MAGAZİN - 12 Mart 2018 Pazartesi 13:09

Türk sinemasının hanımefendisi Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gönülleri fethetti

A
A
A
Türk sinemasının hanımefendisi Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gönülleri fethetti

Türk sinemasının hanımefendisi olarak tanınan, rol aldığı 200’den fazla film ve 17 ulusal ve uluslararası ödülle Yeşilçam’ın gururu olan Hülya Koçyiğit ve ünlü sunucu Özlem Yıldız, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Piazza Alışveriş ve Yaşam Merkezlerinde sevenleriyle buluştu.

Türk sinemasının hanımefendisi olarak tanınan, rol aldığı 200’den fazla film ve 17 ulusal ve uluslararası ödülle Yeşilçam’ın gururu olan Hülya Koçyiğit ve ünlü sunucu Özlem Yıldız, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Piazza Alışveriş ve Yaşam Merkezlerinde sevenleriyle buluştu.


Moda, müzik, edebiyat, sahne ve sinema dünyasından ünlü ve sevilen isimleri ziyaretçileriyle bir araya getiren Kahramanmaraş ve Şanlıurfa Piazza Alışveriş ve Yaşam Merkezleri, “Dünya Kadınlar Günü” etkinlikleri kapsamında Türk sinemasının ünlü oyuncusu Hülya Koçyiğit ile sunucu Özlem Yıldız’ı konuk etti. Koçyiğit ve program sunucusu Yıldız’ı görmek için saatler öncesinden beklemeye başlayan hayranları, onları adeta sevgi seliyle karşıladı. Bir devre adeta damgasını vuran Koçyiğit, gerçekleştirilen söyleşide, Özlem Yıldız’ın sorularını yanıtlarken, gülen yüzü, duygusallığı ve samimi üslubuyla sevenlerini mest etti.


Hayatından kesitler anlattı


“Söyleşide” “hayat öyküsünden” kesitler sunan Koçyiğit, iyi bir oyuncu olmak için çok çabaladığını ifade etti. Doğru proje ve doğru yönetmenlerle çalışmaya özen gösterdiğini belirten Koçyiğit, “Kamera çalıştığı andan itibaren Hülya Koçyiğit gidiyor, filmdeki karakter kimse o yerine geliyor. Hiçbir karaktere hayali olarak hazırlanmadım. O karakterin yaşadığı yere gittim, onun hayatını gözlemledim. O yöre insanlarıyla beraber olmaya, davranışlarını özümsemeye çalıştım. Oynayacağım karakteri birebir yaşadım. Dolayısı ile çok uzun araştırmalara gerek yok. Zaten rolün içine girip duygularını da katıyorsun. Hep ‘Ben o insan olsaydım, kendisiyle nasıl empati kurabilir, nasıl hissedebilirdim’ diye düşündüm. Oyunculuk bir yerde kişinin kendisini unutup canlandırdığı karaktere bürünmesidir” dedi.


İlk film 15 yaşında


Hayatında hiçbir yere gitmemiş, şehirde büyümüş 15 yaşında bir genç kız iken ilk filmini çektiğini anlatan Koçyiğit, “Tiyatro eğitimi aldığım için sette diksiyonuma ve sesime dikkat ediyor, Türkçeyi en doğru şekilde kullanmaya çalışıyordum. Kamera çalışıyor ve yönetmen rol tarif ediyor, rolü o kadar çok yaşıyorum ki doğal olarak abartılı hareketler yapıyordum. Vücudumu çok kullanıyor, ses tonuma çok vurgu yapıyordum. Tiyatro sahnesinde en önde ve arkada oturan izleyiciye sesinizi duyurmak zorundasınız. Ama sinemada karşınıza objektif çıkıyor. Objektif sizi bazen çok uzaklarda gösterebiliyor, bazen gözlerinize kadar gelebiliyor. Orada sinema oyunculuğunun tekniğinin farklı olduğunu öğrendim. Okumak beni sinema oyunculuğunda daha bir duru, daha büyük hareketler yapmadan, duyguları gözlere aktararak yapmamı sağladı” şeklinde konuştu.


“Eski Türk filmlerinin yeri bambaşka”


Eski Türk filmlerinin yerinin bambaşka olduğunun altını çizen ünlü sanatçı Koçyiğit, “Belki o filmler yetersiz teknik imkanlar ve çok büyük bütçeler harcanmadan çekilmiştir. Ama orada bir insan emeğini görüyorsun. Saygıyı, dürüstlüğü, heyecanı, samimiyeti ve orada tanıdığın insanlarla karşılaşıyorsun. Bugün de çok düzgün işler yapılıyor. Ama bugün teknolojiyle aramıza bir set çekildi. O doğallığı ve dürüstlüğü kaybettik. Gerçekten birçok Türk filminin yeri dolmayacaktır. Bazı eski filmlerin günümüzde dizileri çekildi fakat aynı ilgiyi görmedi. Bu işe emek verenler geri gelmiyor. O kadar güzel insan, değerli aktör ve aktristlerin sinemasıydı. Maalesef bazılarını kaybettik, mekanları cennet olsun” ifadelerini kulandı.


“Ben cadı bir kaynanayı canlandıramam”


Uzun yıllar sinemada olduğu için günümüzde gelen iş tekliflerine karşı daha seçici yaklaştığına dikkat çeken Koçyiğit, “Çok benimsediğim, ‘Aman illa da bende olayım’ diye heyecan duyduğum pek bir proje yok. Yaşıtlarımın oynadığı rollere bakıyorum. Mesela ben cadı bir kaynanayı canlandıramam. Bu nedenle benim açımdan çok cazip bir proje yok. Günümüzde tarihimizi öğrenmek gibi bir hevesimiz olduğu için bu türdün diziler yapılıyor. Mesela; tarihteki bir kadın yöneticiyi canlandırmak isterdim” sözlerini sarf etti.


“Kadın eğitimini önemsiyorum”


Günümüzün toplumsal sorunlarına da dikkati çeken Koçyiğit, kadın cinayetlerine tepki gösterdi. Koçyiğit, son olarak, “Acaba cinayetler günümüzde mi arttı, yoksa hep mi vardı. Bunu bilemiyorum. Ama dünyanın her yerinde ne yazık ki hemcinslerim şiddete uğruyor. Şiddetin azalması için de ön koşul eğitimdir. Aile içinde şiddet gören çocuğun güven duygusu kayboluyor ve o zaman hayatı bu şekilde anlamlandırıyor. Çocuğa ileriki hayatında şiddette başvurması normal geliyor. Bu nedenle kadının eğitimini çok önemsiyorum. Kadın ruhen sağlıklı olabilmeli ki sağlıklı bireyler yetiştirebilsin” diye konuştu.


Hayranlarının büyük bir keyifle dinlediği Koçyiğit, izleyenlerden gelen soruları da içtenlikle yanıtladı. İki ünlü, katılımcıların birlikte fotoğraf çektirme isteğini de geri çevirmedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.