SPOR - 14 Mart 2025 Cuma 16:14

Thomas Reis: "Fenerbahçe’nin 120 dakika maç oynaması bizim adımıza avantaj olabilir"

A
A
A
Thomas Reis: "Fenerbahçe’nin 120 dakika maç oynaması bizim adımıza avantaj olabilir"

Süper Lig’in 28. haftasında deplasmanda Fenerbahçe ile karşılaşacak olan Samsunspor’da Teknik Direktör Thomas Reis, "Fenerbahçe 120 dakika maç oynadığı için bizim adımıza bir avantaj olabilir. Fenerbahçe karşısında baskılı bir oyun sergilemek ve puan ya da puanlar almak istiyoruz. Harika bir takıma ve hocaya karşı oynayacağız" dedi.


Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında 16 Mart Pazar günü deplasmanda oynayacakları Fenerbahçe mücadelesi öncesi basın toplantısı düzenledi. Alman teknik adam, Nuri Asan Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıda Fenerbahçe müsabakasının yanı sıra transfer yasağının kaldırılması ve yabancı hakem ile ilgili de açıklamalarda bulundu.



"Çok fazla enerji sarf ettiler"


Fenerbahçe’nin, UEFA Avrupa Ligi son 16 turunda İskoç ekibi Rangers’a karşı iyi bir performans sergilediğini dile getiren Thomas Reis, "Dünkü maçın tamamını izledim. Fenerbahçe 120 dakika maç oynadığı için bizim adımıza bir avantaj olabilir. Çok fazla enerji sarf ettiler. Fenerbahçe kesinlikle çok iyi bir performans sergiledi. Özellikle ikinci yarıda net fırsatları vardı. Penaltılarla kaybetmek elbette ki üzücü olmuştur. Bundan sonra şampiyonluk için maçlara daha fazla asılacakları düşüncesindeyim. Onları özgüveni olduğu gibi benim takımımın da özgüveni yerinde" diye konuştu.



"Puan ya da puanlar almak istiyoruz"


Oyuncularının Fenerbahçe karşısında özgüvenli şekilde oynamaları gerektiğini belirten Reis, "Fenerbahçe karşısında baskılı bir oyun sergilemek istiyoruz. Avrupa maçı oynadıkları için yorgun olabilirler ancak çok iyi bir takıma sahipler ve muhtemelen bizi yenmek için oynayacaklardır. Dünkü maçın sonucuna baktığımızda Türk futbolu adına yazık oldu diyebilirim. Avrupa’da kalan herhangi bir Türk takımı yok. Sonuç Türk futbolu adına üzücü oldu. Bizim bu karşılaşmada daha özgüvenli ve zevk alarak oynamamız gerekiyor. Puan ya da puanlar almak istiyoruz. Fenerbahçe, Galatasaray’la birlikte en iyi 2 takımdan bir tanesi. Harika bir takıma ve hocaya karşı oynayacağız. 2 takım arasında ciddi bir savaş var. Galatasaray ile Fenerbahçe arasında çok ciddi bir rekabet var. Trabzonspor ve Samsunspor arasında olduğu gibi. Almanya’da da böyle çekişmeler olabiliyor. Her şeyden önemli bir şey varsa o da Avrupa kupasında alınan sonuçlardır. Türk futboluna hizmet ediyoruz. Daha fazla takımın Avrupa gidebilmesi için alınan her puan kıymeti çok büyüktür" cümlelerine yer verdi.



Transfer yasağı


Thomas Reis, Samsunspor’un 1 Temmuz’da kaldırılacak transfer yasağı ile ilgili ise, "Şu an daha oynamamız gerek 10 karşılaşma var. Pazar günü oynayacağımız çok zor karşılaşma da var. Gelecekle alakalı bazı planlar yapıyoruz ama şimdiki odak noktam takımımın göstermiş olduğu performans ve ligin sonuna kadar oynayacağımız maçlardır. Ligde 3. sıradayız ve bu pozisyonu devam ettirmek istiyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız. Beşiktaş ile 3. ve 4.’lük pozisyonları için savaş vermekteyiz. Burada her pozisyonda oynayan oyuncularımız varken gelecekle alakalı hangi pozisyonlara transferler yapacağız gibi konuları konuşmak adaletli ve hoş olmaz. Sonuçta onlar bu sezon inanılmaz bir performans gösteriyorlar. Takım olarak inanılmaz bir sezon geçiriyoruz. Kadromuz çok dar ve kadromuzda olan her oyuncuya ihtiyacım olacak. Tabii sezon başından beri herkesin bildiği bir şey varsa o da bizim transfer yasağımız. Herkes çok iyi performans göstersin ki kadroya girebilsin" ifadelerini kullandı.



"Dün akşam Fenerbahçe’nin penaltısı verilmeliydi"


Hakemlerin kendilerini geliştirmesi gerektiğini vurgulayan tecrübeli teknik adam, Fenerbahçe’nin dün akşam Rangers karşısında penaltı beklediği pozisyona da değindi. Reis, "Maçta görev alacak hakemin hakkındaki dileğim iyi maç yönetmesidir. Biz 2-3 maçta kötü hakem performanslı ile karşı karşıya kalmıştık. Bir maçı elbette kaybedebilirsiniz ama bu kaybetmenin sebebinin hakem hatası yüzünden olmasını istemem. Hakemlerin kendilerini geliştirmeleri, öğrenmeleri lazım. Büyük takımlar yabancı hakem talebinde bulunabiliyorlar. Biz Anadolu takımları böyle bir talepte bulunsak bile kabul görmeyebiliyor. Dün Fenerbahçe’nin penaltı beklediği bir pozisyon vardı. Bence penaltı verilmeliydi. Sonuçta o karşılaşma da yabancı hakem vardı. Var’da çağırmadı. Bu tür şeyler futbolda olabiliyor. Umarım bu tür hatalar Pazar günü meydana gelmez" şeklinde konuştu.



Thomas Reis: "Fenerbahçe’nin 120 dakika maç oynaması bizim adımıza avantaj olabilir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü kendisine teslim edildi Uluslararası yarışmada ödül alan Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü bulunup sahibine teslim edidi. Tokat’ta bir fırında simit ve poğaça ustası olarak çalışan fotoğraf tutkunu Mehmet Emin Coruş, geçtiğimiz yıl çektiği fotoğrafla Paris’te düzenlenen Uluslararası XMAGE Fotoğraf Yarışması’nda dünya ikincisi oldu. Vize alamadığı için ödül törenine katılamayan Coruş’un Fransa’dan gönderilen plaketi ve sertifikasının gümrükte imha edildiği yönündeki iddia ise haberlerin ardından yapılan incelemeyle farklı bir boyut kazandı. 170 ülkeden 725 bin fotoğrafın katıldığı yarışmada annelik bağını anlatan karesiyle büyük başarı elde eden Coruş, ödül törenine katılamamasının ardından organizasyon tarafından gönderilen plaket ve sertifikanın kendisine ulaşmadığını belirtmişti. Bunun üzerine firma yetkilileriyle iletişime geçen Coruş’a, firma tarafından gönderilen İngilizce e-postada ürünün imha edildiği bilgisi verildi. 13 Mayıs’ta gündeme gelen haber sonrası Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın, bakanlık personeline olayın araştırılması yönünde talimat verdiği öğrenildi. Yapılan incelemede, plaketin şubat ayında Türkiye’ye giriş yaptığı ve tasnif işlemlerine alındığı tespit edildi. Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından teslim alınan ödül plaketi, Mehmet Emin Coruş’a ulaştırıldı. Ticaret Bakanı Basın Danışmanı Bekir Kaplan, amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ile görüntülü görüştü. Kaplan görüşmede; "Ben konuyu görür görmez bakanımız ile paylaştım. Bakanımızın talimatları doğrultusunda ilgili kargo firması ve ilgili şirketle görüşerek konunun özüne vardık. İnşallah bundan sonraki ödüllerini Allah yerinde almayı sana nasip eder" dedi. Ödül sahibine teslim edildi Ticaret İl Müdürü Ali Osman Sakar, "Kamuoyuna yansımış olan Mehmet Emin Coruş kardeşimizin uluslararası bir yarışmada aldığı ödülün imha edildiğine dair haber yapıldı. Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’ın talimatlarıyla Mehmet Emin kardeşimize hızlı bir şekilde ulaştık. Kendisiyle irtibata geçtik. Söz konusu ödül teslim süresinde olup bakanlığımızın girişimleriyle hız kazanmıştır. Uluslararası alanda ülkemizi temsil eden Mehmet Emin kardeşimize bakanımızın selamları ile iletmekten mutluluk duyuyorum" dedi. Firma tarafından gönderilen İngilizce mailin Türkçeye çevrilmesiyle bir yanlış anlaşılma yaşandığını söyleyen amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ise "Bildiğiniz üzere 2025 yılında uluslararası fotoğraf yarışmasında ben bir ödül kazanmıştım. Maalesef vize alamadığım Paris’e için gidememiştim. Ödülüm Türkiye’ye gelmişti. Kupamla sertifikam da gümrük sürecine takılmıştı. Gümrük yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerden sonra XMAGE şirketiyle görüşmeye başladım. Onlar da bana bir mail attılar. XMAGE firmasından bana gelen mail İngilizce yazıyordu. Bu metni Türkçe metne çevirdiğimde imha edildiği yazıyordu. Biz de bunu haber yaptık. Bunun üzerine bakanlık devreye girdi. Bana ulaştılar. ’Ödülünüz imha edilmemiş, gümrükte bekliyor’ dediler. Bakanlığımız bu olaya hızlıca müdahale etti. Sayın Ömer Bolat bey ve ekibi kupamı biran önce elime ulaştırdılar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
İstanbul FIBA Avrupa Kupası’nda takım sayısı 48’e çıkarıldı Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verdi. Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu’nun 15 Mayıs tarihinde İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te gerçekleştirilen toplantısında, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verildi. İzlanda Basketbol Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya FIBA Avrupa Başkanı Jorge Garbajosa başkanlık etti. Toplantıya ayrıca FIBA Başkanı Sheikh Saud Ali Al Thani, FIBA Genel Sekreteri Andreas Zagklis ve FIBA Avrupa İcra Direktörü Kamil Novak da katıldı. Yönetim Kurulu, kulüplerden gelen geri bildirimler doğrultusunda FIBA Avrupa Kupası’nın genişletilmesini oy birliğiyle onayladı. Yeni formatta normal sezon, altışar takımdan oluşan sekiz grupta oynanacak. Gruplarını ilk iki sırada tamamlayan 16 takım ikinci tura yükselecek. Rusya ve Belarus’un durumları da konuşuldu Rusya ve Belarus takımlarının FIBA Avrupa organizasyonlarındaki statüsünün ise değişmediği açıklandı. FIBA Merkez Yönetim Kurulu’nun son kararı doğrultusunda mevcut uygulamanın sürdüğü, konunun eylül ayındaki toplantıda yeniden ele alınacağı belirtildi. Avrupa Basketbol’u da ele alındı Toplantıda ayrıca Avrupa basketbolunun çeşitli alanlarına ilişkin güncel gelişmeler ele alındı. Fenerbahçe’nin şampiyonluğu ile tamamlanan Kadınlar Avrupa Ligi (EuroLeague) Altılı Final organizasyonunun Zaragoza’daki başarısı, FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026 kura çekimi ve FIBA Şöhretler Müzesi töreni değerlendirildi. FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın düzenleneceği yerler açıklandı Gençler organizasyonları kapsamında 2027 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A veya B Klasmanı) Portekiz’in Matosinhos kentinde, 2028 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A Klasmanı) ise Estonya’nın Tallinn kentinde düzenlenmesi onaylandı. Yönetim Kurulu ayrıca 2026-28 dönemini kapsayan Gençlik Gelişim Fonu (YDF) ve Haziran 2026’da başlayacak TIME-OUT 4.0 projesi hakkında bilgi aldı. FIBA Avrupa Yönetim Kurulu’nun bir sonraki toplantısı Kasım 2026’da Almanya’nın Hamburg kentinde yapılacak.
Ankara Başıboş köpek mağdurları panelde buluştu Ankara’da platformlar tarafından ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Mağdurlar panelde buluştu. Ankara’da platformlar tarafından 5199 sayılı Kanun’un 2024 değişikliği sonrası uygulama sorunları, belediyelerin hukuki sorumlulukları, halk sağlığı ve güvenlik boyutu, bilimsel, idrai ve insan hakları perspektiflerinin ele alındığı ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Etkinliğe, başıboş köpek mağdurları katıldı. "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir" Kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini söyleyen Ankara Sivil Toplum Platformu Dönem Sözcüsü Nevzat Öylek, "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir. Özellikle okul çevreleri, parklar, hastaneler ve ibadethaneler güvenli alanlar haline getirilmelidir. Yalnızca şehir güvenliği konusunda değil, toplumun kültürel ve vicdani meseleleri konusunda da sorumluluk almaya devam ediyoruz. Dün RTÜK önünde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında ekranlar üzerinden toplumumuza yönelik kültür emperyalizmine aile yapısını hedef alan yayınlara ve toplumsal değerlerimizi aşındırmaya çalışan içeriklere ilişkin kaygımızı ifade ettik" diye konuştu. "Hastaneye götürülürken yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyordu" Yıllarca ‘bir kap mama bir kap su koy’ sloganlarıyla adeta beyninin yıkandığını ifade eden mağdur anne ise bir hayvandan insana böylesine bir zarar gelebileceğini asla düşünmediğini kaydederek, şöyle konuştu: "Ancak bu propagandanın arka planını sorgulamamanın bedeli bizim için çok ağır oldu. Sadece 3 buçuk dakika içinde varlığıyla içimi şükürlerle dolduran kızım, başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Kaçarken bir kamyonun altında kaldı ve bacağı koptu. Sizin haberlerde köpek saldırısı deyip geçtiğiniz o başlıklar bizim hayatımıza düşen birer ateş topuydu. Yanına vardığımda bana, ‘özür dilerim anneciğim köpekler saldırdı’ diyordu. Hastaneye götürülürken yaşam hevesiyle dolu olan yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyor, acısı dayanılmaz hale geldiğindeyse uyutun beni diye yalvarıyordu. Biz bu felaketin ortasında çaresizce beklerken sosyal medyada bir tokat gibi yüzümüze vurulan iftiralar başladı. Kızımın hep sokaklarda olduğu, köpekleri tahrik ettiği gibi asılsız yalanlar yayıldı. İftiralar, öyle ahlaksız bir boyuta ulaştı ki olayın FETÖ kurgusu olduğundan tutun iffetime, namusuma, şahsıma yönelik onur kırıcı saldırılara kadar her türlü haksızlığa uğradım. Evladımız canıyla uğraşırken biz aynı zamanda bu organize kötülükle uğraşmak zorunda kaldık." Programa, hukukçular, mağdurlar ve akademisyenler katıldı.