GENEL - 16 Haziran 2023 Cuma 13:03

Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriye Birkan:

A
A
A
Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriye Birkan:

Türkiye Adalet Akademisi ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ev sahipliğinde, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) iş birliğinde bu yıl ikincisi gerçekleştirilen ‘İş Hukuku Değerlendirme Sempozyumu’ Sakarya’da başladı.

Türkiye Adalet Akademisi ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ev sahipliğinde, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) iş birliğinde bu yıl ikincisi gerçekleştirilen ‘İş Hukuku Değerlendirme Sempozyumu’ Sakarya’da başladı. Sempozuymda konuşan Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriye Birkan, “İşçi hakkının ne olduğunu işveren hukukunun ne olduğunu, mahkeme neyi yargılayacağını, hangi mevzuata göre ne karar vereceğini bilmesi lazım” dedi.


Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen ve Bölge Adliye Mahkemeleri’nin iş hukuku alanındaki kararlarının değerlendirildiği sempozyum iki gün sürecek. Türkiye Adalet Akademisi ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) arasında 2021 yılında imzalanan iş birliği protokolü çerçevesinde gerçekleştirilen ve Bölge Adliye Mahkemeleri’nin iş hukuku alanındaki kararlarının değerlendirileceği sempozyumun ilk günü Sapanca ilçesinde bulunan bir otelde Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan’ın katılımıyla başladı.


Sempozyumda konuşan TİSK Genel Sekreteri Akansel Koç, “Kayıtlı toplu iş sözleşmeli, sosyal güvenlik kurumuna prim borcu olmayan, idari para cezası olmayan, iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyan, iş kazası olmayan işletmelere 3 Mayıs 2023 tarihi itibariyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız tarafından Beyaz Bayrak verilmeye başlandı. İlk beyaz bayrak alan işletmelerin yüzde 90’ı konfederasyonumuza bağlı üye sendikalarımıza bağlı iş yerleri. Bundan da gurur duyuyoruz. Bunun devamında da toplu sözleşmenin dışında da kayıtta olan çalışanlarına, devletimize, bütün herkese sorumluluğunu yerine getiren işletmelere bu beyaz bayrak uygulamasının genişleyerek devam etmesi en büyük arzumuz” dedi.



“Adalet kavramının içinde insan var”


Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Muhittin Özdemir, “Adalet alanındaki arayışlar da insanlık kadar eski ve bu alanda yapılan her türlü faaliyette insanlık kadar kıymetli. Adalet kavramının içinde insan var. Tarafları insan, adaleti gerçekleştiren de insan hal böyle olunca adaletle ilgili, adalet dağıtan hukukçuların yetiştirilmesi de günümüzde de geçmişte de en büyük sorunların, en büyük çalışılması gereken alanların başında geliyor. Biz de Türkiye Adalet Akademisi olarak hakim, savcıların eğitimleriyle ilgili çalışmalarımızı artan bir vizyonla yerine getiriyoruz. Güven veren adalet için etkin eğitim anlayışının temel alan vizyonumuzla genç hakim, savcı adaylarının yetiştirilmesinin yanı sıra görevi başındaki kıymetli meslektaşlarımızın ihtiyaç duyduğu her alana yönelik eğitim faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.



“TİSK’İn büyümesi bizim aleyhimize bir durum değil”


HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Bizler işveren sendikalarının olduğu yerlerde ancak İşçi Sendikalarını var etme imkanını elde edebiliyoruz. Onun için TİSK’İn büyümesi bizim aleyhimize bir durum değil tam tersi bizim de var olmamızı, daha da güçlenmemizi sağlayacaktır. Onun için TİSK’le iş birliği yapmak, TİSK’in daha da etkin hale gelmesi konusunda biz teşvik edici, yardımcı olacak bir noktadayız. Hak-İş olarak evet endüstriyel ilişkiler sistemimizin önemli bir ortağıyız. Yaklaşık 800 bin üyers, 21 sendikası, 81 il başkanlığı, 300’e yakın şube başkanlığıyla Türkiye’nin özellikle işçi konfederasyonları içerisinde önemli bir yerimiz var” şeklinde konuştu.



“İşçinin de işverenin de hukuki güven içinde olması lazım”


Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, “Yargının en temel görevi toplumsal barışı sağlamak ve kamu düzenini korumaktır. Hukuk ve yargılama faaliyeti hayatımızın her alanını kuşatan bir süreçtir. Gerçekleştirilen yargılama faaliyetleri neticesinde hem bireyi hem aileyi hem de bütün toplumu derinden etkileyen kararlar verilmektedir. Adil bir yargılama sonunda verilmiş kararlarla toplumsal barışı sağlamak ve kamu düzenini korumak, yargının en başta gelen görevidir. Bunun için de Türkiye Adalet Akademimizce yargılama faaliyetinin baş aktörleri olan hakim ve savcılarımıza yönelik meslek işi eğitimler, etkin bir şekilde sürdürülmekte bunun yanı sıra hakim ve savcılar ile konunun ilgili paydaşlarının katıldığı bilimsel sempozyum ve çalıştaylar gerçekleştirilmektedir. Tabii hukuk alanında her alanın önceden düzenlenmesi lazım. İşçi hakkının ne olduğunu işveren hukukunun ne olduğunu, mahkeme neyi yargılayacağını, hangi mevzuata göre ne karar vereceğini bilmesi lazım. Sadece fabrikayı kurmak, iş yerini açmak yeterli mi? değil. İşçi bulmak, eğitimli işçi bulmak, çalışan işçi bulmak inanın çok zor. İşçiler, çalışanlar, emekçiler bizler için çok değerli, çok kıymetli çünkü bu ülkeyi, bu çarkları döndüren, onların elleri o ellere saygı duyuyoruz. Dolayısıyla işçinin de işverenin de hukuki güven içinde olması lazım. Hukuki güvencelerinin tamamen olması lazım” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Mektuplarla öğrencilerin kariyer hayallerine ışık tutuldu Kastamonu’da ortaokul öğrencilerinin kariyer hayallerine, yapmak istedikleri meslekte çalışan profesyoneller tarafından gönderilen mektuplarla ışık tutuldu. Kastamonu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu öğrencileri, Prof. Dr. Engin Kanbur’un "Sosyal Sorumluluk Kampanyaları" dersi kapsamında ortaokul öğrencileri için bir proje hazırladı. Üniversite öğrencileri ders kapsamında hazırladıkları Geleceğe Dokunan Mektuplar: Meslek Tanıtım ve İlham" sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde, il merkezinde bulunan Mescit Ortaokulu 5. sınıf öğrencilerinin ileride yapmak istediği meslekleri öğrendi. Daha sonra 5. sınıf öğrencileri için hayalini kurdukları meslekleri yapan profesyonellerden mektuplar yazmaları istendi. Yazılan mektuplar öğrencilere teslim edildi. Mektupları alan öğrenciler, hayalini kurdukları meslekleri yapan büyükleri tarafından kendileri için yazılan motivasyon cümlelerini okuyunca duygusal anlar yaşadı. Çocuklara ilham kaynağı olmak ve motivasyonlarını arttırmak amacıyla haya geçirilen projenin devamında çeşitli etkinlikler de gerçekleştirildi. Öğrenciler mektupları okuduktan sonra yaşadıkları duyguları not kağıtlarına yazarak, okulda oluşturulan "gelecek duvarı panosu"na astı. Üniversite öğrencileriyle bir araya gelen 5. sınıf öğrencileri, yüz boyama, ip atlama, futbol, voleybol ve yakar top gibi oyunlar oynayarak doyasıya eğlendi.
Ankara TVHB Başkanı Eroğlu: "Sağlıklı toplum hedefini gerçekleştirmek için mutlaka veteriner hekimlik hizmetlerine ihtiyaç var" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Genel Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla, "Sağlıklı toplum hedefini gerçekleştirmek için mutlaka veteriner hekimlik hizmetlerine, çiftlikten sofraya kadar olan bütün aşamalarda veteriner hekim hizmetlerine ihtiyaç var" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Dünya Veteriner Hekimler Günü kapsamında bir program düzenledi. Ankara’da gerçekleştirilen programda veteriner hekimliğin toplum sağlığı, hayvan sağlığı ve gıda güvenliği açısından taşıdığı kritik rolün önemine vurgu yapıldı. Programda, veteriner hekimlerin çalışma şartları, mesleğin karşılaştığı güncel sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırılırken, alanında uzman isimler hayvan hastalıklarıyla mücadelede veteriner hekimlerin rolüne de dikkat çekti. Düzenlenen programda açıklamalarda bulunan TVHB Genel Başkanı Ali Eroğlu, veteriner hekimliğin yalnızca hayvan sağlığıyla sınırlı olmadığına, aynı zamanda halk sağlığının korunmasında da hayati bir görev üstlendiğine vurgu yaparak, bu tür etkinliklerin mesleğin görünürlüğünü artırmayı hedeflediğini belirtti. Eroğlu ayrıca, görevi başında uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden veteriner hekim Volkan Lale’nin hatırasını her 25 Nisan’da yaşatacaklarını dile getirdi. Veteriner hekimlerin gıda ve sağlık koruyucuları olduğunu da dile getiren Eroğlu, ‘sağlıklı insan sağlıklı toplum’ sloganıyla tüm veterinerlerin ‘Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladı. "Sağlıklı toplum hedefini gerçekleştirmek için mutlaka veteriner hekimlik hizmetlerine ihtiyaç var" Türkiye’de veteriner denildiğinde sadece hayvan sağlığının akıllara gelmemesini, veterinerlerin insan sağlığı yararına da çalıştıklarını belirten Eroğlu, "Dünya Veteriner Hekimler Birliği, tüm dünyada sayıları 2 milyonu geçen veteriner hekimler tarafından kutlanıyor. Biz de ülkemizde çeşitli etkinliklerle bugünü kutluyoruz. 2000 yılından beri dünyada, 2001’den bu tarafa da ülkemizde kutlanıyor. Bu yıl veteriner hekimliği, özellikle çalışma alanlarını öne çıkaran bir tema var. Biz de bu temadan çok mutlu olduk, çok beğenildi. Geçtiğimiz yıllardaki salgınlarda da zaten herkes gördü ki, veteriner hekimsiz sağlıklı gıda olmaz. Dünyanın kabul ettiği slogan şudur, ‘sağlıklı hayvan sağlıklı gıda, sağlıklı insan ve sağlıklı toplum’. Demek ki sağlıklı toplum hedefini gerçekleştirmek için mutlaka veteriner hekimlik hizmetlerine, çiftlikten sofraya kadar olan bütün aşamalarda veteriner hekim hizmetlerine ihtiyaç var. Biz de şöyle diyoruz, ‘veteriner hekimsiz sağlıklı bir yaşam olmaz’ Ortaya meslek açısından bir farkındalık koyabilmek için Dünya Veteriner Hekimleri Günü’nü önemsiyoruz. Sadece bir kutlama günü değil, aynı zamanda mesleğin sorunları, ülkemizin hayvancılığı, veteriner hekimliğin hayvancılıktaki fonksiyonu, gıda güvenliği, hayvan sağlığı, koruyucu hekimlik noktasındaki hizmetlerini öne çıkarma açısından önemli bir gün" diye konuştu. "İleri hayvancılık için mutlaka ileri veteriner hekimlik gerekiyor" Veteriner hekimliğin, geleceğin meslekleri arasında yer aldığını dile getiren Eroğlu, "2019 yılında Yükseköğretim Kurulu geleceğin mesleklerini tanımladı. Bunlardan bir tanesi de veteriner hekimlikti. Biraz önce izah etmeye çalıştığımız şey şuydu. Sağlıklı bir toplum hedefine ulaşmak için mutlaka veteriner hekim hizmetlerine ihtiyaç varsa, yeni genç veteriner hekim meslektaşlarımızın da dünyadaki gelişmelere, iklim değişikliklerine, küresel ısınma gibi sorunlara karşı daha donanımlı bir şekilde mesleğe katılması gerekiyor. Ülkemizde 29 tane veteriner fakültemiz var. Biz, TVHB olarak müfredatta olması gerekenleri ve yeni gelişmeleri takip ediyoruz. Bunları Tarım Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gibi bakanlıklarla, bir taraftan TBMM ve Yükseköğretim Kurulu ile de zaman zaman çalışmalarımız oluyor. Dünyanın kabul ettiği şeyi bir kez daha söylemek lazım. İleri hayvancılık için mutlaka ileri veteriner hekimlik gerekiyor. Biz de yeni genç meslektaşlarımıza bu konuya dikkat etmelerini özellikle belirtiyorum" şeklinde konuştu. "Veteriner hekimlik hizmetleri stratejik bir kamu gücüdür" Güçlü bir veteriner hekimlik hizmetinin, bir ülkenin gıda ve halk sağlığını da önemli ölçüde etkilediğini aktaran Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen ise, "Bugün burada yalnızca bir meslek gününü kutlamak için değil, gıda-arz güvenliğini, halk sağlığını, üretimin sürdürebileceğini ve ülkemizin biyo-güvenlik kapasitesini konuşmak için bir aradayız. Veteriner hekimlik hizmetleri artık klasik bir meslek alan olmanın ötesinde, stratejik bir kamu gücüdür. Küresel ölçekte artan hayvan hastalıkları, sınır aşan salgın riskleri ve gıda zincirindeki kırılganlıklar, bu alanın doğrudan bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bugün geldiğimiz noktada şunu çok net ifade etmek gerekir. Güçlü bir veteriner hekimlik hizmetleri alt yapısı olmayan herhangi bir ülkenin, gıda güvenliğini ve halk sağlığını sürdürebilir bir şekilde ortaya koyması mümkün değildir" değerlendirmesinde bulundu. Düzenlenen etkinliğe, TVHB Başkanı Ali Eroğlu, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen, TVHB Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naim Deniz Ayaz, veterinerler ve öğrenciler katılım sağladı. Program, meslekte uzun yıllar hizmet veren veteriner hekimlere plaket takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
Erzurum ETÜ’lü akademisyene uluslararası Sigma Xi’den tam üyelik Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Fen Fakültesi Matematik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Harun Selvitopi, bilimsel çalışmaları, akademik üretkenliği ve alanına yaptığı özgün katkılar dolayısıyla uluslararası prestije sahip bilimsel kuruluşlardan biri olan Sigma Xi tarafından Tam Üyelik (Full Membership) statüsüne kabul edildi. 1886 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulan Sigma Xi, disiplinler arası etkileşimi teşvik eden ve seçkin araştırmacılar, bilim insanları ile mühendisleri bir araya getiren uluslararası bir onur topluluğu olarak faaliyet gösteriyor. Kuruluş, bilimsel başarıların tanınmasının yanı sıra araştırma kültürünün geliştirilmesi, bilimsel iş birliğinin güçlendirilmesi ve akademik etkileşimin artırılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor. Sigma Xi üyeliği kapsamında araştırmacılara uluslararası bilimsel ağa erişim, araştırma destek programlarından yararlanma imkânı, kariyer gelişim fırsatları, mentorluk olanakları ve disiplinler arası iş birliği imkânları sunuluyor. Ayrıca üyeler, saygın bilimsel yayınlara erişim sağlayarak akademik çalışmalarını daha ileri seviyeye taşıma fırsatı elde ediyor. Doç. Dr. Selvitopi’yi tebrik eden ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, elde edilen başarının üniversite adına gurur verici olduğunu belirterek: "Akademisyenimiz Doç. Dr. Harun Selvitopi’nin, uluslararası saygınlığa sahip Sigma Xi tarafından Tam Üyelik statüsüne kabul edilmesi hem kişisel akademik birikiminin hem de üniversitemizin bilimsel vizyonunun önemli bir göstergesidir. Bu tür uluslararası başarılar, ETÜ’ nün araştırma odaklı yaklaşımını ve akademik kadrosunun niteliğini ortaya koyuyor. Hocamızın elde ettiği bu önemli başarı, genç araştırmacılarımıza da ilham verecek niteliktedir. Kendisini yürekten tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum" ifadelerini kullandı.