GÜNDEM - 15 Eylül 2025 Pazartesi 18:12

Akran şiddeti iddiası: 9. sınıf öğrencisinin ayağı kırıldı

A
A
A
Akran şiddeti iddiası: 9. sınıf öğrencisinin ayağı kırıldı

Samsun’un İlkadım ilçesinde bulunan Final Okulları’nda Y.E.A. isimli 9. sınıf öğrencisi, teneffüs saatinde iki arkadaşının akran zorbalığına uğradığını iddia etti. 2 öğrenci tarafından başına poşet geçirildiğini iddia eden Y.E.A. bu sırada ayağının kırıldığını ve mağdur olduğunu ifade etti.


Olay, okulların açıldığı 2. gün Duruşehir mevkisinde bulunan Final Okulları’nda meydana geldi. İddiaya göre, Y. E. A. (14) teneffüs saatinde iki arkadaşının şiddetine maruz kaldı. Y.E.A.’nın başına poşet geçirildi ve direnmesi sırasında ayağı kırıldı. Hemen hastaneye kaldırılan öğrenciye ameliyat yapılarak ayağına 17 dikiş atıldı ve ayrıca ayağına platin takılarak 1 ay rapor verildi. Y.E.A. ve ailesi olay sonrasında hem okuldan hem de olayda adı geçen şahıslardan şikayetçi oldu.


"Başıma poşet geçirmeye çalıştılar, karşı koyarken ayağım kırıldı"


Birkaç sefer başına poşet geçirilmesine direndiğini ancak sonrasında ayağının kırıldığına dikkat çeken Y.E.A., "Teneffüste sınıfta 2 kişi kafama 3 kez poşet geçirmeye çalıştılar. Birkaç poşeti yırttım. Sonrasında kitap dağıtımı yapılan poşetleri aldılar. Ellerim ve kafamı arkadan tutup kafama geçirmeye çalıştılar. O sırada bir tek ayağım boştaydı kendimi savunmak için geriye tekme atmaya çalıştım. Bu sırada ayağımı da sıkıştırdılar ve o sırada düştüm. Düşünce ayağımın kırıldığını anladım. Hocalarımıza seslendim. Ayağımın kırılmasına neden olan çocuklardan biri ayağımın kırılmadığını söyleyerek kaldırıp sallamaya başladı. Sonrasında hocalar geldiğinde de sınıftan yok oldular. O günden beri de kendilerini görmedim. Ayağımda 17 dikiş var. Diz ve bilek arasında 2 kırık var. Ayrıca platin taktılar. 1 ay sonra alçım, 2 sene sonra da platinler çıkacak. Derslerime daha rahat bir şekilde erişmek için uzaktan bağlantı istedim ama çevrimiçi eğitim veremeyeceklerini söylediler. İsteğim bu akran zorbalığını yapanların suçlu bulunması. Çünkü onlara bir şey olmadı, okulda ders alıyorlar. Ben ise bu şekilde mağdur kaldım" dedi.


"Oğlumun başına gelenin başkasının başına gelmesini istemiyorum"


Akran şiddetine maruz kaldığını iddia ettiği oğlunun başına gelenlerin başkasının çocuğunun başına gelmemesi için seslerini duyurduklarını dile getiren ev hanımı anne Merve A. "Yetkili mercilere olaya karışanlar hakkında şikayetlerimizi bulunduk. İstediğimiz, oğlumun başına gelenin başkasının başına gelmesini istemiyorum. Çok mağdur olduk. Sesimizi duyurmak istiyoruz. Tüm sorumlular hakkında adli süreci başlattık. Olay, sınıfın içerisinde teneffüste oluyor. Sınıfın içerisinde kamera yok. Sınıftakiler de farklı ifadeler vermişler. Biz mağdur olduk ve buna sebep olanlar hala eğitime devam ediyor. Benim çocuğum ise aylarca eğitimden uzak kalacak. Doktor 1 ay rapor verdi. Sonrasında da bir aparatla yürüyecek. Ayağındaki platin 2 sene kalacak. Normale dönmesi zaman alacak. Platin çıkarken de bir operasyon geçirecek. Bunların hepsi bir süreç. Çocuğum daha 14 yaşında. Daha iyi eğitim görmesi için özel bir kuruma gittik ve başımıza bu olay geldi. Sahipsiz kaldık. Diğer oğlum da aynı okuldan mezun oldu. Mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz" diye konuştu.


Final Okulları: "Söz konusu olaydaki 2 öğrenci 1 gün okuldan uzaklaştırıldı"


Okul yönetimi adına iddiaları cevaplayan okul kurucusu Doğan Kaya, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade ederek disiplin yönetmeliği gereği olaya karışan 2 öğrenciye 1’er gün uzaklaştırma verildiğini söyledi. Kaya ayrıca konu hakkında bir de tekzip yayımladıklarını ve orada olayı anlattıklarını vurguladı. Kaya’nın ifade ettiği tekzipte şu ifadeler yer aldı:


"Özel İlkadım Final Fen ve Anadolu Lisemizde 9 Eylül Salı günü okulumuzun 9. sınıfına bu yıl kaydolan üç öğrenci arasındaki şakalaşma sonucunda maalesef bir öğrencimizin ayağı kırılmıştır. Öğrencimiz okul öğretmen ve idarecilerimizin gözetiminde hastaneye kaldırılmış, oradaki tedavi sürecinin başından sonuna kadar öğrencimize ve ailemize destek olunmuştur. Şakalaşmayla dahi olsa böyle bir olaya karışan diğer iki öğrencimize Millî Eğitim Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği çerçevesinde gerekli işlemler yapılmıştır. 1 gün okuldan uzaklaştırılmışlardır. Ancak görüyoruz ki şakalaşma sonucu yaşanan bu üzücü olay sosyal medya ve yazılı basında gerçek dışı bir şekilde paylaşılmaktadır. Olay anına şahit olan diğer öğrencilerimizin, nöbetçi öğretmenimizin ve bu üç öğrencimizin polis tutanaklarındaki ifadelerinde açık bir şekilde yer almaktadır ki okulumuzda asla bir zorbalık, saldırı gibi bir olay olmamıştır. Bu durumu gerçek dışı beyanlarla paylaşan ve yayanlarla ilgili hukuki işlemler başlatılmıştır. 45 yıldır olduğu gibi eğitim öğretimi önceleyen çizgimizde ülkemizin çocuklarına hizmet etmeye devam edeceğiz."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Bir olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze saldırdılar" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bizi bize yabancılaştırmak için 100 yılı aşkın süredir hangi yol ve yöntemleri denediklerini, uyguladıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bir olduğumuzu, ayrı değil aynı olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze, inancımıza, gelenek ve göreneklerimize saldırdılar" dedi. Türk düşüncesinin temel metinlerinden biri olan Ziya Gökalp’in ‘Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak’ adlı eseri, 5 farklı Türk lehçesinde yayımlandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nda gerçekleştirilen eserin tanıtım toplantısında Ziya Gökalp’in Türk düşünce tarihinde belirleyici bir rol üstlendiğine dikkati çekerek, onun fikirleriyle modern Türkiye’nin temel taşlarının şekillendiğini vurguladı. ‘Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak’ yaklaşımının milletin kimlik inşasında önemli bir referans olduğunu belirten Bakan Ersoy, eserin ayrışmalara karşı birleştirici bir perspektif sunduğunu dile getirdi. Eserin artık geniş bir coğrafyada okunmaya hazır hale geldiğini kaydeden Ersoy, "Türk kültür semasının en parlak yıldızlarından biri olan Ziya Gökalp’in fikri mirasını gelecek kuşaklara ulaştırmak için bir adım atmıştık" diye konuştu. Gökalp’in düşünce dünyasının yalnızca Anadolu ile sınırlı olmadığını ifade eden Ersoy, onun Türk dünyasının geniş coğrafyasını bir bütün olarak ele aldığını vurguladı. Eserin Türkiye sınırlarını aşan bir fikir köprüsü olarak hazırlandığını dile getiren Ersoy, "O daima İstanbul’dan başlayıp Bakü’den geçerek Taşkent’in kadim sokaklarından Aşkabat ve Astana’ya, Almatı’nın yaylalarından Bişkek’in bereketli topraklarına ve bunların da ötesine uzanan muazzam Türk dünyasının varlığına bir bütün olarak sahip çıkmıştır" ifadelerini kullandı. "Bir olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze saldırdılar" Türk dünyasının birlikteliğinde dil ve kültürün temel unsur olduğunu dile getiren Bakan Ersoy, geçmişte bu bağların zayıflatılmasına yönelik girişimlere değindi. Ortak değerlerin korunmasının önemine işaret eden Ersoy, "Bizi bize yabancılaştırmak için 100 yılı aşkın süredir hangi yol ve yöntemleri denediklerini, uyguladıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bir olduğumuzu, ayrı değil aynı olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze, inancımıza, gelenek ve göreneklerimize saldırdılar. Bu değerlere göre yaşamamızı engellemek için zulmettiler. Eğitim adı altında çocuklarımızı asli kimliklerini inkar etmeye şartladılar. Bütün bunların başarıya ulaşması için de bizi hepsinden bir anda koparabilecek en özgün değerimize, yani dilimize pranga vurmak istediler" açıklamasında bulundu. Bilim insanlarından sanatçılara uzanan köklü bir birikimin gelecek kuşaklara aktarılmasının bir sorumluluk olduğunu ifade eden Ersoy, bu mirasın yeni nesillere aktarılmasıyla Türk dünyasının ortak değerler etrafında daha güçlü bir şekilde buluşacağını söyledi. Türk Dil Kurumunun önemli bir çalışmaya imza attığını belirten Ersoy, konuşmasının sonunda projede emeği geçenlere teşekkür ederek, Ziya Gökalp’in fikir mirasına katkı sunan isimleri saygı ve minnetle andı. "Biz burada 5 kitaptan bahsederken aslında tek bir ruhu selamlıyoruz" Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert ise, Gökalp’in Türk sosyolojisinin kurucusu olmanın ötesinde dağılmakta olan bir imparatorluğun küllerinden yeni bir cevher çıkaran aydın olduğunu aktardı. Mert, "Biz burada 5 kitaptan bahsederken aslında tek bir ruhu selamlıyoruz. Türk Dil Kurumu Bilim Kurulumuzun kıymetli üyeleri ve alanlarında uzman akademisyenlerin titiz çalışmalarıyla Ziya Gökalp’ın yadigarı Özbekistan’da, Kazakistan’da, Azerbaycan’da, Kırgızistan’da ve Türkmenistan’da okuyucusuyla buluşmaya hazırdır artık. Bu proje sıradan bir çeviri faaliyeti değildir. Bu Türk dünyasının ortak bilimsel ve kültürel birikiminin karşılıklı anlaşılırlığını artırma projesidir" şeklinde konuştu. Eserin tanıtım programına TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs ile Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert de katıldı. Bakan Ersoy, programın ardından doğumunun 150’nci yılı dolayısıyla hazırlanan Ziya Gökalp sergisini gezdi. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesinde TÜRKSOY ile Türk Tarih ve Kültür Vakfı (TÜRKTAV) iş birliğinde düzenlenen sergide, Ziya Gökalp’in fikir dünyasını yansıtan içerikler ziyaretçilere sunuldu. Bakan Ersoy, sergide yer alan çalışmaları inceleyerek, yetkililerden bilgi aldı.
Malatya Malatya’da CHP’den istifa eden meclis üyesi AK Parti’ye katıldı Malatya’da CHP’den istifa eden Doğanşehir Belediye Meclis Üyesi Ergün Günaydın, AK Parti’ye katıldı. Günaydın’a parti rozetini Başkan Er taktı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, göreve geldikleri günden bu yana Malatya’nın toparlanması için şantiye şefi gibi çalıştıklarını ve şehrin kısa sürede ayağa kalktığını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Doğanşehir ilçesi ziyareti kapsamında AK Parti Doğanşehir İlçe Başkanlığını ziyaret etti. İlçe teşkilatı ile bir araya gelen Başkan Er, deprem sonrası Malatya’nın toparlanması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yoğun bir çalışma süreci geçirdiklerini belirtti. "İş odaklı çalıştık" Göreve geldikleri dönemden bu yana iki yıllık süreçte şantiye şefi gibi çalıştıklarını ifade eden Başkan Er, "Bu şekilde çalışmasaydık Malatya hızlı bir şekilde ayağa kalkamazdı. Valimizle sırt sırta verdik, gayretlerimizle işler hızlı ilerledi. Malatya sıkıntıdaydı ve gecikmeler vardı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum, ‘Sen, bu işin merkezinde ol’ dedi. Biz de işin başında olduk ve Malatya hızlı bir şekilde ayağa kalktı. Şu ana kadar iş odaklı çalıştık. Bundan sonraki süreçte daha fazla sahada olacağız. Allah’a hamdolsun şehir toparladı. Haziran gibi her şey ortaya çıkar" diye konuştu. "Başkanımızın tecrübesi Malatya’ya yansıdı" Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in TOKİ ve belediyecilik tecrübesinin Malatya’ya yansıdığını söyleyen AK Parti Doğanşehir İlçe Başkanı Rüstem Çatı, "Özel İdaresi Genel Sekreterliği döneminizde Doğanşehir’e yaptığınız hizmeti Doğanşehir halkı biliyor. O günden bugüne Malatya halkının başkanımıza bir teveccühü vardı. Deprem oldu sayın başkanımızın TOKİ ve belediyecilik tecrübesi Malatya’ya yansıdı" şeklinde konuştu. AK Parti’ye katılan Günaydın’a parti rozeti takıldı Doğanşehir ziyaretinde Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, konuşmaların ardından Doğanşehir Belediyesi ve Büyükşehir Belediye Meclisi’nin CHP’li üyesiyken Aralık 2025’te partisinden istifa eden Ergül Günaydın’a AK Partiye katılması dolayısıyla partinin rozetini taktı. Rozet takdiminde konuşan Başkan Er, "Meclis açılışında ‘Gelin kısır siyasi polemiklere girmeyelim, ortak paydamız Malatya olsun’ dedik. Uyumlu bir meclisimiz var. Kararlar oy birliğiyle çıkıyor. Ergül Bey de ‘Adaletli, şeffaf, hesap verebilir bir yönetimsiniz. Her zaman yanınızdayım’ dedi. Partimize katılma isteği oldu. Teşkilatımıza katılmasından mutluluk duyuyorum. Allah hayırlı etsin" dedi.