KÜLTÜR SANAT - 08 Kasım 2025 Cumartesi 14:07

517 yıllık Taşhan’da kadın eliyle sanat ve emek buluşuyor

A
A
A
517 yıllık Taşhan’da kadın eliyle sanat ve emek buluşuyor

Samsun’un İlkadım ilçesinde bulunan 517 yıllık tarihi Taşhan, içerisinde faaliyet gösteren geleneksel sanat atölyeleriyle kadınların hem kültürel mirası yaşattığı hem de aile ekonomilerine katkı sağladığı bir üretim merkezine dönüştü.


Tarihi yapının atmosferinde kurulan ebru, seramik, el sanatları, mum, tiyatro, çini, cam mozaik, dokuma, cam, nakış, resim, linolyum baskı, ney, taş tozu döküm, keçe ve seramik çiçek atölyelerinde kadınlar el emeği göz nuru ürünler ortaya koyuyor. Bu ürünler hem sanatın inceliklerini yansıtıyor hem de kadınlara yeni bir gelir kapısı oluyor.



"Keçeyi modern hale getirip günlük yaşama taşıyoruz"


Keçe atölyesinde çalışmalarını sürdüren Meltem Şahin Özkaçak, keçenin hayatına yön verdiğini belirterek, "Emekli olduktan sonra hayatıma keçe girdi. 7 senedir aktif olarak keçe sanatıyla uğraşıyorum. Keçe hem sanat hem de zanaat olan bir alan. Artık çalışmalarımı ekonomik boyuta taşıyarak ailemin geçimini sağlayabiliyorum" dedi.


Keçenin hem tarihsel hem de pratik özelliklerine dikkat çeken Özkaçak, "Koyun yünlerini kullanıyoruz. Yünlerimizi iğneleme tekniğiyle işleyip tablolar yapıyoruz. Islak keçe tekniğiyle de giyim ve aksesuar tarzında ürünler üretiyoruz. Keçe; ateş yakmayan, akrep sokmayan, bıçak kesmeyen dayanıklı bir malzeme. Peygamberlerin kepenek olarak giydiği, Yörüklerin çadırlarında kullandığı bir kültür mirası. Biz bu geleneği modernize ederek günlük yaşama taşıyoruz. Misyonum, keçeyi gelecek nesillere aktarmak ve sevdirmek" diye konuştu.



"Seramik sanatı da unutulmaya yüz tuttu"


Taşhan’daki seramik atölyesinde üretim yapan Meltem Balta ise, seramik sanatının yeniden canlanması için çaba gösterdiklerini söyledi. Balta, "Tabak, vazo, kase, heykel tarzı her türlü ürün yapıyoruz. Öğrencilerim genellikle kupa üretiyor, fuarlarda ve sergilerde satış stantlarımız oluyor. Seramik sanatı da unutulmaya yüz tutmuş el sanatları arasında. Bizler bu sanatı yaşatmak için var gücümüzle çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.


Tarihi Taşhan’da faaliyet gösteren kadınlar, hem geçmişin izlerini geleceğe taşıyor hem de el emeğiyle ürettikleri ürünlerle ekonomik özgürlüklerini pekiştiriyor.



517 yıllık Taşhan’da kadın eliyle sanat ve emek buluşuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Anadolunun ilk medreselerinden 869 yıllık Yağıbasan Medresesi zamana direniyor Tokat’ın Niksar ilçesindeki 9 asırlık Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun ilk medreselerinden biri ve "ilk tıp eğitimi verilen yapılardan" biri olarak mimarisi ve tarihiyle dikkat çekiyor. Niksar ilçesinde bulunan tarihi Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun en eski eğitim yapılarından biri olarak asırlara meydan okuyor. Mülkiyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan medrese, 1157 yılında Danişmendli Beyliği Emiri Nizameddin Yağıbasan tarafından inşa ettirildi. Danişmendli mimari geleneğinin önemli örneklerinden biri olan yapı, dönemin medrese planına uygun olarak tek katlı şekilde inşa edildi. Girişin karşısında ve sağında yer alan iki eyvanlı planıyla dikkat çeken medrese, mimari özellikleriyle de öne çıkıyor. Yapının avlusu, sekizgen kasnak üzerine oturtulan ve tromplarla taşınan yarım kubbe ile örtülerek dönemin mühendislik anlayışını günümüze taşıyor. Yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başaran medrese, hem tarihi dokusu hem de kültürel mirasıyla ziyaretçilerini adeta geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Anadolu’nun ilk medreselerinden birisi Medrese hakkında bilgiler veren Alper Yılmaz, "Arkamda görmüş olduğunuz medrese Nizamattin Yağıbaban medresesidir. Kişinin kendi ismini vermiş olduğu Anadolu’nun ilk medreselerden bir tanesidir. Sekizgen köşeli yapılı kubbeye sahiptir. Kubbe üzeri açıktır. Türkiye’nin ilk tıp üniversitesidir. Yan tarafında kale komutanlığının kendi mezarı ölen türbesi vardır" dedi.
Ankara AİLEM İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağladı İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, işitme engelli vatandaşların kamu, özel sektör ve sosyal hayattaki iletişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hayata geçirdikleri İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandığını bildirdi. Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, yüzde yüz erişilebilirlik hedefiyle engelli bireylerin hizmetlere ulaşımını kolaylaştıracak dijital dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini belirtti. İşitme engelli bireylerin iletişim engellerini kaldırmak için projeler yürüttüklerini kaydeden Göktaş, AİLEM uygulamasının bu alanda önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Vatandaşların, kamuda, özel sektörde ve sosyal hayatlarında iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kurdukları AİLEM’in Türk işaret dilini kullanan vatandaşlar için ortak bir iletişim noktası haline geldiğini ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) bugün 51 bin 932 kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılıyor. Alışverişten aile içi iletişime, öğretmen-veli görüşmesinden hasta-doktor iletişimine kadar birçok konuda günde ortalama 150 çağrıya çeviri hizmeti sağlıyoruz. 3 yıldır hizmet veren merkezimizde bugüne kadar Türk İşaret Dili çevirmenlerimiz tarafından 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağlandı. İletişim merkezimize hem bakanlığımızın internet sitesi hem de mobil uygulama üzerinden erişilebiliyor." Bakan Göktaş, AİLEM’in dışında ayrıca bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında da aktif hizmet verildiğini hatırlatarak, şu an 53 ilde toplam 75 Türk İşaret Dili tercümanıyla sahada olduklarını kaydetti. Göktaş, "Tercümanlarımız son 5 yılda tapu, belediye, valilik, noter, banka ve sağlık gibi alanlarda işitme engelli vatandaşlarımıza yaklaşık 10 bin 473 defa çeviri hizmeti sağladı. AİLEM ve saha çalışmalarımızla, Türk İşaret Dili kullanan tüm vatandaşlarımızın önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.