SAĞLIK - 20 Haziran 2025 Cuma 11:27

’Gebelik şekeri hem anneyi hem bebeği tehdit ediyor’

A
A
A
’Gebelik şekeri hem anneyi hem bebeği tehdit ediyor’

Her 10 anne adayından 1’inde görülen gebelik şekeri (gestasyonel diyabet), hem anne hem de bebek için ciddi sağlık riskleri taşıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Tutal, "Gebelik şekeri, annede yüksek tansiyon ve preeklampsi riskini artırırken; bebekte yenidoğan sarılığı, şeker düşüklüğü, ileri yaşta obezite ve diyabet riskini artırır" uyarısında bulundu.


Gebelik şekeri hakkında açıklamalarda bulunan Liv Hospital Samsun Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Tutal, bu durumun çoğu zaman gebeliğin 24-28. haftaları arasında ortaya çıktığını ancak bazı riskli vakalarda 13. haftadan itibaren test yapılabildiğini belirtti. Tanının, halk arasında "şeker yükleme testi" olarak bilinen oral glukoz tolerans testi ile konduğunu kaydeden Dr. Tutal, "Hiçbir risk faktörü olmasa bile gebelik şekeri gelişebilir. Bu yüzden tarama testi tüm gebelere önerilmektedir" dedi.



"Bilinmeyen şeker asıl risktir"


Şeker yükleme testinin zararının olmadığını belirten Tutal, "Testte alınan şeker miktarı, birkaç dilim tatlı ya da bir tabak pilavdaki şeker kadardır. Asıl riskli olan, annede gebelik şekeri bulunması ama bunun farkında olunmamasıdır" ifadelerini kullandı.



"Doğum travması, erken doğum, gelişim geriliği"


Dr. Tutal, "Anne kanındaki yüksek şeker bebeğe geçerek, onun aşırı insülin üretmesine ve normalden büyük doğmasına neden olur. Bu bebeklerde doğum travması riski artar. Erken doğum kararı gerekebilir. Ayrıca akciğer gelişimi yetersiz kalabilir. Doğum sonrası ise ciddi hipoglisemi (şeker düşüklüğü) atakları yaşanabilir" dedi.



"Anne için uzun vadeli diyabet riski"


Gebelik şekeri geçiren annelerin bir sonraki gebeliklerinde aynı sorunla karşılaşma ihtimalinin yüksek olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Tutal, "Bu kadınlarda ilerleyen yaşlarda tip 2 diyabet riski de artar. Ancak sağlıklı beslenme ve egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle bu risk azaltılabilir" şeklinde konuştu.


Doğum sonrası kan şekeri ölçümlerinin önemine dikkat çeken Dr. Tutal, doğumdan yaklaşık 2 ay sonra yapılacak şeker yükleme testi ile kalıcı diyabet riski olup olmadığının belirlenebileceğini ifade etti.


Gebelik şekeri tedavisinin, endokrinoloji ve kadın hastalıkları uzmanları tarafından yürütüldüğünü hatırlatan Dr. Tutal, "Hastalığın ciddiyeti göz önünde bulundurularak, gerekirse insülin tedavisine geçilir. Düzenli takip hayati önem taşır" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van 32 yıllık ayakkabı ustasının çırak sitemi: "Eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz" Van’da 32 yıldır mülki amirlere özel ayakkabı üreten ve eskiyenleri ekonomiye kazandıran Fikret Kaya, gençlerin "elim kirleniyor" diyerek mesleğe ilgi göstermemesinden dert yanarak zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Van’ın İpekyolu ilçesinde yarım asrı geride bırakan ömrünün 32 yılını ayakkabı tezgahının başında geçiren Fikret Kaya, gelişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Çıraklıktan başladığı ayakkabıcılık mesleğini 32 yıldır aralıksız sürdüren Fikret Kaya, değişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla icra ediyor. Meslek hayatı boyunca el emeğinin yerini fabrikasyona bırakışına tanıklık eden Kaya, bir yandan mülki amirler ve bürokratlar için özel sipariş ayakkabı üretirken bir yandan da eskiyen ayakkabıları aslına uygun şekilde onararak ekonomiye katkı sağlıyor. "Biz eskiyi özlüyoruz" İHA muhabirine konuşan ayakkabı ustası Fikret Kaya, geçmişten bugüne el emeği bittiğini ve her şeyin artık fabrikasyona döndüğünü belirtti. Ayakkabı ustası Kaya, "Teknoloji ve makineler çıkınca hem biz hem de müşterilerimiz rahat etti. Ama yine de biz eskiyi özlüyoruz. Keşke o eski günler olsaydı, keşke eskiye devam edebilseydik. O zorlukları, o sıkıntıları yine görseydik; ama maalesef o günlere geri dönemiyoruz. Bugünün teknolojisi bunu gerektiriyormuş, biz de bu teknolojiyle devam ediyoruz" dedi. "Bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz" Eski yıllarda mesleklerine olan ilginin daha fazla olduğunu ve bu yüzden çırak bulma sorunlarının olmadığını hatırlatan Kaya, "Eskiden en azından 3-5 tane çırak çalıştırıyorduk, şimdi ise bir tane bile bulamıyoruz. Mesleğe rağbet yok. Rağbet olmadığı için ileride bu mesleğin büyük sıkıntılar yaşayacağını görüyorum. Hem kendi mesleğimize hem de diğer mesleklere bakıyorum; genel olarak büyük bir sıkıntı var. Özellikle bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz. Gelen çırak da 3-5 gün çalışıp bırakıp gidiyor. ’Usta, bu benim işim değil’ diyor ve bir daha gelmiyor. Babasını arıyorum, ’Oğlun işe niye gelmedi?’ diye soruyorum; ’Vallahi benim oğlum bu işi yapmayacak, bu iş kirlidir; eli kirleniyor, boya oluyor’ diyor. Oysa eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz. Mecburuz ama maalesef çırak bulamadığımız için yetiştiremiyoruz. Korkarım ki bu gidişle mesleğimiz ölüyor" diye konuştu. Eski ayakkabıları tamir ederek bir yandan geri dönüşüme katkı sağladıklarını dile getiren Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa geri dönüşüme büyük katkı sağlıyoruz. Çok şükür, çok güzel tadilat ve tamiratlar yapıyoruz. Yaptığımız işlemler hiç belli olmuyor; orijinali neyse, aynı şekilde onarıp müşterilerimize teslim ediyoruz. Ayrıca bürokrat kesimine, mülki amirlerimize ve büyüklerimize özel sipariş üzerine ayakkabı yapmaya da devam ediyoruz."