YEREL HABERLER - 28 Aralık 2011 Çarşamba 13:43

RİZE TABİBLER ODASI BAŞKANI AKGÜL’DEN İLGİNÇ İDDİA

A
A
A
RİZE TABİBLER ODASI BAŞKANI AKGÜL’DEN İLGİNÇ İDDİA

Rize Tabipler Odası Başkanı ve Psikiyatri Doktoru Zelkif Akgül, Türkiye’de televizyon aracılığı ile insanların bilinç altılarının kontrol edildiğini söyledi.
Psikiyatri Doktoru Zelkif Akgül, televizyon kanalları aracılığı ile ritmik görsel ve ses titreşimleri ile insanların hipnoz edildiğini belirtti. Akgül bu metotla insanların siyasi ve ticari olarak yönlendirildiklerini de vurguladı. Akgül konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Ekran üzerinden ritmik görseller ve ses titreşimleri ile sağlanan bir uyum sayesinde kişilerin bilinçleri ve duyguları kontrol altına alınıyor. Bu bir tür hipnozdur. Bunu sağlayabilmek için ise insanların yatkın olduğu ve duygusal hassasiyet duyduğu objeler seçiliyor” dedi.
Akgül, özellikle Amerika Birleşik Devletleri Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın (CIA) bu sistemi kullandığının bilindiğini belirterek, “Bu sayede toplumlarında bilinç altı kontrol altına alınabiliyor. İnsanlar karar verme noktasında farkına varmadan yönlendirilebiliyor. Türkiye’de ve dünyanın bir çok yerinde bu sistemle toplumlar ticari ve siyasi olarak yönetiliyor” diye konuştu.
Ekran üzerinden hipnozun özellikle reklam sektöründe kullanıldığına dikkat çeken Akgül, “Bu yöntem ile özellikle gıda ürünlerinde, hiç ihtiyacımız olmayan ve reklam filmini izleyene kadar almayı düşünmediğimiz bir maddeyi, markete girdiğimizde farkında olmadan alabiliyoruz. Sadece ticari olarak değil siyasi olarak da bu sistem kullanılmaktadır. Ritmik görsel ve ses titreşimleri ile sürekli benzer formatta tekrarlanan haberler belli bir süre sonra, kişinin konuyu yorumlamadan peşinen kabullenmesini sağlamaktadır. Sürekli aynı görsel ritim ve ses titreşimleri ile tekrarlanan haberler kişinin verilmek istenen bilgiye inanmasına neden oluyor. Böylece toplumun duyarlılık alanları, tepkisizliği ve inançları tayin ediliyor” şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa MCBÜ’de ’Afetlerde insan olmak’ sempozyumu Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde düzenlenen "Afetlerde İnsan Olmak" sempozyumunda, afetlerin yalnızca bir doğa olayı değil, aynı zamanda insanlık sınavı olduğu vurgulandı. Uzmanlar, afet öncesi hazırlık, kriz anı yönetimi ve sonrası için toplumsal bilinç çağrısı yaptı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) bünyesinde, MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi ile AFAD Manisa İl Müdürlüğü iş birliğinde "Afetlerde İnsan Olmak" konulu sempozyum gerçekleştirildi. Süleyman Demirel Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa; MCBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer, AFAD Manisa İl Müdürü Osman Pıhtılı, Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Gürhan İnal, Türk Kızılay Manisa Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Özgür Kalenderoğlu, MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Afetlere karşı bilinç vurgusu Açılış konuşmasını yapan Başhekim Prof. Dr. İsmet Topçu, Türkiye’nin deprem, sel ve yangın gibi doğal afetlerin sık yaşandığı bir coğrafyada bulunduğunu belirterek, afetlerin zararlarının ancak bilinçli toplumlarla azaltılabileceğini ifade etti. Topçu, özellikle 6 Şubat depremlerinin afet bilincinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Topçu, "Afetlerin zararını en aza indirmek için toplumda önlem alma ve zarar azaltma bilincini yerleştirmek en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor" dedi. "Afetler bir süreçtir" MCBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer ise afetlerin yalnızca yaşandığı anla sınırlı olmadığını belirterek, "Afet öncesi, anı ve sonrası bir bütün olarak ele alınmalıdır. Üniversitelerin görevi, bu süreçleri bilim ışığında değerlendirmek ve toplumu bilgilendirmektir" diye konuştu. AFAD Manisa İl Müdürü Osman Pıhtılı da afetlerin insanlığın dayanışma yönünü ortaya çıkardığını belirterek, "Afet anında insan olmak; yardıma koşmak, dayanışmayı en güçlü şekilde yaşamaktır. Gerçek insanlık zor zamanlarda ortaya çıkar" ifadelerini kullandı. Pıhtılı, 6 Şubat depremlerinin geniş bir coğrafyada milyonlarca insanı etkilediğini hatırlatarak, afetlere karşı bireysel sorumlulukların da büyük önem taşıdığını vurguladı. Sempozyum kapsamında; "Afetlerde çocuk olmak", "Afetlerde kadın olmak", "Afetlerde yaşlı birey olmak" ve "Afetlerde engelli birey olmak" başlıklarında akademisyenler tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Arama kurtarma ekipleri tanıtım yaptı Programın ardından, Süleyman Demirel Kültür Merkezi bahçesinde kurulan stantlarda arama kurtarma ekipleri araç ve ekipmanlarını tanıttı. Katılımcılar, ekiplerin çalışmalarını yakından inceleme fırsatı buldu. Öte yandan AFAD İzmir İl Müdürlüğü’ne ait simülasyon tırında öğrencilere deprem öncesi, anı ve sonrasında yapılması gerekenler uygulamalı olarak anlatıldı.
Balıkesir Atatürk’ün Burhaniye’ye gelişinin 92. Yıldönümü törenle kutlandı Atatürk’ün Balıkesir’in Burhaniye ilçesine gelişinin 92. yıl dönümü törenlerle kutlandı. Cumhuriyet Meydanında çelenklerin anıta konmasının ardından başlayan törenlerde, günün anlam ve önemi anlatıldı, şiirler okundu ve halk oyunları gösterisi düzenlendi. Cumhuriyet Meydanında düzenlenen törenler büyük ilgi gördü. Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Belediye çelenklerinin anıta konmasının ardından saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. Öğrenciler Atatürk şiirleri okurken, günün anlam ve önemini anlatan konuşmayı da öğretmen Oğuz Üzmez yaptı. Halk Eğitim Merkezi Halk Oyunları ekiplerinin gösterileride törenlere renk kattı. Öğretmen Oğuz Üzmez konuşmasında, "Bugün burada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadelemizin meşalesinin yakıldığı, Kuvayı Milliye ruhunun taçlandığı, gönüllerin güzide şehri Balıkesir’in medarı iftarı Burhaniye’mize gelişinin 92. Yıl dönümü vesilesiyle toplanmış bulunmaktayız. Gazi Paşanın geleceğini önceden haber alan Burhaniyeliler, heyecan ve mutluluk içinde beklemeye başlamışlardı. Saat 22 sularında Atamızı taşıyan araba hükümet konağının önüne yanaşmış, Atatürk de aracından inerek Burhaniye halkını selamlamıştı. Burhaniye halkı Atasına olan sevgisini ve bağlılığını yoğun ilgiyle göstermişti. Mustafa Kemal Atatürk, bu ziyaret ve konaklamasında görmüştür ki; Kuvayı milliye havası içinde tek yürek olan Burhaniyeliler, Atalarına saygı ve bağlılık içindedirler. Böyle bir ecdadın nesli olarak, bu onur ve gurur günümüzün 92. Yıl dönümünde Atamızın manevi huzurunda aynı ruh hali ve heyecanı içinde hoş geldiniz diyor ve bilmeni istiyoruz ki; Kurduğun cumhuriyeti aydınlık bir meşale, başlattığın ilke ve inkılapları yol göstericimiz olarak görüyor, Bu kararlılığımızı sonuna kadar koruyup muhafaza edeceğimize Burhaniyeliler olarak söz veriyor ve tüm dünyaya haykırıyoruz: Ne mutlu Türküm diyene" sözlerine yer verdi.