SAĞLIK - 17 Şubat 2026 Salı 13:43

Ramazan’da en sık yapılan 3 beslenme hatası: "Yetersiz su, sahur yapmama ve hızlı iftar"

A
A
A
Ramazan’da en sık yapılan 3 beslenme hatası: "Yetersiz su, sahur yapmama ve hızlı iftar"

Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Sinem Şahin Yazıcı, Ramazan öncesi yaptığı açıklamada ’yetersiz su tüketimi, sahurun atlanması ve iftarda aşırı-hızlı yemek’ yenilmesinin en sık yapılan üç hata olduğunu belirterek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.


Diyetisyen Sinem Şahin Yazıcı, Ramazan ayı öncesinde sağlıklı beslenmeye ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ramazan’da yapılan en büyük üç hataya dikkat çeken Şahin, özellikle su tüketimi, sahur öğünü ve iftardaki beslenme düzeni konusunda uyarılarda bulundu.



"İftar ile sahur arasında mutlaka yaklaşık 10–12 bardak su tüketilmeli"


Ramazan’da yapılan en büyük üç hatadan ilkinin su tüketiminin yetersiz olması olduğunu vurgulayan Yazıcı, "Uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle vücutta ciddi su ve mineral kayıpları yaşanır. Bu nedenle iftar ile sahur arasında mutlaka yaklaşık 10–12 bardak su tüketilmelidir. Su tüketimine özellikle dikkat edilmelidir. İkinci önemli hata sahur yapmamaktır. Sahur, günü daha sağlıklı ve enerjik geçirmek için büyük önem taşır. Bu öğünde sağlıklı ve dengeli besinler tercih edilmelidir. Sahur yapılmadığında 12–13 saatlik açlık süresi 20 saate kadar uzayabilir. Bu durum kan şekerinin aşırı düşmesine, günün verimsiz geçmesine ve uzun vadede metabolizmanın yavaşlayarak kilo artışına neden olabilir. Üçüncü hata ise iftarda aşırı ve hızlı besin tüketmektir. Uzun süren açlığın ardından çok hızlı yemek yemek ve ihtiyaçtan fazla porsiyon tüketmek sindirim sorunlarına yol açabilir. Ayrıca yağlı, ağır ve şekerli yiyecekleri tercih etmek de kilo artışına ve kan şekeri dengesinin bozulmasına neden olabilir" diye konuştu.



"Sahurda yumurta uzun süreli tok tutar"


Yazıcı, günün daha kaliteli geçirilmesi için sahurun kahvaltı öğünü gibi düşünülmesi gerektiğini söyledi. Ramazan’da protein tüketiminin kas kayıplarını önlemek ve metabolizmayı hızlandırmak açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken Şahin, protein içeriği yüksek beslenilmesi gerektiğini ifade etti. Sahurda uzun süre tok tutacak besinlerin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, "Yumurtayı mutlaka tüketmeliyiz. Özellikle haşlanmış olarak tercih edilirse pişirme yöntemi açısından daha uygun olacaktır" dedi.


Peynir çeşitlerinin iyi bir kalsiyum kaynağı olduğunu belirten Şahin, tuz tüketimini azaltmak için peynirlerin akşamdan suda bekletilebileceğini kaydederek, "1–2 dilim peyniri bu şekilde daha az tuzlu hâle getirebiliriz. Tuz tüketiminin fazla olması gün içinde çok fazla susamamıza neden olabilir" diye konuştu.


Sahurda zeytin yerine ceviz tercih edilebileceğini aktaran Şahin, ekmek seçiminde ise beyaz ekmek ya da pide yerine tam tahıl ürünlerinden yapılan ekmeklerin tercih edilmesini önerdi. Bu sayede daha uzun süre tokluk sağlanabileceğini belirten Şahin, Ramazan’da sebze ve meyve tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Mevsimine uygun bol yeşillik tüketilmesi ve bir adet taze meyve tercih edilmesinin doğru olacağını; içecek olarak süt ve ayranın tercih edilebileceğini belirten Şahin, çayın ise çok önerilmediğini vurguladı. Şahin, "Hem besin değerinin azalmaması hem de vücuttan fazla su atımına engel olmak adına çayı çok önermiyoruz. İlla içilecekse sahurdan 15–20 dakika sonra ve açık şekilde tüketilebilir" şeklinde konuştu.



"İftarda başlangıç yaptıktan sonra 10–15 dakika ara verilmesi gerekiyor"


İftarda geleneksel olarak hurma ile başlanabileceğini ancak miktarın abartılmaması gerektiğini kaydeden Diyetisyen Sinem Şahin Yazıcı, ayrıca şu bilgileri verdi:


"Şeker oranı yüksek olduğu için bir tane hurma ve bir bardak suyla iftar açılabilir. Sonrasında çorbayla iyi bir başlangıç yapılabilir ancak çok yağlı, kremalı ve un oranı yüksek çorbalar tercih edilmemelidir. Mercimek, tarhana ve ezogelin gibi geleneksel çorbalar iyi bir başlangıç olacaktır. Başlangıç yaptıktan sonra 10–15 dakika ara verilmesi beynin tokluk sinyali alması için gereklidir. Bu arada ev içinde kısa bir yürüyüş yapılabilir ya da namaz kılınabilir, ardından ana yemeğe geçmek daha uygun olacaktır. Ana yemekte aşırıya kaçılmamalıdır. Haftada 2–3 gün etli ya da kıymalı sebze yemeği olabilir, bir gün bitkisel protein kaynağı olan kuru baklagillere yer verilebilir, diğer günlerde ise tavuk, balık ve kırmızı et tercih edilebilir. Ramazan’da balık genellikle az tercih edilir ancak çok iyi bir omega-3 kaynağı olduğu için tüketimine özen gösterilmelidir. Yemeklerin yanında bol salata olmalıdır. Ramazan pidesinden tamamen vazgeçin demiyoruz ancak tüketim 1–2 dilimle sınırlı kalmalıdır."



Ramazan’da en sık yapılan 3 beslenme hatası: "Yetersiz su, sahur yapmama ve hızlı iftar"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Hava Tahmin Uzmanı Çelik: "Ülke genelinde kuvvetli yağışlar bekliyoruz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde kuvvetli yağışların görüleceğini ifade eden Çelik, "Güney ege kıyıları, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusuyla Doğu Anadolu’nun batısında Çarşamba günü için kuvvetli yağışlar bekliyoruz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çarşamba günü için ülkenin tamamında yağış beklediklerini ifade eden Çelik, "Bu yağışlar özellikle Güney bölgelerimizde kuvvetli olacak. Bölgesel olarak bakarsak Güney ege kıyıları, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusuyla Doğu Anadolu’nun batısında Çarşamba günü için kuvvetli yağışlar bekliyoruz. Bu yağışlar özellikle Antalya’nın doğusuyla, Akdeniz bölgesinde, Doğu Akdeniz’in de doğusunda zaman zaman çok kuvvetli ve şiddetli şekilde görülecek diyebiliriz" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının ilk günü olan Perşembe günü için Batı bölgelerde yağış beklemediklerini belirten Çelik, ülkenin Doğu bölgelerinde yağış görüleceğini ifade etti. Çelik sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu sistem Perşembe günü Doğu bölgelerimizde yani Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde yağış bıraktıktan sonra Etkisini kaybediyor. Cuma gününe baktığımızda Cuma günü Ülke genelinde aslında yağış beklemiyoruz ancak akşam saatlerinden sonra tekrar yine Balkanlar üzerinden gelen serin ve yağışlı sistemle birlikte Batı bölgelerimizden başlayarak yağışlar başlayacak. Cuma günü için sadece akşam saatlerinde Marmara’nın batısında yağış bekliyoruz. Cumartesi günü için Batı bölgelerimizin tamamında yağış var. Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun batısı ve Batı Karadeniz’de Cumartesi günü yağış bekliyoruz. Pazar günüde bu sistem biraz daha iç bölgelere hareket edecek. İç ve Doğu bölgelerde Pazar günü yağışlar göreceğiz. Bu hafta sonuna Cuma günü için Cuma akşam saatlerinde gelecek olan sistem biraz daha soğuk karakterli. Bu yüzden mevsim normallerinin çok üzerinde seyreden sıcaklıklar mevsim normallerine yaklaşacak diyebiliriz. Ancak yine mevsim normallerinin birkaç derece üzerinde seyretmeye devam edecek sıcaklıklar. Hem Çarşamba, Perşembe günündeki yağışlar hem de hafta sonu görülecek yağışlar çoğunlukla yağmur ve sağanak, rakımı yüksek olan iç kesimlerde yer yer karla karışık yağmur ve kar yağış şeklinde olacak. Çarşamba günü Güney ve Doğu bölgelerimizde güneyli yönden kuvvetli yer yer fırtına şeklinde rüzgar bekliyoruz. Çarşamba günü akşam saatlerinden itibaren ise Marmara bölgesinde Kuzey ve Kuzey Batılı yani kuzeyli yönlerden rüzgarlar etkili olacak diyebiliriz. Perşembe gününde yine Güney yani Akdeniz kıyı kesiminde ve Karadeniz kıyı kesiminde Yine kuvvetli rüzgarlar göreceğiz." "Üç Büyükşehir’de hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyredecek" Üç Büyükşehir için beklenen hava durumu tahminlerine ilişkin konuşan Çelik, "Üç Büyükşehir’imiz de Çarşamba günü için yağış bekliyoruz. Çoğunlukla yağmur ve sağanak yağış şeklinde olacak bu yağışlar. Sadece Ankara’nın Kuzey ilçelerinin yüksek kesimlerinde rakımı 1200-1300 metrenin üzerinde olan yerlerde karla karışık yağmur görebiliriz. Ankara’daki en yüksek sıcaklık Çarşamba günü için 10 derece Perşembe günü 7 dereceye kadar düşecek havanın açmasıyla birlikte ancak Cuma günü için tekrar sıcaklıklar artacak. Cuma günü Ankara’da 13 derecelik sıcaklık bekliyoruz. İstanbul’a baktığımızda yine Çarşamba günü yağmurlu ancak İstanbul’da Çarşamba kuzeyli rüzgarlarla birlikte hava serinliyor artık. En yüksek sıcaklık 9 derece olacak. Perşembe günü için İstanbul’da 11 derece Cuma günü ise 16 dereceye kadar çıkmasını bekliyoruz en yüksek sıcaklığın. İzmir’de de yine benzer şekilde sıcaklıklar Çarşamba günü yağışla birlikte biraz düşüyor 13 dereceye kadar en yüksek sıcaklıklar düşecek. Perşembe günü 16 Cuma günü ise 17 derecelik en yüksek sıcaklık tahminimiz var" diye konuştu.
İzmir Gençler, dijital dolandırıcılığa karşı daha büyük riskte Çevrimiçi dolandırıcılık, artık yalnızca "internete yabancı" kullanıcıların sorunu olmaktan çıktı. Yeni nesil saldırılar, dijital dünyada büyüyen ve uygulamaları çok iyi kullanan gençleri de doğrudan hedef alıyor. Dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık şirketlerinden Deloitte’un yayımladığı veriler, genç kullanıcıların çevrimiçi dolandırıcılığa maruz kalma oranının ileri yaş gruplarına göre daha yüksek seyrettiğini gösteriyor. Araştırmada, sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi gibi risklerin de genç kullanıcı grubunda belirgin biçimde öne çıktığına işaret ediliyor. Bu tabloyu değerlendiren Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay, genç kullanıcıların riskte olmasının temel nedenini "hızın güvenlik bilinciyle karıştırılması" olarak özetliyor. Altay’a göre dijital dünyada platformları iyi kullanmak, çoğu zaman güvenli kullanım alışkanlığıyla karıştırılıyor. Oysa bugün dolandırıcılıkta belirleyici olan, teknoloji değil; dikkat, sorgulama refleksi ve davranış biçimi. Sorun teknoloji değil, dikkat ve refleks Perviz Altay, dolandırıcılığın artık yalnızca teknik açıklar üzerinden yürümediğini vurguluyor. Altay’a göre siber suçlular, acele, merak, korku, umut ve aşırı özgüven gibi duyguları hedef alarak kullanıcıyı yönlendiriyor. Bu nedenle çevrimiçi dolandırıcılık, giderek teknikten çok "davranış ve refleks" konusuna dönüşüyor. Türkiye’de tablo benzer: Hesap ele geçirme ve sahte yatırım Altay’a göre Türkiye’de son dönemde en sık karşılaşılan senaryoların başında sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi ve yakın çevreye "acil para" mesajları gönderilmesi geliyor. Bunun yanı sıra sahte yatırım uygulamaları ve "yüksek kazanç" vaatleriyle kurulan tuzaklar da hızla yayılıyor. Genç kullanıcılar tarafında burs, staj ve oyun içi alışveriş temalı dolandırıcılıklar öne çıkarken, daha ileri yaş gruplarında yatırım ve banka görünümlü yönlendirmeler daha sık görülüyor. Uzmanlar, saldırıların giderek daha hedefli ve daha profesyonel hale geldiğine dikkat çekiyor. En yaygın tuzaklar: Yatırım, hesap ele geçirme, deepfake Son dönemde dijital dolandırıcılık vakalarında öne çıkan başlıklar arasında; sahte yatırım uygulamaları, çalınmış sosyal medya hesapları üzerinden gönderilen para isteme mesajları, burs ve staj vaadiyle kurulan tuzaklar, kripto üzerinden "garanti kazanç" iddiaları ve yapay zekâ destekli deepfake içerikler bulunuyor. Perviz Altay, özellikle sosyal medya üzerinden gelen mesajlarda "tanıdık hesap" algısının dolandırıcılıkta en sık kullanılan kapı haline geldiğini vurguluyor. Altay: Hız değil, alışkanlık korur Fazlanet CEO’su Perviz Altay, çevrimiçi dolandırıcılığa karşı en etkili yaklaşımın "tek bir önlem" olmadığını belirterek, güvenliğin ancak alışkanlığa dönüşmüş bir kültürle sağlanabileceğine dikkat çekiyor. Korunma için 7 kritik adım Altay’a göre güvenlik, günlük hayata yerleşmiş alışkanlıklarla mümkün. Bu kapsamda çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanımı, her hesap için güçlü ve farklı parola tercih edilmesi, şüpheli link ve QR kodlara karşı refleks geliştirilmesi, hesap kurtarma bilgilerinin güncel tutulması ve para talep eden mesajların mutlaka farklı bir kanaldan doğrulanması kritik adımlar arasında yer alıyor. Uygulama indirme konusunda da dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Altay, uygulamaların yalnızca resmi mağazalardan indirilmesini, ayrıca uygulama izinlerinin mutlaka kontrol edilmesini öneriyor. Son olarak mahremiyet ayarlarının daraltılmasının önemine işaret eden Altay, konum, okul-iş bilgisi, aile çevresi ve rutin paylaşımların dolandırıcılık senaryolarını güçlendiren en kritik unsurlar arasında yer aldığını belirtiyor.