bakanlığından, bir çiftçinin satamadığı kıvırcıkların koyunlara yem edildiği iddialarına yalanlama Tarım ve Orman Bakanlığı, sosyal medyada Mersin’in Tarsus ilçesinde bir çiftçinin kıvırcık marullarını satamadığı için ürünlerin tarlada kalarak koyunlara yem edildiğine dair paylaşımların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya platformlarında, Mersin’in Tarsus ilçesinde bir çiftçimizin kıvırcık marullarını satamadığı için ürünlerin tarlada kalarak koyunlara yem edildiğine dair yer alan paylaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır. Bahse konu videonun çekildiği arazi, Tarsus ilçesi Kulak Mahallesi’nde, bir üreticimiz tarafından işlenmektedir. Yapılan incelemede, üreticimiz ürününü henüz tarladayken satmıştır. Ürünü satın alan kişi, marulların büyük bir çoğunluğunu hasat ederek pazara sunmuş, tarlada kalan ürün ise kalite standartlarının düşük olması nedeniyle alıcı tarafından hasat edilmemiştir. Tarla sahibi üreticimiz, bir sonraki üretim sezonu için fotoğraflarda da yer aldığı gibi tarlasının bir kısmına karpuz fidesi dikmiştir. Tarlada kalitesinden dolayı hasat edilmeyen ürünlerin küçükbaşlar tarafından tüketildiği esnada, başka bir kişi tarafından olay kayda alınmış ve çarpıtılarak sosyal medyadan paylaşılmıştır. Söz konusu üreticimiz, paylaşılan videonun içeriğiyle bir ilgisinin olmadığını, ürününü sattığını ve şu an söz konusu arazide karpuz ekili olduğunu resmi makamlara beyan etmiştir. Sosyal medya mecralarında dolaşıma sokulan iddialar gerçeği yansıtmamakta olup, tarımsal üretim süreçlerindeki olağan hasat artığı ve ürün değişimi işlemleri manipüle edilerek kamuoyu yanıltılmaya çalışılmıştır. Bu vesileyle Tarım ve Orman Bakanlığı olarak üreticilerimizin her daim yanında olduğumuzu, dezenformasyon içeren paylaşımlara karşı hassasiyetle yaklaştığımızı bir kez daha kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız" ifadelerine yer verildi.
Bakan Bak Akkuyu NGS’de konuştu: "Büyüyen, gelişen, güçlü bir Türkiye var"
09 Nisan 2026 Perşembe - 18:55 Bakan Bak Akkuyu NGS’de konuştu: "Büyüyen, gelişen, güçlü bir Türkiye var" Mersin’de yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ni (NGS) mühendis adaylarıyla ziyaret eden Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "İran ile İsrail ve Amerika arasındaki savaş sürecinde Hürmüz Boğazının kapatılması, dünyada enerji güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu ifade eden bir süreç oldu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyoruz; gerçekten bugüne kadar ne kadar önemli adımlar attığını görüyoruz "dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, ’Genç Enerji-Akkuyu Nükleer Programı’ çerçevesinde Gülnar ilçesinde yapımı devam eden Akkuyu NGS’yi, Diyarbakır’dan gelen mühendislik fakültesi öğrencileri ile gezdi. Akkuyu Eğitim Merkezinde bilgi alan Bakan Bak, öğrencilerin izlenimlerini de sordu. Öğrenciler, Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 10’unun karşılayacak NGS’yi ziyaret edip önemli bir tecrübe elde etme fırsatı yakaladıklarını söyledi. Daha sonra santralin seyir terasına geçen Bak, Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh ve diğer yetkililerle görüştü, öğrencilere katılım belgesi vererek onlarla özçekim yaptı. Bugün gençlerle beraber Türkiye’nin nükleer yatırımlarının en önemlisi olan Akkuyu Santralini ziyaret ettiklerini belirten Bakan Bak, "Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak Enerji Bakanlığımızla beraber ortak yürüttüğümüz ’Genç Enerji’ projesi çerçevesinde geçen yıldan itibaren üniversitelerden yaklaşık 200 öğrenci nükleer santrali ziyarete getirilmişti. Bu yılki yapılan planlamada ülkemizin mühendislik bölümlerinde okuyan yaklaşık 500 öğrencimizi buraya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanımızın ne kadar önemli adımlar attığını görüyoruz" Çukurova Basketbol Takımının Avrupa Kupası finalini de Mersin’de izleyeceklerini belirten Bakan Bak, "Hem onu izlemeye geldik hem de gençlerimizle beraber buradaki çalışmaları yerinde görmeye geldik. Gerçekten ülkemiz açısından da önemli. Ben de tabii kendim makine mühendisiyim. O zaman okuduğumuz yıllarda nükleer enerji kürsüsü vardı bizim Teknik İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi’nde. Oraya gitmiştim nükleer kürsüye, sormuştuk; ’İşte nükleer çalışmak istiyorum, santral var mı?’. Tabii ülkemizde santral olmadığı için ben fikrimi değiştirmiştim o zaman otomotiv ve endüstri mühendisliği üzerine çalışmaya karar vermiştim. Ama şimdi çok şükür gençlerimizin heyecanını gördük, burada onlara santralin nasıl işlediğini anlattılar. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyoruz; gerçekten bugüne kadar ne kadar önemli adımlar attığını görüyoruz" diye konuştu. "Büyüyen, gelişen, güçlü bir Türkiye var" Dünyada yaşanan krizlerde de enerji arzının ne kadar önemli olduğunun ortaya çıktığını kaydeden Bak, "İran ile İsrail ve Amerika arasındaki bu savaş sürecinde Hürmüz Boğazının kapatılması, dünyada enerji güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu ifade eden bir süreç oldu. Ülkemizin yaklaşık elektrik ihtiyacının yüzde 10’u gibi bir kapasitesini karşılayacak olan tesisi canlı olarak görmek de çok heyecan verici bir mühendis olarak. Bütün gençlerimizi heyecanlandırdı. Onların soruları oldu, ilgililerden cevaplarını aldılar, kafalarında enerjiyle ilgili konular ortaya çıktı. Bu ülkenin enerjiye ihtiyacı var. Büyüyen, gelişen, güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayinden teknolojiye kadar pek çok alanda. Ama enerji konusunda da çok büyük yatırımlar yapıldı. Hem hidrolik yatırımlar hem güneş enerjisi hem rüzgar başta olmak üzere yatırımlar yapıldı. Bu da nükleer kısmı. Bundan sonraki süreçte inanıyoruz ki dünyada da bir trend var malumunuz nükleer enerjiye dönüşle alakalı. Almanya’da da bunu görüyoruz. Ama her şeyin özeti şu. Biz gençlerimizin çok iyi yetişmesini istiyoruz. Bu süreçte onlarca, yüzlerce gencimiz Moskova’ya gitti, orada eğitimler aldılar. Siz de onları takip edeceksiniz, gelecekte de bu yapılacak olan santrallerin ülkemizde enerji konusunda sizler görev alacaksınız, sizler yapacaksınız. Ama bu bir hatıra, bu bir tarihi bir gün sizler açısından da. Bunları arkadaşlarınıza, çevrenize anlatın. Türkiye’nin enerji macerasını, nükleer enerji macerasını yaşamış oluyorsunuz" diye konuştu. "Türkiye bu bölgede güçlü olmaya devam edecek" Savunma sanayiinde ve enerji alanında da güçlü bir Türkiye olduğuna değinen Bakan Bak, "Her zaman söylüyorum yaptığımız çalışmalar, Türkiye bir enerji köprüsü, pek çok boru hattının, enerji hattının aktığı bir köprü. Bunu da çok iyi şekilde değerlendirmemiz lazım. Türkiye bu bölgede güçlü olmaya devam edecek. Cumhurbaşkanımıza liderliği için teşekkür ediyoruz, Enerji Bakanlığımıza da bu projedeki çabalarından dolayı teşekkür ediyoruz. Gençlerimize güveniyoruz, size inanıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı. Programda Bakan Bak’a, Vali Atilla Toros, AK Parti Mersin milletvekilleri Ali Kıratlı, Hasan Ufuk Çakır ve AK Parti İl Başkanı Adem Aldemir’de eşlik etti.
AK Parti Sözcüsü Çelik: "AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar, biz bugüne kadar sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz"
09 Nisan 2026 Perşembe - 18:32 AK Parti Sözcüsü Çelik: "AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar, biz bugüne kadar sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrısına ilişkin, "AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar. Biz bugüne kadar defalarca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) devam ederken basın açıklaması gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle AK Parti MYK’da bir değişiklik olduğunu ifade eden Çelik, Çevre ve Şehircilik Başkanlığı’na Sevilay Tuncer’in yerine MKYK Üyesi ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan’ın geldiğini söyledi. İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde meydana gelen terör saldırısını tüm boyutları ile takip ettiklerini ve bu tür eylemlerin hiçbirinin tesadüfen gerçekleştirilen eylemler olmadığına dikkati çeken Çelik, çeşitli illerde operasyonların yapıldığını ve terörün üzerine kararlılıkla gidildiğinin altını çizdi. "‘Bir gecede sizi taş çağına çeviririz’ söylemlerinin herhangi bir barış perspektifine hizmet etmediği açıktır" İran’ın ABD ve İsrail tarafından uğradığı haksız ve hukuksuz saldırıların insani açıdan vahim sonuçlar doğurduğunu kaydeden Çelik, "Hem bölgesel hem küresel barışı etkileyecek çok kötü neticeler oluşturdu. Bunu tüm boyutlarıyla hep beraber izledik. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, tedarik zincirleri, enerji konusu ve gıda konusu son derece önemli ama en önemlisi o bombaların altında sebepsiz yere can veren masumlar var. Dolayısıyla biz, barış dediğimizde bizim anladığımız daha çok masum kanı dökülmesindir. Aynı savaşın ilk günlerinde okuldaki kız çocuklarının bombalamayla öldürülmesi gibi asıl baktığımız yer o masum kız çocuklarının hayatıdır. Tüm boyutları ile takip ediyoruz, inceliyoruz. Değerlendirme yaptığımızda önemli olan kalıcı ateşkesle birlikte barışın çerçevesinin ortaya çıkmasıdır. ‘Bir gecede sizi taş çağına çeviririz’ söylemlerinin herhangi bir barış perspektifine hizmet etmediği açıktır. Bizim de buradaki odaklandığımız nokta esas olarak bir barış çerçevesinin ortaya çıkmasıydı ama geçici ateşkes meselesi konuları çözmüyor, önemli olan kalıcı bir barışa ulaşılmasıdır" ifadelerini kullandı. "İsrail kendi sınırlarına kendi kafasına göre karar veriyor, bunu da dini bir fanatizmle yapıyor" ABD ve İran arasında bir barışın olması gerektiği konusunda bütün dünyanın ortaya irade koyduğu ortamda İsrail’in Lübnan’a saldırılarının devam ettiğini aktaran Çelik, "İsrail kendi sınırlarına kendi kafasına göre karar veriyor. Üstelik bunu teolojik bir şekilde dini bir fanatizmle yapıyor. Bunu açıkça da ifade ediyorlar" dedi. "ABD’nin İran’a tek taraflı olarak ödev verme yaklaşımı var" ABD ile İran arasında Pakistan’da yapılması beklenilen barış görüşmelerinin çok önemli olacağını söyleyen Çelik, "Çok kırılgan bir barış ortamı var. İran, ’şimdiden 10 maddenin 3’ü şimdiden ihlal edildi’ diyor. Barış görüşmesine Pakistan’a gidecek olan ABD heyeti adına yapılan açıklamalarda bir müzakereden ziyade tek taraflı olarak İran’a ödev verme yaklaşımı var. Halbuki barış karşılıklı atılması gereken adımlarla olur. Sonuçta iki taraf da köprüde yürür ve köprünün ortasında buluşur. Ama, sadece bir taraf dönük olarak talimat verir gibi, ‘kırmızı ışıkta dur, sarı ışıkta bekle, yeşil ışıkta geç’ gibisinden bir uluslararası ilişkiler deklarasyonu tek taraflı olmaz. Burada çift taraflı bir yaklaşım gerekir. Asıl sorumluluk bu savaşı başlatanların üzerindedir. Bir devlete barışçıl da olsa şu programlarından vazgeç, savunma sanayiinle ilgili sistemleri yapma, egemenlik alanını üzerindeki boğazların ya da toprakların üzerindeki egemenlik haklarını devret gibi bir yaklaşım barışı getirmez. Barış yapmak istiyorsanız galip gelseniz bile aşırı şartlar dayatmayacaksınız. Hiçbir zaman unutmayalım, saldırıyı İran başlatmadı. Netice itibarıyla İran halkı burada mağdurdur. Burada doğru yolun bulunması için saldırıyı başlatanların bu çerçeveye riayeti esas ölçüdür. İran’ın da riayet etmesi gerekecektir. Bir taraf hiçbir ilkeye riayet etmesin, öbür tarafa verdiğimiz ödevlerin tamamını yerine getirsin demek barış değil demek değildir, o teslimiyettir. Teslimiyet dayatması ile barış çıkmaz" açıklamasında bulundu. "Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurulmasını önerdiği diplomasi masası krizlerden çıkış için siyasi pusuladır" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurulmasını önerdiği diplomasi masasının ortaya çıkan krizlerden çıkılması için siyasi pusula olduğunu dile getiren Çelik, "Pakistanlı kardeşlerimizin buradaki iradesi, gayreti, emeği ve yaklaşımı son derece saygı değerdir. Başarılı olmaları için hem dua ediyoruz hem de Cumhurbaşkanımız bütün desteğini veriyor ama bu bütün dünyanın sahip çıkması gereken ve bu iradeyi koyması gereken bir durumdur" diye konuştu. Bölgede ve Körfez ülkelerinde ortaya çıkan fay kırıklıklarının tamirinin uzun yıllar alacağını belirten Çelik, "İran’ın karşı karşıya kaldığı zararların tazmini çok önemli olacaktır. Bu vesileyle Atlantik ve NATO İttifakı içerisinde ABD ile Avrupa Birliği arasındaki çatlakların bu derece belirginleşmiş olması varsa artık bir düzeninin geleceği açısından ya da yeni bir düzenin ne şekilde oluşacağı açısından da problemdir. Bu düzen meselesinde de herkes konuşurken yeni güvenlik mimarileri olur mu? yaklaşımı sergiliyor. Zaten işe buradan başlamak düğmeyi tersten iliklemek oluyor. Önemli olan uluslararası toplumu bundan sonrasında yönetecek temel siyasi ve ahlaki değerler ne olacaktır. Bunların hepsi neredeyse 1-2 sene içerisinde İsrail tarafından çiğnendi ve buna çok az ülke ses çıkardı. Şimdi de kimsenin bununla yüzleşeceği bir ortam kalmadı" değerlendirmesinde bulundu. "Atlantik İttifakı’nın bir bakıma kendi geleceği ile yüzleşeceği bir tablo ortaya çıkacak" Ortaya çıkan yeni düzen tartışmaların gelecek aylarda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesini çok daha kritik hale getirdiğini dile getiren Çelik, "Burada Atlantik İttifakı’nın bir bakıma kendi geleceği ile yüzleşeceği, ABD ile Avrupa’nın ilişkilerinin güvenlik mimarisi açısından kendi geleceği ile yüzleşeceği bir tablo ortaya çıkacak. Belki de bazıları açısından tamam mı? Devam mı? gibisinden bir sorunun cevabının bulunacağı bir tablo net bir şekilde ortaya çıkacak. Son zamanlarda Venezuela ve İran’da yapılanlar dünya sistemi için kötü örnekler ortaya koymuştur. Temel değerlerin yıpranması temel güvenlik mimarilerinin de işlemesinde büyük aksaklıkların ortaya çıktığını göstermiştir" diye konuştu. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Silah bırakma aşaması teyit edildiğinde yasal düzenlemeler meclis usulleriyle ortaklaştırılır ve sonuca varılır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "Sembolik olarak bir silah yakma oldu ama onun sonrasında sistematik olarak devam etmesi gerekiyor. Terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili safahatın tam görülmesi gerekiyor. Bu safahatın tam görülmesiyle beraber ki devlet kurumları devlet politikası çerçevesinde görevlerine devam ediyorlar. Teyit ve tekit mekanizması son derece verimli bir şekilde çalışıyor. Dolayısıyla terör örgütünün silah bırakma aşaması teyit edildiğinde zaten yasal düzenlemelerle ilgili partilerin çalışmaları var. Partilerin kendi arasındaki olağan meclis usulleriyle ortaklaştırılır ve sonuca varılır. Bugünün dünyasında terörün ilkelliğinden hem bölgenin hem de Türkiye’nin kurtarılması gerekir" cevabını verdi. "AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar, biz bugüne kadar sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz" CHP Genel Başkanı Özel’in ara seçim çağrısının sorulması üzerine Çelik, "CHP’nin Türk siyasi hayatında en temel tanımlarından bir tanesi ‘kurultaylar’ partisidir. Canı sıkıldıkça kurultaya giden bir partidir. Biz ‘CHP’nin Türkiye’nin istikrarı hakkında söyleyecek bir sözü yoktur çünkü kendi istikrarını sağlayamamış bir partidir’ deriz. O kurultay mantığı olduğu için de zannediyor ki Türkiye’de o mantıkla yönetiliyor. Siz Türkiye’nin istikrarlı yönetiminden, Türkiye’nin ulaşması gereken hedeflerden bahsettiğinizde AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar. Biz bugüne kadar defalarca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz. Bizim en sevdiğimiz şey sandık ama Türkiye’nin istikrarı ve ulaşılması gereken hedefler ve etrafındaki tabloya baktığında biz seçimlerin doğru bir şekilde zamanında yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Hükümetin seçimde vatandaşın verdiği süreyi en iyi şekilde değerlendirmekle ilgili mükellefiyeti vardır. Kendi kurultay simülasyonunu Türkiye siyasetine yansıtmaya çalışıyorlar, bizim açımızdan herhangi bir hükmü yok" ifadelerini kullandı. "Bursa’mız için hayırlı, uğurlu olsun" Mustafa Bozbey’in Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılması nedeniyle yapılan oylama sonucunda Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin AK Parti’ye geçmesinin sorulması üzerine Çelik, "Bursa Belediye Meclisinde çoğunluk Cumhur İttifakındaydı. Belediye Başkanı’nın yargısal süreçleri neticesinde görevden alınmasından sonra demokratik mekanizma işledi. Orada Cumhur İttifakının adayı, ittifakın ve bağımsızların oylarını alarak bu sonucu elde etti. Seçime girip girmemeleri onların bileceği iş, bizi ilgilendirmez. Yargısal süreçler biliniyor, her şey kamuoyu önünde gerçekleşti. Kazanan arkadaşımızı tebrik ediyoruz. Bursa’mız için hayırlı, uğurlu olsun" açıklamasında bulundu.
DMM: "Uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı iddiaları açık bir dezenformasyondur"
09 Nisan 2026 Perşembe - 17:49 DMM: "Uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı iddiaları açık bir dezenformasyondur" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin açıklamasında, "‘Uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı’ ve bunun yağışları etkilediği yönünde ortaya atılan iddialar daha önce de Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz tarafından yalanlanmış olup; açık bir dezenformasyondur" ifadeleri kullanıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan görüntüler üzerinden, ‘uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı’ ve bunun yağışları etkilediği yönünde ortaya atılan iddialara ilişkin açıklama yapıldı. DMM’nin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda görüntülerin daha önce de yalanlandığı belirtilerek "Bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan görüntüler üzerinden ’uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı’ ve bunun yağışları etkilediği yönünde ortaya atılan iddialar daha önce de Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz tarafından yalanlanmış olup; açık bir dezenformasyondur" açıklamasında bulunuldu. Görüntülerde yer alan izlerin, uçakların yüksek irtifada oluşturduğu ‘kuyruk izi’ olarak bilinen doğal oluşumlar olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu izler, uygun sıcaklık ve nem şartlarında su buharının yoğunlaşmasıyla oluşmakta; atmosfer şartlarına bağlı olarak değişik renkler almakta ve bir süre kalıp dağılabilmektedir. Bu izlerin hava olaylarını kontrol etmek ya da yağışları engellemek gibi bir etkisi bulunmamaktadır. Kamuoyunda korku ve belirsizlik oluşturmayı amaçlayan bu tür asılsız içeriklere itibar edilmemesi önemle rica olunur."
AK Parti’nin kazandığı seçimde CHP’li üye ’boş’ oy attığını itiraf etti
09 Nisan 2026 Perşembe - 17:25 AK Parti’nin kazandığı seçimde CHP’li üye ’boş’ oy attığını itiraf etti Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) oy çoğunluğuna rağmen geçtiğimiz günlerde yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçimleri AK Parti’ye kaybetmesinin yankıları sürerken CHP Bilecik İl Başkanı Ali Özdemir, kendi adaylarına boş oy atan parti üyesini tespit ettikleri ve kendisinin de bu olayı itiraf ettiğini söyledi. CHP’nin 10, AK Parti 8, MHP 2 ve İYİ Parti’nin 2 sandalye sahibi olduğu Bilecik İl Genel Meclisindeki seçimlerde, mevcut Başkan Ramazan Kurtulmuş 11, CHP’nin İsmail Hakkı Elmas 9 oy alırken, 2 oy boş çıktı. Bu sonuçlar sonrasında mevcut Başkan Ramazan Kurtulmuş 3 yıllık dönem için yeniden başkan seçilmişti. "Hem partiden hem de il genel meclis üyelikten istifa dilekçelerini verdiler" Seçim sonrası 10 sandalyesi bulunan CHP’ye 9 oy çıkması şok etkisi oluştururken, CHP Bilecik İl Başkanı Ali Özdemir, seçimlerinde kendi adaylarına boş oy atan parti üyesini tespit ettikleri ve kendisinin de bu olayı itiraf ettiğini söyledi. Özdemir, "Geçtiğimiz günlerde İl Genel Meclisi başkanlığı seçimiyle ilgili bir malum kazası yaşadığımızı tüm kamuoyu biliyor. Bu olaydan sonra biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak üzerimize düşen sorumluluk çerçevesinde, partimizin tüzükleri ve partimizin bugüne kadarki ilkeleri doğrultusunda gerekeni yapmak adına araştırmayı başlattık. Bu araştırma esnasında tabii ki elimize bir takım doneler geçti. Bu donelerden yola çıkarak bu kişiyi tespit etmeye çalıştık. Şimdi İl Genel Meclis Başkanlığı seçimine gittiğimizde küçük bir seçim sandığı vardı. Küçük bir seçim sandığı olduğu için seçim sandığında atılan oyların hepsi üst üste düşüyordu. Üst üste düştüğü için kimin nereye oy verdiği oyların sayımı sırasında da ortaya çıkıyordu. Biz bu konuda özellikle sandığın karışmasını istedik, ama sandık çok küçük olduğu için karışma olmadı. Karışma olmadığı için bir, iki, üç açılıyor AK Parti, sonrasında CHP, CHP ve 7’nci oya gelince boş. Sonra yine bizim adayımızın oy çıkıyor. Yani buradan anladığımız bizim yedinci sırada oy kullanan Mehmet Gündüz arkadaşımız burada boş attığı ortaya çıkıyor. Seçime geldikten sonra İl Genel Meclisi üyesi arkadaşlarımız ’Bu zan altında duramayız, biz bu zan altında barınamayız. Dolayısıyla biz onurumuzla istifa ediyoruz’ diye hem partiden hem de İl Genel Meclisi üyeliğinden istifa dilekçeleri bizzat tarafıma ilettiler" dedi. "Dün aradığımda ’Başkanım ne olur benimle ekmeğimle oynamayın’ cevabı verdi" dedi. Özdemir, açıklamasının devamında, bu olayın ortaya çıkmasının ardından 10 kişiyi tek tek odasına çağırdığı anlatarak, "İlk olarak sıra İnhisar İl Genel Meclis Üyesi arkadaşımız Mehmet Gündüz’e geldiğinde ’Neden yaptı’ dedim. Bana ’Başkanım ben yapmadım’ demesi üzerine görüntüler olduğu ve izlemesi gerektiğini söylememin ardından itiraf etti kendinin yaptığını, bizim için itiraf etmesi yeterli değil. Bunu nasıl yaptığı bizim için önem arz ediyor. Kendisine sormama rağmen kendisi şunu söyledi, ’Buradan çıkalım başkanım arkadaşlarının yüzüne bakamam ve dışarıda bu konuyu detaylarıyla size anlatacağım’ dedi. Gittiğimizde kendisi iki kişinin kendisiyle görüşmeye geldiğini, kendisine birtakım vaatlerde bulunduğunu, bunun ekonomik vaatler olduğunu, iş vaatleri olduğunu, terfi vaatleri olduğunu bütün bunların hepsini dile getirdi. Bunları dile getirdikten sonra ’Bana müsaade edin, bunları ben size belgeleyeceğim’ dedi. Dün sabah itibariyle kendisini aradım. Bu konuda bir gelişme var mı diye sorduğumda ’Başkanım ne olur ekmeğimle oynamayın’ cevabı verdi. ’Bu konuyla ilgili bana biraz süre tanıyın’ dedi. Tamam, sana süreyi tanıyoruz dedim ve konu orda bitti" dedi. "Disiplin kurumuna sevk edildi" CHP Bilecik İl Başkanı Ali Özdemir, İnhisar İl Genel Meclis Üyesi Mehmet Gündüz’ün Disiplin Kuruluna sevk edildiğini anlatarak, "Parti içi yargı organları, parti içindeki organlar bu konuyla ilgili gereğini yapacaktır. Bundan sonra arkadaşın onurlu davranıp İl Genel Meclisi üyeliğinden de istifa edip ayrılmasını uygun buluyoruz. Kendisinin takdirine bırakıyoruz" dedi. "Bu seçim bana göre tamamen şaibeli bir seçim" Özdemir, son olarak, "Bu seçim bana göre tamamen şaibeli bir seçim. Bugüne kadar Bilecik tarihinde görülmemiş bir seçim. Bu olaylara tenezzül edenleri şiddetle kınıyorum. Bu olaylara teşebbüs edip buna aracı olanları, bu konulara girenleri şiddetle kınıyorum. Ama şu andan itibaren bizim nezrimizde seçilen İl Genel Meclisi Başkanı meşru bir başkan değildir, şaibeli bir başkandır. Şaibeli bir başkan olması münasebetiyle kendisine düşen istifa etmektir. İstifa edip seçimi yenilenmesidir. Bu konuda da onların da yeterli duyarlılığı göstereceğine inanıyorum" dedi.
Başkan Ertaş, basınla buluştu: 2 yıllık hizmetleri anlattı
09 Nisan 2026 Perşembe - 17:07 Başkan Ertaş, basınla buluştu: 2 yıllık hizmetleri anlattı Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, göreve geldiği günden bu yana geçen iki yıllık süreçte gerçekleştirilen çalışmaları düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaştı. Toplantıda seçim dönemi projeleri, tamamlanan çalışmalar ve devam eden yatırımlara ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunulurken, basın mensuplarının soruları da yanıtlandı. Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, daire müdürleri ve ilçede görev yapan çok sayıda basın mensubu katıldı. Program, iki yıllık faaliyetleri kapsayan sunum videosunun izlenmesiyle başladı. Ardından Başkan Ertaş, temel belediyecilik hizmetlerinden sosyal, kültürel, eğitim ve sağlık alanındaki çalışmalara kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. Belediye meclis üyelerinin özverili çalışmalarına da değinen Ertaş, hem mesleki alanlarda hem de görev aldıkları komisyonlar kapsamında ekip ruhuyla önemli katkılar sunduklarını ifade etti. Başkan Ertaş konuşmasında: "Göreve başladığımız günden bu yana geride bıraktığımız iki yıllık süreçte gerçekleştirdiğimiz faaliyetleri sizlerle ve kamuoyuyla paylaşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu süre içerisinde çalışmalarımızı yürütürken; tüm kurum ve kuruluşlarımızla iş birliği içerisinde olmaya, başta muhtarlarımız ve esnaflarımız olmak üzere toplumun her kesimiyle sürekli diyalog halinde bulunmaya büyük önem verdik. İki yıl içinde birçok projeyi hayata geçirdik. Hemşehrilerimize verdiğimiz sözleri yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çalışmaya da devam ediyoruz. Tüm bu çalışmaları gerçekleştirirken şeffaflığı ve kamuoyuna hesap verebilirliği temel ilke olarak benimsedik. Bu doğrultuda; neler yaptığımızı, hangi projeleri hayata geçirdiğimizi, hangi konularda eksik kaldığımızı ve önümüzdeki süreçte neleri planladığımızı sizlerle açık bir şekilde paylaşıyoruz" dedi. Toplantıda gündeme ilişkin soruları da yanıtlayan Başkan Ertaş, Belediye Meclisi’nde gündeme getirilen doğrudan temin ve alımlarla ilgili eleştirilere açıklık getirdi. Edremit Belediyesi’nin Sayıştay ve mülkiye müfettişleri tarafından denetlendiğini belirten Ertaş, özellikle 2024 ve 2025 yıllarına yönelik denetimlerde mevzuata aykırı herhangi bir duruma rastlanmadığını, aksine çalışmaların denetçiler tarafından olumlu karşılandığını ifade etti. İlçedeki kentsel projelere de değinen Ertaş, ilçe merkezinde bir bölümü yıkılan ve "İstanbul Oteli" olarak bilinen alanla ilgili kamulaştırma çalışmalarının sürdüğünü, taşınmazın bu süreçte sahipleri tarafından satılmış olmasına rağmen yasal çerçevede işlemlerin devam edeceğini söyledi. Başkan Ertaş ayrıca, ilçe merkezinin önemli noktalarından biri olan Hürriyet Caddesi’nin, kent dokusuna uygun şekilde "prestij caddesi" olarak yeniden düzenlenmesi için proje hazırlandığını da açıkladı. Toplantı, basın mensuplarının sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Bakan Yardımcısı Yılmaz’dan Kula ziyareti
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:46 Bakan Yardımcısı Yılmaz’dan Kula ziyareti Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, Manisa’nın Kula ilçesinde bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulundu. Nazif Yılmaz’ın Kula’daki ilk durağı Kula Gençlik Kampı oldu. 6-12 Nisan Polis Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen programda ilçede görev yapan polisler ve eşleriyle bir araya gelen Yılmaz, programın ardından kamp alanını gezerek yetkililerden bilgi aldı. Programda konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, Kula’da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Kamu kurumlarımızın uyum içerisinde çalışması, vatandaşlarımıza sunulan hizmet kalitesini artırmaktadır. Emniyet teşkilatımız da bu anlamda büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Polis Haftası dolayısıyla tüm emniyet mensuplarımızı tebrik ediyorum" dedi. Kula Kaymakamı Talha Altuntaş ise konuşmasında, ilçede düzenlenen bu tür programların kurumlar arası birlik ve beraberliği güçlendirdiğini ifade ederek, "İlçemizde görev yapan emniyet mensuplarımızın her zaman yanındayız. Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan tüm polislerimize teşekkür ediyor, Polis Haftası’nı kutluyorum" diye konuştu. Kamp ziyaretinin ardından Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı’nı ziyaret eden Yılmaz, daha sonra tarihi Kula evlerinde incelemelerde bulundu. Gerçekleştirilen ziyaret ve programlarda Kula Kaymakamı Talha Altuntaş, İlçe Emniyet Müdürü Secaattin Aktay, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Taşçı ve AK Parti Kula İlçe Başkanı Nejat Gülmez de yer aldı.
Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı"
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:42 Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, kadın valilerin olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncü bir rolü olduğuna dikkat çekerek, "100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde görev yapan 10 kadın valinin 9’u, Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde atanmıştır" dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, bir dizi temasta bulunmak üzere geldiği Van’da, Van YYÜ Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa katıldı. "28 Şubat’tan Türkiye Yüzyılına" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihi ve gelecek vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu. "2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest" Programda bir konuşma yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, 2013 yılındaki başörtüsü serbestisinin kadın hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "28 Şubat’ı konuşmak demek aslında sadece 28 Şubat’la hiçbir şey başlamadı ve bitmedi. Biliyorsunuz, o zaman Cumhurbaşkanımız 1994’te ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Aslında yine 28 Şubat’ın devamı sürecinde, Ziya Gökalp’in şiirini okuduğu için hapis cezası alması ve hapishanede bulunması süreci yaşandı. Sonrasında yine bir manşet var ki benim hiç unutamadığım; ’Muhtar bile olamaz’ manşetleri, çünkü kendisine siyasi yasak gelmişti. Türkiye yakın tarihinde, şu an baktığımızda ’Gerçekten bunlar yaşandı mı?’ diyebileceğimiz olaylar yaşadı. Ben bile 28 Şubat ya da 15 Temmuz’la ilgili, kendi hayatımızla ilgili konuşmaya davet edildiğimde diyorum ki; ’Ya gerçekten bunlar yaşandı mı?’ Üstelik bunlar çok uzak zamanlar da değil. Hafızamızı tazelediğimiz zaman; düşünün ki, 2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest. 2013 çok yakın bir zaman. Allah’ın izniyle artık kendi kimliğimize, kendi inancımıza uygun bir şekilde, 2013 yılından itibaren Türkiye’deki tüm kadınlar; eğitimlerine, istidatlarına ve ilgilerine göre her türlü makamda bulunabiliyorlar" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde 9 kadın vali atanıyor" Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadın valilerin görev sürelerine değinen Yiğitbaşı, "Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 10 kadın vali görev yaptı. 100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde Lale Aytaman ilk kadın validir. Lale Aytaman’dan sonra 20 yıl boyunca yeniden atama yapılmıyor ve Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde bu 9 kadın vali atanıyor. Yani bu sayıya da Cumhurbaşkanımızın başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde ulaşılmış oluyor. Birileri; ’Kadınlar eve kapatılacak, araba kullanabilecek mi, şeriat mı geliyor?’ derken; ben diyorum ki, Türkiye tarihinde 10 kadın valinin olmasında Cumhurbaşkanımızın çok önemli, öncü bir rolü var" şeklinde konuştu. "28 Şubat, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi" Darbelerin ekonomik boyutu konusunda bilgi veren Yiğitbaşı, "Aslında bu uzun bir süreç, uzun bir yürüyüştü. Ne yazık ki acı dönemler yaşandı. ’Artık 2000’li yıllardayız, bu ülkede bir daha darbe olamaz, bunlar geride kaldı’ diye düşündüğümüz yıllarda, gözümüzün önünde bir darbe girişimi yaşandı. Bunları gençlerimiz de artık hatırlıyordur diye tahmin ediyorum. Bu da yine Amerika ile ortak hareket eden ve dini sömüren bir grubun; ülkemize, meclisimize, insanlarımıza helikopterlerden, tanklardan ateş açmasıyla 252 şehidimizin olduğu bir darbe girişimiydi. Darbeler konuşulurken ekonomik maliyetleri de unutmamak lazım. Eski Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ın yaptığı bir açıklama var; 28 Şubat darbesinin toplam maliyeti yaklaşık 400 milyar dolar. Yakın dönemde, 2023’te 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bu depremlerin Türkiye’ye maliyeti 104 milyar dolar. Yani 28 Şubat öyle bir süreci getirdi ki, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi. 28 Şubat sürecinden sonra hükümet düştü, koalisyonlar geldi, bankaların içi boşaltıldı, enflasyon yükseldi. Burada vesayet sistemiyle birlikte, kolay yoldan para kazanmaya alışmış belli sermaye gruplarının etkisini ve darbelerin ekonomiye olan bu negatif etkisini de ifade etmek lazım" dedi. Van Valisi Ozan Balcı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap etabının ardından sona erdi.
Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı"
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:41 Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, kadın valilerin olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncü bir rolü olduğuna dikkat çekerek, "100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde görev yapan 10 kadın valinin 9’u, Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde atanmıştır" dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Van’da, Van YYÜ Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa katıldı. "28 Şubat’tan Türkiye Yüzyılına" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihi ve gelecek vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu. "2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest" Programda bir konuşma yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, 2013 yılındaki başörtüsü serbestisinin kadın hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "28 Şubat’ı konuşmak demek aslında sadece 28 Şubat’la hiçbir şey başlamadı ve bitmedi. Biliyorsunuz, o zaman Cumhurbaşkanımız 1994’te ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Aslında yine 28 Şubat’ın devamı sürecinde, Ziya Gökalp’in şiirini okuduğu için hapis cezası alması ve hapishanede bulunması süreci yaşandı. Sonrasında yine bir manşet var ki benim hiç unutamadığım; ’Muhtar bile olamaz’ manşetleri, çünkü kendisine siyasi yasak gelmişti. Türkiye yakın tarihinde, şu an baktığımızda ’Gerçekten bunlar yaşandı mı?’ diyebileceğimiz olaylar yaşadı. Ben bile 28 Şubat ya da 15 Temmuz’la ilgili, kendi hayatımızla ilgili konuşmaya davet edildiğimde diyorum ki; ’Ya gerçekten bunlar yaşandı mı?’ Üstelik bunlar çok uzak zamanlar da değil. Hafızamızı tazelediğimiz zaman; düşünün ki, 2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest. 2013 çok yakın bir zaman. Allah’ın izniyle artık kendi kimliğimize, kendi inancımıza uygun bir şekilde, 2013 yılından itibaren Türkiye’deki tüm kadınlar; eğitimlerine, istidatlarına ve ilgilerine göre her türlü makamda bulunabiliyorlar" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde 9 kadın vali atanıyor" Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadın valilerin görev sürelerine değinen Yiğitbaşı, "Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 10 kadın vali görev yaptı. 100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde Lale Aytaman ilk kadın validir. Lale Aytaman’dan sonra 20 yıl boyunca yeniden atama yapılmıyor ve Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde bu 9 kadın vali atanıyor. Yani bu sayıya da Cumhurbaşkanımızın başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde ulaşılmış oluyor. Birileri; ’Kadınlar eve kapatılacak, araba kullanabilecek mi, şeriat mı geliyor?’ derken; ben diyorum ki, Türkiye tarihinde 10 kadın valinin olmasında Cumhurbaşkanımızın çok önemli, öncü bir rolü var" şeklinde konuştu. "28 Şubat, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi" Darbelerin ekonomik boyutu konusunda bilgi veren Yiğitbaşı, "Aslında bu uzun bir süreç, uzun bir yürüyüştü. Ne yazık ki acı dönemler yaşandı. ’Artık 2000’li yıllardayız, bu ülkede bir daha darbe olamaz, bunlar geride kaldı’ diye düşündüğümüz yıllarda, gözümüzün önünde bir darbe girişimi yaşandı. Bunları gençlerimiz de artık hatırlıyordur diye tahmin ediyorum. Bu da yine Amerika ile ortak hareket eden ve dini sömüren bir grubun; ülkemize, meclisimize, insanlarımıza helikopterlerden, tanklardan ateş açmasıyla 252 şehidimizin olduğu bir darbe girişimiydi. Darbeler konuşulurken ekonomik maliyetleri de unutmamak lazım. Eski Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ın yaptığı bir açıklama var; 28 Şubat darbesinin toplam maliyeti yaklaşık 400 milyar dolar. Yakın dönemde, 2023’te 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bu depremlerin Türkiye’ye maliyeti 104 milyar dolar. Yani 28 Şubat öyle bir süreci getirdi ki, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi. 28 Şubat sürecinden sonra hükümet düştü, koalisyonlar geldi, bankaların içi boşaltıldı, enflasyon yükseldi. Burada vesayet sistemiyle birlikte, kolay yoldan para kazanmaya alışmış belli sermaye gruplarının etkisini ve darbelerin ekonomiye olan bu negatif etkisini de ifade etmek lazım" dedi. Van Valisi Ozan Balcı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap etabının ardından sona erdi. (YS-MSA-Y)
CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz"
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:22 CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, ABD/İsrail ve İran savaşı hakkında "Savaşın kazananı olmaz. Kaybedeni; çocuklar, kadınlar ve kırılgan gruplardır. İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" dedi. CHP lideri Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti. Parti genel merkezinde baş başa görüşmenin ardından açıklama yapan Özel, Türkiye’nin bir an önce erken seçime veya ara seçime gitmesi gerektiğini belirtti. CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un İzmir’deki kooperatif soruşturması kapsamında gözaltına alınması hakkında da konuşan Özel, Erkol’un bir dönem kooperatifte yöneticilik yaptığını ifade etti. Bunun yanı sıra ABD/İsrail ve İran savaşına değinen Özel, savaşın kazananı olmadığını vurgulayarak, bu savaşın bir an önce bitmesi gerektiğini, bu durumun dünya ekonomisini ciddi oranda etkilediğini dile getirdi. "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" ABD/İsrail ve İran arasında yaklaşık 2 aydır süren savaş hakkında konuşan Özel, savaşın kazananının olmadığını belirterek, "İYİ Parti’yle Cumhuriyet Halk Partisi’nin arasındaki ilişki, iyi insanların, birbirini seven insanların, ülkesini, vatanını, bayrağını seven insanların birlikte yürüdükleri, demokrasi yolculuğunda biriktirdikleri, iyi anılarla, dayanışmalarla siyasi tarihimize geçti. Bunu, bundan sonra da bu şekilde sürdürmeye kararlıyız. Savaşın kazananı olmaz. Kaybedeni; çocuklar, kadınlar ve kırılgan gruplardır. İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz. Ama öyle bir savaş ki petrol fiyatlarını etkilediği için başta akaryakıt tüm enerji giderlerini etkiliyor ve Türkiye bu konuda böylesi bir krize bu kadar hazırlıksız ki, petrol fiyatlarında yaşanan her yükseliş, pazarda sivri biberi, domatesi veya sofraya koyacağımız ekmeğin fiyatını etkiliyor" diye konuştu. "Geçim yoksa seçim var dedik" Türkiye’nin bir an önce erken seçime gitmesi gerektiğini ifade eden Özel, "Gelin bir an önce erken seçime gidelim, erken seçim istiyoruz, geçim yoksa seçim var dedik. Kararı millet versin dedik. 5 yılda yetki alabiliyorsan al, yoksa millet ne diyorsa olsun dedik. Biz bu erken seçim talebini dillendirmeye devam ediyoruz. Argümanlardan bir tanesi de ara seçimdir. Ara seçim meselesini 31 Mart günü Bursa’da söylemiştim. Bu milletin önüne bir sandık gelmesi lazım. Öyle veya böyle ara seçimden bahsettim" şeklinde konuştu. "Ümit başkanın ifadesinin alındıktan sonra görevinin başına döneceğini düşünüyorum" CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un İzmir’deki kooperatif soruşturması kapsamında gözaltına alınması üzerine, bu konunun bilirkişi raporlarının hepsinin dosyaya sunulduğunu vurgulayan Özel, "Kooperatifte bir dönem yöneticilik yapmış adı geçiyor. Tahmin ediyoruz o konuda görüşüne başvurulacak. Bu mesele; Kemal Kılıçdaroğlu döneminde İzmir’de kentsel dönüşüm meselesinin deprem zamanında, partimizin iyi niyetle, o dönemdeki yöneticilerimizin ve genel başkanımızın talimatlarıyla ve Ankara İl Başkanımızın içinde bulunduğu bir kooperatif meselesinde, bir kooperatif modeliyle kentsel dönüşümün ve iyi niyetin eseridir. Bir kamu zararının oluşmadığına dair bilirkişi raporları alındı, dosyaya sunuldu. Alınan dosyada tek bir tutuklu kalmadı. Ümit başkanın ifadesinin alındıktan sonra, görevinin başına döneceğini düşünüyorum" ifadelerine yer verdi. "Bazı konularda hemfikir olduk" Baş başa yapılan görüşmede birtakım konularda Özel ile hemfikir olduklarını dile getiren Dervişoğlu, "CHP’nin Genel Başkanı heyetiyle birlikte ziyaret ettiler. Kendileriyle yeniden bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Görüş alışverişinde bulunduk. Son siyasi gelişmeleri, ara seçim ve erken seçimle ilgili görüşleri karşılıklı konuştuk, fikirlerimizi söyledik. Bazı konularda hemfikir olduk" cümlelerine yer verdi.