GÜNDEM - 02 Haziran 2025 Pazartesi 14:03

Samsun’da İslami İlimler Sınıfı ilk mezunlarını verdi

A
A
A
Samsun’da İslami İlimler Sınıfı ilk mezunlarını verdi

Samsun Müftülüğü koordinasyonuyla 3 ilçede farklı yatılı kurslarda açılan Kur’an-ı Anlama ve İslami İlimler Programları ilk mezunlarını verdi. Canik Pınarbaşı Yatılı Kur’an Kursunda hafızlık programını tamamlayarak ardından 3 yıllık Kur’an-ı Anlama ve İslami İlimler Sınıflarını bitiren öğrenciler mezuniyet belgelerini protokol üyelerinin elinden aldı.


Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Sedide Akbulut’un konuşmacı olarak katıldığı programa; Canik Kaymakamı Şeref Aydın, Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Samsun İl Müftüsü Seyfullah Çakır, İlahiyat fakültesinden öğretim üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Canik ilçe Müftüsü Bayram Karar’ın açılış konuşmasıyla başlayan programda yapılan protokol konuşmalarında söz alan İl Müftüsü Çakır, "Bugün çok şükür Diyanet İşleri Başkanlığımız yediden yetmişe herkesin ulaşabileceği mekânlarda her yaş grubundan insana yönelik Kur’an kursu hizmeti sunuyor. Çeşitlendirdiği öğretim programları ile her yaştan ve farklı eğitim durumlarına sahip bireylere, farklı düzeylerde Kur’an ve din eğitimi sunabiliyoruz. Başkanlığımızın çalışmalarıyla gerçekleştirdiğimiz ahlak eksenli eğitim programlarıyla çok şükür bugün çok güzel bir yere geldik. Hafızlığını tamamlayan öğrenciler, Kur’an’ı anlama sınıfları ve ardından İslami İlimler sınıflarında Arapça eğitimlerine devam ediyor. Bu şekilde bizim öğretim programlarımızla talep eden herkes Kur’an-ı Kerimi lafzıyla okumayı öğrenmekten anlamında derinleşmeye uzun bir yolculuk yapabiliyor. Öğretim programlarımızın çeşitlenmesi ve taşrada bizlere halkımızın ihtiyaçlarını karşılama noktasında açtığı alan açısından başkanlığımıza minnettar olduğumuzu Eğitim Hizmetleri Genel Müdürümüz nezdinde ifade etmek istiyorum" dedi.


Konferans sunumu için kürsüye çıkan Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Akbulut ise "Allahü Teâlâ, ’Siz şükrederseniz nimetlerinizi artırırız’ buyuruyor ayeti kerimesinde. Bugün sahip olduğumuz imkânlara şükretmek oturduğumuz yerden şükretmekle olmaz. Şükürler olsun veya teşekkür ederim demek yeterli olmayacaktır. Her nimetin şükrü kendi cinsiyle yapılır diyor büyüklerimiz. Şükrolsun her şeyimiz var, hafızlarımız var vs. diyerek yetinecek halde değiliz. İmam Gazali’nin; Peygamber Efendimizin(sallallâhu aleyhi vesellem) Hadis-i Şeriflerinde; ’Sizden bir kimse bir kötülük görürse bunu eliyle düzeltsin, buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin’ ifadelerine yaptığı açıklamada eliyle bir kötülü düzeltecek olanlar amirlerdir. Yani kendisinde yetki olmayan kişide bir kötülüğü düzeltmek oldukça zordur. Diliyle düzeltmeyi ise âlimler yapar. Anlatmak, farkındalık oluşturmak, bilgisiyle katkı sunmak âlimin işidir. İlmiyle kötülüklerden alıkoymak için gayret gösterir. Uzmanlık alanına göre topluma katkı sunar. Son olarak yapılabilecek kalben buğzetmek söz konusu olunca, onu da avam yani halk yapar. Rabb’im beni bundan uzak tut der veya düzeltilmesi için âlimden, amirden yardım ister. Halka düşen kötülüğün karşısında durmaktır. Bugün burada, İslami İlimler sınıfımızdan mezun olan çocuklarımızın yanında olmak için buraya iştirak etmeniz kötülüğün karşısında durmaktır. Bizler âlimler olarak kötülüğü engellemek istiyorsak insan yetiştirmeliyiz. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak hafız yetiştiriyoruz. Ardından bir yıl Kur’an-ı anlama, onun da ardından 3 yıl İslami ilimler programlarına alıyoruz. Böylece amacımız kötülüğün karşısında duran, kötülüğü engelleyecek bir nesli inşa etmek "şeklinde konuştu.


İlahilerin yer aldığı program mezun olan öğrencilere belge ve hediyelerin takdimi ile son buldu.



Samsun’da İslami İlimler Sınıfı ilk mezunlarını verdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.