YEREL HABERLER - 18 Ocak 2012 Çarşamba 13:26

EN ÇOK ÇALIŞAN ÖĞRENCİ HARRAN ÜNİVERSİTESİ`NDE

A
A
A
EN ÇOK ÇALIŞAN ÖĞRENCİ HARRAN ÜNİVERSİTESİ`NDE

Şanlıurfa Harran Üniversitesi’nde kısmi zamanlı çalışan öğrencilerin sayısı günden güne artıyor.
Harran Üniversitesi; 2547 sayılı YÖK Kanununun 46. maddesine istinaden, geçici işlerde çalıştırılmak üzere üniversite bünyesinde, öğrenci olup, belirlenen şartlara uygun öğrenciler çalıştırmamakta. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Halil Mutlu: "YÖK’ün verdiği yetkilere dayanarak, öğrencilerimiz üniversitemizin çeşitli kademelerinde, bunlar; kütüphane, laboratuar, mutfak, turizm ve uygulama oteli, merkezi kafeterya’da çalışmaktalar. İlimizin ve bölgemizin
ekonomik şartlarını göz önünde bulundurarak, çalışmalarının karşılığında öğrencilerimize verilen maaşla onlara ekonomik katkı sağlamaktayız. Ayrıca bu çalışmalar, okul sonrası hayata atıldıkları zaman çalışma ortamlarına adapte olma, ikili ilişkiler ve iş bitirme becerisi sağlamaktadır" dedi. Yakın zamanda üniversiteye ait dokümanları satacak bir ofis oluşturacaklarını, bunu öğrencilerin idare edeceğini ve buradan elde edilecek geliri ise öğrencilere vereceklerini ifade eden Mutlu, "Bölgede en fazla öğrenci
çalıştıran üniversiteler arasında Harran Üniversitesi başı çekiyor. 2007 yılında kısmi zamanlı olarak çalışan öğrencilerin sayısı 10’lu rakamlarda iken, 2011 yılı itibariyle bu sayı 100’ü aştı" diye konştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Özlüer kardeşlerin katil zanlısının avukatından dikkat çeken iddialar Aydın’da iki kardeşin hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin tutuklanan şüphelinin avukatı Fersu Ege Kandemir, müvekkilinin ağır tahrik altında suçu işlediğini iddia etti. Olay, 20 Mart Cuma günü saat 16.45 sıralarında Girne Mahallesi’ndeki bir fırın kafede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eski Aydınspor Kulübü Başkanı Erhan Özlüer ile kardeşi Ayhan Özlüer, kısa süre önce işletmeye başladıkları iş yerinde silahlı saldırıya uğradı. U.K. isimli şüphelinin silahından çıkan kurşunların hedefi olan iki kardeş hayatını kaybetti, iş yerinde bulunan 2 kişi yaralandı. Olayın ardından kısa sürede yakalanan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kardeşler toprağa verildi Erhan ve Ayhan Özlüer için Kemer Koca Çınar Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Esnaf, siyaset ve spor camiasından çok sayıda kişinin katıldığı törende duygusal anlar yaşandı. Öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından iki kardeş Kemer Mezarlığı’nda toprağa verildi. "Arkasında çok ciddi ve karanlık bir mevzu var" Adliye önünde gazetecilere açıklama yapan şüphelinin avukatı Fersu Ege Kandemir, "Olayın arkasında çok ciddi ve karanlık bir mevzu var. Müvekkilim bu suçu; gözü dönmüş, ciddi ağır tahrik altında, bam teline basılarak, zayıf karnına oynanarak, o kadar ağır tahrik altına giriyor ki en sonunda artık kendisine saldırılacağını hissederek kalkıp önce Ayhan’ı vuruyor. Sonrasında yanında bulunan Erhan Özlüer, elinden tabancasını alıp ağır şekilde darbediyor. Müvekkilimin başından yarık açılıyor ve 15 tane dikiş atılıyor. Gözü morarık, darp raporlarında hepsi sabit. Müvekkilim can havliyle kendini kurtarmak için de Erhan Özlüer’i artık nasıl öldürdüğünü hatırlamıyor ama darbederek öldürdüğü doğrultusunda beyanda bulunuyor. Çünkü ‘Ben o noktayı hatırlamıyorum, ben de Ayhan’ı vurduktan sonra film koptu’ diyor. ‘Ben çoğu şeyi hatırlamıyorum ama ağır darp altındaydım, ben artık Erhan’dan nasıl kurtulacağımı bilemedim’ diyor. Otopsi raporları da şöyle gösteriyor ki boğmuş. Yani boğmak zorunda kalmış çünkü başka türlü beyni, kafası ciddi şekilde yarık ve ölecek. Yani Erhan’a karşı bir kontratakta bulunmasa müvekkilimin can güvenliği tehlikeye girecek" dedi. Karşı taraf tarafından tutulan bir kadının müvekkiline karşı cinsel saldırı suçu atıldığını iddia eden Kandemir, iftirada bulunan kadının olayın doğru olmadığını ilişkin itirafının ardından müvekkkilinin tahliye edildiğini söyledi. Kadının, "Biz sana 3-4 senedir çok ciddi bir tuzak kurduk, çok kirli bir kumpas kurduk. Senin üzerinden çekler, senetler düzenledik. Sen bana güvendin, bana çok para yedirdin. Ben bunların hepsini onlara aktardım" dediğini iddia eden avukat, mükvekkiline şantaj ve tehditte bulunduklarını ileri sürerek, "25 yaşındaki bir çocuğun hayatını kararttılar" dedi.