POLİTİKA - 01 Eylül 2025 Pazartesi 08:47

Abdullah Öcalan’dan 1 Eylül Barış Mitingine mektup

A
A
A
Abdullah Öcalan’dan 1 Eylül Barış Mitingine mektup

Şanlıurfa’da düzenlenen "1 Eylül Dünya Barış Günü" mitinginde terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın mektubu okundu. Öcalan okunan mektubunda, "Artık bu ülke, barışı ve demokratik yaşamı hem hakkı hem de görevi olarak görenlerin yurdu olacaktır" denildi.


Dem Parti öncülüğünde, kent merkezindeki Cumhuriyet Caddesinde, Dünya Barış Günü dolayısıyla "Barışa Ses Ver" mitingi düzenlendi.


Miting, Terör Örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın mektubunun okunmasıyla başladı. Okunan mektupta, "Barış ve demokratik çözüm çağrımız sıradan bir siyasi hamle değil, stratejik bir adım ve tarihi bir dönüm noktasıdır. Bu çağrı ile birlikte hem Türkiye’de hem de Ortadoğu genelinde savaşların ve yıkımların yerini, barışa dayalı demokratik bir yaşamın alacağı yeni bir dönemin kapıları ardına kadar açılmıştır. Bu yalnızca bir temenni değil, güçlü bir imkan ve ciddi, pratik adımlarla inşa edilmesi gereken somut bir gerçekliktir. Çünkü gerçek barış, yalnızca silahların susması ya da çatışmaların sona ermesi değildir. Gerçek barış özgürlüğün demokrasinin ve toplumsal adaletin yaşamın tüm alanlarında vücut olmasıyla mümkündür. Bu toplumsal dönüşün, haklarımız için sadece bir hak değil, aynı zamanda önümüzdeki yeni dönemin temel görevidir. Halklarımızın mücadelesi ile barış demokrasi ve özgürlük değerleri mutlaka çözülecek toplumsal yaşamda karşılığını bulacaktır. Artık bu ülke, barışı ve demokratik yaşamı hem hakkı hem de görevi olarak görenlerin yurdu olacaktır. 1 Eylül vesilesiyle halklarımızı bu tarihi göreve sahip çıkmaya, barış ve özgürlük yürüyüşünü daha da büyütmeye çağırıyorum. Herkesin bu dönemin ciddiyetini kavrayarak kendini gözden geçireceğine ve barışın ruhuna uygun hareket edeceğine olan inancımla hepinizi bitmeyen sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Abdullah Öcalan, İmralı Adası" ifadelerine yer verildi.


Mitinge katılan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yaptığı konuşmada, barışın tarafında olduklarını aktararak herkesin sürece destek olmasını istedi.


Barışın herkes için faydalı olduğuna inandıklarını belirten Bakırhan, silah baronlarının ise barışı istemediğini aktardı. Bakırhan, "1 Eylül Barış Günü, hepimize, ezilen halklara, emekçilere, kadınlara hayırlı olsun. Var mısınız Öcalan’ın araladığı bu kapıdan yoldaşça, dostça omuz omuza mücadele ederek demokratik bir Türkiye oluşturmaya Urfa halkı var mıdır. Bakın etrafımızda sorunları şiddetle, silahla, savaşlarda çözmeye çalışıyorlar. Ortadoğu kan gölü, Ukrayna’da savaş, Yemen’de savaş, dünyanın birçok yerinde hak arayanları silahla, savaşla bastırmaya çalışıyorlar. Yani başımız savaş ve çatışma içerisindeyken Öcalan bu topraklarda, bu ülkede sorunların şiddet, savaş, çatışma ile değil diyalog ile müzakere ile çözülmesi için çok önemli bir çıkış yaptı. Savaşanın kaybedenleri emekçilerdir, halklardır, en fazla da kadınlardır. Savaşın kazananları egemenlerdir, silah baronlarıdır. Bizler barışın yanındayız. Barışın tarafındayız. Öcalan’ın barış manifestosunun yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


Miting, seslendirilen şarkılarla sona erdi.



Abdullah Öcalan’dan 1 Eylül Barış Mitingine mektup

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Küçük kızın para karşılığı zorla evlendirildiği ve kaçırıldığı iddiasında yeni gelişme Kocaeli’de 12 yaşındayken düğün dernekle 50 bin TL karşılığında evlendirilen Ş.Ç.’nin, bu evlilikten 6 ay sonra abisi ve yengesi tarafından kaçırılarak yine 50 bin TL karşılığında başka birisiyle cinsel birlikteliğe zorlandığı iddia edilmişti. Duruşmada önceki beyanlarını değiştirerek olay anında psikolojisinin bozuk olduğunu ve yalan söylediğini öne süren kız çocuğunun ifadesi sonrası mahkeme heyeti; delillerin toplanmış olmasını ve tutuklulukta geçirilen süreyi dikkate alarak sanıkların tahliyesine hükmetti. İddiaya göre, Kandıra’da ikamet eden Ş.Ç. isimli 12 yaşındaki kız çocuğu, 2023’de İstanbul Şile’de düğün yapılarak üvey babasının yeğeni A.D. ile 50 bin TL karşılığında evlendirildi. Bu evlilik yaklaşık 6 ay sürdü. 2024’de A.D.’nin askere gittiği, Ş.Ç.’nin abisi ve yengesi tarafından Şile’den kaçırıldığı, Kandıra’ya getirildiği ve burada yengesi Y.Ç.’nin 16 yaşındaki kardeşi E.T. ile zorla cinsel birlikteliğe zorlandığı ileri sürüldü. Bu olaydan da ailenin 50 bin TL para aldığı, ayrıca ailenin Ş.Ç.’nin önceki birlikteliğinden olan bebeği de kürtajla aldıkları iddia edildi. Birçok suçtan dava açıldı Ş.Ç.’nin şikayetiyle olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Ş.Ç.’nin annesi N.D., üvey babası A.D., abisi S.Ç., yengesi Y.Ç., yengesinin kardeşi E.T. ile babası M.T., annesi Z.T. ve ilk evlendirildiği kişi A.D. gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "çocuğun nitelikli cinsel istismarı", "zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarına yardım etmek", "cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından dava açıldı. Üvey baba A.D. adli kontrolle serbest bırakılırken, diğer tüm şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ş.Ç. ile ilk olarak evlendirilen A.D.’nin dosyası ise diğer dosyadan ayrıldı. Kız çocuğu ise devlet koruması altına alındı. "Söylediklerim yalandır" Olaya ilişkin açılan davanın duruşması Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar, mağdur Ş.Ç., psikolog ve taraf avukatları katıldı. Şikayetini geri çektiğini söyleyen 14 yaşındaki mağdur Ş.Ç., "Ben henüz 5 yaşındayken babamın gözümün önünde ölmesi sebebiyle psikolojim iyi değildi. Söylediklerim yalandır. Bu ifadeleri verirken psikolojim yerinde değildi. Kimsenin baskısıyla birinin yanına gitmedim veya cinsel birlikteliğe zorlanmadım. E. ile görüşmem için kimse bana baskı kurmadı. Şu an Sakarya’da arkadaşımın yanında kalıyorum, yurtta kalmıyorum. İlk cinsel birlikteliğim ilk eşim A.D. ile gerçekleşti" dedi. Tüm sanıklar tahliye edildi Sanıkların suçlamaları reddederek beraatlerini talep ettiği duruşmada mahkeme heyeti; tutuklu kalınan süre, delillerin toplanmış olması ve mağdurun ifadesini değiştirmesi hususlarını dikkate alarak tutuklu sanıklar E.T., M.T., Z.T., N.D., S.Ç. ve Y.Ç.’nin yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi. İddianameden Öte yandan, iddianamede mağdur S.Ç.’nin olayların öncesinde E.T. ile nişanlandırıldığı ancak sonrasında 2023 yılının ekim ayında Şile’de A.D. ile düğün yapılarak evlendirildiği, karşılığında mağdurun anne ve üvey babasının 50 bin TL para aldıkları belirtilmişti. Bu evliliğin yaklaşık 6 sürdüğü, 2024 yılının nisan-mayıs aylarında A.D.’nin askere gittiği, mağdurun ise abisi S.Ç. ve yengesi Y.Ç. tarafından E.T. ile evlenmesi için Şile’den kaçırılarak Kandıra’ya getirildiği, bu sırada mağdurun 13, E.T.’nin ise 17 yaşında olduğu ifade edilmişti. Ayrıca, E.T.’nin mağdurun yengesi Y.Ç.’nin kardeşi olduğu, anne ve babaların bu birliktelik karşısında 50 bin TL’ye anlaştıkları bilgisi de yer almıştı. N.D. ve A.D.’nin Kandıra’ya gelerek Y.Ç. ve S.Ç.’nin evinde 50 bin TL’yi M.T. ve Z.T.’den nakit olarak elden aldıkları ve mağdurun 11 Ekim 2024 tarihine kadar şüpheliler M.T., Z.T., ve E.T.’nin Kandıra ilçesindeki evinde ikamet ettiği belirtilmişti. Yenge Y.Ç.’nin görümcesi Ş.Ç.’yi kardeşi E.T. ile cinsel birlikteliğe zorladığı, E.T.’nin de zorla mağdurla yaklaşık 8 ay defalarca cinsel ilişkiye girdiği kaydedilmişti. Mağdur Ş.Ç. ile E.T.’nin 11 Ekim 2024’de asker eğlencesine katılmak için Kandıra’dan Şile’ye gittikleri, mağdurun eğlence sırasında E.T., N.D. ve A.D.’nin yanından kaçarak daha önce evli olduğu A’nın ailesinin evine gittiği ve şahıslardan şikayetçi olduğu belirtilmişti. "Beni kaçırdılar, cinsel istismara uğradım ve rızam dışında kürtaj yaptılar" Ş.Ç., Çocuk İzlem Merkezi ve hakim karşısında alınan ifadesinde ise şöyle konuşmuştu: "13 yaşındayım. Yaklaşık bir sene önce Şile ilçesinde A.D. isimli kişiyle rızamla evlendim. Kendisi 20 yaşındadır. Sevgiliydik, 1.5-2 sene önce tanıştık. A.D.’nin babası ile benim üvey babam kardeşler. A.D. ile düğünümüz oldu. 6 ay beraber yaşadık sonra kendisi askere gitti. A.D. askere gitmeden önce yengem Y.Ç. ile abim S.Ç. beni kaçırarak Kandıra ilçesine E.T.’nin yanına getirdi. Daha önceden E.T. ile sözlenmiştik ancak isteğim dışında olmuştu. Abim ve yengem sözlenmem konusunda beni zorlamıştı. E.T.’nin evinde karısı gibi kaldım, benimle zorla cinsel birliktelik yaşadı. Bu sırada eşim A.D.’den hamile olduğumu öğrendim. Y.Ç., Z.T. ve E.T. tarafından Sakarya’ya götürülerek merdiven altı bir yerde rızam dışında kürtaj yapıldı. E.T.’den 8 ay boyunca şiddet gördüm ve istismara uğradım. A.D.’den şikayetçi değilim, onunla kendi isteğimle birliktelik yaşadım. Ancak E.T. ile yengem Y.Ç.’den şikayetçiyim. Abim S.Ç’den şikayetçi değilim."