EKONOMİ - 15 Ekim 2025 Çarşamba 12:06

Yılmaz: "Gıda yalnızca bir besin değil, bir yaşam hakkı"

A
A
A
Yılmaz: "Gıda yalnızca bir besin değil, bir yaşam hakkı"

"Dünya Gıda Günü" dolayısıyla açıklama yapan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, bu yılın temasının "Daha İyi Gıda ve Daha İyi Bir Gelecek İçin El Ele" olduğunu belirterek, "Gıda yalnızca bir besin değil, bir yaşam hakkıdır" dedi.


Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) öncülüğünde her yıl tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kutlanan "Dünya Gıda Günü" kapsamında açıklama yapan İl Müdürü Kemal Yılmaz, bu yılın temasının; doğanın, üreticinin ve geleceğin korunması gerektiğine vurgu yaptığını söyledi.



"Her 9 kişiden 1’i açlıkla mücadele ediyor"


Yılmaz, dünya nüfusunun 8 milyarı geçtiğini hatırlatarak, her 9 kişiden 1’inin açlıkla mücadele ettiğini ifade etti. Yılmaz, "Ne yazık ki üretilen gıdanın üçte biri israf edilmektedir. Bu durum, gıda üretimi kadar gıda bilincinin de ne kadar önemli olduğunu açıkça göstermektedir" diye konuştu.



"Samsun’un bereketli topraklarında özveriyle çalışıyoruz"


İl Müdürü Yılmaz, Samsun’un verimli topraklarında sağlıklı ve sürdürülebilir üretim için büyük bir gayret gösterdiklerini dile getirerek, "İl Müdürlüğü olarak üreticilerimizi bilinçlendirmeyi, yerel üretimi güçlendirmeyi ve gıda güvenliğini teminat altına almayı en temel görevimiz olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.



"Gıdaya ve emeğe saygı geleceğe mirastır"


Gıdanın yalnızca bir besin değil, bir yaşam hakkı olduğunu belirten Yılmaz, bu hakkın korunmasının herkesin sorumluluğunda olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Evde, okulda, tarlada, pazarda nerede olursak olalım, gıdaya ve emeğe saygı göstermek, israfı önlemek ve sürdürülebilir tarımı desteklemek geleceğe bırakabileceğimiz en büyük mirastır. Daha iyi gıda, daha iyi bir gelecek için el ele verelim. Üreticimizden tüketicimize, kamu kurumlarından sivil toplum kuruluşlarına kadar her bir paydaşımızla güvenli gıdaya, sağlıklı topluma ve sürdürülebilir bir geleceğe adım adım ilerleyelim" çağrısında bulundu.


Yılmaz, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nü kutlayarak, "Başta emekçi çiftçilerimiz olmak üzere, gıdanın her aşamasında alın teri döken tüm üreticilerimize gönülden teşekkür ediyorum" ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.



Yılmaz: "Gıda yalnızca bir besin değil, bir yaşam hakkı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.