GÜNDEM - 25 Şubat 2026 Çarşamba 10:36

Öğretmen, çocukluk hayali mesleğiyle gönüllere dokunuyor

A
A
A
Öğretmen, çocukluk hayali mesleğiyle gönüllere dokunuyor

Şanlıurfa’da görev yapan öğretmen Nihal Kılınç, boş zamanlarında gönüllü kuaförlük yaparak ekonomik açıdan dezavantajlı çocukların yüzünü güldürüyor. Ev ev dolaşarak çocukların saçlarını kesen fedakar öğretmen, hem ailelerin hem de mahalle sakinlerinin takdirini topluyor.


Haliliye ilçesindeki Mehmet Zahit Kotku Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde görev yapan, iki çocuk annesi meslek dersleri öğretmeni Nihal Kılınç, derslerinden arta kalan zamanlarda daha önce edindiği kuaförlük becerisini sosyal sorumluluk çalışmasına dönüştürdü. Gönüllü olarak mahallelerde ihtiyaç sahibi ailelerin evlerine giden Kılınç, ayda ortalama 10 ila 15 çocuğun saç tıraşını ücretsiz olarak yapıyor.


Saç tıraşı sonrası mutlulukları gözlerinden okunan çocuklar, Nihal öğretmenin her ay düzenli olarak kendilerini ziyaret ettiğini belirterek, çok mutlu olduklarını dile getirdi. Aileler ise yapılan hizmetten dolayı memnuniyetlerini ifade ederek, hiçbir ücret talep edilmeden çocukların sevindirildiğini söyledi.


Gönüllü olarak bu çalışmayı sürdürdüğünü belirten öğretmen Nihal Kılınç, "Kızlarımızın saçlarını kestik. Onları mutlu etmeye çalıştık. Tabi profesyonel bir kesim olmadı ama elimizden geleni yaptık. Hatta küçük bir iş kazası da geçirdim ama emin olun bu günler benim için çok çok mutluluk verici. Burada amaç estetik dokunuştan ziyade çocukların, hanımefendilerin gönüllerine dokunmak, onların karamsarlığını kırmaktır. Ayda 10-15 çocuğun saç kesimini ücretsiz bir şekilde yapıyorum. Ailelerin de bize karşı tepkileri çok olumlu oluyor. Ben de mutlu oluyorum" ifadelerini kullandı.


Mahalle sakinleri de öğretmenin bu anlamlı davranışının örnek olması gerektiğini ifade ederek, kendisine teşekkür etti. Kuaförlük hizmetinin yanı sıra öğrencilere eğitim danışmanlığı da yapan Kılınç’ın çalışması, mahalle halkı ve Şanlıurfalılar tarafından takdirle karşılandı.



Öğretmen, çocukluk hayali mesleğiyle gönüllere dokunuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Ağrı’da okul çevrelerinde güvenlik önlemleri artırıldı Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde, 2025-2026 eğitim-öğretim döneminde öğrencilerin güvenli ortamda eğitim alabilmesi amacıyla il merkezi ve 7 ilçede kapsamlı denetimler başlatıldı. Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü ve bağlı ilçe emniyet müdürlüklerince, yeni eğitim-öğretim döneminde öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitimlerini sürdürebilmesi amacıyla okul çevrelerinde güvenlik tedbirleri üst seviyeye çıkarıldı. İl Emniyet Müdürü Göksel Önder’in talimatları doğrultusunda yürütülen çalışmalar; Doğubayazıt, Patnos, Diyadin, Eleşkirt, Hamur, Taşlıçay ve Tutak ilçelerini kapsayacak şekilde il genelinde uygulanıyor. Denetimler, okul giriş ve çıkış saatlerinde yoğunlaştırılarak gün boyu devam ediyor. Asayiş, Narkotik, Trafik ve Toplum Destekli Polislik birimlerinden oluşturulan ekipler tarafından okul çevreleri ve öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu alanlarda uygulamalar gerçekleştiriliyor. Çalışmalar kapsamında okul çevrelerinde şüpheli şahıslara yönelik Genel Bilgi Toplama (GBT) kontrolleri yapılırken, okul yakınlarında bulunan internet kafeler, oyun salonları, kahvehaneler ve büfeler denetleniyor. Çocuklara tütün mamulleri ve sağlığa zararlı maddelerin satışının önlenmesine yönelik kontrollerin titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. Ayrıca okul güzergahlarında bulunan metruk binalar da ekiplerce kontrol edilerek olası risk unsurlarına karşı önlem alınıyor. Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından ise öğrenci servis araçları denetleniyor. Denetimlerde servislerde rehber personel bulundurulup bulundurulmadığı, emniyet kemeri kullanımı ve araçların teknik yeterliliği kontrol ediliyor. Okul önlerinde yaya güvenliğine yönelik uygulamaların da sürdüğü kaydedildi. İl Emniyet Müdürü Göksel Önder, öğrencilerin güvenliğinin öncelikleri olduğunu belirterek, "Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın her türlü olumsuzluktan korunması en önemli görevlerimiz arasındadır. Velilerimizin içi rahat olsun diye sahadaki denetimlerimizi aralıksız sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.
Kayseri 7,7 milyon yıllık tarihe ışık tutan Taşhan’da daha sonraki dönemlerde yaşayan türlerin fosilleri bulundu Kayseri’nin Kocasinan ilçesindeki Taşhan bölgesinde 7,7 milyon yıllık tarihe ışık tutan kazılarda, 2025 yılı sezonunda daha önceki buluntulardan daha genç olduğu değerlendirilen yeni fosil parçaları bulundu. Kayseri’de 7,7 milyon yıllık tarihi aydınlatma çalışmalarında 2025 yılında da çok sayıda fosil gün yüzüne çıkarıldı. Son yapılan çalışmalarda 103 parça bulunurken, bu parçaların yapılan incelemelere göre daha önce bulunan türlerden daha genç bir türe ait olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca bulunan fosil parçalarının tek bir canlıya ait olduğu düşünülüyor. Bölgeden çıkarılan parçalar, Kayseri Büyükşehir Belediyesi himayesinde hizmet veren Bilim Merkezi’nde yapılan ayaklandırma çalışmalarının ardından sergileniyor. Anadolu’nun birçok coğrafi noktanın kesişimi olduğunu ve bu sebeple önemli bir kara köprüsü olduğunu söyleyen Uzman Antropolog Oğuzhan Köylüoğlu, "Kurtarma kazısı ile beraber 2018 yılında başladı kazalarımız. 2025, hatta 2026 yılına geldik. Son çalışmalarımız da 2025 yılında oldu. Çevril-Taşhan bölgesinde çıkan 5 hortumlu kafatası ve bir karnivor, yani etçil alt çenesi ile beraber önemli buluntulara rastladık. Bunlar bizim fauna için önemli buluntular. Bunların diğer bir özelliği ise geçmiş yıllarda bulduğumuz türlerden daha genç olması. 2025 yılındaki buluntularda toplam 103 parça bulduk. Yazları arazi çalışmaları bittikten sonra Bilim Merkezi’ne geliyoruz. Bilim Merkezi’nde genellikle çıkardığımız fosillerin temizlenmesi ve onarılmasını yapıyoruz. Bunun haricinde ayaklandırma da yapıyoruz. Ayaklandırmalar genellikle 3D çalışmalarıyla beraber sürmektedir. Bizde var olan fosilleri tarama cihazlarıyla 3D’lere aktararak, basımlarını sağlıyoruz. Var olmayan eserleri ise makalelerden bire bir aynı türün kopyasının çizerek, onları da bu şekilde tamamlamış oluyoruz. Kazılarda bulduğumuz eserler aslında bize Anadolu’nun coğrafi, iklimsel ve habitat olarak ne kadar çeşitli olduğunu gösteriyor. Geçmişte yaşayan bu canlılar, Anadolu’nun o tarihten günümüze nasıl değiştiğini gösteren bir süreç aslında. Anadolu aslında Avrupa, Asya ve Afrika arasında bir kara köprüsü olduğu için çok değerli fosil bulgularına rastlıyoruz. Bunlardan biri tabii ki de Kayseri’de bulunan Yamula Barajı lokalitesi. Bu lokalitenin önemlerinden birisi de şu; çok farklı türlerin yaşamış olması. Bunun üstüne bir de primat bulgusuna eğer rastlarsak bilimsel camia açısından daha değerli kılınabilir bir özellikte yaşanılan bölge olduğunu söyleyebileceğiz. Bizlere destek veren Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a da çok teşekkür ediyoruz" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ise amaçlarının gençlere yapacakları bilimsel çalışmalarda fırsat vermek olduğunu söyleyerek, "Malumunuz Kayseri’mizde sadece fiziki altyapı ile ilgili belediyecilik hizmetleri yönünde gayret göstermiyoruz. 30 büyükşehir içerisinde yatırıma en çok pay ayıran şehir, vaatlerini en çok hayata geçiren belediye başkanı ya da belediye olma iradesinin yanında, aynı şekilde doğal güzelliklerimizi, kültürel zenginliklerimizi, gastronomi alanındaki yine çeşitliliğimizi insanlarla buluşturma adına da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kızılırmak’ın hemen kenarında, yanı başında özellikle o bölgede ama aynı zamanda Ağırnas bölgesinde de olmak üzere fosillerle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bununla ilgili güzelleştirme çalışmalarımız da var ama son süreçte bulmuş olduğumuz 103 tane fosillerle ilgili veri elde edildi. Bunların arasında tabii çok ilginç olan ve gerçekten bilim adamlarının takip ettiği veriler olduğunu da hep beraber biliyoruz. Daha önce 7,5 milyon yıl olarak nitelendirilen fosillerle ilgili süre açısından da son yapılan analizler ve bilimsel çalışmalarla 7,7 milyon yıla eriştiğini de gözlemliyoruz. Kayseri’miz yeraltı zenginlikleriyle, tabii ki doğal güzellikleriyle, Kapuzbaşı Şelalesi ile ya da benzeri Kapadokya ile bütünleşik yapısıyla ayrı bir güzellik arz ediyor. Ayrı bir çeşitlilik arz ediyor. Amacımız gençlerimize bilimsel olarak yapılacak çalışmalarda fırsat vermek, onları yüreklendirmek ve gayretlerimizi sürdürmek" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Diyarbakır’da üstyapı çalışmaları Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Kayapınar’da bulunan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı’nda yapacağı kuru peyzaj uygulamasıyla su tasarrufu sağlayacak, ağaçlandırma ve dekoratif aydınlatma çalışmalarıyla da modern ve estetik bir kent aksı oluşturacak. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, kentin yeni imar alanlarının daha yeşil ve estetik bir görünüme kavuşmasını sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Kentin önemli caddelerinden biri olan Kayapınar ilçesindeki Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı’nda peyzaj çalışmalarını altyapı işlemleriyle birlikte yürüten Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, ağaç dikim sezonunda önceden belirlenen bölümleri ağaçlandırdı. Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı’nın Diclekent Bulvarı ile Şanlıurfa yolu arasındaki bölümünde çalışmalarını sürdüren ekipler, daha önce ağaçlandırılmış refüjlerin sulama hatlarını da elden geçirerek yeniledi. Altyapı çalışmaları kapsamında refüj ve kaldırımlara dikilecek bitkilerin korunması ve sağlıklı şekilde gelişimlerini sürdürmesi için sulama hattı döşeyen ekipler, bu alandaki işlemlerine devam ediyor. Ekipler ayrıca gerekli görülen refüjlere toprak takviyesi gerçekleştirdi. Bulvar dekoratif aydınlatmayla ışıklandırılacak Ekipler, caddenin daha estetik bir hale gelmesi ve yurttaşların alanı daha güvenli ve konforlu kullanabilmesi amacıyla Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı’nı dekoratif aydınlatma elemanlarıyla ışıklandıracak. Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı’nın Diclekent Bulvarı ile Şanlıurfa yolu arasındaki bölümünde kaldırım bulunmayan alanlara kaldırımlar da inşa edilecek. Kapsamlı peyzaj çalışması kapsamında refüjlere ağaçların yanı sıra farklı türlerde çalılar da dikilecek. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, suyun verimli kullanılması amacıyla Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı’nda kuru peyzaj öğelerine yer verecek. Kuru peyzaj çalışması sayesinde bitki türleri daha estetik bir görünüme kavuşacak, aynı zamanda önemli oranda su tasarrufu sağlanacak. Büyükşehir Belediyesi, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı’ndaki peyzaj çalışmalarını kısa sürede tamamlayarak vatandaşların kullanımına açmayı hedefliyor.
Konya Uzmanından Ramazan ayında suyu dengeli ve planlı tüketin uyarısı Ramazan ayında yaşanan yorgunluk, halsizlik ve baş ağrısının temel nedeninin uzun süreli açlıktan çok yetersiz sıvı tüketimi olduğuna dikkat çeken uzmanlar, iftar ile sahur arasında dengeli ve yeterli miktarda su içilmesi gerektiğini vurguladı. Ramazan ayında gün içerisinde herhangi bir besin ve sıvı tüketilmediği için vücutta dehidratasyon gelişebildiğini belirten uzmanlar, bunun da yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, cilt kuruluğu ve kabızlık gibi şikayetlere yol açtığını ifade etti. Sıvı tüketiminin iftar ve sahurda bir anda yüksek miktarda değil, zamana yayarak yapılmasının önemli olduğu belirten uzmanlar, çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içeceklerin suyun yerini tutmadığını da vurguladı. "İftarda 1-2 bardak su ile başlayıp sahura kadar en az 1,5-2 litre kadar su içmemiz oldukça kıymetli" Ramazan ayında yaşanan yorgunluk, halsizlik ve baş ağrısının sebebinin uzun süreli açlık değil, yeteri kadar sıvı alınmamasından kaynaklı olduğunu söyleyen Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, "Gün içerisinde herhangi bir besin ya da sıvı alamadığımız için dehidratasyon yaşamaktayız. Bu da gün içerisinde yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, cilt kuruluğu, kabızlık gibi sorunlarla karşı karşıya kalmamıza yol açabiliyor. Ama burada dikkat etmemiz gereken nokta iftar ve sahurda bir anda su tüketimimize yüklenmek değil. İftar ve sahur arasında yaymak oldukça önemli. Nasıl yapabiliriz, iftarda 1-2 bardak su ile başlayıp sahura kadar en az 1,5-2 litre kadar su içmemiz oldukça kıymetli" dedi. "Çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içecekler suyun yerini tutmaz" Çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içeceklerin suyun yerini tutmadığını belirten Merve Sena Nazlı, "Bunlar diüretik olduğu için vücudumuzdaki suyu daha da fazla dışarı attığı için sıvı ihtiyacımızı arttırıyor. Bu yüzden su tüketimimize oldukça dikkat etmemiz gerekiyor. Ramazan ayında enerjik kalmak, metabolizmamızın yavaşlamaması ve kabızlık için sadece yediklerimiz değil, suyu da nasıl ve ne kadar tükettiğimizde oldukça kıymetli" şeklinde konuştu.