ÇEVRE - 04 Aralık 2025 Perşembe 16:36

Milyonlar susuzlukla karşı karşıya: Sapanca Gölü her gün santim santim yok oluyor

A
A
A
Milyonlar susuzlukla karşı karşıya: Sapanca Gölü her gün santim santim yok oluyor

Sakarya ve Kocaeli’de yaşayan milyonlarca vatandaşın içme suyu kaynağı olan Sapanca Gölü’nde su kritik seviyenin altına indi. Son olarak 28.59 metre ölçülen göldeki ciddi çekilme sebebiyle geçmiş yıllarda suyla dolu olan kıyı bölümlerinde vatandaşlar, karaya oturan kayık ve teknelerin yanında ateş yakıp piknik yapar hale geldi.


Sakarya ve Kocaeli’de milyonlarca insanın içme suyu kaynağı olan Sapanca Gölü, son 65 yılın en kurak dönemini yaşıyor. Her gün santim santim çekilen göl seviyesi kritik noktayı da geçerek 28.59 seviyesine düştü. Göldeki ciddi çekilme sebebiyle geçmiş yıllarda suyla dolu olan kıyı bölümlerinde vatandaşlar, karaya oturan kayık ve teknelerin yanında ateş yakıp piknik yapar hale geldi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi ise göl suyunun korunması hususunda denetimlerini sıklaştırarak kaçak su kullananları tespit etmeye başladı. Tehlike çanları çalmaya devam eden Sapanca Gölü için vatandaşlar da kaçak su alımlarının kesin olarak durdurulması gerektiğini ve gereğinden fazla su tüketiminin önüne geçilmesini istiyor.



"3-4 metre su olan noktalarda şimdi yürüyoruz"


Göldeki su seviyesini düşmesi hakkında konuşan İsmail Yılmaz, "Daha önce de çekildiği olmuştu ama bu derece bir çekilme ben hiç görmedim. En son belki 5 sene önce bir çekilmişti ama bu çok farklı bir şey oldu. İnşallah böyle bir şey tekrarlanmaz. Duayla kar yağmasını istiyoruz. Su olan yerlerde şuanda vatandaşlar ateş yakmış, oturmuş. Belki, 3-4 metre su olan noktalarda şimdi yürüyoruz. Bu pek hayra işaret değil. Seka Kamp’ın olduğu yerde mavi bir düzenek kurulmuş ve bu yeni gelen bir şey, Sapanca Gölü’nün ilerisine gittiğinizde bu düzenek görülüyor" dedi.



"İlerisi için kötü bir mesaj bu durum"


Su tüketimine ilişkin ise Yılmaz, "Bunlar matematiksel olarak ispat edilen şeyler. Tüketicinin, su fabrikalarının, Kocaeli ne kadar, Sakarya ne kadar su çekiyor bunların gösterilmesi gerekiyor, kimin ne kadar su çektiğini bilmiyoruz. Her su çekilmesi sezonunda bir kod, bir kademe artırarak azalıyor. Bu senelerde de bir şekilde kurtardık ama bundan 5 veya 10 yıl sonra ne olacak? Gölün çoğu gitti. İlerisi için kötü bir mesaj bu durum, umarım olmaz" diye konuştu.



"Kocaeli de, Sakarya da suyu kullansın ama ölçülü olarak kullansın, israf edilmesin"


Suyun kullanılması konusunda görüşünü belirten İrfan Şakir Çoker, "İki tarafta susuz kalmasın. Kocaeli de, Sakarya da suyu kullansın ama ölçülü olarak kullansın, israf edilmesin. Mühim olan burada suyu kim israf ediyor? Göldeki bu son durumla ilişkin bir kritik kurulmalı ve halledilmeli. Kaçak su kullanılmasın, sıkı takip edilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.


Tevhid Yaşar ise "Su çekilmesini zaten burada yok. Bizim halimiz perişan. Kocaeli suyu başka yerden bulsun, hat döşenmemesi lazım. Fabrikalar su için başka bir yer bulmalı, gölden çekilmemesi lazım. Bu su buradaki halka yetmiyor" şeklinde konuştu.



"Suyu bol bulduğumuz için israf ediyoruz"


Sapanca Gölü’nün Sakarya ve Kocaeli’nin içme suyu kaynağı olduğunu aktaran Osman Karakaş, "Resmi kaynaklarda anlaşmaları nedir bilmiyorum ama netice itibariyle Sapanca Gölü’nün bir bölümü de Kocaeli’ye bağlı ve oradan da çekme hakkı var ama ne kadar olduğunu bilmiyorum. Sapanca Gölü’nde bir kuruma söz konusu hatta bazı objelerin de gün yüzüne çıktığı söyleniyor. Bizlerde de tutarsızlık var, suyu bol bulduğumuz için israf ediyoruz. Elimizi, yüzümüzü yıkarken suyu boşuna akıtmamalıyız. İsrafçı bir toplum olduk. Bunu biraz daha kısıtlarsak gelecek nesillere bu gölü sağlam bir şekilde devredebiliriz. Fabrikaların denetlenmesi lazım. Kocaeli tarafında da fabrikaların kaçak olarak su çektiği de söyleniyor, onların da denetlenmesi gerekiyor. Sadece küçük esnafın değil, büyük fabrikalarında denetlenerek gölün korunması gerekiyor" ifadelerini kullandı.


Seyhan Ünlü ise "Bence su çekilmemeli, belediye başkanları bir araya gelerek bu duruma çözüm bulup, önlem almalı. Biz vatandaş olarak bir şey yapamıyoruz" ifadelerini kullandı.



Milyonlar susuzlukla karşı karşıya: Sapanca Gölü her gün santim santim yok oluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara DMM: "İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir" ifadeleri kullanıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntülere ilişkin açıklama yapıldı. Merkezin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüntülerin eski olduğu belirtilerek, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir. Görüntülerin, zamanı ve yeri belirsiz eski çekimler olduğu; son yaşanan bölgesel gelişmeler sonrası yeniden kasıtlı olarak dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Türkiye sınır hattıyla bağlantısına dair herhangi bir somut veri bulunmamaktadır. Bu tür paylaşımlar sınır güvenliğini hedef alarak kamuoyunda olumsuz algı oluşturmayı amaçlamaktadır. Türkiye’nin hudut güvenliği 7 gün 24 saat esasına dayalı olarak çok katmanlı sistemlerle kesintisiz şekilde sağlanmaktadır. Asılsız iddialara itibar edilmemesi, yalnızca resmi makamların açıklamalarının dikkate alınması önemle rica olunur" açıklamasında bulunuldu.
Kilis AK Parti Kilis İl Başkanı Diyarbakırlı: "28 Şubat, topluma indirilmiş ağır bir darbedir" AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat’ın 29. yıl dönümünde yaptığı açıklamada darbeci zihniyeti kınayarak sürecin yalnızca siyasete değil topluma da ağır etkiler bıraktığını vurguladı. Kilis AK Parti İl Başkanlığı’nda 28 Şubat postmodern darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada konuşan AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat sürecini ve darbeci zihniyeti kınayarak topluma da ağır etkiler bıraktığını ifade etti. 28 Şubat’ın diğer darbelerden farklı olmadığını ifade eden Diyarbakırlı, "Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz" dedi. ‘’Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş’’ Sürecin nesiller boyu sürecek şekilde planlandığını savunan Diyarbakırlı, "Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef alan bir pusuydu. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş, seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş, başta başörtülü kadınlar olmak üzere mütedeyyin kesimlere yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır" ifadelerini kullandı. ‘’Vesayet odaklarını teker teker çökerttik’’ AK Parti olarak tüm darbe ve vesayet girişimlerinin karşısında olduklarını vurgulayan Diyarbakırlı, "İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi yeniden inşa ederek ülkemizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk" dedi. Son dönemde başörtüsü ve yerel kıyafetlere yönelik tavırlara da değinen Diyarbakırlı, 28 Şubat zihniyetinin tamamen ortadan kalkmadığını savunarak, "Demokrasi bilincinin, sivil iradenin ve sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır" şeklinde konuştu. Diyarbakırlı, "Bu zihniyetle mücadele bizim için bir demokrasi ve hak mücadelesidir. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde darbeci zihniyet karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutacağız" diye konuştu.
Bursa Büyükşehir’den ücretsiz müzik eğitimi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin keman ve çello eğitimi için düzenlediği yetenek sınavına katılan öğrenciler, özgüvenleriyle eğitmenlerin takdirini topladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü, Yıldırım ilçesinde öğrenim gören ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin kültürel ve sanatsal gelişimlerini desteklemek amacıyla yetenek sınavı düzenledi. Vakıf Bera Tesislerindeki sınava katılan ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin, müzik kulağı ve ritim duygusu kriterleri değerlendirildi. Performansları ve kendilerine duydukları özgüvenle büyük takdir toplayan öğrenciler, müziğe olan tutkularını gözler önüne serdi. Sınavın sonunda ücretsiz eğitim almaya hak kazanacak olan öğrenciler, belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra Bursa Çocuk Senfoni Orkestrası bünyesinde prova yapma ve sahne alma imkânı bulacak. Genç yetenekler böylece orkestrayla birlikte çalışma deneyimi yaşayacak, izleyici karşısında performans sergileyerek sahne heyecanını tadacak. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilecek eğitimlerde, çocuklar hem temel müzik bilgisi edinme hem de enstrüman çalma becerisi kazanabilecek. Yetenek sınavına katılan çocuklar, büyük bir heyecan duyduklarını belirterek bu imkanı kendilerine sunan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.
Van Kapıköy Gümrük Kapısı’nda sessizlik Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’nda geçişler normal seyrinde devam ediyor. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede tansiyon yükselirken, gözler Türkiye-İran sınırına çevrildi. Muhtemel bir hareketlilik ihtimali nedeniyle Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’ndaki durum merak konusu oldu. Sınır kapısında yapılan gözlemlerde ise herhangi bir yoğunluk yaşanmadığı görüldü. Giriş ve çıkışlarda sakinlik hakim olurken, araç ve yolcu trafiğinin olağan seyrinde devam ettiği belirtildi. Kapıdan hem Türkiye’ye girişlerin hem de İran’a çıkışların rutin şekilde sürdüğü görüldü. Ziyaretçiler programlarını yarıda bıraktı İran’da bir organizasyon için bulunan Fikret Hakan Öngür, yaşanan olaylar nedeniyle planlarını tamamlayamadan Türkiye’ye dönmek zorunda kaldıklarını belirtti. Öngür, konakladıkları otelin yakınında şiddetli bir patlamaya tanıklık ettiklerini ve bölgedeki durumun endişe verici olduğunu ifade etti. Tahran, İsfahan ve Tebriz’e yönelik saldırıların gerçekleştiğini dile getiren İran vatandaşı Nasır Selim ise saldırıların hedefi ve nedenleri hakkında net bir bilgiye ulaşılamadığını belirtti. Selim, bölgedeki ekonomik şartların birçok vatandaşın güvenli bölgelere geçişini zorlaştırdığını söyledi. "Korkumuz yok, ülkemizden ayrılmıyoruz" Tebriz şehrinde yaşayan Mehin Karahan, bölgedeki gerilime rağmen ülkelerini terk etmediklerini ve durumun zorluğuna rağmen dayanışma içinde olduklarını ifade etti. Karahan, çatışma atmosferine rağmen kimseden korkuları olmadığını ve gerekirse kendilerinin de ülkeleri için savaşacağını dile getirdi.