KÜLTÜR SANAT - 08 Nisan 2026 Çarşamba 15:04

Samsun’da Romanlar Günü etkinliği coşkuya dönüştü

A
A
A
Samsun’da Romanlar Günü etkinliği coşkuya dönüştü

SAMSUN (İHA) – Samsun’da 8 Nisan Romanlar Günü etkinlikleri neşeli görüntülere sahne oldu.


Valilik himayelerinde, Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü desteğiyle Yavuzselim İlkokulu bahçesinde düzenlenen Dünya Romanlar Günü etkinliği, birbirinden neşeli görüntülere sahne oldu. Romanlar etkinlik alanında birçok kurum personeli tarafından bilgilendirilirken, coşku ve neşelerini de gözler önüne serdi. Alanda yürütücü kurumlar haricinde İl Sağlık Müdürlüğü, İl Müftülüğü, Canik Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) ve Yeşilay iş birliğiyle stant çalışmaları da yer aldı. Alanda ayrıca çocuklara yönelik oyun alanları, atlı karınca, trambolin ve animatör etkinliklerini içeren eğlence programı düzenlendi.


Program hakkında bilgi veren Samsun Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Eyüp Çakır, "Romanlar şehrimizin ve ülkemizin rengi. Onlarla birlikte olmak bizi çok mutlu ediyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman Roman kardeşlerimizin yanında olduk ve olmaya devam ediyoruz. Bugün de 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nde onlarla birlikte olmak istedik. Akşama kadar çeşitli etkinlikler planladık. Onlara en ufak bir desteğimiz olsa bile mutlu olacağız. Özellikle Romanların mutlu olması, memnun olması bizleri mutlu ediyor. Roman kardeşlerimiz mahallelerinde bizleri ağırladığı için şükranlarımızı iletiyorum. Onlarla gurur duyuyor ve birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi.


Birçok kamu kurumunun kendileri için hizmette bulunmasından memnun olduklarını dile getiren Roman çocuklar da bu etkinliğin planlanmasında emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.



Samsun’da Romanlar Günü etkinliği coşkuya dönüştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Şakalaşırken işçisini bıçakladı: Suçu çalışanı üstlendi, polis gerçeği ortaya çıkardı Samsun’da bir giyim mağazasında şakalaşma sırasında patron, işçisini bıçakla ağır yaraladı. Bıçaklama olayını iş yerinde çalışan bir başka çalışan üstlendi ancak polis güvenlik kamerası görüntüsünden olayı patronun gerçekleştirdiğini ortaya çıkardı. Olay, İlkadım ilçesi Zafer Mahallesi’ndeki bir giyim mağazasında meydana geldi. İddiaya göre, iş yeri sahibi E.Ş. (24), şakalaştığı sırada yanında çalışan Z.Y.’yi (22) karnından bıçakladı. Ağır yaralanan genç, olay yerine çağrılan ambulansla Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Olayın ardından aynı iş yerinde çalışan İ.S.Ö. (22), mesai arkadaşı Z.Y.’yi şakalaşırken kendisinin bıçakladığını öne sürerek suçu üstlendi. Bunun üzerine İlkadım İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınan İ.S.Ö., işlemlerinin ardından bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Ancak olayın seyri, polis ekiplerinin iş yerindeki güvenlik kamerası görüntülerini incelemesiyle değişti. Görüntülerde bıçaklama olayını gerçekleştiren kişinin iş yeri sahibi E.Ş. olduğu tespit edildi. Gerçeğin ortaya çıkması üzerine İ.S.Ö. adliyeden tekrar İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürülürken, E.Ş. de yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde olayın şakalaşma sırasında meydana geldiğini öne süren E.Ş. ile suçu üstlendiği belirlenen İ.S.Ö., işlemlerinin ardından Samsun Adliyesi’ne sevk edildi.
Samsun Kanseri yendi, kutsal topraklara gidiyor Samsun’un Çarşamba ilçesinde iki yıl boyunca mide kanseriyle mücadele eden 74 yaşındaki Abdurrahim Özkan, hastalığı yenmesinin ardından hac ibadetini yerine getirmek üzere Suudi Arabistan’a gitmeye hazırlanıyor. İki yıl önce mide ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvuran Özkan’a yapılan tetkikler sonucunda mide kanseri teşhisi konuldu. Zorlu bir tedavi süreci geçiren Özkan, ameliyatla midesinin üçte birinin alınmasının ardından yaklaşık 3-4 ay süren tedaviyle sağlığına kavuştu. Yaşadığı süreci anlatan Özkan, hastalığının halsizlik ve güçsüzlükle başladığını belirterek, "Hastaneye gittim ve mide kanseri olduğumu öğrendim. Doktorum ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Ameliyat sonrası tedavi sürecim oldu ama zamanla bu zorluğu atlattım" dedi. Tedavi sürecinde kendisiyle yakından ilgilenen Çarşamba Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Opr. Dr. Batuhan Örs’e teşekkür eden Özkan, "Önce Allah’ın, sonra doktorumun sayesinde bu hastalığı yendim. Her sıkıntımda kendisine ulaştım. Artık aile dostu gibi olduk" ifadelerini kullandı. Kanseri atlattıktan sonra 15 yılı aşkın süredir beklediği hac kurasının çıktığını dile getiren Özkan, "Rabb’im bana hacca gitmeyi nasip etti. Bu ayın 28’inde yola çıkıyorum. Şu an kendimi çok iyi hissediyorum" diye konuştu. Diğer kanser hastalarını da unutmayan Özkan, "Hacda tüm hastalar için dua edeceğim. İnşallah onlar da sağlıklarına kavuşur" dedi.
Ankara ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ başlıyor Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET, ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ni hayata geçiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ kapsamında Sıfır Atık İş Birliği Protokolü düzenlenen törenle imzalandı. Protokolü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, OPET adına ise Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk imzaladı. Protokol kapsamında akaryakıt istasyonlarının yalnızca hizmet sunulan alanlar olmaktan çıkarılması, çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje çerçevesinde sıfır atık ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir seyahat kültürüne dikkat çekmek amacıyla ‘Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması’ düzenlenmesi planlanıyor. Akaryakıt tesislerinde sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanım süreçlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında ayrıca sosyal sorumluluk faaliyetleriyle toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilecek 7 ilde karayolu kenarlarındaki ceplerde çevre temizliği etkinlikleri düzenlenmesi, toplanan atıklarla ‘Sıfır Atık Yolu’ ve ‘Sıfır Atık Duvarı’ gibi konsept uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. "90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık" İstanbul’un iki yıllık su tüketimine eş değer bir su tasarruf sağladıklarını belirten Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, "Akaryakıt tasarrufu olarak baktığımızda yine ülkemizdeki kayıtlı motorlu taşıtların dağıtım şirketi olarak OPET onu uzmanlık alanına giriyor. Bir yıldaki tükettiği akaryakıt eş değer bir akaryakıtla tasarruf etmiş olduk. Doğa ve çevreyle ilgili istatistik şöyle, 90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık. Düzenli depolama alanına ihtiyacımız olacaktı. Bu alanın eş değerinde 55 bin futbol sahasına eş değer bir alan söz konusu. Alt alta baktığımızda aslında küçük bir hareket ki buna biz sıfır atık diyoruz" diye konuştu. "Petrol ve türevli ürünlerinde biz ülke olarak dışa bağımlıyız" Petrol ve türevi ürünlerde Türkiye’nin dışa bağımlı olduğuna değinen Turan, "Son bir ayda yaşanan bölgesel savaşta da gördük ki en ufak bir kriz anında ülke ekonomileri özellikle petrole bağımlı ülkelerin bir kere ekonomik dengeleri sarsılıyor. Dolayısıyla küçük bir hareket ama çok kıymetli ve önemli bir hareket. Bu çerçevede bizler insanoğlu olarak sanki doğanın, tabiatın sahibiymiş gibi onun efendisiymiş gibi bir davranış biçimine giriyoruz ama değiliz. Biz aslında bu doğanın bir parçasıyız" şeklinde konuştu. "Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz" OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk ise gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakılması gerektiğini belirterek, "Her birimiz birey olarak üzerimize düşen görevleri tam yapıyor muyuz? Yaptığımızı zannediyoruz. Yeteri kadar duyarlı mıyız? Duyarlı olduğumuzu zannediyoruz. Evet duyarsız olanlar, bilimsiz olanlar var ama en bilinçli olanlarımız, en duyarlı olanlarımızın dahi hatalarıyla çevremizi kirletiyoruz. Hepimiz kirletiyoruz. Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz. Bize ait olmayan çocuklarımıza ait olan bir dünyayı çocuklarımıza sağlıklı bir şekilde bırakamıyoruz. Oysa bunu bırakamamak bizim için bir suç, bir utanç olmalı. Çocuklarımızın geleceğini düşünmek dünyamızın geleceğini düşünmek öncelikli görevlerimiz arasında olmalı" dedi.