EĞİTİM - 17 Mart 2026 Salı 11:09

Orta Karadeniz Kariyer Fuarı 8-9 Nisan’da Samsun’da

A
A
A
Orta Karadeniz Kariyer Fuarı 8-9 Nisan’da Samsun’da

Orta Karadeniz Kariyer Fuarı (OKAF’26), 8-9 Nisan tarihlerinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde kapılarını açıyor. Bu yıl "Gençliğin Üretim Çağı" (GÜÇ) temasıyla düzenlenen fuar, ilk kez bir üniversite kampüsü atmosferinde gerçekleşerek iş dünyası ile genç yetenekleri daha sıcak bir zeminde buluşturacak.


Türkiye’nin nitelikli insan kaynağını sektörün öncüleriyle bir araya getiren OKAF’26, 8-9 Nisan tarihlerinde Samsun’da iş dünyası ile kariyerine yön vermek isteyen gençleri buluşturmaya hazırlanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) koordinasyonunda, Türk Telekom’un desteğiyle Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen fuara, bölgedeki 9 paydaş üniversite güç birliği yaparak eşlik ediyor.



OKAF ilk kez üniversite kampüsünde


OKAF’26, geçmiş yıllardaki organizasyonlardan farklı olarak bu yıl ilk kez bir üniversite kampüsünde düzenlenecek. Etkinlikler, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Merkez Kampüsü içerisinde yer alan Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi’nin iki spor salonunda ve Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuarın kampüs içine taşınması hem öğrencilerin katılımını kolaylaştıracak hem de firmaların potansiyel adaylarla kendi yerleşkelerinde bağ kurmasını sağlayacak. Kampüs dışında fuara katılmak isteyenlere de ulaşım açısından büyük kolaylık sağlayacak.


Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin ev sahipliğindeki fuarda; Amasya, Çankırı Karatekin, Çorum Hitit, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop, Tokat Gaziosmanpaşa ve Yozgat Bozok Üniversiteleri paydaş olarak yer alıyor. Bölgesel çapta büyük bir sinerji oluşturan OKAF’26; mülakat simülasyonlarından atölye çalışmalarına, kariyer söyleşilerinden girişimcilik panellerine kadar geniş bir yelpazede gençlere rehberlik edecek.


Sadece öğrenciler için değil, işveren markasını güçlendirmek ve doğru yeteneğe ulaşmak isteyen firmalar için de fuar özel öneme sahip. Katılımcı kurumlar; kendilerine ayrılan özel odalarda birebir mülakat yapabilecek, etkinlik salonlarında kendi markalarını anlatan kariyer oturumları düzenleyebilecek. Firmalar platin, altın, gümüş ve bronz sponsorluk seçenekleriyle (9, 15, 18 m2) stant kiralayarak marka görünürlüklerini artırabilecekler. Kamu kuruluşları da fuarda kendilerine ayrılan stantlarda yerlerini alacak. OKAF’26, yalnızca stant ziyaretlerinden ibaret bir organizasyon olmanın ötesine geçerek gençlere kariyer kapılarını aralayacak. İki gün boyunca sürecek program kapsamında düzenlenecek mülakat simülasyonları, öğrencilerin iş görüşmelerindeki heyecanını deneyime dönüştürürken; sektör profesyonellerinin yöneteceği atölye çalışmaları ve paneller, teorik bilgiyi sahadaki pratikle birleştirecek. Genç yetenekler, ilgi ve becerilerine uygun kariyer rotalarını bizzat şirketlerin insan kaynakları yetkilileriyle çizme şansı yakalarken, kişisel gelişim seminerleri ve "kariyer konuşmaları" başlığı altındaki ilham verici buluşmalar, bölgedeki istihdam ekosistemini daha canlı ve interaktif bir yapıya kavuşturacak.


2019 yılında Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi öncülüğünde "Yetenek Her Yerde" mottosuyla başlayan Bölgesel Kariyer Fuarları, pandemi molasının ardından her yıl artan bir ivmeyle devam ediyor. 2026 yılında önemli bir değişikliğe uğrayan organizasyonu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) koordinasyonunda, Türk Telekom’un desteğiyle 12 farklı ilde ev sahibi ve paydaş üniversitelerle düzenliyor. OMÜ, 2022 ve 2023 yıllarındaki başarılı ev sahipliğinin ardından, bayrağı 2024 ve 2025’te Samsun Üniversitesi’ne devretmişti. Ondokuz Mayıs Üniversitesi 2026 yılında üçüncü kez ev sahibi üniversite olarak OKAF’ı Samsun’da organize edecek. Özellikle KOBİ’lerin insan kaynakları kapasitelerini artırmayı ve üniversite kariyer merkezlerini iş dünyasıyla entegre etmeyi amaçlayan OKAF’26, Orta Karadeniz’in ekonomik ve sosyal kalkınmasına doğrudan katkı sunacak.



Orta Karadeniz Kariyer Fuarı 8-9 Nisan’da Samsun’da

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’da 600 aile takip bilekliğiyle rahat nefes aldı Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılında hayata geçirdiği "Ben buradayım" projesi aile büyükleri ve özel bireylerin kaybolma riskini en aza indiriyor. Akıllı bileklik uygulamasıyla 600 aile, sevdiklerini anlık olarak takip ederek günlük yaşamlarını daha güvenli ve huzurla sürdürüyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi, kaybolma riski taşıyan bireyler ve aileleri için başlattığı "Ben buradayım" projesiyle önemli bir sosyal sorumluluk örneğine imza attı. 2025 yılında hayata geçirilen proje kapsamında otizm spektrum bozukluğu, demans ve çağımızın en yaygın türü olan alzheimer hastalığı ve zihinsel engelli down sendromu veya otizm spektrum bozukluğu vatandaşlara verilen akıllı takip bileklikleri sayesinde 600 aile güvenli bir nefes aldı. Ailelerin en büyük endişelerinden biri olan kaybolma riskini, geliştirilen teknoloji sayesinde en aza indiriyor. Proje ile aileler çarşıya, pazara ya da işlerine giderken sevdiklerinin konumunu akıllı cihazları üzerinden anlık olarak takip edebiliyor. Böylece hem muhtemel kaybolma durumlarına hızlı müdahale ediliyor hem de günlük yaşam daha güvenli hale geliyor. "Yakınlarının her an yaşadığı endişeyi en aza indirmek" Türkiye’de öncü bir uygulama olan "Ben buradayım" hizmetini 2025 yılında hizmete aldıklarını belirten Manisa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Koordinatörü Derya Hüner, "2025 yılından bu yana tam 600 vatandaşımıza umut olduk. Temel amacımız, kaybolma riski taşıyan büyüklerimizin ve özel bireylerimizin güvenliğini sağlamak ve onların yakınlarının her an yaşadığı haklı endişeyi en aza indirmektir. Jandarma Genel Komutanlığı ile yaptığımız iş birliği sayesinde sahada ihtiyaç sahibi insanlara da ulaşıyor, onlara yardımcı oluyoruz. Kullandığımız teknoloji gerçekten hayat kurtarıcı. "Ben buradayım" akıllı bileklikleri anlık konum takibi yapabilmekte ve geriye dönük üç günlük konum bilgisini verebilmektedir. Kaybolma söz konusu olduğunda, takip sürecini büyük ölçüde kolaylaştırmaktadır" ifadelerini kullandı. "Her an yanınızdayız ve biz buradayız" Bu cihazın şarj gerektirmediğini ve pillerinin yaklaşık bir yıllık kullanım ömrüne sahip olduğunu belirten Hüner, "Tasarım olarak cihazları bileklik şeklinde sunduk; ancak istenildiği takdirde kolye ucu olarak kullanılabilecek, kaban astarına gizlenebilecek hatta ayakkabının içine dikilebilecek incelikte tasarlanmıştır. Bu hizmetten yararlanmak isteyen hemşerilerimiz, Manisa Büyükşehir Belediyesi resmi internet sayfasındaki "Ben Buradayım" talep formunu doldurarak ya da ilçe koordinatörlüklerine müracaat ederek başvurularını yapabilirler. "Ben buradayım" hizmetimizin her zaman güzel haberlerle biten kavuşmalara vesile olmasını temenni ediyor; Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak her an yanınızda olduğumuzu ve biz buradayız dediğimizi bir kez daha vurguluyoruz" dedi. "Nereye giderlerse görebiliyorum içim rahat" Annesine ve kardeşine tek başına baktığını belirten Güler Kıyak, "Evden çıktıklarında birlikte çıkıyorlar, kaybolduklarında da birlikte kayboluyorlar. Daha önce, yaklaşık iki ay önce yine kaybolmuşlardı ve onları ancak iki saat sonra bulabilmiştik. Bu uygulamayı daha önceden duymuştum. Belediyeye başvurdum, sağ olsunlar hemen ilgilendiler. Şu anda Kur’an kursuna da gidiyorum, çarşıya da çıkıyorum. Gittiğim her yerde telefonuma bakarak onların evde olup olmadığını kontrol edebiliyorum, bu da bana büyük bir rahatlık sağlıyor. Daha önce komşularla birlikte kapı kapı dolaşıp aramadığımız, sormadığımız yer kalmamıştı ve ancak iki saat sonra bulabilmiştik. Şimdi ise bileklik sayesinde onları takip edebiliyorum. Annem 3 yıldır alzheimer hastası, bu yüzden çok çabuk kayboluyor ve gittiği yeri hatırlayamıyor. Bileklik olmadan önce bulmakta çok zorlanıyorduk. Şu anda ise telefonumdan konumunu görebiliyorum. Nereye giderse gitsin takip edebildiğim için içim rahat, gönül rahatlığıyla istediğim yere gidebiliyorum" diye konuştu. "Hayatımızı çok kolaylaştırdı" Alaşehir Bahadır Mahallesinde oturan Rıfat Özhan, "Oğlum Ayaz 2 yaşında nöbet geçirmeye başladı kendisi epilepsi hastası. İyileşme süreci biraz uzun sürüyor bu sebepten yaşadığımız yer yayla köyü olduğu için çocuğumuz ister istemez gözümüzün önünden bir anda kaybolabiliyor. Biz Büyükşehir Belediyesine başvurduk takip cihazı için başvurumuz onaylandı. Öncesinde işe gittiğimizde aklımızda kalıyordu bir şey oldu mu nereye gitti diye şimdi bu cihaza kavuştuktan sonra çocuk istediği yere gidebiliyor. Hayatımızı çok kolaylaştırdı. Büyükşehir Belediyesi ekiplerine ve başkanlarıma çok teşekkür ederim" dedi.
Muğla Muğla’da kapalı sistem modern sulama projesi hayata geçiyor Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, bazı mahallelerde açık arklarla yapılan tarımsal sulamanın kapalı ve modern sulama hatlarına dönüştürülmesi amacıyla hazırlanan projenin hayata geçirildiğini açıkladı. Baydar, 2025 yılında muhtarlar ve kooperatif başkanları tarafından Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına (YİKOB) yapılan başvurular doğrultusunda çalışmalar başlatıldığını belirtti. İl Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğü Sulama Birimi tarafından başvuru yapılan mahallelerde teknik incelemeler gerçekleştirildiğini ifade eden Baydar, ihtiyaç duyulan boru miktarları ve çaplarının belirlenerek sulama hatlarının güzergâhlarının uzman teknik personeller tarafından planlandığını söyledi. Yapılan tespitler doğrultusunda ihtiyaç duyulan HDPE 100 kapalı sistem sulama borularının YİKOB tarafından sağlanan bütçe ile ihale edilerek temin edildiğini kaydeden Baydar, boruların ilgili firma tarafından mahallelere ulaştırıldığını ve teknik personel gözetiminde muhtarlar veya kooperatif başkanlarıyla birlikte teslim alındığını ifade etti. Mevcut durumda bazı mahallelerde sulamanın açık beton veya toprak arklarla yapıldığını belirten Baydar, bu sistemlerde ciddi su kayıpları yaşandığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Arklardaki kırık ve çatlaklar nedeniyle su kayıpları yaşanmakta, ayrıca yaz aylarında yüksek sıcaklık nedeniyle buharlaşma yoluyla önemli miktarda su kaybı oluşmaktadır. Kapalı sistem sulama hatları sayesinde bu kayıpların önüne geçilecek, su verimliliği artırılacaktır. Aynı miktardaki su ile daha fazla tarım arazisi sulanabilecek ve bu durum tarımsal verim ile üretimde artış sağlayacaktır." Küresel iklim değişikliği ve artan sıcaklıklar nedeniyle suyun her geçen gün daha kıymetli hale geldiğini vurgulayan Baydar, projenin su tasarrufu sağlamasının yanı sıra üreticilerin daha fazla ürün elde ederek gelir seviyelerinin artmasına da katkı sunacağını belirtti. Proje kapsamında mahallelere ulaştırılan sulama borularının önümüzdeki günlerde zemine yerleştirilmesi ve döşeme çalışmalarına başlanacağını ifade eden Baydar, ilgili mahallelerde 2026 yılı yaz döneminde modern kapalı sistem sulama hatlarının tamamlanarak kullanılmaya başlanmasının hedeflendiğini söyledi. 2025 yılında yapılan başvurular doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda 10 mahallede kapalı sistem HDPE 100 sulama borusu desteği sağlandığını, ayrıca 2 mahallede mevcut beton ve açık sulama arklarının onarım ve yenilenmesi için YİKOB bütçesinden ödenek ayrıldığını sözlerine ekledi.
Düzce Eczacılardan Sevgi Evi’ne bayram desteği DÜZCE(İHA) – Düzce’de eczacılar, toplumsal dayanışmanın örnek bir çalışmasına imza attı. Düzce Eczacılar Odası öncülüğünde gerçekleştirilen organizasyonda, eczacılardan toplanan bağışlar bir araya getirilerek Fehmi Öney Sevgi Evi’ne destek sağlandı. Gerçekleştirilen ziyarette, kurum müdürü Serter Tülüoğlu ile bir araya gelinerek sevgi evinde kalan çocukların durumu ve kurumun işleyişi hakkında bilgi alındı. Samimi bir ortamda geçen görüşmede, çocukların ihtiyaçlarına yönelik yapılabilecek katkılar da değerlendirildi. Bayram öncesi anlamlı destek Ramazan Bayramı öncesinde düzenlenen etkinlik kapsamında, çocukların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hazırlanan hediye kartları kurum yönetimine teslim edildi. Bu destekle birlikte bayram sürecinde ve sonrasında çocukların giyim başta olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlanması hedefleniyor. "Dayanışma toplumsal fayda üretir" Etkinlikte, eczacıların birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek toplumsal fayda üretmesinin önemine dikkat çekildi. Bu tür sosyal sorumluluk projelerinin hem çocukların hayatına dokunduğu hem de toplumda dayanışma bilincini güçlendirdiği vurgulandı. Organizasyona katkı sunan tüm eczacılara teşekkür edilerek, mesleki dayanışmanın iyiliğe dönüşmesinin gurur verici olduğu ifade edildi. Toplumsal dayanışmaya örnek oldular Düzce’de gerçekleştirilen bu anlamlı etkinlik, meslek gruplarının sosyal sorumluluk projelerinde ne denli etkili olabileceğini bir kez daha ortaya koydu. Eczacıların öncülüğünde hayata geçirilen bu destek, çocukların yüzünü güldürürken toplumda da farkındalık oluşturdu. Oda Başkanından teşekkür Düzce Eczacı Odası Başkanı Eczacı Yalçın Bakır katkı sunan tüm meslektaşlara teşekkür ederek, mesleki dayanışmanın iyiliğe dönüşmesinin gurur verici olduğunu ifade etti.