GÜNDEM - 13 Mart 2025 Perşembe 20:19

Karadeniz fıkralarını aratmayan noktada Samsun ve Ordu protokolü buluştu

A
A
A
Karadeniz fıkralarını aratmayan noktada Samsun ve Ordu protokolü buluştu

Türkiye’de eşi ve benzeri bulunmayan, 1 adımla il değiştirip, 1 dakika farla iftar açtıkları için Karadeniz fıkrası gibi olan Samsun’un Ambartepe Mahallesi ile Ordu’nun Şentepe Mahallesi, her 2 ilin protokolünü ilk kez ağırladı.


Samsun’un Terme ilçe merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Ambartepe Mahallesi ile Ordu’nun İkizce ilçe merkezine 18 kilometre mesafedeki Şentepe Mahallesi’nin sınırları, 7 metre genişliğindeki bir yol ile ayrılıyor, hal böyle olunca da ortaya Karadeniz fıkraları gibi bir tablo çıkıyor. Mahalleliler bir adımla il değiştirirken, bölgede birbirine çok yakın 2 cami olduğundan dolayı kimi zaman ezan sesleri karışıyor.



Yolun ortası sınır çizgisi olarak kabul ediliyor


Bölgede her iki büyükşehrin sınır çizgisi olarak kabul edilen yolun yarısı Samsun’a ait iken, diğer bir tarafı ise Ordu topraklarında yer alıyor. Durum böyle olunca her iki mahallede bulunan camilerden ezan sesi kimi zaman farklı anlarda yükseliyor.



2025 yılında 19 gün aynı, 10 gün 1 dakika farkla iftar açacaklar


Mahalleliler, yaklaşık 10 metre mesafedeki karşı komşularını aramak istediklerinde dahi şehirlerarası kodu girmek zorunda kalıyor. 2025 yılı Ramazan ayının 19 gününde aynı, geri kalan 10 günde ise 1 dakika farkla iftar açacak olan mahalleliler, bölgede bulunan 2 caminin arası yaklaşık 100 metre olsa da, Ordu tarafında ikamet edenler, Samsun bölgesinde yaşayanlara göre 1 dakika daha erken iftarlarını açıyorlar.



Her 2 ilin protokolü iftar sofrasında buluştu


Yıllardır Ramazan aylarında gündemde olan nokta, bu yıl her 2 ilin protokolünü ilk kez ağırladı. Samsun ve Ordu protokolü, 2 mahallenin ortasında Samsun ve Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu 2 bin kişilik iftar sofrasında buluştu. Samsun Valisi Orhan Tavlı, Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda insanın katılımı ile düzenlenen iftar yemeğinde buluştu, iftar vaktinde aynı anda ezan okunduğu, aynı anda iftar açıldı.



"Buradaki en önemli şey kardeşlik duygusu"


Programda konuşan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, "Bu mutluluğun resmi, güzel bir birlikteliği birlikte yaşadık. Üzerinde bulunduğumuz yol 2 ili ayırıyor, ama aynı zamanda da birleştiriyor, kalplerimiz birleştiriyor. Burada Samsun Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte uzun bir masa kurduk ve Ordu ve Samsun taraflarına masaları kurduk. Güzel bir iftarı birlikte gerçekleştirdik. Buradaki en önemli şey kardeşlik duygusu. Zaten Samsun ile biz yıllarca bu birlikteliği sürdürdük, bugün de ayrıca fiziki olarak gerçekleşmiş oldu. Ordu tarafını Orduspor’un rengi olan mor beyaz, Samsun tarafını ise Samsunspor’un rengi olan kırmızı beyaza boyayacağız" dedi.



"İnsanların iç içe olduğu bu noktayı iftar sofrası ile pekiştirmek istedik"


Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan ise, "Çok kıymetli hemşehrilerimiz ile birlikte olmak istedik. Ramazan ayı insanların aynı masada buluştuğu, dostlukların pekiştiği günler. Bu etkilik Ordu ve Samsun açısından çok anlamlı oldu. Burası farklı bir sınır ama hepsi ülkemizin güzellikleri. Farklı bir yerde bu kadar yakın olan noktalar yoktur. İnsanların iç içe olduğu bu noktayı iftar sofrası ile pekiştirmek istedik. İnsanlar da kırmadı, hep birlikte katılım sağladılar. Buradaki bu kardeşliği, binalarımızın renkleri ile farklı bir noktaya taşımayı hedefliyoruz. Buralar her haliyle Samsun ve Ordu’ya örnek olacak bir mahalle olacak inşallah" diye konuştu.



Her 2 belediyeden Ramazan ayına özel etkinlikler


Öte yandan programda, Samsun ve Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayına özel olarak hazırlanan gösteriler de sunuldu.



Karadeniz fıkralarını aratmayan noktada Samsun ve Ordu protokolü buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.