GÜNDEM - 17 Mart 2026 Salı 14:53

12 yıldır bitmeyen konut çilesi: Hak sahipleri tapu bekliyor

A
A
A
12 yıldır bitmeyen konut çilesi: Hak sahipleri tapu bekliyor

Samsun’da 2010 yılında ihalesi tamamlanan ve 136 daire ile 11 dükkandan oluşan binadan ev satın alan vatandaşlar, aradan geçen 12 yıla rağmen ne tapularına ne de dairelerine kavuşabildiklerini belirterek mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi. Hak sahipleri ayrıca bazı dairelerin sözleşme ve inşaatçı ipoteği yöntemiyle birden fazla kişiye satıldığını öne sürdü.


Arsası Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olan Baruthane Mahallesi’ndeki Haznedar Konakları’nın ihalesi 2010 yılında yapıldı. 12 yıl önce büyük oranda tamamlanan konutlarda birçok taşeron firma işi bırakırken, mağdurlar dairelerine kavuşamadıkları için zaman zaman çeşitli eylemler yaptı. Son olarak mağdur olduğunu iddia eden Birkan İpoğlu, binaya pankart asarak duruma tepki gösterdi. Yapıdan 8 daire almak için anlaştığını ve şu anda da dairede kaldığını ifade eden İpoğlu, "İhale 2010’da yapıldı. 4 bölge müdürü emekli oldu, yine de bitmiyor. Hakkımı vakfetmiyorum, etmeyeceğim. Gitmediğimiz yer kalmadı, mağduruz" yazılı pankartı asarak tepkisini dile getirdi.



"Sözleşmemde 8 daire olarak anlaştık, inşaatçı ipoteğiyle gönderilmek isteniyoruz"


İnşaatın büyük bölümünü yapan taşeronlardan biri olduklarını belirten Birkan İpoğlu, "2018’de taşeron olarak bu inşaata başladık. Benim gibi 30 taşeron daha var. O dönemki müteahhit, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden hak ediş karşılığı tapuları alıp bize vereceğini söyledi. 25 tapu alındı ve dağıtıldı. Bize ise ‘bugün, yarın’ denilerek oyalandık. 8 yıldır kendi öz kaynaklarımla binaya yatırım yaptım. Borçlanma sonucu binaya tedbir kararı getirildi. İnşaatçı ipoteği ile bizi garanti altına alacaklarını söylediler. İpotekleri yaptık, o dönemde para değerliydi. Enflasyona göre şu anda o para pul oldu. Benim sözleşmemde buradan 8 daire alma anlaşmam var. Dairelerimiz verilmeden, inşaatçı ipoteğimiz gerekçe gösterilerek bugünün parasıyla 8-10 milyon TL ödenip buradan çıkarılmak isteniyoruz. 4 dairemde şu anda ailemiz oturuyor. İş güvenliği bahanesiyle binanın elektrik, su ve doğalgazı da kapatıldı. 13 hane daha burada kalıyor. Arazi Vakıfların. 2018’den sonra asıl müteahhit vefat edince mahkeme kayyum atadı. Dava süreci devam ediyor" dedi.


Binanın şu anda bakımsız olduğunu, istinat duvarının sağlam yapılmadığını ve sorunların giderilemediğini dile getiren İpoğlu, "Binanın arazi sahibi Vakıflar Bölge Müdürlüğü. Ana firmadan yüzde 98 iş bitirme, yani geçici kabul işlemi yaptık. Yüzde 2’lik tamamlanmayan kısım var. Binanın bir cephesi Amisos Tepesi’ne bakıyor. 11 dükkânın arkasında drenaj hatası var. İstinat duvarı eğreti yapıldı. İnce çıtaların üzerine betopan geçirildi. Orada yüzlerce aile yaşayacak. O duvar patlasa can kaybı olmaması mümkün değil. Bu haksızlıklara tepki göstermek için pankart astım. Yetkililerden destek bekliyoruz" ifadelerini kullandı.



"Dairemi ne kiraya verebiliyorum ne oturabiliyorum ne de satabiliyorum"


Binanın 8’inci katından 6 yıl önce daire aldığını ancak dairenin kendisinden önce ve sonrasında başkalarına da satıldığını ve mahkeme sürecinin devam ettiğini belirten Nermin Çapkın ise "Bu binanın güzel görünüşüne aldandık. 8’inci katta bir daireyi beğendik ve 2020’de aldık. ‘Bugün, yarın teslim olacak’ derken öğrendik ki bizden önce aynı daire başka birine daha satılmış. Tapu verilme işlemi de ‘bugün, yarın’ denilerek ertelendi. 6 yıldır ne tapumuz var ne de bina tamamlanmış durumda. Mahkeme devam ediyor. Herkes gibi biz de mağduruz. Dairemi ne kiraya verebiliyorum ne oturabiliyorum ne de satabiliyorum. Elektrik, su, doğalgaz yok. Şu anda da kirada oturuyorum. Her türlü mağduruz" diye konuştu.


Diğer hak sahipleri, satın aldıkları dairelerin birden fazla kişiye satıldığını ve mahkeme sürecinin sürdüğünü belirtti.


Vakıflar Bölge Müdürlüğü ise konu hakkında açıklamada bulunmazken, kayyum ile hak sahibi olduğunu iddia eden diğer taraflar arasında mahkeme süreci devam ediyor.



12 yıldır bitmeyen konut çilesi: Hak sahipleri tapu bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İkinci el otoda çoklu etkilerin altında temkinli ilerleme Şubat ayında 15 yaş ve 350 bin km sınırına kadar olan ikinci el oto satışları, 2025 Şubat ayına göre yüzde 6 düşerken, geçen aya göre ise de yüzde 11 yükseliş kaydetti. Bu dalgalı seyirde, sıfır oto pazarındaki cazip fiyatlı araç kampanyaları nedeniyle takasa gelen ikinci el araç sayısındaki artışın da etkili olduğu tahmin ediliyor. İkinci el oto satışlarında da altının servet etkisi hissediliyor. Quick Finans’ın yayınladığı 2’nci El Oto Raporu’nun Şubat ayına ait verilerinin yer aldığı güncel sayısında, sektöre dair en yeni trendler paylaşıldı. Türkiye 0 Km Otomobil ve Hafif Ticari araç satışları, 2026 yılı Şubat ayında geçen yıl Şubat ayına göre yüzde 2,97 azalarak 88 bin 39 adet olarak gerçekleşti. 2024 yılında gördüğü rekor seviyeden sonra son 2 yıldır gerileme göstermesine karşın, son 10 yıllık ortalamanın yüzde 50 üzerindeki tüm zamanların en iyi üçüncü Şubat ayı satışı gerçekleşti. Gövde tipi SUV araçların payı geçen yıl Şubat ayına göre iki puan artışla yüzde 61.7 oldu ve yıllara göre süren artış trendini korudu. Hibrit ve elektrikli araçların pay artışı da devam ederken, geçen yıl Şubat ayında yüzde 41.8 olan pazar payları 2026 Şubat ayında yüzde 51.1’e yükselerek yıllara göre çarpıcı yükselişini devam ettirdi. Bu gelişmeler, tüketici tercihindeki teknoloji, konfor ve ekonomik etkilerin yönlendirici olduğunu gösterdi. Benzer etkilerin, 2026 yılı Ocak-Şubat dönemi dikkate alındığında, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2.52 oranında artışla genellik kazandığı gözlemlendi. Ayrıca, bu etkiler son dönemde yatırımcısına yüksek kazançlar sağlayan altının servet etkisi ile güçlenmeye devam ediyor. 15 yaş ve 350 bin km sınırına kadar olan ikinci el oto satışları ise; 2025 Şubat ayına göre yüzde 6 düşerken, geçen aya göre ise de yüzde 11 yükseliş kaydetti. Bu dalgalı seyirde, sıfır oto pazarındaki cazip fiyatlı araç kampanyaları nedeniyle takasa gelen ikinci el araç sayısındaki artışın da etkili olduğu tahmin ediliyor. İkinci el oto satışlarında da altının servet etkisi hissedilmektedir. İkinci el oto satıcıları ise, Şubat ayı satışlarının geçen aya göre artış gösterse de, geçen yılın altında kalarak beklentileri karşılamadığını ifade etti. Avrupalı distribütör firmalarının, daralan Avrupa Birliği otomobil pazarında ortaya çıkan arz fazlasını, dönem dönem Avrupa’nın arka pazarı olarak görülen Türkiye pazarına kaydırmasıyla oluşan stokların cazip kampanyalarla iç pazara sürülmesinin ikinci el oto pazarında satış adetleri ve fiyatlar üzerinde oluşturduğu baskının devam ettiği gözlendi. Ocak’taki düşüşten sonra Şubat’ta kısmi geri dönüş: Yavaş seyir sürüyor Rapora göre, ikinci el otomobil pazarında, Ocak ayındaki sert düşüşün ardından Şubat’ta kısmi bir geri dönüş yaşandı. Ocak ayı Aralık’a göre yüzde 20 gerilemiş, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 10 düşüş kaydedilmişti. Şubat ayında satışlar 334 bin 123 adede ulaşarak Ocak’a göre yüzde 11 toparlandı. Buna karşın pazar, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6 daha düşük kaldı. Veriler, yılbaşı geçişi sonrası yaşanan düzeltmenin bir bölümünün geri alındığını gösterse de, yıllık bazdaki zayıf görünüm İkinci El pazarında yavaş seyrin sürdüğüne ve talebin hâlâ fiyat seviyeleri yanında sıfır araçtaki cazip kampanyalara duyarlı ilerlediğine işaret ediyor. Şubat’ta stok devir hızı iyileşti: Ortalama bekleme 47 günden 45 güne indi Şubat ayında ikinci el pazarında stok devir hızında sınırlı bir iyileşme görüldü. Pazar ortalamasında stokta kalma süresi Ocak’taki 47 günden 45 güne gerileyerek 2 gün kısaldı. Kırılımlara bakıldığında; binek araçlarda 47’den 45 güne düşüş izlenirken, ticari araçlarda 47’den 44 güne gerileme dikkat çekti. Bu tablo, Şubat ayında satış tarafındaki kısmi toparlanmayla birlikte araçların elde kalma süresinin azaldığını ve piyasanın temkinli de olsa daha hızlı döndüğünü gösteriyor. Şubat’ta hafif ticaride kısmi normalleşme İkinci el hafif ticari pazarında Şubat ayında toparlanma görüldü. Satış adetleri 49 bin 567 olarak gerçekleşerek Ocak ayındaki 45 bin 595 seviyesinin üzerine çıktı. Buna karşın Şubat performansı, geçen yılın aynı ayına göre (58 bin 910) yaklaşık yüzde 16 daha düşük kaldı. Veriler, yılın başındaki zayıf seyrin ardından Şubat’ta kısmi bir iyileşme yaşandığını; ancak talebin genel olarak hâlâ temkinli ilerlediğini gösteriyor. Fiyatlar reel bazda enflasyona paralel seyrederken euro bazında gerileme kaydediyor İkinci El fiyatlarında yıllık değişim, para birimine göre ayrışıyor. TL bazında fiyatlar B segmentinde yüzde 28,6, C segmentinde yüzde 33,2, D segmentinde yüzde 32,0 artış gösterirken; euro bazında ise en yüksek gerileme B segmentinde yüzde 6.3 ile görülürken C ve D segmentlerinde sırasıyla yüzde 2.9 ve yüzde 3.8 gerileme kaydedildi. Bu görünüm, döviz bazında fiyatların görece ucuzladığı bir dönemi yansıtıyor. 15 yaş üzeri araçlarda hareketlilik artıyor Şubat ayında 15 yaş üzeri binek araç pazarında bir önceki aya göre fiyatlar seviyesi paralel seyrederken adetler yükselip stokta kalma süresi azaldı. Ocak döneminde yaklaşık 110 bin adet seviyesinde olan ilan kapanma sayısı, Şubat itibarıyla 124 bin adedin üzerine çıkarak yüzde 12’nin üzerinde artış kaydetti. Aynı dönemde ortalama fiyatlar 412 bin TL seviyesinden 415 bin TL’ye sınırlı bir yükseliş gösterirken, araçların ilanda kalma süresi 53 günden 51 güne geriledi. Bu tablo, piyasaya daha fazla araç girmesine rağmen talebin güçlü kaldığını ve özellikle düşük bütçeli mobilite ihtiyacının ikinci el pazarının yaşlı segmentini canlı tuttuğunu gösteriyor. Verilen bilgiler ve yorumlar, SmartIQ tarafından geçmiş dönem verilerden ve piyasa araştırması sonuçlarından faydalanılarak oluşturulmuş olup, taşıtların özelliklerine veya bölgesine göre değişkenlik gösterebilir.
Tekirdağ Trakya Kalkınma Ajansı 2026 yılı teknik destek programını ilan etti Trakya Kalkınma Ajansı, TR21 Trakya Bölgesi’nde tarım ve kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla 2026 Yılı Tarım ve Kırsal Kalkınma Teknik Destek Programı’nı ilan etti. Trakya Kalkınma Ajansı tarafından 16 Mart 2026 tarihinde ilan edilen program ile TR21 Trakya Bölgesi’nde özellikle kırsal yerleşimlerde ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkı sağlanması hedefleniyor. Program kapsamında tarım ve kırsal kalkınma alanında faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların kapasitesinin güçlendirilmesi ile üretim ve pazarlama süreçlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar desteklenecek. Programın iki temel önceliği bulunuyor. Buna göre ürün geliştirilmesine ve sürdürülebilir satış kanalları oluşturulmasına yönelik eğitim ve danışmanlık faaliyetleri desteklenecek. Ayrıca tarım ve kırsal kalkınma alanında faaliyet gösteren paydaşların kurumsal kapasitesinin artırılması ve kırsalda üretim potansiyelinin değerlendirilmesine yönelik eğitim ve danışmanlık faaliyetleri de program kapsamında yer alacak. Tarım ve Kırsal Kalkınma Teknik Destek Programı için ayrılan toplam kaynak 3 milyon Tl olarak açıklandı. Programdan Trakya Bölgesi’nde faaliyet gösteren birlikler, kooperatifler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları yararlanabilecek. Başvuruların Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden yapılacağı belirtilirken, başvuru sahiplerinin https://kaysuygulama.sanayi.gov.tr adresi üzerinden sisteme giriş yaparak başvurularını tamamlaması gerekiyor. Sistem tarafından her başvuru için otomatik olarak bir başvuru kodu oluşturulurken, bu kod başvuru sürecindeki tüm işlemlerde kullanılacak. Başvuru girişlerinin, başvuru rehberinde belirtilen son tarihe kadar KAYS üzerinden tamamlanması gerekiyor. KAYS üzerinden yapılan başvurunun ardından sistem tarafından oluşturulan taahhütnamenin rehberde belirtilen şartlara uygun şekilde imzalanması gerektiği belirtildi. Programla ilgili detaylı bilgilere ise Trakya Kalkınma Ajansı’nın resmi internet sitesi olan www.trakyaka.org.tr adresinden ulaşılabileceği ifade edildi.
İstanbul Ataşehir’de bayram öncesi sıkı denetim: Üretim noktaları mercek altında Ataşehir Belediyesi, Ramazan Bayramı öncesinde vatandaşların güvenli ve huzurlu alışveriş yapabilmesi için denetimlerini artırdı. Sağlık İşleri Müdürlüğü ile Zabıta Müdürlüğü ekipleri özellikle tatlı, pastane ve unlu mamul üretimi yapan işletmelerde kapsamlı kontroller gerçekleştirdi. Ataşehir Belediyesine bağlı ekipler, Ramazan Bayramı hazırlıkları kapsamında yoğunluk yaşanan işletmelere yönelik sahadaki çalışmalarını sıklaştırdı. İlçe genelinde gerçekleştirilen kontrollerde, üretim ve satış yapan noktalar tek tek denetlenerek detaylı incelemeler yapılıyor ve bu sayede artan talep döneminde hizmet kalitesinin korunması amaçlanıyor. Ekipler tarafından gerçekleştirilen kontrollerde üretim alanlarının hijyen durumu, çalışma düzeni ve kullanılan malzemelerin muhafaza şartları dikkatle değerlendiriliyor. Ürünlerin hazırlanma sürecinden satışa sunulmasına kadar geçen tüm aşamalar gözden geçirilerek, işletmelerin belirlenen kurallar çerçevesinde faaliyet göstermesi sağlanıyor. Sunum ve etiket düzeni de kontrol ediliyor Denetimler yalnızca üretim alanlarıyla sınırlı kalmıyor. Satışa sunulan ürünlerin sunum şekli, etiket bilgileri ve fiyat görünürlüğü de ekipler tarafından kontrol ediliyor. Vatandaşların doğru ve şeffaf bilgilere ulaşabilmesi için bu unsurların eksiksiz olması önem taşıyor. Yapılan kontroller esnasında, eksiklik tespit edilen işletmelere yönelik gerekli uyarılar ve yaptırımlar gerçekleştiriliyor. Belediye ekiplerinin bayram süresince sahadaki çalışmalarını da aralıksız sürdüreceği belirtildi.