SAĞLIK - 25 Haziran 2025 Çarşamba 13:18

Sıcak çarpmasında ilk yardımın önemi

A
A
A
Sıcak çarpmasında ilk yardımın önemi

Dahiliye (İç Hastalıkları) Uzmanı Dr. Özkan Akyol, sıcak çarpmasının önemli bir durum olduğunu belirterek, bireyin beynine ve hayati organlarına zarar gelmesini önlemek için vücudun bir an önce normal bir sıcaklığa getirilmesine odaklanıldığını söyledi.


Yaz döneminin gelmesiyle sıkça karşılaşılan sıcak çarpmasının (hipertermi) önemli bir rahatsızlık olduğunu ve gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirten Liv Hospital Samsun Dâhiliye Kliniği’nden Uzm. Dr. Özkan Akyol, "Sıcak çarpması anlaşıldığında ilk müdahale oldukça önemlidir. Hasta serin ve havadar bir yere alınır. Giysiler çıkarılır. Sırt üstü yatırılarak kol ve bacaklar yükseltilir. Sıcak çarpması ya da güneş çarpması olarak da bilinen hipertermi, genellikle yüksek sıcaklıklara uzun süre maruz kalmanın, uzun süreli veya yoğun fiziksel eforun veya ilaç kullanımın bir sonucu olarak bireyin vücudunun ısı düzenleme mekanizmalarının yetersiz kalarak aşırı ısınması durumuna verilen isimdir. Isıdan dolayı yaralanmanın en ağır ve ciddi türlerinden birisi olan sıcak çarpması, insan vücut ısısının 40 derece veya üstüne çıktığı durumlarda meydana gelebilir. Sıcak çarpması, acil tedavi ve müdahale gerektirir. Tedavi edilmeyen sıcak çarpması bireyin beynine, kalbine, böbreklerine ve kas dokusuna hızla kalıcı zarar verebilir. Tedavinin gecikmesi hasarı ağırlaştırır, ciddi komplikasyon veya ölüm riskini artırır" dedi.


Sıcak çarpması belirtilerini doğru anlamanın önemli olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Akyol, sıcak çarpması belirtileri ve ilk müdahale ile ilgili, "Yüksek derece ısı ve nem sonucu vücut ısısının ayarlanamaması sonucu ortaya bazı bozukluklar çıkar. Sıcak çarpmasının belirtileri şunlardır: Adale krampları, güçsüzlük, yorgunluk, baş dönmesi, davranış bozukluğu, sinirlilik, solgun ve sıcak deri, bol terleme (daha sonra azalır), mide krampları, kusma, bulantı, bilinç kaybı, hayal görme, hızlı nabızdır. Hasta serin ve havadar bir yere alınır. Giysiler çıkarılır. Sırt üstü yatırılarak kol ve bacaklar yükseltilir. Bulantısı yoksa ve bilinci açıksa su ve tuz kaybını gidermek için 1 litre su, 1 çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı tuz karışımı sıvı ya da soda içirilir" diye konuştu.



"Güneş gözlüğü korunmak için tercih edilmelidir"


Sıcak çarpmasına karşı alınması gereken önlemlere dikkat çeken Uzm. Dr. Akyol, tedavi yolları hakkında da şunları söyledi:


"Özellikle güneş gözlüğü ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar kullanılmalıdır. Mevsim şartlarına uygun, terletmeyen, açık renkli ve hafif giysiler giyilmelidir. Bol miktarda sıvı tüketilmelidir. Vücut temiz tutulmalıdır. Her öğünde yeteri miktarda gıda alınmalıdır. Gereksiz ve bilinçsiz ilaç kullanılmamalıdır. Direkt güneş ışığında kalınmamalıdır. Kapalı mekânların düzenli aralıklarla havalandırılmasına özen gösterilmelidir. Sıcak çarpması tedavisi, bireyin beynine ve hayati organlarına zarar gelmesini önlemek veya zararı azaltmak için vücudun bir an önce normal bir sıcaklığa soğutulmasına odaklanır. Birey soğuk suya daldırılır. Soğuk veya buzlu su banyosunun, vücut sıcaklığını hızla düşürmenin en etkili yolu olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Birey ne kadar çabuk soğuk suyla temas ederse, ölüm ve organ hasarı riski o kadar az olur. Soğuk suya daldırmanın mümkün olmadığı durumlarda sağlık çalışanları buharlaştırma yöntemi kullanarak vücut sıcaklığını düşürmeye çalışabilir. Bireyin vücudu üzerinde soğuk su buharlaştırılarak cildin soğumasını sağlayabilir. Buz torbaları veya özel soğutma battaniyeleri, bireyin vücut ısısını düşürmek için kullanılabilir. Buz torbaları özellikle kasıklara, boyuna, sırta ve koltuk altına konulabilir. Titreme görülen vakalarda, titremeyi durdurmak için ilaç verilebilir. Vücut ısısını düşürmeye yönelik tedaviler bireyde titremeye yol açarsa, doktor bireye bir kas gevşetici verebilir. Normal şartlarda titreme bireyin vücut ısısının artması için gösterdiği bir tepkidir ve hipertermi durumunda tedaviyi daha az etkili hale getirebilir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP’lilerin hedef aldığı Ayaş Kaymakamı Eligül’e soruşturma İçişleri Bakanlığı, CHP’lilerin sosyal medya üzerinden hedef aldığı Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül hakkında sosyal medya paylaşımları sebebiyle soruşturma açtı. Soruşturma kapsamında Mülkiye Müfettişi görevlendirilirken Muharrem Eligül, Edirne Valiliği hukuk müşaviri olarak görevlendirildi. Ankara’nın Ayaş ilçesinde 23 Nisan kutlamalarında belediye basın görevlisinin Kaymakamlık tarafından tören alınana alınmadığı iddiası üzerine Kaymakam Muharrem Eligül, "Bismillahirrahmanirrahim" diye başlayan bir mesaj yayınlayarak, "Belediye görevlileri tören alanında gayet özgür bir şekilde fotoğraf ve video çekimi yapmışlardır. Bu durum, zaten kendi paylaşımlarından da anlaşılmaktadır. Madem ben kamu gücünü kullanıp engellemiştim de o kadar fotoğrafı kim çekmiştir, uzaylılar mı" diye tepki göstermişti. Bu açıklamadan sonra CHP’lilerin linç girişiminde bulunduğu Kaymakam Eligül’ün paylaşımına Ankara Valiliği inceleme başlattı. CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan,"Ayaş kaymakamı , seni unuttuk sanma . TBMM’de de senin ve senin gibilerin hadsizliğini konuşacağız" diye Eligül’e tepki gösterdi. Sosyal medyada CHP’li hesapların linç girişiminde bulunduğu Eligül, hesabından Umut Akdoğan’a "Kes lan" diyerek sosyal medya hesabından tepki gösterdi. CHP’lilerin tepki gösterdiği Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül hakkında İçişleri Bakanlığı, sosyal medya paylaşımları sebebiyle soruşturma açtı. Soruşturma kapsamında Mülkiye Müfettişi görevlendirilirken Muharrem Eligül, Edirne Valiliği hukuk müşaviri olarak görevlendirildi.
Bursa Yıldırım’dan afet yönetiminde tarihi adım Yıldırım Belediyesi, afet yönetimi alanında Türkiye’ye örnek olacak bir başarıya imza atarak, AFAD standartları doğrultusunda ‘Afetlerde Acil Barınma’ alanında ‘Ağır Seviye Akreditasyon’ belgesini alan ilk ve tek belediye oldu. Yıldırım Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü ekipleri, Bursa İl AFAD Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen ‘Afetlerde Acil Barınma’ alanında ‘Ağır Seviye Akreditasyon’ sınavlarını başarıyla tamamladı. Böylece; tamamı belediye personelinden oluşan 91 kişilik profesyonel barınma ekibi afet sonrası süreçleri uluslararası standartlarda yönetme yetkinliğini tescilledi. Sahada tecrübe, masada planlama Afet sonrası süreci planlı, koordineli ve etkin şekilde yönetmek üzere oluşturulan ekibin temel hedefi ise afet, sonrası evlerine giremeyen vatandaşların barınma, ısınma ve temel ihtiyaçlarının hızlı ve doğru şekilde karşılayarak, afetin etkisini asgariye indirmek. Ekiplerinin Kahramanmaraş depremleri, orman yangınları sonrasında aktif olarak görev aldığını aktaran Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Arkadaşlarımız, aldıkları akreditasyonla sahadaki deneyim ve tecrübelerini tescilledi. Biz, afet yönetimini yalnızca müdahale anıyla sınırlı görmeyen bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Bu amaçla halihazırda görev yapan 65 kişilik Orta Seviye Kentsel Arama Kurtarma ekibimizi afetin tüm aşamalarına eş zamanlı müdahale edebilecek şekilde yapılandırıldık. Arama kurtarma ekipleri enkaz altında hayat kurtarma mücadelesi verirken, barınma ekipleri de afetzedeler için güvenli yaşam alanları kuracak" dedi. Yerel yönetimlere model Şehir ve insan güvenliğinin sadece yeni yapılar yapmakla mümkün olmadığına işaret eden Başkan Yılmaz, "Sadece bugünü değil, yarını planlayan bir anlayışla hizmet üretiyoruz. Bunun için afet senaryoları hazırlayarak; sadece teorik bilgiye sahip değil, sahayı bilen, tecrübesini afet bölgelerinde yoğurmuş güçlü bir ekipler oluşturuyoruz. Arkadaşlarımızın elde ettiği başarı, sadece Yıldırım için değil, Türkiye’deki tüm yerel yönetimler için bir modeldir. Biz, afetlere karşı dirençli şehirler inşa etmenin sadece binalarla değil, güçlü organizasyonlarla mümkün olduğuna inanıyoruz. Hedefimiz, hazırlıklı olmak, hızlı hareket etmek ve hayat kurtarmak" ifadelerini kullandı.
İzmir Özhelvacı: "Yapay zekâ, rekabet gücünü şekillendiren stratejik bir unsur" Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), dijital dönüşümün iş dünyasında neden olduğu köklü değişimi üst düzey yönetim perspektifinden değerlendirmek amacıyla "CEO Bakış Açısıyla Yapay Zekâ Semineri" düzenledi. İş dünyasının dönüşüm ajandasında giderek daha merkezi bir konuma yerleşen yapay zekâ teknolojilerinin stratejik yönetim boyutunun ele alındığı etkinlik, EGİAD merkezinde düzenlendi. Panel, üyeler ve şirket profesyonelleri tarafından yoğun ilgi gördü. Seminerde, Gilda&Partners Consulting Managing Partner’ı Jilda Bal, yapay zekânın iş dünyasında sağladığı fırsatlar, dönüşüm sürecinde karşılaşılan zorluklar ve bu sürecin etkin yönetimine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşırken; liderlik perspektifinin teknoloji yatırımlarındaki belirleyici rolü çok boyutlu bir yaklaşımla değerlendirildi. Yapay zekâ artık bir teknoloji değil, rekabet altyapısı Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, yapay zekânın yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, doğrudan rekabet gücünü şekillendiren stratejik bir unsur haline geldiğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "Bugün iş dünyasının gündeminde yapay zekâ, artık yalnızca teknoloji ekiplerinin konusu değildir. Yapay zekâ; yönetim kurullarının, CEO’ların ve şirketlerin gelecek tasarımının doğrudan merkezine yerleşmiştir. Karşımızda yalnızca bir teknoloji değil; karar alma biçimimizi, verimlilik kaslarımızı ve rekabet anlayışımızı yeniden tanımlayan güçlü bir ekonomik dönüşüm var." Özhelvacı, kurumların sürdürülebilir büyüme ve rekabet avantajı elde edebilmesi için teknoloji yatırımlarının doğru kullanım senaryosu ve güçlü bir liderlik anlayışı ile desteklenmesi gerektiğini vurguladı. "Liderlik dönüşümü yönetmek demektir: Mesele teknoloji değil, doğru karar Konuşmasında yapay zekâ yatırımlarının başarısında liderlik kapasitesinin belirleyici olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, dönüşüm sürecinin yalnızca teknolojik değil, yönetsel bir mesele olduğunun da altını çizerek, "Mesele yalnızca yapay zekâyı kullanmak değil, nerede kullanacağını, nerede insan muhakemesini öne çıkaracağını ve bu dengeyi nasıl yöneteceğini bilmektir. Liderlik tam da bu noktada belirleyici hale gelmektedir." diye konuştu. Bu yaklaşımın, özellikle hızlı değişen rekabet koşullarında kurumların risk yönetimi ve stratejik karar alma süreçlerinde kritik bir avantaj sağlayacağı ifade edildi. İşgücü, yetenek ve şehir ekonomileri yeniden tasarlanıyor Seminerde, yapay zekâ teknolojilerinin yalnızca şirketlerin operasyonel süreçlerini değil, iş gücü yapısını ve şehirlerin ekonomik rekabet gücünü de yeniden şekillendirdiği vurgulandı. EGİAD tarafından hazırlıkları sürdürülen "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir - Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı" raporuna atıfta bulunan Özhelvacı, bu dönüşümün doğru yönetildiğinde önemli bir fırsat alanı oluşturacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Biz bu dönüşümü yalnızca bir tehdit değil; eskimiş yapıların yerini daha verimli ve yüksek katma değerli sistemlerin aldığı bir yeniden doğuş süreci olarak görüyoruz. Yapay zekâ tam da böyle bir eşiği temsil ediyor." EGİAD, dönüşümü izleyen değil, yön veren bir kurum Etkinlikte, EGİAD’ın dijital ve teknolojik dönüşümü yalnızca izleyen değil, veri temelli analizler üreten ve iş dünyasını geleceğe hazırlayan bir yapı olma vizyonu bir kez daha vurgulandı. Yapay zekânın kurumların rekabet gücünü artıran, risk yönetimini güçlendiren ve stratejik karar süreçlerini hızlandıran temel bir unsur haline geldiği bu dönemde, liderlerin teknolojiye yaklaşımında cesaret, akılcı planlama ve insan odaklılık ilkelerinin kritik öneme sahip olduğu ifade edildi. Seminer, katılımcılar açısından yalnızca teknolojik bir gündem başlığı değil; şirketlerin büyüme stratejilerinden insan kaynağı planlamasına kadar geniş bir perspektifte dönüşümün nasıl yönetileceğine ilişkin güçlü bir vizyon sunan stratejik bir buluşma olarak değerlendirildi.