EĞİTİM - 27 Haziran 2025 Cuma 16:33

Rektör Aydın: "Türkiye’mize sahip çıkmak, hepimizin vazgeçilmez vazifesidir"

A
A
A
Rektör Aydın: "Türkiye’mize sahip çıkmak, hepimizin vazgeçilmez vazifesidir"

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Eğitim Fakültesi mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, "Unutmayalım ki vicdanın sesi olan Türkiye’mize sahip çıkmak, hepimizin vazgeçilmez vazifesidir" dedi.


OMÜ Eğitim Fakültesi 2024-2025 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni’nde 16 programda eğitimlerini başarıyla tamamlayan 700 genç öğretmen adayı mezunlar, geleceğe uğurlandı. Yaşam Merkezinde yapılan törende konuşan Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, "Hızla değişen dünyada üniversitenin öğrencilerine sunduğu kazanımlar elbette ki diploma ile sınırlı değildir. Hayata emin adımlarla atılmak için ‘mezun’ sıfatı taşımak gerek şarttır ama yeter şart niteliği taşımaz. Bireyin mesleki yetkinliği yanında kişisel özelliklerinin de geliştirilmesi, ufkunun derinleşmesi, yüksek vasıflar edinebilmesi artık akademik süreçlerin ana hedefleri hâline gelmiştir" ifadelerini kullandı.



"Ülkemizin en köklü yükseköğrenim kurumlarından biri olmanın ayrıcalığını yaşamaktayız"


Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Ülkemizin aydınlık yarınlarına omuz verecek nesillerin, geleneği geleceğe taşıyıp ilmin rehberliğinden şaşmadan yol alırken, arkalarında koskoca bir tarihin yattığını bilmeleri gerekir. Üniversitemize ad olan 19 Mayıs’ın aynı zamanda milletimize bayram oluşu, böylesi bir şuur hamlesinin sonucudur. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyetimizin kurucu kadrosu yalnızca kurtuluşa odaklanmamıştı. Yeni kurulacak devletin bilimin rehberliğinde yükselebileceği, hepsinin ortak fikriydi. OMÜ ailesi olarak yarım asırlık tecrübemizle ülkemizin en köklü yükseköğrenim kurumlarından biri olmanın ayrıcalığını yaşamaktayız. Verdiğimiz nitelikli eğitimin yanı sıra sunduğumuz bilimsel, kültürel ve sosyal imkânlarla öğrencilerimizi rekabetçi fertler olarak geleceğe hazırlamaktayız. Çünkü biz, eğitimi sadece bireysel başarıya değil, ortak geleceğimize yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Umudum ve inancım, bu yılki mezunlarımızın da ülkemize göz aydınlığı, milletimize nefes olacağı yönündedir. Yeter ki gayretleri eksilmesin, ümitleri kesilmesin" diye konuştu.



"Öğrencilerimize önce milletin, sonra ailelerinin emaneti olarak baktık"


Öğrencilere önce milletin, sonra ailelerinin emaneti olarak baktıklarını belirten Rektör Aydın, "Bu emanetin bilgiyle yücelmesi, erdemle gelişmesi çabalarımızın ana gayesi oldu. Öğrencilerimizin millî hislerimizi ötelemeden evrensel değerleri sahiplenmelerin her daim önemsedik. İnsanlığın derin sancılarla boğuştuğu günümüzde bu yaklaşımın son derece kıymetli olduğunun farkındayız. Başta Filistin olmak üzere dünyanın dört bir yanından yükselen mazlumların çığlığına kulak tıkamayan duyarlılık, bu toprakların mayasında mevcuttur. Unutmayalım ki vicdanın sesi olan Türkiye’mize sahip çıkmak, hepimizin vazgeçilmez vazifesidir" şeklinde konuştu.



"Tavsiyem odur ki geleceğe dair umut çiçeklerinizi asla soldurmayın"


Mezun öğrencilere seslenen Rektör Fatma Aydın konuşmasını şöyle tamamladı:


"Artık hayat yolculuğunda yeni bir eşiğin başındasınız. Tavsiyem odur ki geleceğe dair umut çiçeklerinizi asla soldurmayın. Öğrenmekten, araştırmaktan asla vazgeçmeyin. Duyarsız, ilgisiz, heyecansız kimselerden olmayın. Merak etmeye kendinizi alıştırın. Zira öğrenmenin ve yenilenmenin başı, merak etmektir. Sözlerime burada son verirken eğitim fakültemizin bu yılki mezunlarına ömür boyu başarılar diliyorum. Mezuniyet törenimizin sizler ve ülkemiz için sağlık, huzur ve başarı getirmesini temenni ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum."



Dekanı Çalışıcı: "Öyle bir mesleğe sahipsiniz ki isminiz hiçbir zaman unutulmayacak"


16 farklı programda 43. dönem mezunlarını vermenin mutluluğunu ve haklı gururunu yaşadıklarını ifade eden Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, "Eğitim hayatınızdaki en önemli dönüm noktalarından olan, lisans eğitimini başarıyla tamamladınız. Bir eğitimci olarak, önünüzde kendiniz, aileniz ve ülkemize karşı sorumluluklarınızın olduğu bilinciyle, yapacağınız çok şey var. Bunları yaparken ihtiyaç duyacağınız güç, damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur. Sizler artık, "bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" sözünün muhatabı olan, öğretmenlersiniz. Başka hiçbir mesleğe nasip olmayan öyle bir mesleğe sahipsiniz ki, isminiz hiçbir zaman unutulmayacak ve 40 yıl sonra bile hatırlanacaktır. Bu vesile ile biliyoruz ki, sizler de bizi unutmayacaksınız. Meslek hayatınız boyunca elde edeceğiniz her başarı ve eğitime katkı, siz ve aileniz kadar, Ondokuz Mayıs Üniversitesini de yüceltecek ve bizleri onurlandıracaktır" değerlendirmesinde bulundu.



"Öğretmenlik onurunu asla çiğnetmeyecek, o kutsal bayrağı elimizden hiç düşürmeyeceğiz"


Mezun olan öğrenciler adına konuşma yapan fakülte birinci olan Biyoloji Bölümü mezunu Samet Bilgen, "OMÜ Eğitim Fakültesi mezunu olma ayrıcalığını ve mutluluğunu paylaştığım değerli arkadaşlarım. Uzun süren eğitim hayatımızın sonuna geldik. Buradan hepimiz, bir meslek sahibi olarak ayrılıyoruz. Bugün, mezuniyet günü; bugün, bir dönemecin alındığı gün; bugün, bayrak yarışının bize aktarıldığı gün... Sorumluluğumuzun bilincinde olarak burada bütün misafirlerimizin, tarihin ve milletimizin huzurunda sizler adına ve sizlerle birlikte söz veriyorum. Öğretmenlik onurunu asla çiğnetmeyecek, o kutsal bayrağı elimizden hiç düşürmeyeceğiz" açıklamasında bulundu.


Dereceye giren öğrencilere başarı belgeleri ve ödüllerinin verilmesiyle devam eden mezuniyet töreninde; diğer genç öğretmen adaylarına da başarı belgeleri akademisyenler tarafından sunuldu.


Törende öğretmenlik yemini ile mesleğe olan bağlılıklarını dile getiren Eğitim Fakültesi mezunları keplerini gökyüzüne fırlatarak bu özel günlerinin tadını çıkardılar.


Yaşam Merkezinde gerçekleşen törene; Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Murat Ağar, fakülte dekanları, öğretim elemanları ile mezun öğrencilerin aileleri katıldı.



Rektör Aydın: "Türkiye’mize sahip çıkmak, hepimizin vazgeçilmez vazifesidir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Trendyol Süper Lig: Beşiktaş: 0 - Fatih Karagümrük: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Beşiktaş, Fatih Karagümrük’ü konuk ediyor. Mücadelenin ilk yarısı golsüz eşitlikle sonuçlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 12. dakikada sol taraftan Orkun Kökçü’nün kullandığı köşe vuruşunda, ön direkte El Bilal Toure’nin kafayla aşırdığı topa arka direkte Oh’un kafa vuruşunda kaleci Ivo Grbic meşin yuvarlağı kornere çeldi. 19. dakikada ceza sahası dışı sağ çaprazdan Bartuğ Elmaz’ın yaptığı vuruşta top uzak kale direğinden oyun alanına döndü. Devamında topu önünde bulan Serginho’nun ceza yayı sol tarafından yaptığı vuruşta ise kaleci Vazquez meşin yuvarlağı ayaklarıyla kurtardı. 26. ceza sahası dışı sol çaprazdan kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen Orkun Kökçü’nün şutunda kaleci Grbic, yakın köşeye giden topu kornere gönderdi. 37. dakikada Oh’un pasında topla buluşan Olaitan’ın ceza yayı solundan yaptığı vuruşta meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 40. dakikada Agbadou’nun savunmanın arkasına attığı pasta topla buluşan El Bilal Toure’nin ceza alanı sağ çaprazından yaptığı aşırtma vuruşta kaleci Grbic meşin yuvarlağı kurtardı. 44. dakikada Fatih Karagümrük’ün önde yaptığı baskı sonucu kazandığı topta ceza yayı gerisinden Bartuğ Elmaz’ın şutunda kaleci Vasquez’in kurtarışı sonra meşin yuvarlak kornere gitti. Stat: Tüpraş Hakemler: Batuhan Kolak, Bilal Gölen, Mehmet Salih Mazlum Beşiktaş: Devis Vasquez, Taylan Antalyalı, Emmanuel Agbadou, Emirhan Topçu, Rıdvan Yılmaz, Wilfred Ndidi, Milot Rashica, Orkun Kökçü, Junior Olaitan, El Bilal Toure, Hyeon-Gyu Oh Yedekler: Emre Bilgin, Salih Uçan, Cengiz Ünder, Felix Uduokhai, Vaclav Cerny, Kristjan Asllani, Jota Silva, Devrim Şahin, Yasin Özcan, Mustafa Hekimoğlu Teknik Direktör: Sergen Yalçın Fatih Karagümrük: Ivo Grbic, Ricardo Esgaio, Davide Biraschi, Igor Lichnovsky, Filip Mladenovic, Ahmed Traore, Berkay Özcan, Bartuğ Elmaz, Barış Kalaycı, Serginho, Sam Larsson Yedekler: Furkan Bekleviç, Matias Kranevitter, Yaya Onogo, Tiago Çukur, Fatih Kurucuk, Burhan Ersoy, Muhammed Kadıoğlu, Çağtay Kurukalıp, Shavy Babicka, Anıl Yiğit Çınar Teknik Direktör: Aleksandar Stanojevic Sarı kartlar: Emirhan Topçu (Beşiktaş), Ahmed Traore (Fatih Karagümrük)
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Sırbistan ile ticaret hacmimizi 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Sırbistan ile 2025 yılında 3,4 milyar dolar seviyesine çıkan ticaret hacmimizi, Sayın Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği ortak hedefimiz olan 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Sırbistan’ın Ankara Büyükelçiliği tarafından Ankara’da bir otelde düzenlenen ‘Sırbistan Ulusal ve Silahlı Kuvvetler Günü Resepsiyonu’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, Türkiye ile Sırbistan arasında inşa edilen ikili ilişkilerin karşılıklı güven ve saygı temelinde güçlenmeye devam ettiğini söyledi. Yılmaz, Sırbistan’ı Balkanların istikrarı açısından kilit önemde bir ülke olarak gördüklerini ve Türkiye-Sırbistan ilişkilerinin Balkanların tamamında olumlu sonuçlar doğuracağına inandıklarını da sözlerine ekledi. "Başbakan Matsut ile iki ülke uzmanlarını bir araya getirecek bir etkinlik düzenlenmesi hususunda mutabık kaldık" Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vui’in 12 Şubat’ta Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilere güç veren önemli bir adım olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bu minvalde Antalya Diplomasi Forumu kapsamında ağırlama imkânı bulduğum Başbakan Sayın Matsut’la gerçekleştirdiğim görüşmede, ikili ilişkilerimizin daha da güçlendirilmesi konusunda yapılabilecek müşterek çalışmaları ele aldık. Sayın Başbakan’la işbirliğimizin akademik ve bilimsel alanlara teşmili ve bu kapsamda iki ülke uzmanlarını bir araya getirecek bir etkinlik düzenlenmesi hususunda mutabık kaldık" ifadelerine yer verdi. Gelecek yık Sırbistan’ın ev sahipliği yapacağı Expo 2027 hazırlıklarını ilgiyle takip ettiklerine de değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ikili ticari ve kültürel ilişkilerin tahkimi için fırsatlar sunması beklenen fuara Türkiye’den de güçlü bir katılım olacağını sözlerine ekledi. "Sırbistan ile ticaret hacmimizi 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz" İkili iş birliğinin lokomotifini ekonomik ve ticari ilişkilerin oluşturduğuna dikkati çeken Yılmaz, "2025 yılında 3,4 milyar dolar seviyesine çıkan ticaret hacmimizi, Sayın Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği ortak hedefimiz olan 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz. Müteahhitlik firmalarımızın Sırbistan’da 2 milyar dolarlık iş hacmine ulaşmalarından memnuniyet duyuyor, bunu elbirliğiyle daha da arttıracağımıza olan inancımızı tekrarlıyoruz. Bu meyanda Sırp kanadının eşbaşkan atamasını müteakiben Türkiye-Sırbistan Karma Ekonomik Komisyonu’nun 4. Toplantısı’nın icra edilecek olmasının önemli olduğunu değerlendiriyoruz" dedi. "Son iki yılda Sırbistan’ı en çok ziyaret eden yabancı turistler Türk vatandaşları oldu" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, savunma sanayii alanında da iş birliğini geliştirmekte fayda gördüklerini aktararak, sözlerine şöyle devam etti: "Sırbistan’la ilişkilerimizde ulaştığımız yüksek seviyenin bir diğer tezahürü de turizm alanında tesis ettiğimiz yakın işbirliğidir. Son iki yılda Sırbistan’ı en çok ziyaret eden yabancı turistler Türk vatandaşları oldu. Sırbistan vatandaşlarının tercihleri arasında ise ülkemiz ikinci sırada geliyor. Vatandaşlarımızın bu ziyaretlerinde edindikleri olumlu intiba ile ülkelerimiz arasında kurduğumuz dostluk bağları daha da güçlenmektedir." Sırbistan’ın Ankara Büyükelçisi Atsa Yovanoviç ise, bölgenin tarihi deneyiminin Sırbistan’a diyalog, iş birliği ve karşılıklı saygının kalıcı güvenliğe giden en iyi yol olduğunu gösterdiğini kaydederek, ortak ve daha geniş bölgede istikrarın etkili bir faktörü olan Türkiye ile ilişkilerin gelişmesine önem verdiklerini dile getirdi. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Sırbistan’ın Ankara Büyükelçisi Atsa Yovanoviç’in yanı sıra çok sayıda yabancı misyon temsilcisi de katıldı.
Antalya Joao Pereira: "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim, bundan kaçmıyorum’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Samsunspor mağlubiyetiyle ilgili, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. İlk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Corendon Alanyaspor kendi sahasında karşılaştığı Samsunspor’a 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Maça iyi başladık. İlk dakikalarda 2-3 kez topu üçüncü bölgeye taşımayı başardık. 3-4 korner pozisyonlarına girmeye başardık. Ama karar anlarında çok iyi değildik ve kornerlerden de bir şey çıkaramadık. Oyun eşit gidiyordu. İki takımda oynamaya çalışıyordu. Büyük bir pozisyon yoktu. Samsunspor’un golüne kadar. Gol pozisyonunda da stoper kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar top sürerek geldi. Pas verdi, asist yaptı. Bu imkansız, böyle bir gol yemek kabul edilemez. Bu seviyede böyle bir hata kabul edilemez. Çocuklarım da futbol oynuyor. Onların maçlarında bile kabul edilemeyecek bir durum. Rakip ceza sahasından diğer ceza sahasına kadar top sürmesi kabul edilemez. Daha fazla baskı yapılması gerekiyor en fazla faul ile durdurulması gerekiyor. Golden sonra da özgüvenimiz düştü. Zaten Beşiktaş maçında mağlup olmuştuk. Sonrasında ikinci gol kendi aramızdaki bir top kaybından geldi. Ve Samsunspor için kolay bir gol oldu. Basit hatalar yaptık ve cezası ağır oldu. Devrede bazı değişikliler yaptık, daha fazla risk aldık ve adam adama döndük. Sonrasında 2-1’i yakalayacak pozisyonlar bulduk. Mesela Steve Mounie’nin kafa pozisyonu var. Kendi oyuncuma çarptı kaleye giden top. Adam adam oyunda bazı zorluklar oluyor. Adam adama oynama kapasitesine sahip oyuncularımız yok. Tüm maç boyunca bunu sürdürecek karaktereristlik özelliğimiz yok. Özellikle Beşiktaş maçı gibi zorlu maçın ardından bunu yapamazdık. Bazı sıkıntılar yaşadık rakip de 3-4 gol şansı yakaladı. Risk alınca rakibimiz 3. golü buldu. Ama sonrasında oyuncularım inanmaya devam ettiler 2. ve 3. golü buldular. Son topu da uzun kullanabildik. Ama topu kaybettik. Bugün maçta iyi şey bizim adımıza oyuncularımızın son dakikaya kadar mücadele etmesiydi. "3 final maçımız var’’ Son kalan 3 maçlarının final niteliğinde olacağının altını çizen Pereira, "Şimdi odaklanmamız gerekiyor. Çünkü önümüzde 3 final maçımız var. Ve galibiyette uzlaşmak için de rakibe hiç birşey vermemiz gerekiyor. Son iki maçta rakibimize çok fazla şanlar verdik. Çok iyi organizasyonlarla gelen goller değildi bizim hatalarımızdan gelen gollerdi. Samsunspor hak etti demiyorum. Ama goller bizim hatalarımızdan geldi. Bunu kabul etmek çok zor. Bazen Rakip çok iyi oynar iyi organizasyon yapar bize zorluk çıkarırlar o zaman alkışlarım. Ama böyle basit goller yiyin kabul etmesi gerçekten zor oluyor. Bir sonraki adımımız hataları aza indirmek olmalı. Şimdi 3 final maçımız var 9 puan alabilir. Bizim için önemli’’ ifadelerini kullandı. Samsunspor maçı yenilgisinin ilk sorumlusunun kendisi olduğunu aktaran Pereira, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. ilk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ şeklinde konuştu.
Kayseri Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastaların adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu 88 milyon 591 lira zarara uğrattıkları iddia edilen 2’si tutuklu 12 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda davada tutuklu sanık kalmadı. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastalar adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla aralarında eczacı ve eczacı kalfalarının da bulunduğu 2’si tutuklu 12 sanığın yargılanmasına 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bir sanığın mazeret belirterek katılmadığı duruşmada, resmi evrakta sahtecilik yaparak kamu zararına neden olduğu suçlamasıyla hakim karşısına çıkan eczacı ve eczacı kalfalarının ifadelerinde ortak kanaat, hastaneden gelen e-reçete ve raporları kendilerinin düzenleme yetkilerinin olmadığı oldu. Eczacılar kalfaları işaret etti Eczane sahipleri ifadelerinde reçeteleri sisteme kalfalarının girdiğini söyleyerek eczacı kalfalarını işaret ederken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan reçeteleri işleme koymadıklarını ifade etti. Eczacılık sisteminin işleyişinden bahseden sanıkların tamamı, "E-reçete veya raporu doktor düzenler. Bu raporların altında üç profesörün ve başhekimin onayı bulunur. Bize gelen rapor ve reçeteleri kontrol ettiğimizde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kurallarına uygun olduğunu gördükten sonra ilacı depodan isteriz. Süreçte bizim başka bir müdahalemiz olamaz" şeklinde beyanda bulundular. İlacı temin eden ile teslim alan belirlenemedi Sanık ifadelerinde ilacı eczanelerden kimin teslim aldığı noktasında da farklı iddiaların olması dikkat çekti. Tutuklu eczacı kalfaları E.Ö ve E.Ö’nin teslim aldığı, ilacı eczaneden istediği yönünde ifadelerde bulunuldu. Ayrıca Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç’ın doktorların elektronik imzalarını kullanarak bu reçete ve raporları hazırladığı yönünde de beyanlarda bulunuldu. "Benim adıma ilaç bir yıl süreyle alınmış" Şikayetiyle ‘ilaç yolsuzluğu’ davasının başlamasına neden olan C.B., iddialarını mahkemede tekrarlayarak, "Benim adıma bir yıla yakın süre bu ilaç temin edildi. Ben defalarca SGK’ya, CİMER’e şikâyetlerde bulundum. Ne zaman konu basında yer aldı, o zaman soruşturma açıldı. Bu ilaç bana hiç ulaşmadı, benim adıma birileri aldı ve sattı. Şikâyetçiyim, mağdur edildim" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturma Sanıkların tamamının dinlenmesinin ardından sanık avukatları dinlendi. Avukatlar soruşturma aşamasındaki eksikliklere de dikkat çekerek, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasının kabul edilemeyeceğini, evrakı düzenleyenin doktorlar olduğunu, eczacıların yalnızca kendilerine ulaşan reçeteleri işleme koyduklarını vurguladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturmanın da dava açısından önemli olduğunu dile getiren avukatlar, bu konuda bilirkişi raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca sanık avukatları, HTS kayıtları ile söz konusu reçetelerin tarihleri arasında da uyuşmazlık olduğunu, savcılığın süreci gerekli titizlikte yürütmediğini belirtti. Tutuklu sanık kalmadı Savcılık, mütalaasında adli kontrol şartı bulunan sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasını, tutuklu bulunan 2 sanığın da tahliyesini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme başkanı, savcılık mütalaası doğrultusunda 2 sanığın tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasına, mahkeme önünde ifade veren tüm sanıkların davadan vareste tutulmasına karar verdi. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenirken, davada tutuklu sanık kalmadı.