ÇEVRE - 28 Ocak 2026 Çarşamba 17:08

Sapanca Gölü kıyısında kaçak iskele ve yapı yıkımları devam ediyor: 89 yapı kaldırıldı

A
A
A
Sapanca Gölü kıyısında kaçak iskele ve yapı yıkımları devam ediyor: 89 yapı kaldırıldı

Sakarya’da Sapanca Gölü kıyı şeridini kaçak yapılardan arındırmak için başlatılan çalışmanın ilk etabı tamamlandı. Proje kapsamında 6 kilometrelik hat üzerinde bulunan toplam 89 kaçak iskele ve yapı kaldırıldı.


Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın talimatıyla hayata geçirilen "Sapanca Park" projesi çerçevesinde, göl kıyısının vatandaşların kullanımına açılması için düğmeye basıldı. Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, sahil şeridinde doğal dokuyu bozan ve kıyı kanununa aykırı olan yapılar tespit edildi.


Yapılan incelemelerin ardından sahil boyunca belirlenen 89 kaçak iskeleden 61’i, tebligatların ardından mülk sahipleri tarafından gönüllü olarak söküldü. Geriye kalan 28 yapı ise SASKİ ekiplerince bulunduğu yerden kaldırıldı. 6 kilometrelik sahil şeridinde gerçekleştirilen bu temizlik operasyonuyla göl kıyıları tamamen boşaltılmış oldu. Kaçak yapıların temizlenmesinin ardından bölgede doğaya uyumlu sosyal donatı alanları ve yürüyüş yollarını içeren "Sapanca Park Projesi"nin inşasına başlanacağı bildirildi.


SASKİ Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:


"Sakarya’mızın en büyük değeri olan Sapanca Gölü’müzün korunması, geleceğe miras bırakılması için başlattığımız kıyı şeridi temizleme çalışmalarında bugün itibarıyla neticeye ulaşılmıştır. Özveriyle çalışan ekiplerimiz, bölgedeki vatandaşlarımızın da katkı ve desteğiyle kıyı şeridinde, göl havzasının içerisine yerleştirilen toplamda 89 kaçak iskeleyi bulunduğu yerden sorunsuz şekilde kaldırmıştır. Süreç boyunca ekiplerimize büyük bir hassasiyetle yaklaşan, işlemlerin gerçekleştirilmesi için destek sunan tüm vatandaşlarımıza ve mülk sahiplerimize teşekkür ederiz."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Hipertansiyonla mücadelede en güçlü adım düzenli tansiyon ölçümüdür" Hipertansiyonun sinsi ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tekin Akpolat, "Hipertansiyonla mücadelede en güçlü adım düzenli tansiyon ölçümüdür. Tansiyon ölçmek, tedavinin bir parçasıdır ve hayat kurtarır" dedi. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında uzmanlar, belirti vermeden ilerleyen hipertansiyonun ancak düzenli ölçümle erken dönemde tespit edilebileceğine dikkat çekiyor. Liv Hospital Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tekin Akpolat, Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Akpolat, bu yılın temasının "Kan basıncınızı düzenli ölçün, sessiz katili yenin" olduğunu hatırlatarak hipertansiyonun toplum sağlığı açısından en önemli risklerden biri olduğuna vurgu yaptı. "Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermez" Hipertansiyonun sinsi ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Akpolat, birçok hastanın şikâyet hissetmediği için tansiyon ölçümü yaptırmadığını belirtti. Prof. Dr. Akpolat, "Belirti olmaması, hastalığın olmadığı anlamına gelmez. Tansiyon ölçmemek, tedavi edilebilir bir hastalığın erken evrede yakalanma şansını kaybetmek demektir" dedi. Erken tanının önemine işaret eden Akpolat, hipertansiyonun başlangıç aşamasında yakalanmasının organ hasarını önleyebileceğini veya geri çevirebileceğini ifade etti. "Türkiye’de her 3 kişiden 1’inde görülüyor" Hipertansiyonun toplumda yaygın bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Akpolat, Türkiye’de her üç yetişkinden birinde yüksek tansiyon görüldüğünü, ancak bu kişilerin yaklaşık yarısının hastalığının farkında olmadığını söyledi. Günümüzde otomatik tansiyon cihazları sayesinde ölçümün son derece kolay hale geldiğini belirten Akpolat, düzenli kontrolün ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. "Tedavide ilk adım yaşam tarzı değişikliği" Hipertansiyon tedavisinde ilk basamağın ilaç değil yaşam tarzı düzenlemeleri olduğunu belirten Prof. Dr. Akpolat, sağlıklı yaşamın önemini şöyle özetledi: "Tuz tüketiminin azaltılması (kaya tuzu dahil), kilo kontrolü ve ideal kiloya ulaşma, düzenli fiziksel aktivite, alkol kullanımının sınırlandırılması, sigaranın bırakılması, stres yönetimi, doktor önerisi olmadan takviye kullanılmaması." Prof. Dr. Akpolat, özellikle bilinçsiz takviye kullanımının tansiyon üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti. "Tansiyon ilaçları bağımlılık yapmaz" Yaşam tarzı değişikliklerinin yeterli olmadığı durumlarda ilaç tedavisinin devreye girdiğini belirten Prof. Dr. Akpolat, tansiyon ilaçlarının bağımlılık yapmadığını ve doğru kullanıldığında yaşam süresini uzatan en etkili tedaviler arasında yer aldığını ifade etti. Prof. Dr. Akpolat, şöyle devam etti: "Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, sadece tansiyonu düşürmekle kalmaz; kalp, beyin ve böbrek gibi hayati organları da korur" dedi. "Tansiyon ölçümü tedavinin ayrılmaz parçasıdır" Sözlerini düzenli ölçümün önemine dikkat çekerek tamamlayan Prof. Dr. Akpolat, şu çağrıda bulundu: "Hipertansiyonla mücadelede en güçlü adım düzenli tansiyon ölçümüdür. Tansiyon ölçmek, tedavinin bir parçasıdır ve hayat kurtarır."
Kocaeli "Kocaeli Manav Ağzı Sözlüğü" kayıt altına alınacak Kocaeli’de "Manav Ağzı Sözlüğü Projesi" kapsamında saha çalışmaları başladı. Yürütülen çalışmada, unutulmaya yüz tutmuş yerel kelime ve ifadelerin kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor. Kocaeli’de yaşayan Manav Türkleri’nin zengin kültürel mirasını yaşatmak ve tanıtmak amacıyla büyükşehir belediyesi, Kocaeli Üniversitesi ve Kocaeli Yerel Kültür Platformu iş birliğinde gerçekleştirilen "Kocaeli Manav Ağzı Sözlüğü Projesi" saha çalışmaları ile devam ediyor. Projede, unutulmaya yüz tutmuş yerel kelime ve sözcüklerin kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması planlanıyor. Vatandaşlar ile birebir görüşülüyor Kocaeli’nin yerel kültür değerlerini korumak ve yaşatmak amacıyla sürdürülen "Kocaeli Manav Ağzı Sözlüğü Projesi" kapsamında saha çalışmaları devam ediyor. Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kenan Acar danışmanlığında yürütülen çalışmalar kapsamında şehrin farklı bölgelerinde yaşayan vatandaşlarla birebir görüşmeler gerçekleştiriliyor. Bilimsel yöntemlerle arşivleniyor Hazırlanan soru-cevap anketleriyle sürdürülen saha çalışmalarında şimdiye kadar çok sayıda köy ziyaret edildi. Görüşmeler kapsamında vatandaşlardan yerel ağızda kullanılan kelimeler, sözcükler ve günlük hayatta kullanılan ifadeler derleniyor. Yapılan kayıtlarla birlikte Kocaeli’nin kültürel hafızasında önemli yer tutan sözlü miras unsurları bilimsel yöntemlerle arşivleniyor. Kültürel miras kayıt altına alınıyor Kocaeli’nin geçmişten günümüze taşıdığı yerel dil yapısının korunmasını amaçlayan proje, kültürel aktarım açısından da önemli çalışma olarak öne çıkıyor. Saha çalışmalarında elde edilen veriler titizlikle incelenirken, tekrar eden kayıtların ayıklanmasının ardından özgün kelime ve ifadeler sözlük çalışmasına dahil ediliyor. Proje kapsamında yalnızca kelimeler değil, aynı zamanda yöreye özgü kullanım biçimleri, halk arasında yaşayan ifadeler ve kültürel anlatımlar da kayıt altına alınıyor. Böylece Kocaeli’nin yerel kültürüne ait önemli değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Bu müzede yerel kültür yaşatılıyor Kocaeli Yerel Kültür Müzesi, şehrin unutulmaya yüz tutmuş değerlerini yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Manavların Kocaeli’ne yerleşimi, ketenin yolculuğu ve motiflerin dili gibi bölümleriyle zengin bir içerik sunan müze, Portakal Hafız Konağı’nda hizmet veriyor. Müze, pazartesi hariç haftanın altı günü 09.00-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.
İstanbul Yunus Emre Enstitüsü’nde karikatürist Salih Memecan rüzgarı esiyor Terra Sanat Söyleşileri, düzenlediği etkinlikler kapsamında kültür ve sanat dünyasından önemli isimleri ağırlamaya devam ediyor. Serinin yeni konuğu, ünlü karikatürist Salih Memecan oldu. Memecan, etkinlik kapsamında sanatseverlerle söyleşi gerçekleştirirken son kısımda ise davetlilerle birlikte çizim teknikleri üzerine çalışma gerçekleştirdi. Beyoğlu’ndaki Yunus Emre Enstitüsü bünyesinde bulunan Terra Santa Manastırı’nda Terra Sanat söyleşisinin yeni bir serisi düzenlendi. Müzikten sanata, edebiyattan güncele uzanan içerikleriyle Terra Sanat Söyleşilerinin yeni konuğu Türk karikatür sanatının usta isimlerinde Salih Memecan oldu. ‘Bizimcity’ ve ‘Sizinkiler’ gibi karikatürleriyle yediden yetmişe sayısız okuru bir gülümsemede buluşturan usta sanatçı Memecan, gündelik yaşamdan beslenen çizgi dili, toplumsal gözlemleri ve hafızalara kazınan karakterleri üzerinden karikatür sanatının düşünsel ve kültürel boyutlarını katılımcılarla paylaştı. Birçok karikatür çalışmasıyla uzun yıllardır geniş kitlelere ulaşan çalışmalarıyla tanınan sanatçı söyleşide ayrıca, mizahın toplumsal hafızadaki yerini ve üretim süreçlerini ele aldı. Memecan’ın kariyerindeki birçok önemli noktayı katılımcılarla paylaşmasının ardından yine katılımcılarla birlikte atölye çalışması düzenledi.