POLİTİKA - 01 Temmuz 2025 Salı 13:59

Canik meclisinde tatil yok

A
A
A
Canik meclisinde tatil yok

Samsun’un Canik Belediye Meclisi, bu yıl da geleneği sürdürerek tatil yapmadan çalışmalarına devam edecek.


Canik Belediye Meclisi Temmuz Ayı Açılış Toplantısı, Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı’nın başkanlığında gerçekleşti. Gündem maddelerinin görüşüldüğü ve ilgili gündem maddelerinin komisyonlara sevk edildiği toplantıda, Canik Belediye Meclisi 2025 yılı için tatil yapmadan çalışma kararı aldı. Toplantıda, ilçeye kazandırılması hedeflenen projeler ve devam eden çalışmalar hakkında bilgiler aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Her alanda daha güçlü bir Canik için var gücümüzle çalışmayı sürdürüyoruz" dedi.



Canik Fen Lisesi yükseliyor


Canik Fen Lisesi’nin yeni okul ve öğrenci yurdu binalarının yapım çalışmalarının yoğun bir şekilde devam ettiğini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik Fen Lisemizin yeni okul ve yurt binalarının yapım çalışmaları aralıksız bir şekilde devam ediyor. Merkezi Hükümet Yatırımları çerçevesinde ilçemize kazandırdığımız Canik Fen Lisemizde, modern derslikler, laboratuvarlar, spor salonu, konferans salonu, kütüphane, açık ve kapalı derslik alanları yer alacak. Donatılarıyla Karadeniz Bölgesi’nin en modern okul binaları arasında yer alacak olan Canik Fen Lisemizin yapımını, kısa süre içerisinde tamamlayıp öğrencilerimizin hizmetine sunacağız" şeklinde konuştu.



Karadeniz Bölgesi’nin en büyüğü


6.9 hektar alan üzerinde Canik Macera Parkı’nın yapım çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Karadeniz Bölgesi’nin en büyük macera parkı olma özelliğini taşıyan Canik Macera Parkımızın yapım çalışmalarına devam ediyoruz. Hasköy Mahallemizde mevcut doğal alanı muhafaza ederek yapımını gerçekleştirdiğimiz Canik Macera Parkımızda, doğa ve macera tutkunlarını ağırlayacağız. Canik Macera Parkımız ile ilçemizin turizmden aldığı payı yukarıya taşıyacağız" ifadelerinde bulundu.



Canik meclisinde tatil yok

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir Bahar ayları, uzun ve soğuk kış sonrası ortaya çıkan polen seviyelerinin yükselmesi sebebiyle alerjiye yatkın insanlar için rahatsız edici olabildiğini belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Bu dönemde alerjik bünyede olan pek çok kişi gözlerinde kırmızılık, sulanma, batma ve kaşınma yaşayabiliyor ve bu durumun kısa sürede geçeceğini düşünüyor. Ancak, sıradan gibi görülen bu durum görme bozukluğu ya da görme kaybına neden olabiliyor" dedi. Bahar aylarında en çok görülen hastalıklar arasında başı çeken göz alerjileri, alerjik bünyedeki kişileri olumsuz etkilediğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Adnan İpçioğlu, bahar aylarında yoğunlaşan polenlerin ve gözle görülmeyen tozların gözlerde alerjiye yol açtığını belirterek, bunun tedavi edilmediğinde görme kaybına kadar uzanan ciddi sorunlara sebep olabileceğini söyledi. Göz alerjilerinden korunmak için birkaç püf nokta olduğunu belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Öncelikle alerjik bünyesi olan kişilerin tozlu ortamlardan uzak durması gerekir. Bu süreçte, gözlerde yanma, batma ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Özellikte gözdeki meydana gelen kaşınma, bazı kimselerde gözün önündeki saydam tabaka olan korneanın yapısında bozulmalara sebep olur. Kesinlikle kaşıntı durumunda göze dokunulmamalıdır. Çünkü basit bir kaşıntının neden olduğu en ciddi sorun, görme kaybına yol açan keratokonustur" diye konuştu. Güneşin de gözdeki alerjiyi tetiklediğine dikkat çeken Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Güneşteki ultraviyole, yanmayı, batmayı, kızarıklığı artırır. Bunun için güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması, çıkmak gerekiyorsa da korunmak gerekir. UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, alerjik konjonktivitlerden ciddi bir şekilde korumaktadır" dedi. Göz alerjisinin tedavisinin başlarda hafif ilaçlarla yapıldığını belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Daha ciddi vakalarda yoğun ilaç kullanımı da gerekebilir. Onun için doktor kontrolü bu noktada çok önemlidir. Kişilerin göz alerjisini anladığı anda göz hekimine başvurması büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi.
Eskişehir 20 Yıl önce kaybolan adamın izi tüfekteki DNA’dan çıktı ESKİŞEHİR(İHA) – Eskişehir İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Dedektif Timi ekipleri (JASAT), 42 yaşında kaybolan ve 20 yıldır kendisinden haber alınamayan şahsın izini bir tüfek dipçiğindeki DNA’da buldu. Yaşanan olayda kullanıldığı öngörülen bir tüfeği dipçiğinden alınan DNA’nın kayıp şahsla uyuşması sonrası derinleştiren araştırma sonucunda 12 şüpheli gözaltına alındı. Edinilen bilgileri göre 17 Temmuz 2005 yılında Hamdi Karakuş 41 yaşındayken Günyüzü ilçesine bağlı Çardaközü Mahallesinden husumetlisi olduğu iddia edilen şahıslarca kovalandıktan darp edildi ve sonra atılan taş sonrası bir gözünden görme kaybı yaşadı. Olayın devamında, iddiaya göre aynı şahıslar kendilerini jandarma olarak tanıtıp 23 Ağustos 2005 günü gece saat 01.00’da ise Çardaközü Mahallesideki kahvehaneden evine dönen Hamdi Karakuş’u elleri, ayakları ve gözlerini bağlandıktan sonra Ankara’nın Mamak ilçesine götürdü. Burada darp edilen Karakuş, kendi imkanları ile köyüne geri döndü. 20 yıl önce ortadan kayboldu, bir daha kimse haber alamadı Daha sonra 1 Nisan 2006 tarihinde gece saatlerinde ortadan 42 yaşında kaybolan Hamdi Karakuş görgü şahitlerinin beyanına göre mahalle camisinin yanında kaçırıldı. O tarihten sonra yakınları bir daha Karakuş’tan haber alamadı. DNA’sı tüfek dipçiğinde bulundu Karakuş’un akıbeti hakkında araştırma için Eskişehir İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Dedektif Timi (JASAT) tarafından dosya tekrar açıldı. Başlatılan geniş çaplı çalışma neticesinde JASAT timleri, olay esnasından son kaçırma olayında kullanıldığı tespit edilen tüfeğin dipçiğinde kırık plastikten alınan DNA’dan yola çıktı. Alınan DNA Hamdi Karakuş ile eşleşti. 20 yıllık kayıp dosyada çalışmalarını derinleştiren JASAT timleri, 12 şüpheliyi gözaltına aldı. Kayıp olan Hamdi Karakuş’un cesedine henüz ulaşılmazken, Sivrihisar Cumhuriyet Savcısı Köksal Yurduseven tarafından dosyanın açılmasına izin verildiği öğrenildi. "Bir mezarı olsun istiyoruz" Hamdi Karakuş’un kız kardeşi Semra Dönmez (59) ağabeyinin başından geçenlerle alakalı şunları dile getirdi; "Abim 2005’te bir kaçırıldı, dövüldü. Sonra Ankara Mamak tarafında bir köprü altına atıldı. Kendi imkanlarıyla oradan kurtulup köye gelmiş. Bu insanlar abimi 1 Nisan 2006’da tekrar kaçırılıyor ve ondan sonra biz kendisinden haber alamadık. Köyde tekrar bunlarla bir tartışma yaşamış, o nedenle kaçırıldığını duyduk. Artık bir mezarı olsun istiyoruz. Evdeki yaşlı annem 90 yaşında, her gün dua eder, ağlar, ’Bir mezarı yok oğlumun’ der. Gözaltına alınan kişiler inşallah cezasını çeker. Artık olayın ortaya çıkmasını çok istiyoruz, bir mezarı olsun istiyoruz. Evet, kendilerini jandarma diye tanıtmışlar. ’Biz jandarmayız’ diyerekten 5-6 kişi gelip elini ayağını bağlayıp başına torba geçirip götürmüşler. Cumhuriyet Savcısı ve JASAT’a çok teşekkürler ederiz, 3 yıldır mücadele ettiler, bu duruma gelindi." "Annesi 90 yaşında, 20 yıldır kayıp olan çocuğunun mezarını istiyor" Müşteki avukatı İsmail Doğancan Çıra ise konuyla ilgili olarak, "Müvekkilimin abisi Hamdi Karakuş 20 yıldır kayıp, kendisinden haber alınamıyor. Bununla alakalı müvekkilim abisinin bulunması için 20 yıl boyunca birçok kez girişimde bulunmuş, birçok mercieye müracaat etmiş, soruşturmalar takipsizlikle kapanmış. Yaklaşık 2 yıldır Cumhuriyet Savcımızın talimatıyla JASAT ekipleri bir çalışma yürüttüler. 2006’da husumetli kişilerle olan kavga neticesinde bir tüfek dipçiği bulunuyor. Bu tüfek dipçiği de JASAT ekibi tarafından adli emanete alınmış o dönemde. Tüfek dipçiğindeki DNA’nın müvekkilin abisine ait olduğu tespit edildi. Biz müvekkiller adına haklı hukuk mücadelemize devam ettireceğiz. Faillerin cezalandırılmasını talep ediyoruz. Türk yargısına güveniyoruz, takdir yüce Türk yargısında olacak. Müvekkilin annesi 90 yaşında, 20 yıldır kayıp olan çocuğunun mezarını istiyor. Yakalanan 12 kişi gözaltında. Önümüzdeki Perşembe günü adliyeye sevk edileceğinin haberini aldık. Dosyada gizlilik var, bilgimiz bundan ibaret. Türk yargısına güveniyoruz" diye konuştu.