GÜNDEM - 29 Temmuz 2024 Pazartesi 10:32

Gelin olarak 35 yıl önce Suriye’ye giden kadın, Türkiye’den bir daha Resulayn’a dönemedi

A
A
A
Gelin olarak 35 yıl önce Suriye’ye giden kadın, Türkiye’den bir daha Resulayn’a dönemedi

Gelin olarak 35 yıl önce Suriye’ye giden kadın, DNA testi için geldiği Türkiye’den bir daha Resulayn’a dönemedi. Yaklaşık bir yıldır 6 çocuğundan ayrı yaşayan anne, her gün sınıra gidip gözyaşları döküyor.


Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde yaşayan 53 yaşındaki Suriye Keskin Ubeyd, 1989 yılında Resulayn’da yaşayan akrabası İsmail Ubeyd ile evlenerek oraya yerleşti. Hem Türkiye hem de Suriye Cumhuriyeti vatandaşı olan Keskin, 3’ü kız, 4’ü de erkek olmak üzere 7 çocuk dünyaya getirdi. Resulayn’da yasadığı süre boyunca belli aralıklarla Türkiye’deki ailesi ve akrabalarının yanına ziyarete gelen Keskin Ubeyd, Barış Pınarı Harekatı’ndan sonra da defalarca gidip geldi. En son oğlu Halid Ubeyd’in Türkiye vatandaşlığı için mahkemenin talep ettiği DNA testi için gelen Keskin Ubeyd, oğlu Halid Ubeyd ile birlikte bir daha geri dönemedi. Her gün sınıra gidip Muhammed, Fatma, Semiye, Hasan, Nesrin ve Hüseyin isimli çocuklarına hasretini Resulayn’a bakarak gidermeye çalışan Keskin Ubeyd, gözyaşlarına boğuluyor.



“Evlatlarımla aramızda tel örgüler var”


Çocuklarına kavuşmak için yetkililerden yardım isteyen Suriye Keskin Ubeyd, “Artık dayanamıyorum. Çocuklarım gözümde tütüyor. Yaklaşık bir yıldır burada perişan haldeyim. Evlatlarımla aramızda tel örgüler var, ne olur gitmeme izin verilsin” ifadelerini kullandı.



Dikenli tellerin ardından ağıtlar yükseliyor


Her gün sınıra giderek tellerin arkasından çocuklarının yaşadığı Resulayn kentine bakarak ağıtlar yakan Keskin, “Evlatlarım, gelmek istiyorum bırakmıyorlar. Vallahi ben de sizi çok özledim. Allah için bırakın gideyim, çocuklarım orada perişan, ne olur bırakın gideyim” diye gözyaşı döküyor.



“Bu ailenin birleştirilmesini istiyoruz”


Ablasının çok mağdur olduğunu söyleyen Hüseyin Keskin ise, “Ablamız 1989 yılından beri Suriye’nin Haseke ili Resulayn ilçesinde akrabası olan İsmail Ubeyd ile evli. Kendisi Türk vatandaşı. İsmail Ubeyd’den olma çocukları var. Ablamız Barış Pınarı Harekatı’ndan sonra defalarca Türkiye’ye gelip gitmiştir. Sağlık sorunları vardı, gelip gitti. Kardeşinin vefatı nedeniyle gelip gitti. Oy kullanmak için gelip gitti. En son gelişi ise burada olan çocuğu Halid Ubeyd’in vatandaşlık başvurusu vardı. Mahkeme tespit amaçlı Halid Ubeyd’in DNA testini istedi. Suriye ülkesinden evli olduğu için mahkeme tebligatını Suriye ülkesine gönderdik. Oradan DNA testi için mahkeme tebligatıyla Türkiye’ye geldi. DNA testini yaptıktan sonra Valilik SUDKOM birimine başvurusunu yaptı ancak ret geldi. Daha önce defalarca gidip gelmesine rağmen bu sefer mahkeme tebligatıyla gelmesine rağmen ret geldi. Bu nedenle ablamız çok mağdur durumda. Karşı tarafta eşi ve çocukları var. Bir aile bölünmüş durumdadır. Bu ailenin birleştirilmesi için validen, yetkililerden destek istiyoruz” ifadelerini kullandı.



Karşı tarafta da aynı hüzün var


Resulayn kentinde de aynı hüzün yaşanıyor. Torunlarını ve çocuklarını yanına alan İsmail Ubeyd de sınıra gidip eşinin gelmesini bekliyor. Resulayn’daki yerel hükumetin eşinin gelmesine onay verdiğini ama Türkiye’nin onay vermediğini iddia eden İsmail Ubeyd, eşinin kendisine ve çocuklarına kavuşması için Türk yetkililerinden yardım istedi.



Gelin olarak 35 yıl önce Suriye’ye giden kadın, Türkiye’den bir daha Resulayn’a dönemedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yılında Edirne’de Osmanlı ruhu yaşatıldı Edirne’de İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümü kutlamaları coşku dolu anlara sahne oldu. Programın en dikkat çeken bölümleri ise atlı birlikler ve yeniçeri kıyafetliler eşliğindeki fetih yürüyüşü ile bin dronla fetih ruhunun Selimiye’nin gölgesinde yeniden canlandırılması oldu. İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde "İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar" programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kutlamalar çerçevesinde "Büyük Fetih Yürüyüşü" ve konserler düzenlendi, Edirne’den İstanbul’un fethine uzanan sürecin gökyüzünde canlandırılması bin dron ile yapıldı Tarihi atmosferin hissedildiği program, vatandaşlara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlikler çerçevesinde Selimiye Meydanı’nda gerçekleştirilen İHA ve SİHA gösterileri yoğun ilgi gördü. Teknoloji ile tarihin buluştuğu gösteriler vatandaşlardan büyük alkış aldı. Vatandaşlar bu anları telefonlarına kaydederek güne anı bıraktı. Akşam saatlerinde düzenlenen fetih yürüyüşü ise adeta Edirne sokaklarını tarih yolculuğuna çevirdi. Selimiye Meydanı doldu taştı, adım atacak yer kalmadı. Jandarma Genel Komutanlığı Atlı Jandarma Birliği, Mehteran Birliği, 500’e yakın yeniçeri ve akıncı kıyafetli ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte fetih ruhu yeniden canlandı. Temsili yeniçerilerinden bazıları İstanbul’un fethinde büyük rol oynayan şahi toplarının replikalarını taşıyan tahta arabaları çekerek yürüyüşte yer aldı. Şükrüpaşa İlkokulu önünden başlayan yürüyüş, Selimiye Meydanı’na kadar büyük bir coşku eşliğinde devam etti. Selimiye Meydanı’nda bir araya gelen protokol üyeleri ve katılımcılar, Akşemsettin’i temsil eden Eski Cami İmam Hatibi Salih Tatlı’nın duasının ardından kutlama alanına geçti. 1. Ordu Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın destekleriyle gerçekleşen program yağmura rağmen geç saatlere kadar devam etti. "Bin dron ile göküzünde canlandırma yapıldı" Geçen yıl video mapping ile Selimiye üzerinde yapılan fetih canlandırması bu yıl bin dronla gökyüzünde canlandırıldı. Eski Cami önünde gerçekleştirilen fetih duası ve komando andının okunması programa duygu dolu anlar kattı. Vatandaşlar ellerindeki bayraklarla etkinliklere yoğun destek verirken, meydan marşlar ve mehter ezgileriyle yankılandı. Selimiye Meydanı’ndaki ana programda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Programda Edirne Valisi Yunus Sezer bir konuşma yaptı. Sezer, konuşmasında İstanbul’un fethinin inanç, azim ve iradenin zaferi olduğunu söyledi. Edirne’nin fetih hazırlıklarının merkezi olduğuna vurgu yapan Sezer, İstanbul’un fethinin yalnızca askeri bir başarı olmadığını, asıl büyük olanın inançla yoğrulmuş bir azmin, sağlam bir hazırlığın ve sarsılmaz bir iradenin zaferi olduğunu ifade etti. Edirne’nin fetih ruhunun şekillendiği şehirlerden biri olduğunu aktaran Sezer, "Dünyayı titretecek dev şahi topları bu ocaklarda dökülmüş, ilk kez Edirne’de yankılanmıştır. Bu kadim şehir devlet aklının şekillendiği, orduların hazırlandığı, ilmin büyüdüğü bir başkenttir" dedi. "Tükiye birçok alanda kendi hikayesini yazdı" Türkiye’nin bugün savunma sanayiinden uzay teknolojilerine kadar birçok alanda kendi hikayesini yeniden yazdığını söyleyen Sezer, "O gün dökülen şahi toplarının yerini bugün yerli ve milli teknolojilerimiz, İHA’larımız ve SİHA’larımız almaktadır. Bizler Türkiye Yüzyılı idealimizle her alanda lider bir Türkiye inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Gençlerin heyecanının fetih ruhunun devamı olduğuna dikkat çeken Vali Sezer, programın hazırlanmasında destek verenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından sahne alan bando ve mehteran ekipleri izleyenlerden büyük alkış aldı. Gecenin finalinde gerçekleştirilen Edirne’den İstanbul’a doğru yola çıkan fetih yürüyüşünün hikayesi, "Edirne’den İstanbul’a: Mühendisliğin ve Azmin Zaferi" temalı dron gösterisi ise gökyüzünde görsel şölen oluşturdu. Edirne’de düzenlenen fetih etkinlikleri, hem tarih bilincini canlı tuttu, hem de vatandaşlara birlik ve beraberlik duygusunu bir kez daha yaşattı