SAĞLIK - 21 Kasım 2025 Cuma 14:54

’Diyabet, kalp hastalıklarını 4 kata kadar artırabiliyor’

A
A
A
’Diyabet, kalp hastalıklarını 4 kata kadar artırabiliyor’

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, diyabetin kalp ve damar sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, "Diyabet sadece kan şekerini değil, sessizce ilerleyerek kalbi de tehdit eder" dedi.


Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, diyabetin kronik yüksek kan şekeri nedeniyle damar duvarlarını zamanla yıpratarak damar sertliğini hızlandırdığını söyledi. Yücel, "Diyabeti olan kişilerde kalp hastalığı riski diyabeti olmayanlara göre 2 ila 4 kat daha fazladır. Diyabete bağlı ölümlerin yarıdan fazlası kalp ve damar problemlerinden kaynaklanır" diye konuştu.



Kalp krizinin ‘sessiz’ gelme ihtimali yüksek


Diyabetin sinsi yönlerinden birinin sinir hasarı olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yücel, şu uyarılarda bulundu:


"Yüksek kan şekeri zamanla sinirlere zarar verir. Kalbin duyusunu taşıyan sinirler etkilenirse, kişi kalp krizi sırasında uyarıcı belirtileri fark etmeyebilir. Bu yüzden diyabetlilerde kalp hastalıkları çok daha sinsi seyreder. Belirtiler ortaya çıkmadan risklerin yönetilmesi hayati önem taşır."



Erken teşhis hayat kurtarıyor


Diyabet hastalarına düzenli kontrolleri aksatmamaları çağrısında bulunan Yücel, tansiyon, kolesterol ve HbA1c değerlerinin belirli aralıklarla takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Gerekli görülen durumlarda EKG, efor testi ve EKO gibi tetkiklerle kalbin detaylı incelenmesi gerekir. Erken tespit, kalp kasındaki kalıcı hasarı engelleyebilir" şeklinde konuştu.



Diyabette kalp sorunlarına işaret edebilecek belirtiler


Doç. Dr. Yücel, diyabet hastalarının aşağıdaki şikâyetleri ciddiye alması gerektiğini ifade ederek,


"Göğüste baskı, sıkışma, yanma, sol kola, çeneye, boyuna veya sırta yayılan ağrı, çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, soğuk terleme, mide bulantısı, baş dönmesi. Bu belirtiler yaşa bağlanmamalı. Şiddetli göğüs ağrısıyla birlikte terleme ve baygınlık hissi varsa vakit kaybetmeden acile başvurun" uyarısında bulundu.



Kardiyoloji uzmanıyla yakın temas önemli


Diyabetle yaşayan bireylerin bir kardiyoloji uzmanıyla düzenli iletişimde olmasının önemine değinen Yücel, "Henüz bir kalp probleminiz olmasa bile koruyucu amaçla kardiyoloji değerlendirmesi yaptırmak akıllıca bir adımdır" dedi.



Kalp ve damar sağlığını korumak için öneriler


Doç. Dr. Yücel, diyabetli bireylerin kalplerini korumaları için şu yaşam tarzı adımlarını sıraladı:


"Akdeniz tipi beslenme ve tuz–şeker kontrolü, hekimin izin verdiği ölçüde düzenli egzersiz, sigaranın bırakılması, alkolün sınırlandırılması, meditasyon, nefes egzersizleri ve hobilerle stres yönetimi, kaliteli uyku ve gerekirse uyku apnesi için doktor değerlendirmesi."



Diyabet, tansiyon ve kolesterol ilaçlarının kesintisiz kullanılması


Diyabetin doğru yönetildiğinde daha kaliteli bir yaşamın mümkün olduğunu dile getiren Yücel, "Kalp hastalığı bir kader değildir; kontrollü bir takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla riskler büyük oranda azaltılabilir" diyerek açıklamalarını tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez’de kitap fuarı kapılarını açıyor Akdeniz’in kültür ve edebiyat merkezi Kepez, 27 Mart-5 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek Kitap Fuarı ile kitapseverleri buluşturuyor. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuar, on gün boyunca dolu dolu etkinliklere ev sahipliği yapacak. Kepez Belediyesi, Antalya’yı "UNESCO Dünya Kitap Başkenti" yapma hedefi doğrultusunda kültür ve edebiyat çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda "İnsan Okur" mottosuyla düzenlenen Kepez Kitap Fuarı, 27 Mart’ta kapılarını açıyor. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuar; yayınevleri, yazarlar, imza günleri ve söyleşilerle kitapseverleri bir araya getirecek. On gün boyunca edebiyat, bilim, psikoloji ve güncel konuların ele alınacağı etkinliklerle Kepez, kültür ve edebiyatın buluşma noktası olacak. Fuar, her yaştan ziyaretçiye hitap eden programıyla şehrin kültürel yaşamına önemli katkı sunacak. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 27 Mart – 5 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek fuara tüm Antalyalıları davet ederek, "Kitapların birleştirici gücünü birlikte yaşayalım, kültürle büyüyen bir şehir idealini hep birlikte güçlendirelim" dedi. Antalya’nın kültür ve edebiyat alanındaki gelişimine vurgu yapan Başkan Kocagöz, "Antalya’nın kültürünü, edebiyatını, hafızasını ve yarınlarını birlikte inşa edeceğiz. Bu yolculuğun kalbi Kepez’de atacak. Amacımız net; Antalya’yı UNESCO Dünya Kitap Başkenti yapmak. Kepez’in öncülüğünde kültürel üretimin güçlü bir merkezini oluşturmak, okuma alışkanlığını her yaşta yeniden canlandırmak, dijital çağın sunduğu imkanları kültürel üretimle buluşturmak ve yeni yazarların önünü açmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kepez’de kitap günlük yaşamın bir parçası oluyor Başkan Kocagöz, Türkiye’de ilk kez hayata geçirilecek bir projeye de değinerek, otobüs durakları, hastaneler ve çeşitli bekleme alanlarına yerleştirilecek karekod sistemi sayesinde vatandaşların kitap özetlerine kolayca ulaşabileceğini belirtti. Bu sistemle isteyenlerin kitapları okuyabileceğini ya da kulaklık aracılığıyla dinleyebileceğini ifade eden Kocagöz, uygulamanın okuma alışkanlığını günlük yaşamın bir parçası haline getirmeyi amaçladığını söyledi.
Siirt Araç yangınlarında ’yakıt ve yağ kaçağı’ detayı Siirt’te otomobil ustaları, son dönemlerde sıkça rastlanan seyir halindeki araçların alev almasına yakıt kaçakları, yağ kaçakları ve dışarıdan gelen hayvanların izolasyon malzemelerini parçalamalarının neden olabileceğini belirtti. Her yıl onlarca araç seyir halinde veya park halindeyken yanabiliyor. Bazı araçlarda yangınların çıkış nedeni belirlenemiyor. Otomotiv sektöründe 32 yıldır bulunan Hacı Ulusal, bazı yangınların yakıt kaçakları, yağ kaçakları ve dışarıdan gelen hayvanların izolasyon malzemelerini parçalamaları nedeniyle oluşabileceğine dikkat çekti. Hacı Ulusal, uzun yıllardır otomotiv sektöründe hizmet verdiğini 2019’dan bu yana Siirt’te olduğunu söyledi. Ulusal, ’’Bu mesleğe 1994 yılında, küçük yaşlarda başladım. Öncelikle araç sahiplerinin kaputun altını sürekli kontrol etmeleri gerekiyor. Aracın altında oluşan yağ akıntılarını dikkate almaları gerekir. Araç yangınları, yakıt kaçakları, yağ kaçakları ve dışarıdan gelen hayvanların izolasyon malzemelerini parçalamaları nedeniyle oluşabilir. Araç yanmaya başladığı zaman kolay kolay sönmez. Olası bir yangın durumunda ilk müdahalenin yangın tüpüyle yapılması gerekir, tabii araçta yangın tüpü varsa. Bizim sürekli söylediğimiz bir söz vardır ’’Bakımsız araç, intikamını yolda alır.’ Araç olduğu yerde genellikle arıza vermez" dedi. Ufacık bir yağ damlasının bile ciddi zararlara yol açabileceğini anlatan Ulusal, "Bu mutlaka yangın olacak anlamına gelmez. Araçların aksamında su hortumları vardır ve bunlar su bazlıdır. Bu hortumlara yakıt ya da yağ değdiğinde deforme olur ve patlayarak maddi zararlara yol açabilir. Araç sahipleri aslında yarı ustadır. Kaputu açıp elle ve gözle yapılacak basit bir kontrol, büyük bir faciayı önleyebilir. Kontrol amacıyla gelen müşterilerimizden ücret almıyoruz. Geçtiğimiz bir ay içerisinde sadece şehrimizde 4-5 araç yangını oldu. Gördüğüm ve şahit olduğum kadarıyla ilk müdahale oldukça zayıf; yani nasıl müdahale edileceği pek bilinmiyor" diye konuştu. Öncelikle yanan aracın kaputu birden açılmaması gerektiğini aktaran Ulusal, "İyi bir yanma için oksijen gerekir. Kaput altında hapsolan gaz, alev ve oksijen birden buluştuğunda yangın büyür ve söndürülmesi çok zor hale gelir. Böyle durumlarda aracın kaputu önce soğutulmalı, ardından kaput çok hafif aralanarak araya varsa yangın tüpüyle gaz püskürtülmelidir. Eğer yangın tüpü yoksa kaputun arasından su sıkılmalıdır. Yangında her şeyden önce panik yapmamak gerekir. Soğukkanlı olmak çok önemlidir. Benzinli bir araçsa patlama ihtimali olabilir; ancak dizel araçlarda patlama ihtimali oldukça düşüktür. Bu yüzden panik yapılmamalıdır. Araçların çoğu bakımsızlıktan yanıyor. İnsanlar 3-5 bin liralık bakım masrafından kaçıp yıllık periyodik bakımlarını geciktirdiklerinde, kendilerini kar etmiş sanıyorlar. Oysa bakımını uzun süre yaptırmadıklarında çok daha ciddi zararlarla karşılaşabiliyorlar" şeklinde konuştu.