ÇEVRE - 08 Mayıs 2026 Cuma 12:55

Bu sokaklar açık hava müzesi: Osmanlı’dan günümüze tanıklık eden miras

A
A
A
Bu sokaklar açık hava müzesi: Osmanlı’dan günümüze tanıklık eden miras

Osmanlı döneminden günümüze taşınan geleneksel mimari yapısıyla Sakarya’nın Taraklı ilçesi, hem sinema sektörünün hem de tarih meraklılarının gözde mekanları arasında yer alıyor. İlçe, özgün sokak dokusu ve asırlık evleriyle ziyaretçilerini tarihi bir atmosferde ağırlıyor.


Sakarya’nın güneyinde yer alan Taraklı’da, Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerini yansıtan 2 ve 3 katlı tarihi konaklar görenlerin ilgisini çekiyor. Doğal güzelliklerle bütünleşen bu yapılar, ilçeye karakteristik bir kimlik kazandırırken, geçmişin estetik anlayışını bugüne taşıyor. Sokak yapısı ve mimari bütünlüğü bozulmadığı için sit alanı olarak koruma altına alınan bölge, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline gelmiş durumda. Tarihi dokusunun yanı sıra Taraklı, küresel ölçekte de başarısını tescilledi. İlçe, 2021 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından düzenlenen ‘En İyi Turizm Kırsal Yerleşimleri ve Köyleri Girişimi’ çerçevesinde ödüle layık görüldü. Tarihi evleri ve korunan atmosferiyle Taraklı, Sakarya’nın turizm potansiyeline önemli katkı sunmaya devam ediyor.


"Safranbolu’yu kuranlar Taraklılardır"


Tarihi evler hakkında bilgi veren Alaattin Yılmaz, "Taraklı evleri sivil, Türk ve Osmanlı mimarisine göre yapılmış evlerdir ve konakların kendilerine göre hikayeleride vardır. Eğer evler 3 katlıysa zemin katta evin hanımı günlük işleri yapar ve evlerin mahremiyetini korumak için büyük değil küçük pencereler vardır. Evin ikinci katı kışlık, üçüncü katı yazlık olarak kullanılır. Safranbolu evleri, Taraklı evleriyle benzer sebebi Safranbolu’yu kuranlar Taraklılardır. Safranbolu’nun eski ismi Medine-i Taraklıborlu’dur. Bazen insanlar köklerini bulmak için Taraklı’ya ziyarete de gelirler. Buradaki evler 150-200 yıllık evlerdi hatta 300 yıllık evlerde bulunur. Ahşap evlerin özelliği eğer restore ediliyorsa nesilden nesile aktarılıyor ama beton evlerin özelliği 50-100 yıl kadardır" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya Büyükşehir davasında ara karar: Muhittin ve Gökhan Böcek’e tutukluluğa devam, Fazlı Ateş’e tahliye Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 41 sanığın yargılandığı davada mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Heyet, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ve Mustafa Gökhan Böcek’in tutukluluk hallerinin devamına, Fazlı Ateş’in ise tahliyesine karar verdi. Heyet ayrıca, suçtan zarar gören bazı isimler ile tutuksuz sanık Serkan T. yönünden "rüşvet" suçunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu’nda görülen duruşmanın dördüncü gününde, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek ve Fazlı Ateş müdafileriyle birlikte savunma yaptı. Sanık ve müdafi savunmalarının tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti, ara kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi. Verilen aranın ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Savcılık ara mütalaasını açıklamıştı Davanın önceki oturumunda savcılık ara mütalaasını açıklamıştı. Savcılık, tutuklu sanık Fazlı Ateş’in tahliyesini, sanıklar Muhittin Böcek ve Mustafa Gökhan Böcek’in tutukluluk hallerinin devamını talep etmişti. Savcılık ayrıca adli kontrol şartıyla serbest olan sanıkların adli kontrollerinin devamını istemişti. "Belediyemi hiçbir zaman kamu zararına uğratmadım" Ara karar öncesinde savunma yapan tutuklu sanık Muhittin Böcek, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek tahliyesini talep etti. Böcek, "Özetle, iddianame ile şahsıma yöneltilen hiçbir suçlamanın oluşmadığı gün gibi ortaya çıktığı kanaatindeyim. Gelinen aşama itibarıyla tahliyemi talep ediyorum. Belediyemi hiçbir zaman kamu zararına uğratmadım" dedi. Cep telefonunun şifresini devlete ve adliyeye güvendiği için tereddüt etmeden verdiğini söyleyen Böcek, özel hayatına ilişkin bilgilerin gündeme getirilmesine tepki gösterdi. Böcek, "Ben devletime, milletime ve adliyemize güvendiğimiz için hiç tereddüt etmeden cep telefonumun şifresini verdim. Bu nasıl oluyor? Bunu Sayın Bakanımıza da yazacağım. Akın Gürlek Bakanımız 86 milyonun bakanı olacağını söyledi. Ondan da bu konuda ricada bulunacağım. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var, özel hayatı var. Bunlarla ilgili çok üzgünüm, kızgınım ve kırgınım" diye konuştu. "Aleyhte olan hususları kabul etmiyorum" Tutuklu sanık Mustafa Gökhan Böcek de savunmasında aleyhindeki hususları kabul etmediğini belirtti. Böcek, "Avukatım açıklamada bulunacak. Aleyhte olan hususları kabul etmiyorum. Tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullandı. Mustafa Gökhan Böcek’in avukatı ise dosyada müvekkili yönünden somut zorlama bulunmadığını, kamu görevlisi olmayan bir kişinin irtikap suçu işlemesinin mümkün olmadığını savunarak tahliye talebinde bulundu. "Savcının mütalaasına katılıyorum" Tutuklu sanık Fazlı Ateş de savcılığın ara mütalaasına katıldığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Ateş, "Sayın savcımın mütalaasına katılıyorum, tahliyemi istiyorum" dedi. Sanık ve müdafi savunmalarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek ve Fazlı Ateş’in tutukluluk durumlarını değerlendirdi. Heyet, Muhittin Böcek ve Mustafa Gökhan Böcek’in tutukluluk hallerinin devamına, Fazlı Ateş’in ise tahliyesine karar verdi. Mahkeme heyeti ayrıca, suçtan zarar gören Cengiz G’nın dinlenmesine hükmetti. Heyet, suçtan zarar gören Yusuf Y., Bülent Ç., Mete Y., Berkan G., Ali A., Mehmet S. A., Taner A., Mehmet A. K., Hakan I., Ramazan K., Sezgin K., Demir D., Emin H., Muvakkaf E., İbrahim T., Fikret B. ve 9’uncu eylem yönünden tutuksuz yargılanan sanık Serkan T. hakkında "rüşvet" suçunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi için gereğinin takdir ve ifası amacıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.
Tekirdağ Tarla yolları hasada hazırlanıyor Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, yaklaşan hasat dönemi öncesinde üreticilerin tarlalarına daha güvenli ve kolay ulaşabilmesi amacıyla kırsal mahallelerde tarla yolu bakım çalışmalarını sürdürüyor. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, özellikle hasat dönemlerinde yoğun kullanılan tarla yollarında bakım, düzenleme ve tesviye çalışmaları gerçekleştiriliyor. Çalışmalarla üreticilerin ulaşımda yaşadığı sorunların azaltılması ve tarımsal faaliyetlerin kesintisiz devam etmesi hedefleniyor. 27 Nisan 2026 tarihinde başlayan çalışmalar kapsamında Tekirdağ genelindeki 286 kırsal mahallenin tamamına ulaşılması planlanırken, bugüne kadar 26 mahalledeki yollar bakımdan geçirilerek kullanıma hazır hale getirildi. Belirlenen program doğrultusunda il genelindeki tarla yollarında 31 Temmuz 2026 tarihine kadar bakım ve düzenleme çalışmalarının devam edeceği belirtildi. Çalışmalar sırasında greyder ve iş makineleriyle yol tesviyesi yapılırken, yoğun yağış nedeniyle bozulan güzergâhlar yeniden düzenleniyor. Ayrıca geçiş güvenliğini artırmaya yönelik iyileştirme çalışmaları da gerçekleştiriliyor. Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal mahallelerde sürdürdüğü çalışmalarla hem üretim süreçlerinin desteklenmesi hem de çiftçilerin zaman ve maliyet kayıplarının azaltılması amaçlanıyor.
Balıkesir Halit Yukay davasında iş insanının "denizde ölüme terk edildiği" iddiası Marmara Denizi’nde teknesi parçalanmış halde bulunan iş insanı ve yat üreticisi Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin davada ailenin avukatı, sanıkların olay yerini terk ederek yetkililere haber vermediğini ve delilleri karartmaya çalıştığını öne sürdü. Mahkeme, eksik evrakların tamamlanması için duruşmayı 10 Temmuz tarihine erteledi. Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Yukay’ın eşi Rania Stypa Yukay, babası Muhittin Can Yukay ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan baba Muhittin Can Yukay, geminin tekneye çarptığının belli olduğunu belirterek, şikayetlerinin sürdüğünü söyledi. Yukay ailesinin avukatı Emine Selma Esen ise, Adli Tıp Kurumu raporlarında Halit Yukay’ın ölüm nedeninin "AREL-7 gemisiyle çarpışma sonucu suda boğulma" olarak değerlendirildiğini ifade etti. Esen, sanıkların olay yerini terk ederek yetkililere haber vermediğini ve delilleri karartmaya çalıştığını öne sürerek, tutuklu yargılama talebinde bulundu. AREL-7 gemisinin kaptanı C.T.’nin avukatı Nuri Koray Kurun ise, çarpışmanın kesin olarak ispatlanamadığını savundu. Kurun, Halit Yukay’a ait teknede AIS sistemi bulunmadığını belirterek, rotaların çakıştığının net şekilde ortaya konulamadığını ifade etti. Mahkeme heyeti, sanık C.T. hakkındaki adli kontrol kararının devamına hükmederken, tutuklama talebini reddetti. Ayrıca Halit Yukay’ın ölüm sebebinin netleştirilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na gönderilmesine karar verildi. Mahkeme, "Graywolf" isimli tekneye ait teknik evrakların İstanbul Liman Başkanlığı’ndan istenmesine hükmederek, duruşmayı 10 Temmuz tarihine erteledi. Olay, 4 Ağustos’ta Marmara Adası açıklarında meydana gelmişti. Bozcaada’ya gitmek üzere denize açılan Halit Yukay’dan haber alınamaması üzerine başlatılan aramalarda teknesi parçalanmış halde bulunmuş, cansız bedenine ise haftalar sonra denizin 68 metre derinliğinde ulaşılmıştı.