ÇEVRE - 24 Eylül 2025 Çarşamba 13:40

Söğütlü’nün altyapı yatırımında çalışmalar hız kazandı

A
A
A
Söğütlü’nün altyapı yatırımında çalışmalar hız kazandı

Söğütlü’nün 25 kilometrelik dev altyapı yatırımında çalışmalar hız kazandı. Yüzde 50’lik kısmında sona gelinen saha çalışmalarını yerinde inceleyen SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, "Ekiplerimiz şuan ilçenin 4 ayrı noktasında eş zamanlı olarak çalışıyor. İlerleyişine hız kazandırdığımız projenin her adımını anbean takip ediyoruz. Yatırımın 12 bin 500 metrelik kısmında çalışmalarımızı tamamladık" dedi.


Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, Söğütlü’nün içme suyu ve atık su geleceğinin teminatı olacak projede devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Proje çerçevesinde 12 kilometrelik içme suyu hattının yüzde 75’i tamamlanırken, 13 kilometrelik kanalizasyon hattının ise yüzde 40’ında sona gelindi. Projenin hızla tamamlanması için ilçenin farklı noktalarında 4 ekip aynı anda mesai harcıyor. Yüzde 50’si tamamlanan ve yoğun bir şekilde devam eden altyapı çalışmalarının hemen ardından, bölgenin estetik görünümüne yakışır bir şekilde üstyapı planlaması da yapılacak.



"Atık suları kayıpsız bir şekilde taşıyacak"


Çalışmaları yerinde inceleyen Seyit Sakallıoğlu, "Söğütlü ilçemizin bugün ve gelecek altyapı ihtiyaçlarının teminatı olacak dev altyapı yatırımına hız kazandırdık. Ekiplerimiz şuan ilçenin 4 ayrı noktasında eş zamanlı olarak çalışıyor. Projenin her adımını anbean takip ediyoruz. Toplamda 12 bin 500 metrelik kanalizasyon ve içme suyu hattında çalışmalarımızı tamamladık. Tamamlandığında toplam uzunluğu 25 kilometre olacak yatırımı tamamen öz kaynaklarımızla sürdürüyoruz. Bir yandan ana hatların imalatını yaparken bir yandan da ilçe ekiplerimizle abone bağlantılarını tamamlıyoruz. Güçlü altyapı hatları bölgede su kayıplarına geçit vermeden her bir abonemize kesintisiz içme suyu sağlayacak. Aynı zamanda yeni atık su hattımız Söğütlü’nün eşsiz doğasını koruyarak, atık suları kayıpsız bir şekilde taşıyacak" dedi.



Söğütlü’nün altyapı yatırımında çalışmalar hız kazandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. Şirikçi: "İnme, erken müdahale ile kalıcı hasar bırakmadan tedavi edilebiliyor" Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, girişimsel radyoloji alanındaki ileri tedavi ve inme hastalıkları hakkında bilgi verdi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, inmenin dünyada ve Türkiye’de en sık görülen ölüm ve sakatlık nedenlerinden biri olduğunu belirterek, erken ve doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. "Zaman beyindir" İnmenin, beyin damarlarının tıkanması veya kanaması sonucu ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Şirikçi, "İnme tedavisinde en önemli faktör zamandır. Dakikalar içinde yapılan doğru girişimsel müdahaleler, hastanın hayatını ve yaşam kalitesini tamamen değiştirebilir" dedi. Girişimsel Radyoloji ile Ameliyatsız Tedavi Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde uygulanan mekanik trombektomi gibi ileri girişimsel radyoloji yöntemleri sayesinde, tıkalı beyin damarlarının ameliyata gerek kalmadan açılabildiğini belirten Prof. Dr. Şirikçi, "Girişimsel radyoloji yöntemleriyle kasıktan veya el bileğinden girilerek tıkalı damarlar kısa sürede açılabiliyor. Bu sayede felç riski büyük oranda azaltılıyor ve hastalar çok daha hızlı iyileşme sürecine giriyor" ifadelerini kullandı. Kimler risk altında İnme riskinin; yüksek tansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, sigara kullanımı ve ileri yaş ile arttığını söyleyen Prof. Dr. Şirikçi, ani konuşma bozukluğu, yüz kayması, kol veya bacakta güçsüzlük gibi belirtiler görüldüğünde derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini hatırlattı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, "İnme şüphesi olan hastaların vakit kaybetmeden donanımlı merkezlere başvurması büyük önem taşıyor. İnme geliştiğinde, tedavinin etkinliği ve kalıcı hasarın önlenmesi açısından ilk 4-6 saat içinde yapılan müdahale hayati öneme sahiptir. Hastanemizde 7/24 hazır bulunan ekip ve ileri görüntüleme sistemleri sayesinde, hastalarımıza en hızlı ve en doğru tedaviyi sunmayı hedefliyoruz. Erken müdahale ile birçok hastamız günlük yaşamına bağımsız bir şekilde geri dönebiliyor" diye konuştu.
Ankara Kadın emeği ve kültürel miras ‘Yüreğin Nuru’ sergisinde buluştu Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezince (KADUM) hayata geçirilen ‘Yüreğin Nuru’ ipek iğne oyası sergisi ziyarete açıldı. KADUM tarafından hayata geçirilen ‘Yüreğin Nuru’ adlı ipek iğne oyası sergisi Arı Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyarete açıldı. Sergiye, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, KADUM Direktörü Zeynep Karahan Uslu ve davetliler katıldı. Sergide, kadınların yaptığı halk sanatı ve kültür mirası ipek oyalarının seçkin örnekleri, oyadan yaptıkları takı malzemeleri, çantalara ve şallara işlenen iğne oyaları gibi el emeği ürünler yer aldı. Nallıhan işlemelerinden ilham aldıklarını ifade eden Bozay, dış politikadaki belirsizlikler ve çatışmalar arasında ülkenin refahını gözeterek diplomasiyi yürüttüklerini belirtti. Aynı zamanda Bakan Yardımcısı Bozay, bu noktada en büyük destekçilerinin, Anadolu’nun kadınları, anneleri, kızları ve gençleri olduğunu vurgulayarak, sergide emeği geçenlere teşekkür etti. "Nallıhan’ın dillere destan iğne oyası zenginliğimizin kıymetli bir parçası" ATO olarak yaklaşık 2 bin 100 iş kolunda faaliyet gösterdiklerini ve 170 bini aşan üyenin olduğunu belirten Baran, "Ticaretin temel amacı kazanç sağlamaktır. Bunun yolu da verimliliği ve sürdürülebilirliği devam ettirmeyi sağlamaktan geçer. Bu nedenle bir iş ya da proje söz konusu olduğunda ticaret erbapları olarak maddi ya da manevi bir değer üretip üretmediğine bakarız. Uslu’nun daveti geldiğinde baktım ki bu projeyle verimliliğin karşılığı, emeği, hakkı verilmiş. Bir değil birçok açıdan fayda sağlayan bir çalışma ortaya konmuş. Hem kültürel mirasın korunmasına katkı sağlanmış hem kadın üreticilere güç kazandırılması hedeflenmiş hem de doğal ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan ilçemiz Nallıhan’ın coğrafi işaretli ürünü Nallıhan oyası da görünür hale getirilmiş. Tüm bunların şehrimizin kıymetli üniversitelerinden, Çankaya Üniversitesi tarafından üstlenilen bir toplumsal sorumluluk kapsamında gerçekleştirilmiş olması da ayrıca takdire şayan Bir toplumun hafızasını oluşturan kültürel miras, toplumsal aidiyeti güçlendirdiği gibi geleceğe de güç veren bir ortak zenginliğimiz. İpek yolu üzerinde yer alan Nallıhan’ın dillere destan iğne oyası da bu zenginliğimizin kıymetli ve önemli bir parçası. El emeği göz nuru bu oyaların, Nallıhan Kalkınma Vakfı tarafından yapılan başvuruyla coğrafi tescil almış olması, görünürlüğünün de artması ve ekonomik değer kazanması açısından da önemli bir kazanım olmuştur. Projenin kadın üreticilerin güçlendirilmesini hedefleyen yönü de ayrıca son derece kıymetlidir" diye konuştu. "Kadınlar, el sanatlarıyla ekonomik değer üretirken kültürel mirasa kattıkları bir halkın tarihidir" Uslu ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Bu sadece göz değil yürek nuruyla üretilen bir sanat. Kendi kendime verdiğim bir söz verdim. İnsan emeğinin o en zarif halinin gelişmesine hakiki bir katkı sunacağım ve bunu mutlaka yapacağım. İşte o sözü bugün sizlerin huzurunda KADUM direktörü olarak tutabilmenin mutluluğuyla bu çalışmaları koordine ediyorum. Bugün aramızda bulunan, çok gönlü destek verdiğimiz kadın kooperatifimizin üretken üyeleri. Kendi hikayelerinin kahramanı kadınlar. Onlar bizim üreticilerimiz, bizim kadınlarımız. Hayatım içinde söylenen ve söylenmeyen, sözlerini fısıldayan, iğne oyalarında bilmeliyiz ki onların sadece emeği değil, aynı zamanda ihtişamlı bir zarafeti ve aynı zamanda ömürleri vardır. Ömürlerini verdikleri bir sanat var. Biliyoruz ki kültürel mirasın en önemli yapıcısı ve taşıyıcısı olan kadınlar, el sanatlarıyla ekonomik değer üretirken kültürel mirasa kattıkları bir halkın tarihidir, bir halkın değerleridir. Gelecek nesillere aktarılan hazineler aslında bunlardır." Sergi, 18 Ocak tarihine kadar Arı Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyarete açık olacak.
Şanlıurfa Boyu kısa ama yeteneği büyük: Mesafe tanımadan futbol topuyla her hedefi tutturuyor Şanlıurfa’da halk arasında cücelik olarak adlandırılan akondroplazi rahatsızlığı nedeniyle boyu kısa kalan Sedat Uçak, futbol yeteneğiyle dikkat çekiyor. Uçak, bir cambaz gibi topu istediği mesafeden istediği hedefe atabiliyor.Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesine bağlı TİGEM arazileri içerisinde yer alan kırsal Karatepe Mahallesi’nde yaşayan ve halk arasında cücelik olarak adlandırılan akondroplazi rahatsızlığı nedeniyle boyu kısa kalan 32 yaşındaki Sedat Uçak, futbol topuyla istediği hedefi istediği mesafeden tek atışta tutturabiliyor. Üniversite mezunu olan ve kendi imkanlarıyla evde spor yapan Uçak, zorlu hayat şartlarına rağmen azmiyle mahalledeki herkese örnek oluyor.Eğitime yürüyerek, hayata koşarak başladıSedat Uçak’ın başarı hikayesi aslında çocukluk yıllarına dayanıyor. İlkokul ve ortaokul döneminde TİGEM arazisi içinde yer alan göçer bölgesinden her gün kilometrelerce yolu yürüyerek okula giden Uçak, zorluklar karşısında pes etmemeyi o yıllarda öğrendi. Bugün üniversite mezunu olan Sedat Uçak, 5 yıldır evli ve engelli maaşıyla geçimini sağlıyor.Hedef gözetmeksizin tutturuyorUçak’ı diğer insanlardan ayıran en büyük özelliği ise doğuştan kısa boylu olmasına rağmen, futbol topu ile istediğini yapabilmesi. Evinin bahçesini adeta bir antrenman sahasına çeviren Uçak, futbol topuyla her insanın yapamayacağı şeyleri yaparak videoya çekiyor. Ufak pencerelerden topu geçiren, hareket halindeki araç tekerleklerinin tam ortasından isabet sağlayan Sedat’ın videoları, binlerce kişi tarafından izleniyor. Sosyal medyada büyük bir takipçi kitlesine ulaşan Uçak, imkansız denilen açılardan topu hedefe ulaştırıp izleyenleri hayrete düşürüyor.Üniversiteyi bitirdikten sonra ailesinin yanına dönen Sedat Uçak, hayvancılıkla uğraşıyor. Boş zamanlarında ise futbol topuyla zaman geçiren Uçak, "Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesine bağlı kırsal Karatepe Mahallesi’nde yaşıyorum. Uzun zamandır top oynuyorum. Bel fıtığından sonra artık top oynamıyorum. Artık topu büyük küçük fark etmeden her pencereden atıyorum. İstediğim hedefi vurabiliyorum" diye konuştu.