EĞİTİM - 24 Haziran 2025 Salı 21:02

OMÜ Mimarlık öğrencilerinin mezuniyet heyecanı

A
A
A
OMÜ Mimarlık öğrencilerinin mezuniyet heyecanı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mimarlık Fakültesi, 2024-2025 akademik yılında başarılı öğrencilerini törenle uğurladı.

Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleşen törene; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Çetin, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Emine Şendurur, fakülte dekanları, bölüm başkanları, öğretim elemanları ve mezunların aileleri katıldı. Törende Mimarlık Fakültemiz Yolculuğu adlı video gösterimi gerçekleştirildi.

"OMÜ ailesi olarak sizlerle gurur duyuyoruz"

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, "Sevgili mezunlarımız, bugün, uzun bir emeğin ve azmin sonucu olarak hayallerinize bir adım daha yaklaştınız. Aldığınız bilgi ve değerlerle sadece mesleğinizin değil, toplumun da mimarları olacağınıza inancım tam. Yolunuz açık, ufkunuz aydınlık olsun. OMÜ ailesi olarak sizlerle gurur duyuyoruz. Başarılarınız daim olsun" dedi.

"OMÜ ailesinin güçlü bireyleri hâline geldiniz"

Açılış konuşmasında mezun öğrencilere seslenen Dekan Prof. Dr. Mehmet Çetin, "Bugün burada Mimarlık Fakültesi olarak, Mimarlık ve Şehir ve Bölge Planlama bölümlerimizden mezun olacak öğrencilerimizi büyük bir gurur ve sevinçle uğurlamak için bir araya geldik. Mimarlık ve şehir planlama, sadece teknik bilgiyle yapılan meslekler değildir. Bu iki alan, insan yaşamının niteliğine doğrudan dokunan, çevreyle, toplumla, kültürle sürekli etkileşim hâlinde olan çok yönlü birer disiplindir. Sizler, kampüs hayatınız boyunca yalnızca kendi bölümünüzle değil, sosyal seçmeli derslerle farklı fakültelerden arkadaşlar edinerek, kulüplerle, projelerle, ortak üretimlerle Üniversitemizin çok disiplinli yapısına katkı sundunuz. Böylece bir fakülte mezunu olmanın ötesine geçtiniz; OMÜ ailesinin güçlü bireyleri hâline geldiniz" diye konuştu.

"Bu mezuniyet bizler için bir son değil, bir dönüm noktasıdır"

Mezunları temsilen konuşma yapan Enes Çalış ise, "Bu kürsüde sizlerin karşısında bu konuşmayı yaparken, yalnızca kendi emeğimin ve yaşadığım sürecin değil; aynı yolu paylaştığım, aynı zorlukları göğüslediğim kıymetli arkadaşlarımın da emeklerini temsil ettiğimin bilincindeyim. Bu mezuniyet bizler için bir son değil, bir dönüm noktasıdır. Artık hayatımızda yeni bir sayfa açılıyor. Bizler, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışan meslek etiği ve iş ahlakını önceliklendirmeyi kendine her koşulda ilke edinen mimarlar ve şehir plancıları olacağız. Kentlerimizi adalet, doğa, bilim ve vicdan temelinde yeniden düşünmeye ve geliştirmeye aday bir kuşak olacağız. Ve her şeyden önemlisi bizi bu günlere getiren inancımız ve umudumuz da ilk günkü kadar güçlü ve diri tutacağız" şeklinde konuştu.
Akademisyenler, mezun öğrencilerin başarı belgelerini verdikten sonra, tören kep atımı ile sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan, Avusturya’yı ziyaret edecek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29-30 Nisan tarihleri arasında Avusturya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29-30 Nisan tarihleri arasında Avusturya’ya gerçekleştireceği ziyarette Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile görüşecek. Bakan Fidan’ın ziyaret kapsamında, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker tarafından kabul edilmesi, Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu’yla bir görüşme gerçekleştirmesi, Viyana Diplomasi Akademisi’nde düzenlenecek konferansta hitapta bulunması ve Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelmesi öngörülüyor. Fidan’ın ziyaret kapsamında Avusturyalı yetkililerle gerçekleştireceği görüşmelerde; Türkiye ile Avusturya arasındaki ikili ilişkileri siyasi, ekonomik, ticari, askeri, kültürel ve beşeri boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alması ve mevcut iş birliği alanlarının daha da derinleştirilmesine yönelik imkanları değerlendirmesi öğrenilirken, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması ile karşılıklı yatırımların teşvik edilmesine yönelik mevcut potansiyele ve fırsatlara dikkat çekmesi ve Avusturya’yla enerji, dijitalleşme, bağlantısallık ve savunma sanayii başta olmak üzere, stratejik nitelik taşıyan alanlarda iş birliği potansiyelinin altını çizmesi ve bunu geliştirmeye yönelik imkanları kapsamlı şekilde ele alması planlanıyor. Türkiye’nin, Avusturya’daki Türk toplumunun huzur, refah ve toplumsal uyumuna verdiği önemi vurgulaması ve bu bağlamda Türk toplumunun hak ve menfaatlerinin korunmasının öncelikli bir husus olduğunun altını çizmesi beklenen Fidan’ın, öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyon doğrultusunda, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik perspektifini koruduğunu ifade etmesi, Türkiye-AB ilişkilerine stratejik bir vizyonla yaklaşılması, ilişkilerin dar siyasi hesaplara alet edilmemesinin tüm tarafların çıkarına olduğunu vurgulaması ve Türkiye-AB ilişkilerindeki mevcut tıkanıklıkların aşılması için daha kapsamlı ve kurumsal bir iş birliği yaklaşımına ihtiyaç olduğunu dile bekleniyor. Ayrıca Bakan Fidan’ın, Türkiye’nin, Rusya-Ukrayna savaşında tarafların tekrar müzakere masasına oturmasına ve savaşın adil ve sürdürülebilir bir barışla sona erdirilmesine yönelik çabaları desteklemeyi sürdüreceğini belirtmesi, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaşın kalıcı şekilde sona erdirilmesi amacıyla ortaya konulan çabalara Türkiye’nin destek vermeyi sürdüreceğini ifade etmesinin yanı sıra Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin bir an önce sağlanması ve anılan Boğaz’da savaş öncesi statükoya dönülmesine yönelik küresel ihtiyacın altını çizmesi hedefleniyor. Öte yandan, İsrail’in Gazze’de ateşkes ihlallerini ve barış planını akamete uğratmaya yönelik adımlarını sürdürdüğüne dikkat çekeceğini vurgulayan Fidan’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik ettiğine ve işgalini sistematik biçimde genişlettiğine işaret etmesi, İsrail’in işgal ve yıkım politikalarının tüm bölgede barış ve istikrarı tehdit ettiğini vurgulaması öngörülüyor. Türkiye-Avusturya ilişkileri Türkiye ve Avusturya arasındaki çok yönlü ve tarihi ilişkiler olumlu mecrada ilerliyor. İki ülkenin üst düzeyli yetkilileri arasında özellikle uluslararası konferanslar ve toplantılar marjında son dönemde görüşmeler gerçekleşti. Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Meinl-Reisinger son olarak 17 Nisan tarihinde düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’na katılmış ve Bakan Fidan’la bir araya gelmişti. Avusturya’yla ikili ticaret hacmi 2025 yılında 4,3 milyar doları aştı ve bunun kısa vadede 5 milyar dolara ulaşması hedefleniyor. Avusturya’nın Türkiye’ye doğrudan yatırımları 2005-2025 döneminde 11,2 milyar doları aşarken, aynı dönemde Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları 887 milyon dolar olarak gerçekleşti. İki ülkenin ortak zenginliği olarak görülen, Avusturya’da yaşayan yaklaşık 350 bin nüfuslu Türk toplumu, Türkiye- Avusturya ilişkilerinde önemli bir beşeri bağ oluşturuyor. 2025 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Avusturyalı turist sayısı 563 bini aştı. İkili ilişkileri ilgilendiren konuların yanı sıra, Avrupa güvenliği dahil güncel bölgesel ve küresel meseleler bağlamında da iki ülke arasında yakın eşgüdüm ve iş birliği bulunuyor.
Bursa Bursa’da 7 yıl önce kaybettiği oğluna nihayet kavuştu Bursa’da 2019 yılından bu yana kayıp olarak aranan ve kurulan özel ekibin gerçekleştirdiği operasyonla geçtiğimiz ay bulunan 8 yaşındaki N.S.’nin, biyolojik annesinin DNA testiyle yabancı uyruklu Rebecca S. olduğunun belirlenmesinin ardından görülen mahkemede, çocuğun annesi Rebecca S.’ye teslimine karar verildi. Olay, 2019 yılında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde meydana geldi. Eşinin ailesinin yanına gelen Rebecca S. iddiaya göre bir süre sonra Almanya’ya dönmesi yönünde baskı gördü. Bu süreçten sonra 1 yaşındaki N.S.’nin kaybolduğu ihbarı yapıldı. Ancak uzun süre yürütülen arama çalışmalarına rağmen herhangi bir sonuca ulaşılamadı. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz şubat ayında Bursa İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Gasp, Cinayet ve Kayıp Şahıslar Bürosu’nca özel bir ekip kuruldu. Yapılan titiz çalışmalar sonucunda ekip, 10 Mart’ta küçük çocuğu R.M. isimli şahsa ait evde buldu. Sağlık kontrollerinin ardından çocuk devlet korumasına alındı. Soruşturma kapsamında çocuğun babaannesi H.S. ile çocuğun bulunduğu evin sahibi R.M., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çocuğun babası Umut K.’nin ise yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Almanya’dan Türkiye’ye gelen yabancı uyruklu Rebecca S. ile devlet koruması altına alınan N.S.’den alınan örnekler, Bursa Adli Tıp Kurumu’nda karşılaştırıldı. Hazırlanan raporda, Rebecca S.’nin çocuğun biyolojik annesi olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu belirtildi. Mustafakemalpaşa Aile Mahkemesi’ndeki duruşmaya davacı Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığını temsilen cumhuriyet savcısı ve davalı avukatı katıldı. Cumhuriyet savcısı, çocuk N.S.’nin mutat meskeni olan Almanya Federal Cumhuriyeti’ne iadesine ilişkin taleplerinin kabulünü isterken, avukatların taleplerini dinleyen hakim, Almanya doğumlu N.S.’nin, mutat meskenin bulunduğu Almanya Federal Cumhuriyeti’ne iadesine ve annesi Rebecca S.’ye teslimine karar verdi.