SAĞLIK - 07 Ağustos 2025 Perşembe 11:34

Sıcak havalarda diyabet hastalarına sıvı uyarısı

A
A
A
Sıcak havalarda diyabet hastalarına sıvı uyarısı

Sıcak havaların şeker hastalarını olumsuz etkileyebileceğini belirten Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gülçin Cengiz Ecemiş, "Diyabetli olsanız da olmasanız da bu çok sıcak ve nemli yaz günlerinde, sıvı kaybı yaşanması kaçınılmazdır. Diyabetiniz varsa, kan şekeri değerlerinin kontrol altında olmadığı durumlarda da su kaybı yaşanabilir. Sıvı kaybını önlemek için bol bol su, sade maden suyu, şekersiz buzlu çay ve limonata, kafeinsiz içecekler tüketilmelidir" dedi.


Yaz aylarında sıcak artışı, özellikle şeker hastalığı (diyabet) gibi kronik rahatsızlıkları olan kişileri etkiliyor. Vücutta başta cilt olmak üzere, böbrekler, akciğerler vücut ısı dengesini düzenliyor. Nem artışı hissedilen sıcaklığı daha da artırıyor. Bu yüzden özellikle şeker hastalarının bazı konularda yazın biraz daha dikkatli olması gerekiyor. Liv Hospital Samsun Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gülçin Cengiz Ecemiş, şeker hastalarına yaz mevsimi için önemli uyarılarda bulundu.



"Yeterli sıvı tüketimine dikkat edilmeli"


Sıvı tüketimine dikkat edilmesini vurgulayan Doç. Dr. Ecemiş, "Diyabetli olsanız da olmasanız da bu çok sıcak ve nemli yaz günlerinde sıvı kaybı yaşanması kaçınılmazdır. Diyabetiniz varsa, kan şekeri değerlerinin kontrol altında olmadığı durumlarda da su kaybı yaşanabilir. Sıvı kaybını önlemek için bol bol su, sade maden suyu, şekersiz buzlu çay ve limonata, kafeinsiz içecekler tüketilmelidir. Alkolden kesinlikle uzak durulmalıdır" şeklinde konuştu.



"Güneş çarpması tehlikeli olabilir"


Güneş çarpmasına karşı önlemler alınması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Ecemiş, "Özellikle açık havada çalışıyorsanız veya egzersiz yapıyorsanız daha dikkatli olmalısınız. Diyabet veya kalp hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişiler aşırı sıcağa daha duyarlıdır. Güneş çarpması durumunda baş dönmesi veya bayılma, aşırı terleme, kas krampları, nemli veya soğuk cilt, baş ağrısı, hızlı kalp atışı ve/veya bulantı olabilir. Eğer bu belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız, ilk olarak akla gelmesi gereken ve müdahale edilmesi gereken en önemli durum hipoglisemidir. Bu durumda bir an önce serin bir ortama geçerek öncelikle kan şekerinin yükseltilmesi için meyve suyu gibi şekerli gıda tüketilmelidir ve mutlaka tıbbi yardım alınmalıdır" dedi.



"Serin bir yerde spor yapılmalı"


Serin bir yerde spor yapılmasına dikkat çeken Doç. Dr. Ecemiş, "Örneğin, klimalı bir spor salonunda veya hava sıcaklığının daha makul olduğu sabah veya akşam saatlerinde egzersiz yapmalısınız. Diyabetiniz kontrol altındaysa ve komplikasyonlarınız yoksa diyabeti olmayan insanlar gibi hemen her türlü fiziksel aktiviteyi yapabilirsiniz. Fakat bu aktiviteler kan şekerinizi etkileyebilir. Diyabeti olan hastalarda özellikle diyabete bağlı komplikasyonlar varsa egzersiz çeşidi ve süresi ile ilgili mutlaka doktorlarına danışmaları gerekmektedir" açıklamasında bulundu.



"Kan şekeri takibini ihmal etmeyin"


Kan şekeri takibinin önemine değinen Doç. Dr. Ecemiş, "Diyabetik hastalarda özellikle yaz mevsiminde insülin kullananlarda günde en az 4 kez, oral antidiyabetik kullanıyorsanız günde en az 1 kez kan şekeri ölçümü yapılmalıdır. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız daha da sık kontrol etmelisiniz. Sıcakların, kan şekeri değerlerinde dalgalanmaya neden olabileceğini unutmayın. Yanınızda bolca su ve atıştırmalık ve sağlıklı yiyecekler bulundurmaya özen gösterin. Kan şekeri ölçüm cihazı, stripleri ve insülini serin ve kuru yerde muhafaza edin. İnsülini aşırı sıcak veya aşırı soğuk yerlerde muhafaza etmeyin. İnsülini asla doğrudan güneş ışığı alan yerlerde, derin dondurucuda, arabada veya torpido gözünde muhafaza etmeyin. İnsülinlerinizi her zaman el bagajınızda saklayın. İnsülin kutusu açıldığında kullandığınız insülin dışındaki diğer insülinler dolap kapağında tutulmalıdır. Kullanamadığınız insülinleri oda sıcaklığında 21 güne kadar saklayabilirsiniz. Cebinizde veya çantanızda taşıyabilirsiniz" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakarya’nın 100 yaşındaki dönercisi 84 yıldır mesleğini sürdürüyor Sakarya’da yaşayan 100 yaşındaki Ömer Oğur, 84 yıldır sürdürdüğü dönercilik mesleğini ilerlemiş yaşına rağmen devam ettiriyor. Yaklaşık 50 yıldır oğluyla birlikte çalışan Oğur, her hafta cuma günleri dükkanına gelerek mesleki tecrübelerini aktarmaya devam ediyor. Sakarya’da ikamet eden asırlık çınar Ömer Oğur, meslek hayatına 1956 yılında başladığı lokantada halen aktif olarak yer alıyor. 80 yılı aşkın süredir dönercilik yapan Oğur, her cuma günü dükkanına gelerek işleyişi kontrol ediyor. Mesleğe olan bağlılığını dile getiren Oğur, 1976 yılından itibaren yetiştirdiği oğlunun ismini yaşatacağını ifade etti. "İşimi kontrol etmek için geliyorum" Meslek hayatına dair bilgiler veren Ömer Oğur, "1956 yılında bu lokantada çalışmaya başladım. O zamandan beri hala çalışıyorum. 80 yıldır dönercilik yapıyorum. İşimi kontrol ediyorum, onun için geliyorum. 76 yılından sonra oğlumu yetiştirdim. O da çok güzel çalışıyor ve çok güzel döner yapıyor. Benim ismimi yaşatacak" dedi. "Hala işine sahip çıkıyor" Babasının yanında 15 yaşında komi olarak işe başlayan ve 49 yıldır birlikte çalışan Metin Oğur, mesleğin inceliklerini babasından öğrendiğini belirtti. Babasının halen işine sahip çıktığını vurgulayan Metin Oğur, "Ben 15 yaşından beri bu işin başındayım ama ilk başlangıçta dışarıya yemek taşıyıp komilik mesleğine başladım. Sonra kasaya oturdum, hesap ve para işlerine baktım. Ondan sonra babam et almanın inceliklerini öğretti. Bu dönercilik mesleğini babamdan öğrendim. Babamın 80 yıllık bu işini devam ettirmek beni çok mutlu ediyor. Her akşam gittiğim zaman ’işler nasıl’ diye sorar, yani hala işine sahip çıkıyor" diye konuştu.
Konya Bozkır’da 13 dönümlük alanda dev ağaçlandırma projesi Konya’nın Bozkır ilçesinde Dedi bölgesinde bulunan 13 dönümlük arazi ağaçlandırılmak üzere hazır hale getirildi. Söz konusu bölge, fidanların korunması amacıyla tel örgülerle çevrelendi. Proje kapsamında işlevsel hale getirilen bu alanların geçmişi dikkat çekiyor. Yaklaşık 70-80 yıl önce tarım ve ekim dikim faaliyetlerinde kullanılan ancak aradan geçen sürede atıl kalarak kullanılmayan araziler, Mehmet Gün tarafından satın alınarak yeniden topluma kazandırıldı. Bu adım ile terk edilmiş araziler, tekrar yeşil birer vaha haline getiriliyor. Daha önce Dikilitaş Yaylasında ormanlık alan oluşturan ve Aygırpınarı bölgesine üç bin adet ıhlamur ağacı eken Mehmet Gün, bölgedeki yeşillendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çocukluğunun geçtiği topraklarda yürütülen bu yeni çalışmada ağırlıklı olarak ladin ve sedir fidanları tercih ediliyor. Projenin temel amacı, bölgenin bitki örtüsünü zenginleştirerek kuşlar, arılar ve diğer canlılar için doğal bir yaşam alanı oluşturmak ve ekolojik dengeyi desteklemek olarak açıklandı. Yürütülen çalışmaların sadece fidan dikimiyle sınırlı kalmayacağı, oluşturulan alanların kamera sistemleri ile güvenlik altına alınarak korunacağı belirtildi. Bozkır halkı tarafından memnuniyetle karşılanan bu çalışmaların, gelecekte farklı bölgelerde de devam etmesi planlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Şeref Güven, "Almış olduğumuz bölgeleri tellerle koruma altına alıyoruz. Koruma altına aldıktan sonra çoğunluğu Ladin ve Sedir olmak üzere ağaçlandırmaya başladık. İlk proje olarak Mehmet Bey Dikilitaş yaylasında bir ormanlık oluşturdu. Biz akabinde 2-3 yıl önce Aygırpınar bölgesine de 3 bin ıhlamur ağacı ekmiştik. Biz bunun bakımını daha iyi üstlenmek adına Dedi bölgesinden kendisinin de çocukluğunun geçtiği bölgeden şu an gördüğünüz alan 13 bin metrekare hemen hemen bir fidanı biz şu an toprakla buluşturuyoruz. Mehmet Bey’in amacı memleketinin olabildiğince gücünün yettiği kadar ağaçlandırıp, yeşillendirmek. Ağaç, kuşlar, arılar, çiçek ve böceklerin yetişmesi ekolojik dengenin daha güzel bir şekilde devam etmesidir. Biz bu bölgeyle gördüğünüz gibi arkadaşlar yardımcı oluyorlar. Şu an fidanlarımızı dikiyoruz. Bundan sonra da dikmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda biz Mehmet Bey’e hem hemşerisi olarak hem bir köylüleri olarak kendisine bir teşekkürü borç biliyoruz. Bu projeler devam edecek" diye konuştu.