TEKNOLOJİ - 05 Mart 2025 Çarşamba 11:41

Samsun trafiği yapay zeka desteği ile yönetiliyor

A
A
A
Samsun trafiği yapay zeka desteği ile yönetiliyor

Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) Kent Yönetim Merkezi, günde 2,5 milyondan fazla araç geçişinin olduğu 75 kavşağı, görüntü işleme teknolojisi ve yapay zeka desteğiyle otomatik olarak sinyalize ediyor. Sürekli güncellenen sistem ile trafik akışı sağlanıyor.


Samsun Büyükşehir Belediyesi ve ASELSAN iş birliğinde Türkiye’nin en geniş kapsamlı "Akıllı Şehir Trafik Güvenliği Projesi" 2023 yılında kentte hayata geçirildi. 75 kavşakta uygulanan akıllı sistem, Kent Yönetim Merkezi’nden anbean yönetiliyor. 75 kavşak, 110 kamera ile 24 saat boyunca izleniyor. Bu merkezde kullanılan görüntü işleme teknolojisi ile trafik sinyalizasyonu otomatik olarak gerçekleşiyor. Sistem, trafikteki ışık sürelerini otomatik olarak kendi belirliyor. Yeni eklemeler yapılan sistem ile trafik problemine çözümler bulunuyor.


973,5 milyon araç geçişi izlendi


Samsun’da son 5 yılda trafiğe kayıtlı araç sayısı yüzde 54 artarak yarım milyona yaklaştı. Şirket araçları ve Karadeniz Sahil Yolu yoğunluğu da hesaba katıldığında her gün milyonlarca araç Samsun yollarında cirit atıyor. Buna rağmen SBB’nin trafik yönetimi ve ulaşım planlama çalışmalarıyla trafik yoğunluğu artışı yüzde 5 civarında gerçekleşti. Yapılan bilimsel çalışmalarda elde edilen istatistiklere göre şehirde trafik açısından en yoğun gün cuma olarak belirlenirken, en akıcı gün ise pazar oldu. En yoğun trafiğin olduğu ilçeler sırasıyla İlkadım ve Atakum olarak belirlendi. 2024’te SBB tarafından kontrol edilen 75 kavşaktan toplam 973,5 milyon araç geçişi gerçekleşti.


"Sinyalizasyon ile cevap alamadığımız kavşaklarda geometrik düzenlemeye gidiliyor"


Kullandıkları akıllı trafik sistemleri ile her kavşak ve arterdeki trafik bilgilerine hakim olduklarını ifade eden SBB Ulaşım Dairesi Başkan Vekili Mustafa Mermutlu, "Kent Yönetim Merkezi sayesinde seyahat sürelerini sürekli olarak takip ediyoruz. 2 nokta arasındaki seyahat süresini geçmişe dönük karşılaştırmalı olarak ortaya koyabiliyoruz. Vatandaşın konforunu, hızını artıracak, bekleme sürelerini kısaltacak bir sistemi ortaya koymaya çalışıyoruz. Atakum bölgesinde Karayolları ve Turgut Özal Kız Öğrenci Yurdu olarak bilinen kesim arasını pilot bölge olarak belirledik. Bu alanda 4-5 aydır yeni bir sinyalizasyon sistemi sürdürüyoruz. Bu çalışma ile artık sabah, öğlen, akşam, günün ve haftanın farklı gün ve zamanlarında yoğunluklarına göre değişen değişik sinyal planları ile çalışıyor. Bu sayede Atakum’dan İlkadım yönü seyahatlerde yüzde 8-12 arasında sürede iyileşmeyi yakaladık. Akşam saatlerinde ise geri dönüşte yüzde 5-6 oranında bir iyileşme yakaladık. Vatandaşlarımızın desteği ile 100. Yıl Bulvarı gibi alanlarda park yasaklarına uyulması ile birlikte bu çalışmayı yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Bu iyileşmelerle birlikte altyapımızın kapasitesini de görmüş oluyoruz. Böylece sinyalin iyileştirilmesi ile yönetemeyeceğimizi anladığımız, kapasitesinin maksimuma geldiğini gördüğümüz kavşaklarda da çalışma yürütüyoruz. Gençlik Parkı bunlardan birisi. Buradan aldığımız verilerle, sinyal iyileştirmesi ile çözülmeyen yerlerde geometrik düzenleme ve inşaat çalışmalarına başlıyoruz. Gençlik Parkı gibi cevap alamadığımız başka dar boğazlarda da çalışmalarımız devam edecek" dedi.


"Vatandaşı yeşil dalgaya değil, yeşil dalgayı vatandaşa uydurmaya çalışıyoruz"


Kırmızı ışığa takılmadan geçilen kavşakların sayısını ’yeşil dalga arter sistemi’ denilen uygulama ile halletmeye çalıştıklarını dile getiren Mustafa Mermutlu, "Halk arasında ‘yeşil dalga’ olarak bilinen kurguyla yürümeye çalışıyoruz. Türkiye’de çok da örneği olmayan bir uygulamayı hayata geçiriyoruz. Vatandaşın aklına, ‘yeşil dalgayı yakalamak için kaç km ile gitmeliyim’ oluyor. Tüm kavşaklarımız arasındaki seyahat sürelerini bluetooth sensörler ile ölçebildiğimizden bir sürücü aracıyla kavşaktan geçtiğinde bu bluetooth cihazını yakaladıysa sensör, bir sonraki kavşaktaki ortalama hızı ölçebiliyor. Dolayısıyla bir ortalama hızları sahada gerçek gerçekleşen hızlara göre dinamik olarak hesaplıyoruz. Böylece vatandaş bizim yeşil dalgamıza değil, biz vatandaşı yeşil dalgamıza uydurmaya çalışıyoruz. Karayolları ve Turgut Özal Kız Öğrenci Yurdu arasında bu anlayışla trafiği idare ediyoruz" diye konuştu.


"Her gün 75 kavşakta 2,5 milyon aracın geçişi takip ediliyor"


Her gün 2,5 milyon araç geçişinin yanı sıra trafiği de takip ettiklerine değinen Mermutlu, "Merkez bölgelerde 75 kavşağı 110 kamera ile izliyoruz. Bu bölgelerde bir sorun olması halinde anlık olarak buradan müdahale yapabiliyoruz. Trafik yoğunluğunu anlık takip ediyoruz. Bir alarm noktası gördüğümüzde ya da sürekli takip altında tuttuğumuz Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı, İsmet İnönü Bulvarı, Duruşehir gibi kavşaklarda bir problem yaşandığında anında müdahale ile sinyal sürelerini yoğunluğu dağıtacak şekilde yeniden planlayıp, saniyeler içerisinde uyguluyoruz. Sonucunu da buradan takip ediyoruz. Samsun’da 24 saatte yönettiğimiz kavşaklardan ortalama 2,5 milyondan fazla araç geçişi gerçekleşiyor. Bunlar 2,5 milyon ayrı araç değil, kaç defa geçtiğidir. En yoğun kavşaklar İlkadım’da Gar, Atakum’da ise Karayolları Kavşağı olarak dikkat çekiyor. Buralarda günlük ortalama 80 binden fazla araç geçişi oluyor" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Öğrenciler Kızılağaç Kanyonu’nda doğa yürüyüşü yaptı MUŞ (İHA) – Muş’ta bir araya gelen üniversite öğrencileri, Kızılağaç Kanyonu’nda düzenlenen etkinlik kapsamında doğa yürüyüşü gerçekleştirdi. 24 öğrenci ve akademisyenin katıldığı etkinlik, Kızılağaç Belediyesi’nin ulaşım desteğiyle düzenlendi. "İletişimin Gücü Sporun Enerjisiyle Buluşuyor" temasıyla gerçekleştirilen programda öğrenciler, kanyonun doğal güzellikleri eşliğinde yürüyüş yaptı. Genç İletişimciler Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Figan ile Öğretim Görevlisi Mehmet Furkan Şahin koordinasyonunda gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, zorlu parkurda doğayla iç içe vakit geçirdi. Yürüyüş boyunca belirli noktalarda mola veren öğrenciler, hem fiziksel aktivite yaptı hem de sosyal etkileşim imkanı buldu. Etkinlik kapsamında iletişim fakültesi öğrencileri fotoğraf ve video çekimleri yaparak uygulamalı içerik üretimi gerçekleştirirken, spor bilimleri öğrencileri ise doğa yürüyüşü deneyimi kazandı. Öğle saatlerinde verilen yemek molasının ardından yürüyüşe devam eden ekip, dönüş parkurunu sorunsuz şekilde tamamladı. Etkinliğe ilişkin açıklamada bulunan Mehmet Furkan Şahin, öğrencilerin doğayla iç içe sportif faaliyetlerde bulunmasının fiziksel ve sosyal gelişim açısından önemli olduğunu belirterek, bu tür organizasyonların ekip ruhunu güçlendirdiğini ifade etti. Program, öğrencilerin hatıra fotoğrafı çekmesiyle sona erdi.
İzmir İzmir’de genç beyinlerin uzay yarışı: ’Ay ve Mars Köyü Projesi’ final yaptı İzmir’de Radikal Okulları tarafından hayata geçirilen ve öğrencilerin uzayda yaşam alanları tasarladığı ’Ay ve Mars Köyü Projesi’, Radikal Konak Okulları’nda düzenlenen görkemli finalle sona erdi. Radikal Okulları bünyesinde yürütülen ve İzmir genelindeki 15 farklı okuldan öğrencileri bir araya getiren ’Ay ve Mars Köyü Projesi’nin final heyecanı, Radikal Konak Okulları ev sahipliğinde yaşandı. Okul yönetimi, öğretmenler, veliler, yarışmacı öğrenciler ve üniversiteli mentörlerin katılımıyla gerçekleştirilen final etkinliğinde, 7 ayrı grup podyuma çıktı. Geleceğin bilim insanı adayı olan öğrencilerin, geri dönüşüm materyallerini kullanarak uzayda bir yaşam fikriyle geliştirdikleri projeler katılımcılardan büyük ilgi gördü. Jüri değerlendirmesinin ardından ilk üç sırayı paylaşan öğrencilere para ödülü ve burs hediyesi takdim edildi. "Geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyoruz" Yaklaşık 8 aydır sürdürülebilir bir vizyonla hareket ettiklerini ve projenin final aşamasına gelmesinden gurur duyduklarını belirten Radikal Okulları ARGE Koordinatörü Şule Baş, "Ekim ayında aslında bir hayalimizi gerçekleştirmeye başladık. İzmir’in farklı ortaokul ve liselerindeki öğrencilerden bilim toplulukları oluşturmak gibi bir hayalimiz vardı. Bu çocuklara her ay yeni bilim seminerleri, bilim atölyeleri düzenleyerek süreç boyunca birer bilim insanı olarak yetişmelerini amaçladık. Yaklaşık 8 aydır bu vizyonu devam ettirmeyi başardık. Çocukları astronomi alanında ve dünyanın, geleceğin şekillendirilmesi konularında bilinçlendirmeye özen gösterdik" dedi. "Geri dönüşüm materyalleriyle gelecek inşa ettiler" Yarışma gününün büyük bir heyecana sahne olduğunu kaydeden Baş, "Şimdi de bu sürecin meyvelerini topladığımız bir yarışma düzenliyoruz. 15 farklı okuldan öğrencimiz burada yarışıyor. Herkes kendi Ay ve Mars yaşam üssünü tasarlıyor. ’Orada bir gelecek yaşam alanı tasarlasaydık nasıl bir şey yapardık?’ diye yarışmaya başladılar. Biz öğrencilerimize geri dönüşüm materyalleri verdik ve bu materyallerden yola çıkarak kendi yaşam üslerini tasarladılar. Sabah 10.00’da başladık ve 15.00’e kadar alanda canlı bir şekilde projelerini gerçekleştirdiler" ifadelerini kullandı. Üniversiteli mentörler ve uzman jüri eşlik etti Projelerin çok yönlü bir süzgeçten geçirildiğini aktaran Şule Baş, "Sürdürülebilirliğe, tasarımın güzelliğine, mühendisliğe ve bilim ayağına bakıyoruz. Böyle beş-alt kategoride değerlendirdiğimiz; Prof. Dr. Serdar Evren ve Mimar Rafet hocamızın bizlerle olduğu kıymetli bir jürimiz var. Ayrıca her grubumuzda bir tane mentör öğrenci desteği sağladık. Ege Üniversitesi Astronomi Bölümü öğrencilerimiz de yarışma boyunca kardeşlerinin başında durarak onlara mentörlük yaptı" şeklinde konuştu. Sıra dünya sahnesinde: Hedef NASA Projelerin yerel bir yarışmayla sınırlı kalmayacağını, başarılı fikirleri uluslararası boyuta taşıyacaklarını müjdeleyen Baş, "Bu yarışmanın sonrasında dereceye giren ya da dereceye girmese de fikri çok başarılı olan öğrencilerimizi NASA’nın kendi projelerinin yapıldığı, öğrencilerden başvuruların toplandığı diğer ayaklara da taşımayı düşünüyoruz. Astronom Duygu ve Murat hocalarımızın desteğiyle birlikte öğrencilerimizi, kısmetse NASA’nın bir araya getirdiği projelere göndereceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.