SAĞLIK - 10 Mayıs 2018 Perşembe 12:33

SAÜ’de "İslam Hukukunda Organ Nakli" konusu tartışıldı

A
A
A
SAÜ’de "İslam Hukukunda Organ Nakli" konusu tartışıldı

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi tarafından "İslam Hukukunda Beden Üzerine Tasarruf ve Organ Nakli" isimli bir etkinlik düzenlendi.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi tarafından "İslam Hukukunda Beden Üzerine Tasarruf ve Organ Nakli" isimli bir etkinlik düzenlendi.


SAÜ İlahiyat Fakültesi konferans salonunda gerçekleştirilen etkinliğe İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Merve Özaykal konuşmacı olarak katıldı. Konuşmasının başında Özaykal, yasal sınırlar içerisinde organ naklinin gerçekleştirilmesi gerektiğinden bahsetti. Organ nakli konusunda insanların hep caiz midir diye düşündüklerini ifade eden Özaykal, "İslami açıdan bu konuya bakarsak organ nakli ve bağışına dair Kur’an’da ve sünnette doğrudan bir hüküm bulunmuyor. Günümüz dünyasındaki tıp teknolojileri insanların yaşamlarını kurtarmaya yönelik geliştirilmiştir. İslam’ın genel prensipleri ışığında fıkhi açıdan bu konuyu tartışmaya açıktır fakat İslamı’ın insan yaşamına verdiği önem dikkate alındığında, organ bağışlamanın ve dolayısıyla naklinin İslam öğretisi ile çelişmediği görülecektir. Birçok İslam alimi de organ bağışı konusuna ilişkin bu yönde görüş beyan etmektedir" dedi.


Beyin ölümü gerçekleşmeden organın alınmasının İslam dini açısından caiz görülmediğini belirten Özaykal, "İlahiyatçılar olarak insanları organ nakli konusunda aydınlatmalıyız, hangi durumlarda caiz hangi durumlarda caiz değil anlatmalıyız. İnsanların bu konuda bilgi seviyeleri arttıkça organ bağışı oranı da artacaktır. Bir başkasının hayatını kurtarmak için kendi bedeninden feragat etmek kişilerin günlük yaşamlarını etkilemeyecekse doğru bir davranıştır. Organ bağışlanmasında yazar ve zarar dengelerinin hesaba katılması gerekiyor, organ veren kişinin zararının alıcının yararından fazla olduğu durumlarda nakil işlemi caiz olmayacaktır. Organ veren kişinin günlük yaşantısına kaldığı yerden devam edebilmesi gerekiyor" diye konuştu.


Özaykal, İslam dininde organ bağışına karşı çıkanların da bulunduğuna dikkat çekerek, "Organ bağışını yasaklayan ya da bunu etik bulmayanlar, insanın bütünlüğü konusunu öne sürüyor. İnsanın bütünlüğünün sadece yaşarken değil, öldükten sonra da korunması gerektiğini düşünüyor ve insan vücudunun kesilmesinin bütünlük ilkesine karşı olduğunu dile getiriyorlar fakat dünyadaki en büyük iyilik bir canı yaşatmaktır" şeklinde konuştu.


Etkinlik öğrencilerle yapılan soru cevap bölümünün ardından SAÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Bostancı’nın Dr. Öğr. Üyesi Merve Özaykal’a hediye takdiminin ardından sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yılın ilk hacı adayları İstanbul Havalimanı’ndan kutsal topraklara uğurlandı Diyanet İşleri Başkanlığının "2026 Yılı Hac Organizasyonu" kapsamında çok sayıda hacı adayı, İstanbul Havalimanı’ndan kutsal topraklara uğurlandı. Yılın ilk hacı adayları, hac görevini yerine getirmek üzere İstanbul Havalimanı’ndan uğurlandı. Diyanet İşleri Başkanlığı ekipleri nezdinde, "2026 Yılı Hac Organizasyonu" kapsamında hareket eden hac kafilesi, kutsal toprakların bulunduğu Suudi Arabistan’a hareket için yola çıktı. Havalimanında yapılan uğurlama programına, İstanbul İl Müftü Yardımcısı Arif Tevrek’te katıldı. Arnavutköy Yeşil Camii Müezzini Mahmut Abdullah Yılmaz tarafından ilahi okunurken Arnavutköy İlçe Müftüsü Ümit Kartal ise hacı adayları için dua etti. "Bu duygu, çok güzel bir duygu" 11 senelik beklemenin ardından hacca gideceğini belirten Ramazan Kanat, "11 sene oldu. 11 sene sonra Rabbim bizi çağırdı. Biz de Allah’ın izniyle gideceğiz. Oraları ziyaret edeceğiz. Rabbim bütün Müslüman kardeşlerimizin orayı isteyerek, kalben, görmesini nasip etsin. Rabbim, bütün Müslüman kardeşlerimizin birlik ve beraberlik içerisinde olmasını nasip etsin inşallah. Bu duygu, çok güzel bir duygu. Gerçekten bunu yaşamak lazım, anlatmakla olmaz. İnşallah herkes oraya gider, oraları görür. Güzel bir maneviyat yüklenir ve gelir inşallah" diye konuştu. Bir diğer hacı adayı Hayri Parmaksız, 14 senelik bir sürenin ardından gideceğini söyleyerek, "14. senede gidiyorum. Çok mutluyum, çok huzurluyum. İnan ki çok mutlu oldum. Allah gitmeyenlere de nasip etsin. Kelimelerle ifade edemem, çok büyük bir mutluluk. Torunlarımla, evlatlarımla, sevdiklerimle paylaşacağım bu duyguyu" dedi. Bir başka hacı adayı Zübeyre Gören, "16 senedir bekliyorduk, 17. senemizde çıktı. Çok mutluyuz, çok heyecanlıyız. Başta ülkemize ve milletimize hayırlı olsun" şeklinde konuştu. "Ayaklarımız yere basmıyor" Hacca gideceği için mutlu olduğunun altını çizen Himmet Beyler, "15 senedir bekliyoruz. Ayaklarımız yere basmıyor. Rabbime şükürler olsun. Nasip olacak inşallah bakalım. Hanımla beraberim. Bundan daha büyük mutluluk olur mu? Ağlamaktan bir alem olduk, Rabbim isteyen herkese nasip etsin inşallah" diye konuştu. Hacı adaylarından Emin Türkkan ise, "14 sene oldu. Bu sene Rabbim nasip etti. İlk kafile olarak gidiyoruz. Çok mutluyum, çok heyecanlıyım. Allah bekleyen herkese nasip etsin. Güzel bir duygu. Rabbim; bütün Ümmet-i Muhammed’i kazalardan ve belalardan korusun, bu savaşları dindirsin, hayırlısıyla gidip hacımızı yapıp gelmeyi nasip etsin inşallah" dedi "Biz gençliğimizde yazıldık ama ihtiyarladık" 15 kişilik grup halinde gittiklerini belirten hacı adayı Hamza Çiçek’te, "13 yıldır bekliyoruz. Çok şey düşünüyorum. Allah kabul eder inşallah, gidip gelmeyi sağlıcakla. Duygusallık var, Allah herkese de nasip etsin. Biz gençliğimizde yazıldık ama ihtiyarladık. Bütün İslam alemine dua edeceğiz, Allah dualarımızı o mübarek yerlerde kabul eder inşallah. Eşimizden, dostumuzdan ayrılıyoruz ama tatlı bir ayrılık. Allah, tekrar gelip bu tatlı ayrılığı birleştirmeyi nasip etsin. 15 kişi gidiyoruz. Bir grup halinde yazıldık, grup halinde gidiyoruz. Diyanetle gidiyoruz, Diyanet’i tercih ettik. Devletimizin hizmet eden bir kurumu olduğu için" diye konuştu. Sivaslı hemşerilerini uğurlamaya geldiğini belirten Azimet Kaya, "Sivas Koyulhisar Boyalı Köyü’nden değerli komşularımızı yolcu etmeye geldik. Ben Şişli-Kağıthane güreş ağasıyım. Ayrıca hafız da yetiştiriyorum. Değerli Müftü yardımcımız da konuştu, Allah ondan razı olsun. Devletimizden ve milletimizden razı olsun. Herkese çok teşekkür ederim. Köylülerimin de hayırlı gidip hayırlı gelmelerini istiyorum. Allah kabul etsin, Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin" ifadelerine yer verdi.