GÜNDEM - 08 Mart 2025 Cumartesi 12:17

4 çocuk annesinin azmi: Yıllık 35 ton mantar üretiyor, talepleri karşılayamıyor

A
A
A

Samsun’da yaşayan 4 çocuk annesi bir kadın, yıllar önce bir bodrum katında başladığı istiridye mantarı üretim işinde şimdi talepleri yetişemiyor. Kurduğu 4 çadırla yıllık 35 ton mantar üreten kadın çiftçi, azmiyle ve başarısıyla örnek oluyor.

2010 yılında oturduğu evin bir bodrum katında mantar üretmeye başlayan 37 yaşındaki Cennet Kaya Uslu, şimdilerde taleplere yetişemiyor. 40 ton komposta yıllık 35 ton mantar üreten Cennet Kaya Uslu, azmiyle dikkat çekiyor. İlk üretmeye başladığı yıllarda bebek arabası ile mantarlarını satmaya götüren Uslu, işlerini zamanla geliştirdi. Ürettiği istiridye mantarlarına çok ciddi talep olduğunu belirten Uslu, kapasitesini arttırmak istiyor.

"En büyük zorluk çevredeki kişilerin kadın olduğum için ‘yapamazsın, edemezsin’ sözleriydi"

Hikayesini anlatan Cennet Kaya Uslu, "2010 yılında mantar işine başladım. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın(SYDV) desteğiyle oturduğum mahallede bir bodrum katında mantar işine başladım. Sevdiğim bir işi yapmak istiyordum. Hobimi mesleğe çevirmek istedim. Birçok sıkıntı yaşadım ve buna rağmen bırakmak istemedim. Çok küçük çapta üretmeye başlamıştım. Mantar işine başladığımda arabam yoktu. Ürettiğim mantarları Kalkancı Mahallesi’nden Saathane’ye kadar bebek arabası ile 2 yıl boyunca taşıdım. Şimdi tabii biraz daha geliştirdik. Şu an çok rahat bir şekilde götürebiliyorum ama o 2 yıllık süreç bana çok şey kattı. İstiridye, beyaz şapkalı ve kestane mantarı yapıyorum. Ticari amaçlı istiridye mantarı üretiyorum. Beyaz şapkalı mantar biraz iş gücü olarak fazla yoruyor. 4 çocuğum var ve eşimde Ordu’da öğretmenlik yapıyor. Burada yalnız olduğum için iş gücümü karşılamakta zorlanıyorum" dedi.

4 çocuk annesinin azmi: Yıllık 35 ton mantar üretiyor, talepleri karşılayamıyor

‘Yapamazsın, edemezsin’ sözlerine inat başardı

İşe başlarken çok zorluklar çektiğini anlatan Uslu, "En büyük zorluk çevredeki kişilerin kadın olduğum için ‘yapamazsın, edemezsin’ sözleriydi. Diğer şeyler bir şekilde aşılabiliyor ama çevreden olumsuz durumlara maruz kalmak biraz zor alışılabiliyor. Bunları aştım. Şu an 40 ton komposta üretim yapıyorum. Ürettiğim mantarları gördükçe, yerine ulaştırdıkça onlar bir anı olarak kalıyor. ’Olmaz, yapamazsın’ diye hiçbir şey yok. İstedikten sonra her şey yapılabiliyor. Yeter ki adım atabilelim. Toplumun olumsuz sözlerine, baskılarına baş eğerek ben yapmam demeyelim. Kadın isterse her şeyi yapar" diye konuştu.

4 çocuk annesinin azmi: Yıllık 35 ton mantar üretiyor, talepleri karşılayamıyor

"Yılda 30-35 ton mantar üretiyorum, talepleri karşılayamıyoruz"

Taleplere yetişemediğini ifade eden Uslu, "Burayı Büyükşehir Belediyesi’nden 2021 yılında kiraladım. Burada 4 tane çadırımız var. Her biri 10 ton kompos kapasitesinde. Buna ek olarak çilek ekimi de yaptım. Güzel geri dönüşler aldım. 10 ton kompostan yaklaşık 2 buçuk ton mantar alımı yapıyorum. Bu her 3 ayda bir yenileniyor. Bu yıl 4 veya 5 üretime tekabül ediyor. Ortalama yıllık 30-35 ton mantar üretiyorum. Üretim kapasitemi arttırmak istiyorum. Çünkü ciddi anlamda talep var. Dışarıya veremiyoruz. Samsun için talepleri karşılayamıyoruz. Üretim yapan birçok arkadaşımız son zamanlarda artan maliyetlerden dolayı bıraktı. Biz bırakmak istemedik. Geçim kaynağımız ve sevdiğimiz bir iş olduğu için devam ettik. Belediyeden kira süresini uzatabilirsem, kırsal kalkınmadan güzel bir proje yaparak hem çilekte hem mantarda kapasitemi artırmak istiyorum" şeklinde konuştu.

4 çocuk annesinin azmi: Yıllık 35 ton mantar üretiyor, talepleri karşılayamıyor

"4 çocuğumla üniversite bitirdim"

Tıbbi aromatik bitkilerle üretim yapmak istediğini belirten Cennet Kaya Uslu, "Ben tıbbi aromatik bitkilerle üretim yapabilmek için 4 çocuğumla Ondokuz Mayıs Üniversitesi Bafra Meslek Yüksekokulu Tıbbi Aromatik Bitkiler Bölümünü bitirdim" şeklinde konuştu.

Furkan Abrek Ünal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.