GÜNDEM - 05 Mart 2025 Çarşamba 13:25

Samsun Valisi Tavlı: "Gazze’yi yalnız bırakmayacağız"

A
A
A
Samsun Valisi Tavlı: "Gazze’yi yalnız bırakmayacağız"

Samsun Valisi Orhan Tavlı, "Tüm zorluklara rağmen vatanlarını müdafaa eden, zulme baş eğmeyen ve onuruyla direnen Filistinli kardeşlerimize uzatacağımız yardım eliyle Gazze’yi Ramazan ayında da yalnız bırakmayacağız" dedi.


Gazze İçin El Ele Yardım Kampanyası Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Bilgilendirme Toplantısı, Vali Orhan Tavlı başkanlığında Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da yapıldı. İçişleri Bakanlığı tarafından başlatılan kampanya kapsamında Gazze’ye desteklerin Ramazan ayında da devam edeceğini dile getiren Vali Tavlı, STK temsilcilerini bilgilendirdi.



"Milletimiz ve devletimiz, Türk’ün beklenen ve özlenen olduğu inancıyla canla başla çalışmaya devam edecektir"


Gazze’de yaşanan soykırım nedeniyle mazlum coğrafyaya yardımların devam edeceğinin altını çizen Samsun Valisi Tavlı, "7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze’de korkunç bir soykırım yaşanıyor. Geride kalan yaklaşık bir buçuk yılda Gazze’de çoğu çocuk ve bebek olmak üzere 61 binden fazla masum katledildi, 112 bin kardeşimiz yaralandı, 2 milyona yakın mazlumun yuvaları, yurtları, aileleri yok edildi. Hatta onlara yardıma koşan insanlar da yine insanlıktan nasibini almayanlar tarafından öldürüldü, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi dahil olmak üzere uluslararası tüm sözleşmeler ve hukuk kuralları dünyanın gözleri önünde çiğnendi, insanlık değerleri hiçe sayıldı. Daha da acısı maalesef bütün dünya bu imtihanda sınıfta kaldı, suçsuz ve günahsız çocukları koruyamadı. Mazlumların umudu, kimsesizlerin kimsesi olan aziz milletimiz ve devletimiz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Gazze başta olmak üzere dünyanın neresinde bir mazlum, mağdur, garip varsa; çocuklar nerede öldürülüyor, nerede açlıkla, yoklukla sınanıyorsa elini uzatmaya, Türk’ün beklenen ve özlenen olduğu inancıyla canla başla çalışmaya devam edecektir. Hiç endişeniz olmasın; bir gün gelecek, bu gözyaşı, bu acı son bulacak. Gurur ve iftiharla ifade ediyoruz ki ülkemiz, adalet ve vicdan temelinde yürüttüğü politikalarla tüm bu hususlarda dünya kamuoyuna örnek olmaya devam etmektedir. Hayırsever milletimizden aldığı güçle din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin tüm dünyadaki mazlum ve mağdurlara yardım elini uzatan Kızılay’ımız, AFAD’ımız ve sivil toplum kuruluşlarımız da yine sevgi, merhamet ve dayanışma kültürümüzün bir tezahürü olarak aziz milletimizi dünyanın dört bin yanında en güzel şekilde temsil etmektedir" diye konuştu.



"Gazze’yi Ramazan ayında da yalnız bırakmayacağız"


"Geçtiğimiz hafta İçişleri Bakanlığımız tarafından AFAD’ın koordinasyonunda, sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte başlatılan Gazze İçin El Ele yardım kampanyası da geçmişten gelen bu iftihar tablosunun ve medeniyet değerlerimizden aldığımız mirasın bir yansımasıdır" diyen Vali Orhan Tavlı, "Elbette, Gazze’de soykırımın başladığı ilk günden itibaren yaraları sarmak için Kızılay’ımız, AFAD’ımız ve sivil toplum kuruluşlarımız insani yardım faaliyetlerini büyük bir seferberlikle sürdürüyordu. Gazze İçin El Ele Yardım Kampanyası’yla da bu seferberlik çok daha güçlü bir şekilde devam edecek, tüm zorluklara rağmen vatanlarını müdafaa eden, zulme baş eğmeyen ve onuruyla direnen Filistinli kardeşlerimize uzatacağımız yardım eliyle Gazze’yi Ramazan ayında da yalnız bırakmayacağız. Gazze’nin imarı ve ihyası, masum çocukların göz yaşlarının dinmesi, Filistinli kardeşlerimizin boğazından sıcak bir lokma geçmesi için bu kampanyaya hayırsever hemşehrilerimizin ve sizlerin desteğiyle Samsun olarak hep birlikte bizler de inşallah büyük bir katkı sağlayacağız. Hiç şüphe yok ki, geçmişi mazluma kol kanat germenin en güzel örnekleriyle dolu aziz milletimiz ve Samsunlu hemşehrilerimiz bugün de yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla bu kampanyaya ellerinden gelen desteği sağlayacak, Filistinli ve Gazzeli kardeşlerinin yanında olmaya devam edecektir" şeklinde konuştu.


Bilgilendirme toplantısına Tavlı’nın yanı sıra Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, STK temsilcileri ve davetliler katıldı. Toplantıda açılış konuşmasının ardından Gazze’ye yapılacak yardımlar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.



Samsun Valisi Tavlı: "Gazze’yi yalnız bırakmayacağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Geri dönüşümlü ambalajlar tercih edilerek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanıyor Diyarbakırlı iş adamı Volkan Beşenk, ambalaj sektöründe geri dönüşümlü ambalaj üreterek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanmasına vesile oluyor. Dünyanın birçok ülkesine doğa dostu ürünler ile hitap eden Worldpack ambalaj firması, Türkiye’de de farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Doğada çözülebilen geri dönüşümlü ürünler ile Türkiye piyasasında kısa sürede doğa dostu ürünleriyle farkındalık oluşturdu. Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, 2010 yılında ambalaj üreterek başladıklarını, daha sonra odak noktalarını gıda ambalajlarına yönelttiklerini söyledi. Gıdayla temas edebilen ambalajlar üretmeye başladıklarını belirten Beşenk, üretimlerinin şu anda bu alanda devam ettiğini ifade etti. Ayrıca ham madde imalatını da yaptıklarını aktaran Beşenk, "Yurt dışında fabrikalarla anlaşmamız mevcut. Ürettiğimiz ambalajlar yüzde 100 selülozdan imal edilmekte. Bu vesile ile direkt gıda ile temas edebilme özelliğine sahip. Ürünlerimiz tek kullanımlık. Kullanım yapıldıktan sonra geri dönüştürülüp gıda harici farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Örneğin tekstil, taşıma çantaları, elektronik eşya kutuları gibi ürünlerde geri dönüştürülmüş şekilde kullanılabiliyor" dedi. Ürünlerin, doğada birebir çözülebilen ürünler olduğunu kaydeden Beşenk, "Türkiye’de geri dönüşüm fabrikaları kuruldu. Ürünün niteliği değiştirilerek farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Aynı üründen böylece daha fazla katma değer oluşturabiliyoruz. Geri dönüşüm yapan insanların çevre duyarlılığı biraz daha fazla oluyor. Ürünlerimiz ormanlardan elde edilen selülozla elde ediliyor. Geri dönüşüm yaptığınız zaman bu ormanlara dokunmuyorsunuz. Su, ağaç, enerji tasarrufları sağlıyorsunuz. Halkımızın ambalaj konusunda biraz daha bilinçlenmesini istiyorum" diye konuştu.
Kayseri Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi. Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz. Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi. Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.