ASAYİŞ - 14 Nisan 2026 Salı 16:20

"Hesap fazla geldi" diye barı kurşunladılar, gündüz özür dileyip polise teslim oldular

A
A
A
"Hesap fazla geldi" diye barı kurşunladılar, gündüz özür dileyip polise teslim oldular

Samsun’un Atakum ilçesinde bir bara eğlenmeye giden 3 arkadaş, "hesap fazla geldi" diyerek tartıştıkları iş yerini gece saatlerinde silahla kurşunladı. Sabah fiyatın normal olduğunu fark eden şüpheliler bara gidip özür dileyip polise teslim oldular.


Olay, 12 Nisan gecesi Atakum ilçesi İncesu Yalı Mahallesi’nde bulunan bir barda meydana geldi. Çarşamba ilçesinden eğlenmek için gelen 3 arkadaş, mekânda kendilerine gelen 35 bin TL’lik hesabın fazla olduğunu öne sürerek itiraz etti ve 30 bin TL ödeme yaptı. Bardan ayrılan şahıslar, yaklaşık 2 saat sonra alkolün de etkisiyle iş yerine tüfek ve tabanca ile ateş açtı. Açılan ateş sonucu iş yerinin tabelasına çok sayıda kurşun isabet etti.


Olayın ardından gündüz saatlerinde hesapları yeniden değerlendiren şahıslar, aslında doğru ücret alındığını ve üstelik kendilerine 5 bin lira da indirim yaptığını fark etti. Bunun üzerine iş yerine giderek özür dileyen şüpheliler daha sonra polise gidip teslim oldu.


Atakum İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alınan M.K.(26), D.D.(25) ve A.C.S. (25) emniyetteki işlemlerinin ardından bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.




"Hesap fazla geldi" diye barı kurşunladılar, gündüz özür dileyip polise teslim oldular

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Doğurduğu bebeğini çöp konteynerine atan anne 19 yıl sonra hakim karşısında Kocaeli’de 2007 yılında bir bebeğin göbek bağı boğazına dolanmış halde çöp konteynerinde ölü bulunmasına ilişkin ilk kez hakim karşısına çıkan anne, "Katı bir cisim benden düştü, bebeğin kafasını görünce bayıldım. Ayıldığımda bebek kucağımdaydı ve kaskatıydı. Bebeğin ağladığını duymadım. İlk yardım amacıyla bebeğin sırtına vurdum. Bebeğin boğazındaki kordonu görmedim, hatırlamıyorum" dedi. 27 Mayıs 2007 tarihinde İzmit ilçesi Yahyakaptan Mahallesi’nde meydana gelen olayda, göbek bağı boğazına sarılı ölü bebek, çöp konteynerine atılmış vaziyette bulunmuştu. Faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, bebeğin annesi Emine N.Ö. olduğu tespit edildi. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 18 Kasım günü Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlediği operasyonla şüpheliyi yakaladı. Yakalanan şüpheli, İstanbul Adli Tıp Kurumu Müdürlüğü’nde yapılan DNA eşleştirme işlemleri sonrası adliyeye sevk edildi. Emine N.Ö., sevk edildiği adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi. 18 yıl önce olay yerinde bulunan parmak izi delilinden yola çıkılarak şüphelinin kimliğinin tespit edildiği öğrenildi. "Hamile olduğumun farkında değildim" Kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanan Emine N.Ö., Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez duruşmaya çıktı. Duruşmaya tutuklu sanığın yanı sıra avukatı Uğur Gökkoyun, kayyım olarak atanan avukat Ayşe Pınar Eren ve tanıklar katıldı. Savunması alınan Emine N.Ö., "Emniyetteki verdiğim ifadeyi tekrarlıyorum. O tarihlerde psikolojik olarak yaşadığım travmalar vardı. Bundan dolayı hamile olduğumun farkında değildim. Vücudumda herhangi değişiklik yoktu, karnım şişmemişti. Regl takvimim düzenliydi. Mide bulantısı da yaşamadım" diye konuştu. "Bebeğin ağladığını duymadım" Olay günü çok şiddetli karın ağrısı ile tuvalete gittiğini söyleyen Emine N.Ö., "Tuvaletteyken benden aşırı kan geldi, beni kan tutuyor. Bulanık hatırladığım durumlar oluştu. Ne olduğunu anlamadığım durumla karşılaştım. Katı bir cisim benden düştü, bebeğin kafasını görünce bayıldım. Ayıldığımda bebek kucağımdaydı ve kaskatıydı. Bebeğin ağladığını duymadım. İlk yardım amacıyla bebeğin sırtına vurdum. Bebek geldiğinde kordonun durumunu hatırlamıyorum. Bebekten ayrılışımız nasıl oldu hatırlamıyorum. O dönem psikolojik olarak bunalıma girmiştim, bunun için ilaç da kullanıyordum. Çok net hatırlamıyorum ama o sıra alkollü olabilirim. Bebeğin boğazındaki kordonu görmedim, hatırlamıyorum, tahliyemi talep ediyorum" şeklinde konuştu. "Bebeğin sırtına vurarak ilk yardımı yapıyorsa boğazına 3 tur dönmüş kordonu nasıl görmedi" Avukat Ayşe Pınar Eren ise, "Sanığın alay tarihinde 23 yaşında olması ve ilk cinsel birlikteliği olmaması, gebeliği hiç fark etmemesi gibi durumlar hayatın olağan akışına aykırıdır. Bebeğin ileri ayda doğumu, 3 kilo ağırlığında olması gibi veriler ileri derecede bir gebelik olduğu bellidir. ATK raporuna göre bebek sağ doğmuş, nefes alıyor haldedir, sonradan vefat etmiştir. Bebeğin boğazına kordon 3 tur dolanmıştır, bu tıbben çok düşük olasılıktır. Bebeğin sırtına vurarak ilk yardımı yapıyorsa boğazındaki 3 tur dönmüş kordonu görmemiş olması mümkün değildir, bunun anne tarafından yapıldığını düşünmekteyiz. Az da olsa kordonun sıyrılma durumun olmadığı belgelerle sabittir. Hamile bir kadının 9 ay boyunca adet görmemesi istisnai bir durumdur. Sanığın tutukluluk halinin devamını talep ediyoruz. Sanığın sağlık raporlarıyla ilgili dosyaya sunduğu bir evrak yoktur. Bu hususlar gözetilerek sanığın üst hadden cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Müvekkilimin yaptığı tek şey bebeği çöpe atmaktır, öldürmemiştir" Kadınların hamileyken regl görme olasılığı olduğunu ve bunun tıbben de kanıtlandığını söyleyen sanık müdafi Uğur Gökkoyun, "Bir bilimsel makaleye göre annenin gebeliğini bilmemesi olağandır. ’Doğum anında bayıldım, hiçbir şey hatırlamıyorum’ demesinin bilimsel açıklığı vardır ve müvekkilim doğruyu söylemektedir. Plasenta ve bebek kordonu bir olarak çıkmıştır, kesilmemiştir. Her 3 doğumdan bir tanesi kordon dolanması ile gerçekleşir. 2 defa dolanan da var. Bolu’da kordonu boynuna 7 defa dolanan bebek var, bu haberlere de konu olmuştur. Kordonun elle sıkıldığında dair delil yoktur, plasentanın kordonla çıkmasından dolayı bu sıkma olayı meydana gelmiştir. Kordon bağlanmasına dair ölümün olma ihtimalini kabul ediyoruz ancak korkunun müvekkilim tarafından sıkıldığını kabul etmiyoruz. Müvekkilimin suçsuz olduğunu ispat etmeye çalışıyorum. Müvekkilim 23 yaşında toplumun tasvip etmeyeceği hayat yaşamış olabilir ama bunu cezalandırmak için ’Bebeğini öldürdün’ diyemeyiz. Bunu diyebilmemiz için bunu ispat etmemiz gerekiyor. Müvekkilimin yaptığı tek şey bebeği çöpe atmaktır. Bebeğin bulunması için bunu yapmıştır, ondan kurtulmak için değil. Bebeği kartonun içine plasentası ile bırakmış. Hiçbir delile de dokunmamıştır. Müvekkilimin tahliye edilmesini talep ediyorum" dedi. "Midesi bulandığını, aşerdiğini hiç görmedim" Tanık olarak dinlenen komşu Canan T., "Olay tarihinde hamileliğe ilişkin sanığın karnında şişlik görmedim. Hamile olduğunu bilmiyordum" diye konuştu. Sanığın halası Emine Ö., "Biz yeğenim ile 2000 yılından beri beraber yaşıyorduk. Babasını kaybettikten sonra dolabında içki gördüm. İçiyordu sanırım. Çekmecesinde ilaçlar vardı ama ne ilacı olduğunu bilmiyorum. Midesi bulandığını, aşerdiğini hiç görmedim. Adet olurdu, vücudunda bir değişiklik olmadı. Hep zayıftı. Hep aynı kilodaydı. Evin tuvaletinde kan hiç görmedim" şeklinde konuştu. Tutukluluk devam Mahkeme heyeti, sanığın 2007 yılına ilişkin olarak psikolojik ile kadın hastalıklarına ilişkin tedavi ve ilaç kullanım kayıtlarının istenilmesine talep etti. Ayrıca ara karar ikmalinden sonra sanığın akıl sağlığı yönünden değerlendirilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine, sanığın tutukluluk halinin devamı ile duruşmanın ertelenmesine karar verdi.