GÜNDEM - 15 Şubat 2025 Cumartesi 14:58

Samsunlu esir askerden gelen mektup 107 yıl sonra torunlarına ulaştı

A
A
A
Samsunlu esir askerden gelen mektup 107 yıl sonra torunlarına ulaştı

İstanbul’da "Yüzyıllık Emanet: Kızılay Esir Mektupları" adı altında sergilenen ve Samsunlu esir askerin yazdığı belirlenen bir mektup, 107 yıl sonra torunlarına teslim edildi.


Bir asır önce, Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı olmak üzere dünya tarihinin en yıkıcı savaşları yaşandı. Bu süreçte, imparatorluklar yıkıldı, Avrupa haritası yeniden şekillendi ve milliyetçiliğin yükselişiyle tırmanan çatışma ortamı milyonlarca insanın hayatına mâl oldu. Bu acıların en önemli belgelerinden biri ise savaşın kapkaranlık gölgesi altında yazılmış esir mektuplarıydı.


Bu mektuplar Hilal-i Ahmer (Kızılay) tarafından İstanbul’da "Yüzyıllık Emanet: Kızılay Esir Mektupları" adı altında sergilendi. 1. Dünya Savaşı’nın zorlu şartlarında adresine teslim edilemeyen ve yüz yıldır okunmayı bekleyen savaş esirlerinin mektuplarını gün yüzüne çıkaran bu sergideki mektuplardan biri 107 yıl sonra torunlarına ulaştırıldı.


ANDA Eğitim Araştırma Yardımlaşma ve Arama Kurtarma Derneği Kavak İlçe Temsilcisi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Niyazi Altun tarafından Osmanlıcadan Türkçeye çevrilen mektubun ilçeye bağlı Göçebe köyünde ikamet eden Çakır Ahmet Oğulları ailesinin dedesi Mehmet oğlu Şakir’in tarafından yazıldığı ortaya çıktı. Niyazi Altun tarafından yapılan çalışmalar sonucunda mektubu yazan askerin torunlarının hayatta olduğu tespit edildi. Aile ile irtibata geçen ANDA Derneği mektubun orijinalinin kopyasını ve hem Türkçe hem de Osmanlıca aslını bir araya getirdikleri tabloyu aileye teslim etmek istediklerini belirtti.


Duygu dolu ziyarete ailenin, mahalle ve köy muhtarlarının yanı sıra Kavak Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Serdar Yerişkin, sekreter Ali Demirhan ve Halim Kılıç katıldı.


Ziyarette konuşan ANDA Derneği Kavak Temsilcisi Niyazi Altun yoğun bir çalışmanın sonucunda aileye ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Ailenin mektuptan haberlerinin olmadığını, köy adının mektupta yanlış okunduğu için aileye ulaşmadığını belirten Altun, böyle tarihi bir hadisenin gerçekleşmesinde bir nebze olsun katkılarının olmasından dolayı çok mutlu olduğunu ifade etti.


Ailenin torunlarından Osman Çakır ise tarihi bir an yaşadıklarını dile getirerek yıllar sonra karşılarına çıkan bu sürpriz karşısında şaşırdıklarını, çok mutlu olduklarını ve duygulandıklarını belirtti. Çakır, Şakir dedelerinin esir düştüğünü bildiklerini lakin akıbeti hakkında herhangi bir bilgilerinin olmadığını ifade ederek yazdığı mektubu okuyunca gözyaşlarını tutamadıklarını söyledi. Dedelerinin ayaklarını kaybettiğini ve üç yıldır esir olmasına rağmen vatan ve millet aşkına buna üzülmediğini mektupta okuduklarını belirten Osman Çakır, bundan dolayı çok gururlandıklarını ve çok duygulandıklarını söyledi.


Mektubun Osmanlıcadan çevirisi şöyle:


"Muhterem Hilal-i Ahmer Cemiyetine, bendeleri iki ayağını millet vatan yolunda kaybetmiş ve üç sene Rusya’da esir bulunduğumdan meyus değilim. Dört seneden beri efrad-ı ailemden bir haber alamadığımdan meyusum. Lütfen ailemin haberini cemiyet-i muhteremeden beklerim. Trabzon Vilayeti Samsun Sancağı Kavak Nahiyesi Göçebe Köyünden Çakır Ahmet Oğullarından Şerif Çavuşa. İmza: Çakır Ahmet Oğullarından Mehmet Oğlu Şakir."



Samsunlu esir askerden gelen mektup 107 yıl sonra torunlarına ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta 600 kiloluk boğa görenlerin ilgisini çekiyor Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Kars’ta besicilerin umutla beklediği hareketlilik başladı. Kentin Bayraktar köyünde özenle yetiştirilen 600 kiloluk boğa "Varto", görenlerin ilgisini çekiyor. Adını Muş’un Varto ilçesinden alan iri cüsseli kurbanlık, adeta köyün maskotu haline geldi. Sahibi Teymen Aydın, tarafından bebek gibi bakılan Varto isimli boğa, günlük özel yemlerle besleniyor. Ahırda sürekli kontrol altında tutulan boğa için besicisi, aylar süren emeğin karşılığını almak istiyor. Dikkatleri üzerine çeken boğanın en büyük özelliği ise sakin yapısı ve heybetli görünümü. 600 kiloluk Varto’yu satışa çıkardığını ifade eden besici Teymen Aydın, "Bu boğamın ismi Varto, müşterilerini bekliyor. Aşağı yukarı 600-650 kilo, kurbanlıkta olur, iyi damızlıkta olur. Hakiki Simental, müşterilerini bekliyor, fiyatı da 250 bin lira olur" dedi. Daha önce bir kısım kurbanlığı İstanbul ve Ankara’ya gönderdiğini belirten Teymen Aydın, "Kurbanlıklarımız satışa hazır, kurbanlıkların bir kısmını İstanbul’a gönderdik. Bir kısmını Ankara’ya gönderdik. Şuan da orada satıştalar, elimde 50-60 tosun var. 25 düvemiz var. Satıldı, müşterilerimize sattık, hayvanlarımız tamamen organik beslenmiştir. Doğal beslenmiştir" diye konuştu. Kurban Bayramı yaklaşırken büyükbaş hayvanlara olan talep artarken, özellikle yüksek kilolu ve bakımlı kurbanlıklar pazarda öne çıkıyor. 600 kiloluk Varto da şimdiden hem alıcıların hem de meraklı vatandaşların radarına girmiş durumda. Aydın, Kars’ta isteği fiyata Varto’yu satamaz ise Varto’da satılmak üzere İstanbul’a gönderilecek. Bayraktar köyünde besicilik yapan Teymen Aydın’ın, onlarca kurbanlığı ahırda alıcılarını bekliyor.
Balıkesir Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı Altınoluk’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında sahne alan Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı. Duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, türküyü şiddet gören ve katledilen kadınlara armağan etti. Balıkesir Edremit Belediyesi tarafından düzenlenen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Altınoluk’ta konser veren Melek Mosso, binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı. Sevilen şarkılarıyla alanı dolduran vatandaşlara müzik ziyafeti sunan sanatçı, konser sırasında duygu dolu anlar yaşadı. Melek Mosso,"Keklik Gibi" türküsünü seslendirdikten sırada sahnede duygulandı. Derin derin nefes almasıyla seyircileri korkutan Mosso, sonra bir an eğilip eğilip gözyaşını sildi. Mosso, ardından yaptığı konuşmayla dinleyicileri derinden etkiledi. Mosso konuşmasında, "Bazı türkülerin bir dahası yoktur. Bir kere iz bırakır ve geçer gider. Bu türkü bende de bir kere yazıldı, bir kere söylendi ve iz bıraktı. Bu türküyü repertuarıma almamı aslında annem istedi. Annem dedi ki, ‘Melek Keklik gibi söyler misin?’ Ben sadece onun için söyledim" ifadelerini kullandı. Türkünün kendisinde farklı izler bıraktığını belirten sanatçı, şarkıyı geçmişte ve günümüzde ötekileştirilen, şiddet gören ve katledilen tüm kadınların ruhuna armağan ettiğini söyledi. Dinleyiciler de uzun süre alkışlarla sanatçıya destek verdi. Duygusal anların yaşandığı konser, izleyicilere hem müzik dolu hem de anlam yüklü bir 19 Mayıs gecesi yaşattı. Melek Mosso’nun sahnedeki içten konuşması ve duygusal performansı, Altınoluk konserine damga vururken, gençler ise konser nedeniyle Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’la teşekkür etti.