ASAYİŞ - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 10:39

Araçtan inerken tabancası ateş aldı, ayağından vuruldu

A
A
A
Araçtan inerken tabancası ateş aldı, ayağından vuruldu

Sakarya’nın Akyazı ilçesinde araçtan indiği sırada tabancasının kazara ateş alması neticesinde 37 yaşındaki adam ayağından yaralandı.


Olay, Akyazı ilçesi Ada Caddesi üzerinde bulunan Konuralp Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 37 yaşındaki E.Y., araçtan indiği esnada yanında bulunan tabancanın kazara ateş alması neticesinde bacağından yaralandı. Durumun haber verilmesi üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan yaralı, ambulansla Akyazı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan E.Y.’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, polis ekipleri olay yerinde inceleme başlattı.



Araçtan inerken tabancası ateş aldı, ayağından vuruldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali sona erdi Sultanbeyli Belediyesi tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali sona erdi. Kapanış töreninde konuşan Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, "Yurt içinden ve yurt dışından gelen şairlerle, 3 gün boyunca şiirin ve edebiyat ikliminde buluşmanın mutluluğunu yaşadık." dedi. 12’inci Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kapanış töreniyle sona erdi. Aydos Kalesi’nde başlayan ve üç gün boyunca şiir konserleri, okul buluşmaları, söyleşiler, konserler ve İstanbulensis Şiir Yarışması ödül töreniyle dopdolu geçen festivalde yurt içinden ve yurt dışından şairler Sultanbeyli’de ağırlandı. Programa Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş’ın yanı sıra Sultanbeyli Kaymakamı Kemal Şahin, AK Parti Sultanbeyli İlçe Başkanı Ayhan Üşdi ve çok sayıda vatandaş katıldı. 3 gün sürdü Festivalin açılışının Aydos Kalesi’nde gerçekleştirildiğini belirten Başkan Ali Tombaş, İstanbulensis Şiir Festivali’nin Sultanbeyli’nin kültür ve sanat hayatında özel bir yere sahip olduğunu ifade etti. Üç gün boyunca ilçede şiirin birleştirici diliyle güzel bir kültür iklimi oluştuğunu vurgulayan Başkan Tombaş, şöyle konuştu: "12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali’mizi bu yıl da büyük bir heyecanla gerçekleştirdik. Festivalimizin açılışını, ilçemizin en önemli tarihi ve kültürel değerlerinden biri olan Aydos Kalesi’nde yaptık. Ardından üç gün boyunca şairlerimizi, sanatçılarımızı, öğrencilerimizi ve şiire gönül veren hemşehrilerimizi farklı programlarda bir araya getirdik. Şiir konserleriyle, söyleşilerle, konserlerle ve okul programlarıyla dolu dolu bir festival yaşadık. Şairlerimiz ilçemizdeki okullarda öğrencilerimizle buluştu; şiir okudu, söyleşiler gerçekleştirdi, gençlerimizle tecrübelerini paylaştı. Bizim için bu buluşmalar çok kıymetli. Çünkü gençlerimizin edebiyatla, şiirle ve sanatla temas etmesini önemsiyoruz." Şiir yarışmasına 300 başvuru geldi Başkan Tombaş, festival kapsamında düzenlenen İstanbulensis Şiir Yarışması’na da değinerek, "Ortaokul, lise ve yetişkin kategorilerinde düzenlediğimiz şiir yarışmamıza 300’e yakın başvuru yapıldı. Dereceye giren kardeşlerimize ödüllerini takdim ettik. Yarışmaya katılan tüm şiirseverleri gönülden tebrik ediyorum. Her bir başvuru, şiire duyulan ilginin ve gençlerimizdeki edebiyat sevgisinin güzel bir göstergesidir." ifadelerini kullandı. "Kültür ve sanat etkinliklerimizi daha da güçlendireceğiz" İstanbulensis Şiir Festivali’nin her yıl daha da güçlenen bir kültür buluşmasına dönüştüğünü belirten Başkan Ali Tombaş, Sultanbeyli’de kültür ve sanat çalışmalarını artırarak sürdüreceklerini söyledi. Başkan Tombaş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bugüne kadar İstanbulensis Şiir Festivalimiz kapsamında 60 farklı ülkeden 130 yabancı şairi, Türkiye’den ise 170 şairimizi Sultanbeyli’mizde misafir ettik. Bu yıl da yerli ve yabancı olmak üzere 30’un üzerinde şairimize ev sahipliği yaptık. Çocuklarımızın, gençlerimizin ve tüm hemşehrilerimizin nitelikli kültür sanat etkinlikleriyle buluşması için var gücümüzle çalışıyoruz. "Kültüre, sanata ve insana yapılan yatırım çok kıymetli" Programda konuşan Sultanbeyli Kaymakamı Kemal Şahin ise festivalin özellikle gençlere ve okullara ulaşması bakımından önemli bir anlam taşıdığını belirtti. Festivalin en güzel taraflarından birinin halkla ve öğrencilerle birlikte hazırlanıp yine onlarla birlikte sonuçlandırılması olduğunu vurgulayan Kaymakam Şahin, "Şairlerimizin öğrencilerimize rehberlik etmesi, yeni şairlerin yetişmesi adına çok kıymetli. Bugün ektiğimiz tohumların yarın kitaplara, yeni eserlere ve yeni edebiyat yolculuklarına dönüşeceğine inanıyorum." dedi. Protokol konuşmalarının ardından şairler kendi sesinden unutulmaz bir şiir ziyafeti sundu. Kapanış töreni, Hakan Kabil Demir ve Can Gülbal konseriyle sona erdi.
Ankara Doğuştan elleri ve ayakları olmayan yüzücü azmiyle 95 madalya kazandı Elleri ve ayakları olmadan dünyaya gelen Hamit Demir, azmiyle engelleri aşarak 95 madalya kazandı. Demir, Para Yüzme Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyor. Elleri ve ayakları olmadan doğan milli yüzücü Hamit Demir, azmi ve hırsıyla engelleri aştı. Ulusal ve uluslararası müsabakalarda toplam 95 madalya kazanan Demir, 14 Eylül’de Türkiye’de düzenlenecek olan Para Yüzme Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyor. Demir’in sonraki planı ise 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları’nda derece elde etmek. Ayrıca 34 yaşındaki milli yüzücü Demir, insanlara başarı hikayesini ve azmini aşılamak için milletvekili olmayı hedefliyor. "Yaradan bu engelleri aşıp çok güzel bir hikaye yazmamı istedi" Ailesinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldiğini ve kardeşlerinde böyle bir engel bulunmadığını ifade eden Hamit Demir, "Bu engelleri aşmam gerekiyordu. Yaradan bu şekilde vücut bulmamı, ruhumun bu bedene girmesini istedi ve bunları aşıp, bu engelleri aşıp görünüşteki büyük dezavantajı yenip, çok güzel bir hikaye yazmamı istedi. Ben buna inanıyorum. Ve yazdım da. Birçok başarı elde ettim. Protezlerimi rahat kullanabilmek için yüzme branşına başladım" diye konuştu. "Protezlerimi rahat kullanabilmek için başladığım yüzmede Dünya ve Avrupa’da şampiyonluklar aldım" Sporu çok sevdiğini ve sporun her alanında var olduğunu söyleyen Demir, "Sanatın da yine aynı şekilde her alanında varım. Protezlerimi rahat kullanabilmek için başladığım yüzme branşında dünya ve Avrupa’da şampiyonluklar elde ettim. Bu benim için ve ülkem için çok büyük bir gurur. Başta da bahsettiğim gibi bunları 2 elim ve 2 ayağım olmadan yaptım. Bir tarih yazdım. Bir başarı hikayesi yazdım. Bu anlamda da çok gururluyum" ifadelerini kullandı. "Engelli olmayan arkadaşlarımla mücadele ettim" Eğitim hayatının herkes gibi ‘normal’ diye ifade edilebilecek şekilde geçtiğini aktaran Hamit Demir, "Engelli olmayan arkadaşlarımla mücadele ettim. Aynı amaç için mücadele ettik. Aynı amaç için o çatı altındaydık. Başarmak için. Başardım da. Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldum. Yine aynı üniversitenin Siyaset ve Sosyal Bilimler alanında yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Tezimi alanımızla alakalı yazdım. Bu alanda benim de öğrendiğim çok güzel bilgiler oldu. Engellilerin anayasal ve yasal hakları üzerine yazdım. Şu anda da bir devlet kurumunda şef olarak görev yapıyorum" açıklamasında bulundu. "Tiyatroyu çok seviyorum" Amatör olarak tiyatroyla ilgilendiğini dile getiren Demir, "Tiyatroyu çok seviyorum. Güzel ülkemizin çeşitli yerlerinde, birçok ilinde bu sanatı icra ediyoruz. Orada da çok güzel tecrübeler elde ediyoruz. Çok güzel kazanımlar elde ediyoruz. Çünkü spordan farklı bir alan. Bu durum da çok çok değerli" dedi. "Yüzmeyi öğrenmem 6 ay sürdü ilk şampiyonluğumu Brezilya’da elde ettim" Uluslararası ve ulusal alanlarda 95 madalya kazandığını söyleyen Hamit Demir, "Aynı zamanda karate Türkiye şampiyonuyum. Oturarak voleybol branşını ülkemizde gerçekleştiren, Ankara’da branşlaşması anlamında bir girişimde bulundum. Sağ olsun büyüklerimiz de desteklediler. Şu anda Ankara’da paralimpik voleybolu kazandırdım. Bu anlamda da çok gururluyum. Burada da takım halinde çeşitli derecelerimiz var. 95 madalya sayısal olarak fakat bendeki değeri çok önemli. Çünkü benim yüzmeyi öğrenmem 6 ay sürdü. 6 ay çok zorlandım. 6 ayın sonunda iradeyle, başarma azmiyle, kararlılıkla ilk şampiyonluğumu Brezilya’da elde ettim. Bu çok değerliydi benim için. Çünkü yüzmeyi 6 ayda öğrenip o zorlu süreci yaşayıp bir başarı elde etmek çok anlamlı ve değerliydi. Ama başaracağımı biliyordum" şeklinde konuştu. "Önemli olan başarma azmi, isteği içinde olmaktı" Brezilya’da kazandığı altın madalyanın kendisi için çok değerli olduğunu ifade eden Demir, şöyle konuştu: "6 aylık yüzme öğrenme sürecinin sonunda aldığım bu başarı madalyası çok anlamlıydı. Anne babam beni hep destekledi. Başarılarımla başarısızlıklarımla her zaman yanımda oldular. Başarabileceğimi biliyorlardı ama tek amacımız başarmak değildi. İrade ortaya koyabilmekti. Başarma azmi, isteği içinde olmaktı. En önemli şey buydu en başında. Bu anlamda iyi bir alandaydım. Yüzme alanında, spor alanındaydım. Ailem benimle gurur duyuyorlardı, çok mutlulardı. Başarı da bu iradenin zirvesinde gelmiş olan bir temsildi aslında." "Olimpiyatlarda yer alamadım ama bu yer alamayacağım anlamına gelmiyor" 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’yi temsil etmek için elinden gelenin en iyisini yapacağını belirten Hamit Demir, "En yakın zamanda eylül ayı içerisinde ülkemizde Kocaeli’nde gerçekleştirilecek olan Avrupa Şampiyonası var. İlk etapta buna hazırlanıyorum. Görünür hedef olarak. İnşallah bir sonraki aşamada kendimi Los Angeles’ta milli formamızın altında görmek en büyük temennim. Daha önce olimpiyat tecrübem olmadı. Avrupa ve Dünya’da birçok başarılar elde ettim fakat olimpiyatlarda yer alamadım ama bu yer alamayacağım anlamına gelmiyor" ifadelerine yer verdi. Milletvekili olmak istediğini belirten Demir, "Birçok hayata dokunuyorum. Dokunmaya devam edeceğim. Ama bunu daha üst seviyeler taşıyıp daha etkin bir şekilde daha etkili bir şekilde yapmak için bu gerekli. Milletvekili kimliğiyle daha etkin bir şekilde yürütmek en büyük temennim" dedi. Ayrıca Demir, kimsenin birbirini ötekileştirmediği ve anlayabildiği günler diledi.
Hatay Başkan Öntürk, "Asrın felaketinin ardından yeniden inşa edilen Hatay’ımızı dünyaya tanıtmanın gururunu ve onurunu yaşıyoruz" Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, kentte düzenlenen COP31 zirvesinde depremin ardından yeniden inşa edilen kentteki çalışmaların dünyaya duyurulduğuna dikkat çekerek çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği süreci kapsamında, farklı ülkelerden gelen bakanlar ile aralarında Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşların yöneticilerinin de bulunduğu yabancı temsilciler, "Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler" panelinde Hatay’da bir araya geldi. Zirvede depremin ardından yeniden inşa edilen Hatay’daki süreç katılımcılara aktarıldı. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, "Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler" paneline yönelik açıklamalarda bulundu. Depremin ardından yeniden inşa edilen Hatay’ın gıpta ile bakılan bir şehir olduğuna dikkat çeken Başkan Öntürk, "Asrın felaketinde sadece bedenlerimiz enkaz altında kalmamıştı, tarihimizde yıkılmıştı ve yerle bir olmuş şehir vardı. Biz bu işin altından kalkacağımıza inandık ve Cumhurbaşkanımızdan çarşıdaki esnafımıza kadar herkes birlik ve beraberlik içerisinde milletimiz kendine yakışanı bir kez daha gösterdi. Milli birlik ve beraberliğimize bu noktaya geldik. Geldiğimiz bu noktada; üst düzey bakanlarımız, dünyanın çok önemli kuruluşlarının yöneticileri Hatay’ımızda. Gelinen bu nokta gıpta ile bakılan bir nokta. İhya ve inşa sürecinde emeği geçen başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Murat Kurum Bakanımıza, diğer bakanlarımıza ve toplumun birlikteliğini sağlayan tüm vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Asrın felaketinin ardından yeniden inşa edilen Hatay’ımızı dünyaya tanıtmanın gururunu ve onurunu yaşıyoruz" dedi. "Enerjisinden, parkına bahçesine kadar, binanın yalıtımına kadar tamamı planlanarak yapıldı" Kentte inşa edilen yapıların çevreye duyarlı yapılar olduğuna dikkat çeken Başkan Öntürk, "Dünya afetlerle karşı karşıya çok sık afetler yaşanan bir oluştu. Bu şehir planlanırken afetlere dayanıklı bir şehir yapıldı ve beraberinde de çevreye duyarlı binalar yapıldı. Şehir o şekilde inşa edildi. Enerjisinden, parkına bahçesine kadar, binanın yalıtımına kadar tamamı planlanarak yapıldı. Bu da bizim ülke olarak hangi noktaya geldiğimizin nasıl bir güç haline geldiğimizin göstergesidir. Biz depremde kaybettiklerimizi unutmayacağız, onlar bizim acılarımız Acılarımızın altında ezilmedik biz, acılarımızla beraber bundan sonraki nesillere daha dirençli bir şehir nasıl bırakırız, nasıl daha iyi bir noktaya gelirizin mücadelesini verdik. Geldiğimiz nokta milletimize yakışır bir nokta oldu" ifadelerini kullandı.
Kayseri Melikgazi’de Çölyak Günü’ne özel farkındalık eğitimi verildi Melikgazi Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliği ile ’Dünya Çölyak Farkındalık Günü’ kapsamında ilçedeki öğrencilere özel bilgilendirme ve farkındalık eğitim programı düzenlendi. Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, programda ilçedeki okullarda öğrenim gören çölyak hassasiyeti olan öğrencilerle bir araya gelerek, onlara glütensiz gıda paketi de verdi. Toplumda çölyak farkındalığını artırmak ve sağlıklı yaşam bilincini geliştirmek amacıyla yapılan çeşitli etkinliklere belediye olarak her zaman destek olduklarını söyleyen Başkan Palancıoğlu, "Çölyak bir hastalık değil, bir yaşam biçimi zorunluluğudur. Rabbim kimseye sağlık sorunu vermesin. Paketli gıdalar ve endüstriyel gıdalar bağırsak ve midede birçok hastalığa sebep olduğu için çölyak rahatsızlığına da sebep oluyordur diye düşünüyorum. Yediklerimize ve sağlımıza dikkat etmemiz gerekiyor. Çölyak bir hastalıktan ziyade doğru beslenme ile yönetilebilen bir yaşam biçimidir. Biz Melikgazi Belediyesi olarak, sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında çölyak hassasiyeti olanlarla ve aileleriyle bir araya gelerek farkındalıklar oluşturuyoruz. Programda emeği geçen İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Hacı Kaya’ya, Kayseri Çölyakla Yaşam Derneği Başkanımız Zahide Kaya’ya teşekkür ediyor; çölyak hassasiyeti olan evlatlarımıza sağlıklı bir hayat diliyorum" dedi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Hacı Kaya da çölyaklı vatandaşlara her zaman destek olan Başkan Mustafa Palancıoğlu’na teşekkür ederek, farkındalık oluşturmak için çeşitli eğitimler ve etkinlikler düzenlemeye devam edeceklerini söyledi. "Çölyak bir tercih değil ömür boyu süren bir yaşam biçimidir" diyen Kayseri Çölyakla Yaşam Derneği Başkanı Zahide Kaya ise şunları söyledi; "Bu programdaki en büyük amacımız çölyaklı çocuklarımızın yalnız olmadığını hissettirmek ve toplumda farkındalık oluşturmaktır. Bu yüzden çölyakın ne olduğunu bilmek ve anlamak çok önemli. Buradaki her çocuğumuz bizim için çok kıymetli. Bugün glutensiz yaşamak zorunda olan, çocukların, gençlerin ve ailelerin sesine kulak verme günüdür. Çünkü biz bir gün değil her gün anlaşılmak istiyoruz. Bu programda emeği geçen Mustafa Palancıoğlu Başkanımıza, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze ve destek olan herkese teşekkür ediyorum." Diyetisyen Tuğçe Demirbaş ise, öğrencilere ve katılım sağlayan ailelere glutensiz ve sağlıklı beslenme üzerine detaylı bilgiler vererek, çölyak ve gluten konusunda farkındalık oluşturulması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesinin önemine dikkat çekti.