Son Dakika
|
Romanya Milli Takımı’nda Mircea Lucescu dönemi sona erdi
Fenerbahçe - Beşiktaş derbisinde Yasin Kol düdük çalacak
Burundi'de mühimmat deposunda patlama: 13 ölü, 57 yaralı
Endonezya'da 7.4 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
İran'dan Bulgaristan'a ABD uyarısı
Trump: "İran'da yeni rejimin lideri, ABD'den ateşkes talep etti"
Trump: "ABD'yi NATO'dan çekmeyi ciddi olarak düşünüyorum"
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: Ölü sayısı 19’a yükseldi
Sadettin Saran trafik kazası geçirdi
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın mal varlığına el konuldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Trump: "İran’ın çok geç olmadan bir anlaşma yapmasının zamanı geldi"
Ankara’yı sağanak vurdu!
Irak ile Suriye arasındaki el-Velid Sınır Kapısı 11 yıl sonra yeniden açıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çetintepe Barajı’nın açılışını yaptı
ABD-İsrail saldırılarında İran’ın en yüksek köprülerinden "B1" hedef alındı: 2 ölü
İsrail’in Lübnan saldırılarında can kaybı bin 345’e yükseldi
Kazada Fiat araçlar kağıt gibi ezildi
SAĞLIK
Muş’ta 2 günlük bebek için seferberlik
02 Nisan 2026 Perşembe - 17:08:14
Muş’ta 38 haftalık olarak dünyaya gelen ve doğumsal anomali öyküsü bulunan 2 günlük bebek için ileri tetkik ve tedavi amacıyla sevk kararı alındı. Muş Devlet Hastanesi’nde doğan 2 günlük bebek, ileri tetkik ve tedavi amacıyla ambulans uçakla Ankara’ya sevk edildi. Yenidoğan bebek, hastanede yapılan ilk müdahalenin ardından sağlık ekipleri eşliğinde Muş Sultan Alparslan Havalimanı’na götürüldü. Burada hazır bekleyen Sağlık Bakanlığı’na ait ambulans uçağa alınan bebek, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Çocuk Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği’ne sevk edildi. Sevk işlemi, sağlık ekiplerinin koordinasyonunda güvenli bir şekilde gerçekleştirildi. Bebeğin ileri tetkik ve tedavisi Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde devam edecek.
02 Nisan 2026 Perşembe - 17:01
Alanya’da otizm farkındalık ayı’na anlamlı etkinlik
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi , "Otizm Farkındalık Ayı" kapsamında otizm ve otizmli bireylerin toplumsal yaşama katılımı konusunda farkındalığı artırmak ve kapsayıcı bir toplum anlayışını desteklemek amacıyla bir etkinlik düzenledi. Otizmli bireyler ve aileleriyle dayanışmayı güçlendirmeyi hedefleyen stantta hastaneye başvuran ebeveynlere ve tüm bireylere otizm konusunda bilgilendirme, bilinçlendirme ve farkındalık oluşturmak adına erken evrede tespit ve tedavi yöntemleri hakkında açıklamalarda bulunuldu. Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz ve hastane yönetimi de etkinliğe tam destek vererek stantta katılan kişilerle otizm hastalığını konuştu. Daha sonra sağlık çalışanlarına otizm rahatsızlığı konusunda bilgilendirme amacıyla broşür dağıtıldı. Konuyla ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Karakuş Yılmaz "Bu tür güzel çalışmalar, hem tıbben hem de sosyal sorumluluk faaliyeti olarak Eğitim ve Araştırma hastanesi etiketine yakışan bir uygulamadır. Otizmli bireylerin yaşamlarını kolaylaştırmak, eğitimden sağlığa her alanda destekleyici ortamlar oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu gibi farkındalık etkinlikleri, toplumsal anlayış ve duyarlılığın gelişmesi açısından çok değerlidir’’ dedi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 16:30
Otizmde kritik uyarı: "6 aylık bebeklerde bile görülebilir"
Sivas Devlet Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıklarından Uzm. Dr. Beyza Karataş Bozok, otizmin yalnızca 3 yaşından sonra anlaşılabileceği yönündeki yaygın inanışın gerçeği yansıtmadığını söyledi. Uzm. Dr. Beyza Karataş Bozok, otizm spektrum bozukluğuna ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak toplumda doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti. Otizm belirtilerinin çok daha erken dönemlerde ortaya çıkabileceğini vurgulayan Bozok, "Bazı bebekler 6. aydan itibaren akranlarından farklı gelişim gösterebilir. Bu nedenle erken belirtilerin gözden kaçırılmaması büyük önem taşıyor" dedi. Tanı sürecine ilişkin de bilgi veren Bozok, "Otizm tanısı herhangi bir kan, idrar tetkiki ya da görüntüleme yöntemi ile konulmaz. Tanı, çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı tarafından yapılan ayrıntılı klinik değerlendirme ile konulur" diye konuştu. Ailelere erken dönem belirtiler konusunda ayrıntılı uyarılarda bulunan Bozok, "Erken dönemde bazı gelişimsel işaretlerin dikkatle izlenmesi gerekir. Örneğin 6 ay civarında sosyal gülümsemenin ya da duygusal yüz ifadelerinin olmaması, 9 ayda ses çıkarma, gülücük ve mimiklerin sınırlı kalması önemli bir uyarı olabilir. 12 ayda ismi söylendiğinde tepki vermeme dikkat edilmesi gereken hususlardır. Bunun yanı sıra işaret etme, gösterme, el sallama gibi jestlerin gelişmemesi de erken belirtiler arasında yer alır. 24 ay civarında çocuğun iki kelimeli spontan cümleler kuramaması ya da gelişimin herhangi bir döneminde konuşma ve sosyal becerilerde gerileme görülmesi mutlaka değerlendirilmelidir. Bu belirtilerden herhangi biri varsa zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır" ifadelerine yer verdi. Erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Bozok, "Erken tanı ve erken müdahale, çocuğun gelişimsel kazanımları açısından belirleyicidir. Özellikle 2,5 yaş öncesinde başlanan özel eğitim ve destek programlarının çok daha etkili olduğu bilinmektedir" dedi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 15:57
Sağlık ve ekonomide güçlü sistem hedefi bu görüşmede ele alındı
MHP Genel Başkan Yardımcılığı görevine atanan Özgür Bayraktar ile bir araya gelen AL-KON Konfederasyonu ve Hekimsen heyeti, Türkiye’nin sağlık ve ekonomik yapısında ihtiyaç duyulan dönüşümlere ilişkin değerlendirmede bulundu. AL-KON Konfederasyonu ve Hekimsen Sendikası Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban öncülüğündeki heyet, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcılığı görevine atanan Özgür Bayraktar’a hayırlı olsun ziyaretinde bulunarak, Türkiye’nin sağlık ve iktisadi geleceğine yönelik kritik başlıklarda değerlendirmelerde bulundu. Gerçekleştirilen görüşmede; Hekimlik Meslek Kanunu başta olmak üzere sağlık sisteminde köklü dönüşüm ihtiyacı, hekim haklarının güçlendirilmesi ve kamu yararını esas alan sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi konuları ele alındı. Aynı zamanda iktisadi yapılanma süreçleri ve çalışan odaklı projelerin ülke ekonomisine sağlayacağı katkılar stratejik bir perspektifle değerlendirildi. "Sağlıkta ve ekonomide adil ve güçlü bir sistem için kararlılıkla çalışıyoruz" AL-KON Konfederasyonu ve Hekimsen Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, "Attığımız her adım; yalnızca bugünü değil, yarının güçlü Türkiye’sini inşa etme hedefinin bir parçasıdır. Sağlıkta ve ekonomide sürdürülebilir, adil ve güçlü bir sistem için kararlılıkla çalışıyoruz. Bayraktar’ın üstlendiği bu önemli görevin, milletimizin refahına ve devletimizin bekasına önemli katkılar sunacağına inanıyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Nisan 2026 Çarşamba- 11:57
Tıbbın gücü kadar moralin de iyileştirici bir yönü var
2
01 Nisan 2026 Çarşamba- 16:39
Uzmanından mevsimsel hastalık uyarısı: "Panik yapmayın"
3
02 Nisan 2026 Perşembe- 10:10
Uzmanlardan ‘kahve’ uyarısı: "Günde 4 fincan ve üzeri olumsuz etkiler oluşturabiliyor"
4
01 Nisan 2026 Çarşamba- 16:12
Manisa CBÜ Hastanesi’ne ’Bebek Dostu Hastane’ belgesi
5
01 Nisan 2026 Çarşamba- 10:39
Uzm. Dr. Bekfilavioğlu mide ilacı kullanımına yönelik uyarılarda bulundu
28 Ekim 2025 Salı - 10:12
Bakan Memişoğlu: ''Yaralanan 26 vatandaşımızın tamamı taburcu edilmiştir"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Balıkesir’deki depremde; atlama ve düşme gibi ikincil sebeplerden dolayı yaralanan 26 vatandaşımızın tamamının tedavileri hastanelerimizde yapılmış, tüm yaralılarımız taburcu edilmiştir" dedi.
28 Ekim 2025 Salı - 10:08
Sağlıklı Hayat Merkezi’nde erken teşhisle kanseri yendi
Elazığ’da 42 yaşındaki Ravza Nur Yıldırım, Sağlıklı Hayat Merkezi’ndeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) sayesinde meme kanserini erken teşhisle yenmeyi başardı. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı 3 Nolu Sağlıklı Hayat Merkezi’nde gerçekleştirilen rutin tarama davetiyle merkeze başvuran Ravza Nur Yıldırım’a yapılan tetkiklerde meme kanseri teşhisi konuldu. Hızla tedaviye başlayan Yıldırım, altı aylık süreçte kemoterapi ve radyoterapi tedavileri gördü. Yıldırım, tedavilerinin ardından sağlığına kavuştu. Erken teşhisin hayatını kurtardığını aktaran Yıldırım, 40 yaş üzeri kadınların hiçbir belirti olmasa da tarama yapması gerektiğini söyledi. Sağlıklı Hayat Merkezi hekimi Uzm. Dr. Mehmet Akif Açıkkapu erken teşhisin önemine dikkat çekerek, "Hastamız Ravza Nur Yıldırım tarafımızdan aranarak merkezimize davet edildi. Yapılan mamografi sonucunda meme kanseri tespit edildi ve ileri basamak hastaneye yönlendirilerek tedavisine başlandı. Tedavi sonrası oluşan yan etkiler için diyetisyen, fizyoterapist ve diş hekimi desteği sağlandı. Bakanlığımız, erken teşhis ve tedavi sürecinde tüm kurumlarıyla vatandaşlarımıza destek olmaktadır. 20 yaş üzeri kadınlara kendi kendine meme muayenesi, 40 yaş ve üzeri kadınlara yılda bir klinik muayene ve 40-69 yaş aralığındaki kadınlara mamografi çekimi öneriyoruz. Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezleri bu hizmetleri ücretsiz olarak sunmaktadır" şeklinde konuştu. Erken teşhisin hayatını kurtardığını belirten Ravza Nur Yıldırım, "Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından mamografi çekimine davet edildim. Çekim ve tetkikler sonucunda meme kanseri olduğumu öğrendim. Eğer aramasalardı bunu fark etmeyecektim. Mamografiyle ilgili yanlış bilgilerden dolayı önyargım vardı ama kabul ettiğim için şimdi çok mutluyum. Tedavim sonrası merkezdeki fizyoterapist, diyetisyen ve psikologlardan destek almaya devam ediyorum. 40 yaş üzeri kadınların hiçbir belirtisi olmasa da mutlaka taramaya gitmelerini öneriyorum" dedi.
28 Ekim 2025 Salı - 10:07
Doç. Dr. Kaplan: "Sessiz katil kapınızda olabilir, hipertansiyona dikkat"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Kaplan, hipertansiyonun "sessiz ama tehlikeli" bir hastalık olduğuna dikkat çekerek vatandaşları düzenli kontrol yaptırmaları konusunda uyardı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Kaplan, "Modern yaşamın getirdiği stres, yanlış beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam tarzı, günümüzde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan hipertansiyonu (yüksek tansiyonu) her geçen gün daha yaygın hale getiriyor" dedi. Doç. Dr. Mehmet Kaplan, "Hipertansiyon, çoğu zaman belirti vermeden ilerler. Baş ağrısı, baş dönmesi ya da yorgunluk gibi şikayetlerle kendini gösterebilir ama çoğu hastada hiçbir belirti olmadan da ciddi kalp, böbrek ve beyin hasarına yol açabilir. Bu yüzden tansiyonunuzu düzenli ölçtürmek hayati önem taşır" ifadelerini kullandı. Kaplan, hipertansiyonun sadece ileri yaşlarda değil, genç nüfusta da görülmeye başladığını belirterek, dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve tuz tüketiminin azaltılmasının hastalığın kontrolünde büyük rol oynadığını vurguladı. Ayrıca, Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde hipertansiyon hastalarına özel takip ve tedavi programlarının uygulandığını ifade eden Kaplan, "Erken teşhis ve doğru tedaviyle hipertansiyon kontrol altına alınabilir. En önemli adım, kişinin kendi sağlığına bilinçli yaklaşmasıdır. Tuzu azaltın, sebze ve meyve tüketimini artırın. Sigara ve alkolden uzak durun. Düzenli egzersiz yapın. Tansiyonunuzu düzenli aralıklarla ölçtürün" diye konuştu.
28 Ekim 2025 Salı - 09:34
Diyarbakır’da kadınlar, meme kanseri taramaları için Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuruyor
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kanser taramaları için Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuran kadınlar, taşımayla Kayapınar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’ne (KETEM) getirilerek kanser taramaları yapılıyor. Diyarbakır’da 40-69 yaş arası kadınlar, meme kanseri taramaları yapılması için Bağlar Batıkent Aile Sağlığı Merkezi’ne başvurdu. Buraya başvuran kadınlar, İl Sağlık Müdürlüğü araçlarıyla Aile Sağlığı Merkezi’nden alınıp Kayapınar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM) getirilerek taramaları yapılıyor. Halk Sağlığı uzmanı doktor Hikmet Emin Yorulmaz, meme kanserinin kadın kanserlerinde ilk sırada olduğunu 40-69 yaş arası kadınların 2 yılda bir kez Meme kanseri taramalarını yaptırmaları için davet edildiğini ifade etti. Ayrıca iki kanser taramasının daha olduğunu belirten Yorulmaz, "50-70 Yaş arası kadın-erkek vatandaşlara 2 yılda bir Kalın Bağırsak Kanseri Taraması ve 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir kez Rahim Ağzı Kanseri Taraması yapmaktayız. Erken Teşhis tedavinin başarılı bir şekilde sonuçlanmasına sağlayarak sağ kalım oranını arttırmaktadır" dedi. Yorulmaz, hastanın kanser ilerlediği zaman kemoterapi, radyoterapi süreçleri ve daha zorlu bir sürece girdiğine dikkat çekerek, "Biz, erken teşhisle bunun önüne geçmiş oluyoruz, hastanın konforunu artırıyoruz. Taramalarımız 81 ilimizde. Diyarbakır’ımızda da, Kayapınar, Bismil, Yenişehir ve Bağlar ilçelerinizdeki KETEM’lerimiz de yapılıyor. Aynı zamanda Ergani ve Kayapınar Sağlıklı Hayat Merkezleri’miz de var. Burada da yapılıyor. Taşımalı hizmet sistemimiz var. Taşımalı hizmetimizde de yapılıyor. Aile Sağlığı Merkezleri’mizden yaş aralığı uygun olan kadınlar davet edilerek taşıma ile belirleniyor. KETEM’lerde uygun taramaları yapıyoruz. Tarama sonucu şüpheli kişiler Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nde hizmet veren ileri Teşhis Merkezi’ne sevk edilmekte, tanı takibi yapılmaktadır. Tanı alan kişilerin ise takibi tarafımızdan yapılmaktadır" şeklinde konuştu.
28 Ekim 2025 Salı - 09:32
Kadınlar, meme kanseri taramaları için Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuruyor
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kanser taramaları için Aile Sağlığı Merkezine başvuran kadınlar, taşımayla Kayapınar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’ne (KETEM) getirilerek kanser taramaları yapılıyor. Diyarbakır’da 40-69 yaş arası kadınlar, meme kanseri taramaları yapılması için Bağlar Batıkent Aile Sağlığı Merkezine başvurdu. Buraya başvuran kadınlar, İl Sağlık Müdürlüğü araçlarıyla Aile Sağlığı Merkezinden alınıp Kayapınar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM) getirilerek taramaları yapılıyor. Halk Sağlığı uzmanı doktor Hikmet Emin Yorulmaz, meme kanserinin kadın kanserlerinde ilk sırada olduğunu 40-69 yaş arası kadınların 2 yılda bir kez Meme kanseri taramalarını yaptırmaları için davet edildiğini ifade etti. Ayrıca iki kanser taramasının daha olduğunu belirten Yorulmaz, "50-70 Yaş arası kadın-erkek vatandaşlara 2 yılda bir Kalın Bağırsak Kanseri Taraması ve 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir kez Rahim Ağzı Kanseri Taraması yapmaktayız. Erken Teşhis tedavinin başarılı bir şekilde sonuçlanmasına sağlayarak sağ kalım oranını arttırmaktadır" dedi. Yorulmaz, hastanın kanser ilerlediği zaman kemoterapi, radyoterapi süreçleri ve daha zorlu bir sürece girdiğine dikkat çekerek, "Biz, erken teşhisle bunun önüne geçmiş oluyoruz, hastanın konforunu artırıyoruz. Taramalarımız 81 ilimizde. Diyarbakır’ımızda da, Kayapınar, Bismil, Yenişehir ve Bağlar ilçelerinizdeki KETEM’lerimiz de yapılıyor. Aynı zamanda Ergani ve Kayapınar Sağlıklı Hayat Merkezlerimiz de var. Burada da yapılıyor. Taşımalı hizmet sistemimiz var. Taşımalı hizmetimizde de yapılıyor. Aile Sağlığı Merkezlerimizden yaş aralığı uygun olan kadınlar davet edilerek taşıma ile belirleniyor. KETEM’lerde uygun taramaları yapıyoruz. Tarama sonucu şüpheli kişiler Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nde hizmet veren ileri Teşhis Merkezine sevk edilmekte, tanı takibi yapılmaktadır. Tanı alan kişilerin ise takibi tarafımızdan yapılmaktadır" şeklinde konuştu.
28 Ekim 2025 Salı - 09:30
Beslenme alışkanlıklarının meme kanseri üzerindeki etkileri
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, beslenme alışkanlıklarının meme kanseri üzerindeki etkileriyle ilgili olarak, "Genç yaşta yüksek lif tüketimi, ileriki yıllarda meme kanseri riskini yüzde 12 oranında azaltabilmektedir. Beslenmede çeşitlilik ve denge olmalıdır" dedi. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri ve beslenme ilişkisi ile ilgili önemli bilgiler verdi. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre her 8 kadından 1’inin yaşamı boyunca bu hastalıkla karşılaşabildiğini belirten Diyetisyen Erden, genetik faktörlerin rolü büyük olsa da yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının meme kanseri riski üzerinde doğrudan etkili olduğunu dile getirdi. "Araştırmalar, doğru porsiyonda tüketimin riski azalttığı göstermektedir" Bitkisel besinlerin gücünün, meme kanserinden korunma ve kanser tedavisi sürecinde ispatlandığını vurgulayan Diyetisyen Erden, "Yapılan çalışmalar, doğru porsiyonda sebze ve meyve tüketiminin meme kanseri riskini azalttığını göstermektedir. Özellikle brokoli, karnabahar, lahana gibi turpgillerde bulunan sulforafan adlı bileşik, kanser hücrelerinin çoğalmasını baskılayabilmesi açısından her kadının beslenmesinde yer almalıdır. Yeterli lif alımı, bağırsak sağlığını desteklediği gibi östrojen metabolizmasını da düzenlemektedir. 90 bin kadın üzerinde yapılan bir çalışmaya göre, genç yaşta yüksek lif tüketimi, ileriki yıllarda meme kanseri riskini yüzde 12 oranında azaltabilmektedir" şeklinde konuştu. "Şeker ve karbonhidrat riski arttırıyor" Akdeniz tipi beslenmede öne çıkan zeytinyağı ve omega-3 yağ asitlerinin, anti-inflamatuar etki göstererek iltihaplanmayı azalttığını ve koruyucu niteliği olduğunu söyleyen Diyetisyen Erden, trans ve aşırı doymuş yağların aşırı tüketiminin ise risk artışıyla ilişkilendirildiğini ifade etti. Şeker ve rafine karbonhidrat tüketiminin meme kanseri riskini artıran diğer etkenlerden biri olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Erden, "Yüksek glisemik indeksli beslenme, insülin direncini tetikleyerek tümör hücrelerinin büyümesine zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle beyaz ekmek, şekerli içecekler ve paketli gıdaların sınırlandırılması önerilmektedir. Alkol ve salam, sosis, sucuk gibi işlenmiş et ürünleri de kanserojen etkilerinden dolayı meme kanseri için güçlü bir risk faktörü olarak sınıflandırılmaktadır. Risk artırıcı etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış durumdadır" ifadelerini kullandı. "Akdeniz tipi beslenme koruyucu ve destekleyici" Yeşil çayda bulunan kateşinler, domatesteki likopen, üzüm ve yaban mersinindeki polifenollerin güçlü antioksidan etki göstererek hücreleri koruduğunu belirten Diyetisyen Erden bu besinlenmede çeşitliliğin ve dengeli bir tabak düzeninin önemli olduğu konusunda uyarıda bulundu. Yapılan bilimsel çalışmalarda ortak kararın Akdeniz tipi beslenmeye yakın bir model olduğuna işaret eden Diyetisyen Erden şunları dile getirdi: "Sebze, meyve, tam tahıl, baklagil, sağlıklı yağ ve balık ağırlıklı bir beslenme biçimi, hem koruyucu hem de tedavi sürecinde destekleyici rol oynamaktadır. Sağlıklı beslenme tek başına kanseri engellemez, fakat riski azaltmak ve tedavi başarısını artırmak için en güçlü yaşam tarzı araçlarından biridir."
28 Ekim 2025 Salı - 09:21
Lokman Hekim Van Hastanesi’nde tıbbi onkoloji uzmanı hasta kabulüne başladı
Van’ın önde gelen sağlık kuruluşlarından Lokman Hekim Van Hastanesi, hasta odaklı sağlık hizmetini her geçen gün geliştirmeye devam ediyor. Kadrosuna katılan yeni hekimlerle hizmet kapasitesini artıran hastane, Tıbbi Onkoloji Bölümü’nde hasta kabulüne başlayan Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül ile kanser tedavisinde kaliteli ve modern bir hizmet sunmayı hedefliyor. Konuya ilişkin konuşan Dr. Ömer Faruk Akgül, tıbbi onkolojinin kanserin ilaçla tedavisiyle ilgilenen bir branş olduğunu belirtti. Dr. Akgül, "Tıbbi onkoloji, kemoterapi, immünoterapi ve akıllı ilaç tedavilerini yönetir; bu tedavilere bağlı yan etkiler hakkında hastaları bilgilendirir ve gerekli önlemleri alır" dedi. "Meme kanserinde üç temel tedavi yöntemi uygulanır" Meme kanserinin dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Akgül, "Gün geçtikçe risk faktörlerinin çeşitlenmesi ve artması, vaka sayısında da ciddi bir yükselişe yol açıyor. Obezite, alkol ve sigara kullanımı bu hastalık için önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Bunlara ek olarak genetik yatkınlık, dışarıdan hormon kullanımı, geç yaşta doğum yapmak, hiç doğum yapmamak ya da emzirmemek; erken yaşta adet görmeye başlamak (erken menarş) ve geç menopoza girmek gibi durumlar da meme dokusunun uzun süreli hormona maruz kalmasına neden olarak meme kanseri riskini artırabiliyor. Meme kanseri tanısı konulduktan sonra ilk aşama, hastalığın evrelendirilmesidir. Çünkü meme kanserinde üç temel tedavi yöntemi uygulanır: cerrahi tedavi, radyoterapi (ışın tedavisi) ve ilaç tedavisi. Tıbbi onkoloji açısından bakıldığında meme kanseri tek bir hastalık değildir; birçok alt tipi vardır. Kabaca özetlemek gerekirse; hormon duyarlı tip, HER2 pozitif tip ve genellikle gençlerde görülen, daha agresif seyreden üçlü negatif tip olarak sınıflandırılabilir. Bu alt tiplerin her birinin tedavi yaklaşımı farklı olduğu için, tümörün biyolojik özelliklerinin belirlenmesiyle kişiye özel (bireyselleştirilmiş) bir tedavi planı oluşturulur" diye konuştu. "40 yaş üzerindeki kadınlar düzenli mamografi ve ultrason taramaları yaptırmalı" Ekim ayı farkındalık kampanyaları kapsamında ‘Erken teşhis hayat kurtarır’ prensibine dikkat çeken Dr. Akgül, "Bu noktada iki önemli önerimiz var: Birincisi, kadınların kendi kendine meme muayenesi yapmasıdır. Adet gören kadınlara: Adetten sonraki ilk hafta içinde, hormon seviyelerinin düşük olduğu dönemde memedeki şişlik ve hassasiyetin azaldığı zaman ayna karşısında veya duşta kendi memelerini muayene etmeleri önerilir. Menopoza giren kadınlara: Belirli bir adet döngüsü olmadığı için her ayın aynı gününde, düzenli bir alışkanlık haline getirerek muayenelerini yapmaları tavsiye edilir. Muayene sırasında memede sertlik, kitle, deride çekinti, renk değişikliği veya meme başında akıntı gibi bulgular fark edilirse vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Ayrıca 40 yaş üzerindeki kadınların düzenli olarak mamografi ve ultrason taramalarını yaptırmaları büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Dr. Akgül, tıbbi onkolojinin yalnızca meme kanseri ile sınırlı olmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Beyin, baş-boyun, akciğer, mide, özofagus, karaciğer, pankreas, bağırsak, böbrek ve üreme organları gibi birçok kanser türü de tıbbi onkolojinin ilgi alanına giriyor. Son yıllarda özellikle mide ve yemek borusu kanserlerinde immünoterapi ilaçlarının geri ödeme kapsamına alınmasıyla hastalara daha etkili ve konforlu tedavi seçenekleri sunulabiliyor." Van’da 10 koltuklu modern bir kemoterapi ünitesi kurulduğunu aktaran Akgül, hastaların burada güvenli ve konforlu bir ortamda tedavi aldığını kaydetti.
28 Ekim 2025 Salı - 09:19
Tatvan Devlet Hastanesi’nde ‘Beyaz Kod’ tatbikatı gerçekleştirildi
Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi’nde muhtemel şiddet olaylarına karşı hazırlık amacıyla ‘Beyaz Kod’ tatbikatı gerçekleştirildi. Tatvan Devlet Hastanesi’nde muhtemel şiddet olaylarına karşı hazırlık amacıyla ‘Beyaz Kod’ tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryo gereği, Adilcevaz’a bağlı bir köyden gelen hasta yakını, Hematoloji Polikliniğinde sıra bulamaması üzerine öfkelendi ve çevresine yüksek sesle tepki gösterdi. Durumun büyümesi üzerine, hastane personeli tarafından "Beyaz Kod" (1111) çağrısı yapıldı. Kısa süre içerisinde olay yerine hastane güvenlik personeli ve jandarma ekipleri intikal etti. Gerekli müdahalenin ardından şahıs güvenli bir şekilde hastane dışına çıkarıldı. Tatvan Devlet Hastanesi yetkilileri, yapılan tatbikatların hastane çalışanlarının muhtemel şiddet vakalarına karşı hızlı, koordineli ve etkin bir şekilde hareket etmelerini sağlamak açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
28 Ekim 2025 Salı - 01:26
Bakan Memişoğlu: "Depremde, doğrudan deprem kaynaklı bir yaralanma olmamıştır"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Balıkesir’de meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen depremde, doğrudan deprem kaynaklı bir yaralanma olmamıştır" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda atlama ve düşme gibi ikincil sebeplerden kaynaklanan 19 yaralının 4’ünün tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildiğini belirterek şu ifadelere yer verdi: "Balıkesir’de meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen depremde, doğrudan deprem kaynaklı bir yaralanma olmamıştır. Tüm yaralılarımızın genel sağlık durumları iyi olup, tedavileri hastanelerimizde devam etmektedir. Kendilerine acil şifalar diliyorum. Rabb’im ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin."
27 Ekim 2025 Pazartesi - 20:39
Dikme Köyü Aile Sağlığı Merkezi’nin açılışı yapıldı
KARS (İHA) – Hayırsever iş insanı kendi köyüne yaptığı Aile Sağlığı Merkezi’nin açılışı yapıldı. Merkez Dikme köyünde düzenlenen programa Vali Ziya Polat, Milletvekili Adem Çalkın, AK Parti İl Başkanı Muammer Sancar, Hayırsever Berat Yılmazer kurum daire amirleri ile köylüler katıldı. Programın açılışında konuşan Milletvekili Adem Çalkın, sağlık merkezinin hayırlı olması dileklerinde bulundu. Çalkın, "Biz sağlık alanında Cumhurbaşkanımızın önderliğinde çok büyük hizmetler yaptık. Elbette devletimiz güçlüdür. Burada çok ince bir durum var. Devletin yükünü alanlardan Allah Razı olsun. Örnek bir aile, örnek bir davranış, bu sağlık merkezinin köyümüze ve ilimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Daha sonra söz alan Vali Ziya Polat ise sağlık merkezinin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti. Yapılan konuşmaların ardından Aile Sağlık Merkezi’nin açılışı yapıldı. Açılışı yapılan sağlık merkezi protokol üyelerince gezildi. Dikme Köyü Aile Sağlığı Merkezi 2023 yılında hayırsever Berat Yılmazel ile Sağlık Müdürlüğü arasında yapılan protokol doğrultusunda 2025 yılında yapımı tamamlanarak Sağlık Bakanlığı tarafından açılış onayı verildi. Sağlık evi toplam 100 metrekare olup, 1 acil müdahale odası, 1 muayene odası, 1 aşı gebe bebek izlem odası, 1 emzirme ve bebek bakım odası, 1 mutfaktan oluşuyor.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 16:44
Balıkesir Üniversitesi Kardiyoloji Kliniği kalp sağlığında çığır açıyor
Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı, kalp sağlığı alanında dikkat çeken bir başarıya imza attı. Artık Balıkesir’de başarıyla uygulanan elektrofizyolojik çalışma ve ablasyon işlemleri, bölge halkı için büyük bir kolaylık sağlıyor. Kalp ritim bozukluğu yaşayan hastalar, tedavi için büyük şehirlere gitmek zorunda kalmadan, yerel imkanlarla tedavi olabiliyor. Balıkesir Üniversitesi, kardiyoloji alanında güçlü akademik kadrosu ve modern altyapısı ile sadece bu bölgedeki değil, çevre illerdeki hastalar için de bir referans merkezi haline geldi. Kardiyoloji Anabilim Dalı, özellikle ritim bozukluğu tedavisindeki hızlı ve başarılı uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Prof. Dr. Halil Kısacık, Prof. Dr. Eyüp Avcı, Doç. Dr. Tarık Yıldırım, Doç. Dr. Özgen Şafak ve Yrd. Doç. Dr. Mehmet Tolga Hekim’in yönetiminde yapılan ablasyon işlemleri, kalp hastalarının yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştiriyor. Prof. Dr. Eyüp Avcı, ritim bozukluklarının hem hayat kalitesini etkileyen hem de ciddi hayati riskler taşıyan hastalıklar olduğunu belirterek, "Ablasyon işlemiyle kalpteki hatalı ileti noktaları düzeltilerek, hastalar çoğu zaman ilaçsız bir yaşam sürebiliyor. Bu, kalp sağlığında devrim niteliğinde bir adım" dedi. Balıkesir Üniversitesi’nin Kardiyoloji Kliniği, sadece ritim bozukluğu tedavilerinde değil, tüm kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde de son yıllarda kayda değer başarılar elde etti. Bu alandaki ilerlemeler, Balıkesir’i sağlıkta bölgesel bir merkez haline getiriyor. Balıkesir Üniversitesi’nin sağlık alanındaki bu başarısı, şehrin ve bölgenin gururu olmaya devam ederken, Kardiyoloji ekibi bu süreçte kendilerine büyük destek veren Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu ve Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Bahadır Çağlar’a teşekkürlerini sundu.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 15:53
Siirt’te TRSM danışanlarına moral ve motivasyon gezisi
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM), danışanlarının sosyal hayata katılımını desteklemek ve psikososyal iyilik hallerini güçlendirmek amacıyla Delikli Taş Kanyonuna moral ve motivasyon gezisi düzenledi. Doğanın huzur veren atmosferinde gerçekleştirilen etkinlikte, danışanlar keyifli vakit geçirerek hem sosyalleşme hem de doğayla iç içe olma fırsatı buldu. Gerçekleştirilen bu tür etkinliklerin, bireylerin ruhsal iyileşme süreçlerinde önemli bir destek unsuru olduğu vurgulandı. Toplum Ruh Sağlığı Merkezi sorumlusu psikiyatri uzmanı Dr. Ergül Çakan, toplum temelli ruh sağlığı hizmetlerinin en önemli bileşenlerinden biri olduğunu, danışanlarımızın sosyal yaşama aktif katılımını sağladığını söyledi. Çakan, "Bu kapsamda düzenlediğimiz geziler, onların hem moral ve motivasyonlarını artırmakta hem de toplumsal bütünleşmelerine katkı sunmaktadır. Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak, danışanlarımızın yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarımız devam edecektir" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder