SAĞLIK - 20 Mart 2025 Perşembe 13:24

Şanlıurfa’da beşiz bebek sevinci

A
A
A
Şanlıurfa’da beşiz bebek sevinci

Şanlıurfa’da bir anne beşiz bebek sevinci yaşadı. Beşiz bebekler, prematüre olmaları nedeniyle yeni doğan yoğun bakım ünitesine alınarak uzman ekipler tarafından gözlem altına alındı.


Doğum oranının en yüksek olduğu iller arasında yer alan Şanlıurfa’da nadir görülen bir olay yaşandı.


Şemse Felhan (27), gebeliğinin 9’uncu haftasında gittiği Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, beşiz bebeklere hamile olduğunu öğrendi. Çoklu gebeliklerde, anne ve bebeklerin sağlığını korumak amacıyla fetal redüksiyon yöntemi sıklıkla öneriliyor. Bu yöntemle, gebeliğin daha güvenli bir şekilde devam etmesi için bebek sayısının azaltılması sağlanabiliyor. Ancak Şemse Felhan, tüm bebeklerini dünyaya getirmek istediğini belirterek bu teklifi reddetti. Uzman doktorların titiz takibiyle, hamilelik süreci dikkatle izlendi.



Kritik 27’nci hafta ve zamanında müdahale


Gebeliğinin 27’nci haftasında hastaneye başvuran Şemse Felhan, acil sezaryen kararıyla doğuma alındı. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Derya Uyan Hendem ve Op. Dr. Adem Dilek’in öncülüğünde gerçekleştirilen operasyon başarıyla tamamlandı. Beşiz bebekler, prematüre olmaları nedeniyle yeni doğan yoğun bakım ünitesine alınarak uzman ekipler tarafından gözlem altına alındı.


Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli sağlık ekibi, bebeklerin sağlık durumlarının stabil olduğunu belirtti. Şemse Felhan ve eşi, bebeklerini sağlıklı bir şekilde kucaklarına almanın mutluluğunu yaşarken, doktorlar da başarılı bir süreci geride bırakmanın gururunu yaşadı.


Şemse Felhan, doktorlarına ve hastane yönetimine teşekkür etti.



Şanlıurfa’da beşiz bebek sevinci

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Milas Anadolu Lisesi’nden Fesleğen İlkokulu’na kitap desteği 2025-2026 Eğitim ve Öğretim Yılı kapsamında yürütülen ’Okulun Kalbi Kütüphaneler Projesi’ Eylem Planı doğrultusunda, kardeş okul belirlenmesi, kitap toplanması ve teslim edilmesi çalışmaları gerçekleştirildi. Bu kapsamda Milas Anadolu Lisesi, kardeş okul olarak belirlenen Fesleğen İlkokulu için kitap toplama faaliyeti düzenledi. Çalışma; Milas Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Gülmisal Yaşa Yıldız ile İngilizce Öğretmeni Nurunisa Salih Kavak öncülüğünde, gönüllü öğrencilerin katılımıyla hayata geçirildi. Toplanan kitaplar, öğrenciler ve öğretmenler tarafından Fesleğen İlkokulu’na teslim edildi. Kitap bağışının yanı sıra, iki okulun öğrencileri birlikte kitap ayracı etkinliği gerçekleştirdi ve çeşitli oyunlar oynadı. Etkinlik sayesinde öğrenciler arasında sosyal etkileşim ve dayanışma ortamı oluştu. Ziyaret sırasında Milas Anadolu Lisesi mezunu olan Fesleğen İlkokulu Okul Müdürü ve sınıf öğretmeni Abdullah Taş, konuk öğrencileri ve öğretmenleri ağırladı. Etkinliğin, öğrenciler arasında paylaşma kültürünü geliştirmeyi ve kitap sevgisini artırmayı amaçladığı belirtildi. Öğretmenlerin rehberliğinde gerçekleştirilen bu çalışma, proje hedefleri doğrultusunda öğrencilerin aktif katılımıyla tamamlanırken, iki okul arasında eğitsel ve sosyal bağların güçlenmesine katkı sağladı.
Zonguldak GÖKKURT ile Türkiye ikincisi olan gençler, projelerini daha ileriye taşımayı hedefliyor Zonguldak’ın Devrek ilçesinde Anadolu Lisesi bünyesinde 2020 yılında kurulan GÖKKURT İnsansız Hava Araçları Takımı, Teknofest 2025 sürecinde elde ettiği önemli derecenin ardından çalışmalarını yeni başarılar için yoğunlaştırdı. Takım, edindiği tecrübe ve teknik birikimi daha ileri projelere taşımayı hedefliyor. Teknofest 2025 İnsansız Hava Araçları Yarışması’nda finale kalan 19 takım arasında yer alan GÖKKURT, yarışma sürecinde hazırladığı Proje Sunum Raporu ile TÜBİTAK desteği almaya hak kazanmış, kendi üretimleri olan İHA’nın tüm test aşamalarını başarıyla tamamlamıştı. Bu sürecin ardından ekip, 17-21 Eylül 2025 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Teknofest’te projelerini sergileyerek ziyaretçilerle buluşturdu. "Sabit kanat" kategorisinde elde edilen derecenin ardından GÖKKURT Takımı, yarışma sonuçlarını bir "varış noktası" değil, yeni bir başlangıç olarak gördüklerini ifade etiler. Takım, teknik altyapıyı geliştirmek, üretim süreçlerini hızlandırmak ve yarışmalara daha güçlü projelerle katılmak için çalışmalarını sürdürüyor. Takımın danışman öğretmeni Burak Demirci, sürecin uzun soluklu bir emek olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "GÖKKURT takımı 2020 yılında kuruldu. İlk yıllarda finale kalamadık, sonrasında 17’ncilik, ardından 5’incilik geldi. Bir süre ara vermek zorunda kaldık ama bu yıl tekrar yarışmaya döndük. Geçmişten gelen bilgi birikimi ve öğrencilerimin özverili çalışmasıyla önemli bir sonuç elde ettik. Bu süreç bize şunu gösterdi: İmkânlar sınırlı olsa bile çalışarak, isteyerek ve vazgeçmeyerek ciddi sonuçlar alınabiliyor." Demirci, asıl kazanımın derece değil, öğrencilerin edindiği deneyim olduğuna dikkat çekerek, "Devrek gibi küçük bir ilçede okuyan öğrenciler, normal şartlarda kolay kolay yaşayamayacakları bir mühendislik ve teknoloji deneyimi yaşadı. Kendi yaşıtlarının neler ürettiğini gördüler, özgüven kazandılar. Bu deneyimin onların üniversite hayatına ve meslek yolculuklarına çok ciddi katkı sağlayacağına inanıyorum. Bundan sonra bu birikimle çok daha büyük işlere imza atacaklar" dedi. Takım pilotu Alper Sarsık da yarışmanın ardından hedef büyüttüklerini belirterek, "Bundan sonra tekrar katılmayı planlıyoruz. O şekilde üç boyut yazı şu anda prototip üretmeye çalışıyoruz. Uçağımız için o şekilde bizim için müthiş bir deneyimdi yarışmaya katılmak. Oradaki ortamı görmek çok iyiydi. Liseler arası vardı. Uluslararası İHA yarışmalarına katılan yarışmacıları da görmüştük. Oradaki heyecan başka yani öyle söyleyeyim. İHA’mızın stall hızı 9 m/s İHA’mızın uçuş hızı maksimum 25 km/s İHA’mızda 200 gram yükler bıraktık. Birinci yükümüz 2 m çapındaki dairede 47 cm’e düştü. İkinci yükümüz ise 10 m çapındaki dairede 1.47’ye düştü. O şekilde yaklaşık olarak 6-7 ay sürdü. Yaz tatilimizde sürekli okula gittik. O şekilde çalışmalar yürüttük. Sürekli okuldaydık yani uçağımızı üretmek için. Bununla ilgili normalde biz 1. olmuştuk. Fakat yükü bıraktığımız sırada uçağımız bir direğin içerisinden döndüğü için 10 puanlık bir ceza yedik. Bu yüzden ikinciliğe düştük. Üzülmüştük ama yine de ikinci olmak da bizim için büyük bir başarıydı. Yine de çok mutluyduk" dedi. GÖKKURT Takımı; danışman öğretmen Burak Demirci ile öğrenciler Kerem Gebeş, Asya Karabürme, Tuğsem Erva Çibasmaz, Muhammed Enes Tor ve Alper Sarsık’tan oluşuyor. Ekip, elde edilen deneyimi daha ileri teknoloji projelerine dönüştürmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
Elazığ Kadın Hastalıkları Uzmanı Diribaş: "İnfluenza grubu virüslerin anne karnındaki bebeklere geçişi olmuyor" Gebelerin gribal enfeksiyon geçirirken panik halinde bebeğe de bulaştığını düşünerek kendilerine başvurduğunu dile getiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Kemal Diribaş, "Özellikle kış aylarında influenza grubu virüslerin bebekler üzerine anne karnında geçişi olmuyor. O yüzden bebekler genelde etkilenmiyor" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Kemal Diribaş, kış mevsiminde gebelerin çok sık soğuk algınlığı kaptığını fakat bu durumdan bebeklerin etkilenmediğini belirtirken Pnömoniye dönüşen hastalıklarda klinik açısından bir risk olduğunu ifade etti. Gebelerde soğuk algınlığı özellikle kış aylarında çok sık karşılaştıklarını aktaran Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Kemal Diribaş, "Gebeler, gribal enfeksiyon geçirirken panik halinde bebeğe de bulaştığını düşünerek bizlere başvuruyorlar. Özellikle kış aylarında influenza grubu virüslerin bebekler üzerine anne karnında geçişi olmuyor. O yüzden bebekler genelde etkilenmiyor. İnfluenza grubu enfeksiyonu ağır geçiren özellikle Pnömoniye dönüşen alt solunum yolu enfeksiyonu geçirirlerse o zaman klinik açısından bizim için riskli grup oluşturuyor. Viral enfeksiyon deyip basite de almıyoruz. İlerleme ihtimali oluyor. Kişinin direncine göre bunlar ağır da geçirilebiliyor. Özellikle gebelikte immun sistem baskılandığı için bu enfeksiyonları daha ağır geçirme riski oluyor. Bu nedenle mutlaka gribal enfeksiyon geçiren gebelerin bir kliniğe başvurması gerekiyor" diye konuştu. Diribaş, "Klinik değerlendirme sonucunda hafif, orta veya ağır geçirebileceği tahmin edilerek ona göre ilaç tedavileri veriyoruz. Çoğunlukla hastalarda hafif semtpomatik tedavilerle gribal enfeksiyon 1 hafta 10 gün içerisinde kendiliğinden iyileşiyor. Gebelerin özellikle okula giden küçük çocukları varsa enfeksiyonu taşıyabiliyorlar. Gebeler daha çok hastalığı kendi çocuklarının taşıma yoluyla kapıyorlar. O yüzden gribe yakalanan çocuğu varsa veya öğretmen gebelerimiz varsa gribal enfeksiyon geçiren kişilerle özellikle kuluçka döneminde ilk 3 gün içerisinde yakın temasta bulunmamaları, solunum yoluyla bulaştığı için maske takmalarını öneriyoruz. C vitamini almalarını istiyoruz. Bol bol sıvı da alarak hastalığı daha hafif düzeyde atlatabilirler" şeklinde konuştu.
Bursa Bursa’da bir göl daha yok oluyor... Bursa’nın şeftali, armut, siyah incir ve kiraz gibi önemli tarım ürünlerinin üretildiği tarım alanlarının sulanmasında önemli rol üstlenen Gölbaşı göletinin, aralık ayında olunmasına rağmen içler acısı hali tedirgin ediyor. Kestel ilçesindeki Gölbaşı göleti, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla 1933’te tarımsal sulamaya katkı sağlaması amacıyla inşasına başlandı ve 1938’de hizmete alınmasından bu yana Bursa Ovası’nın verimli topraklarıyla suyun buluşmasında önemli görev yerine getirdi. Özellikle şeftali, armut, siyah incir ve kiraz gibi Bursa’ya özgü tarım ürünlerinin üretildiği Kestel ve Gürsu ilçelerindeki topraklar Gölbaşı göletinden gelen suyla sulandı. Bu yıl yaşanan kuraklık ve yıllardır tabanıyla ilgili sorunun çözülmemesi nedeniyle Gölbaşı göletindeki durum tehlikeli boyutlara ulaştı. Aralık ayının ortalarına gelinmesine rağmen ortada bir tepsi misali az miktarda suyu bulunan göletin içler acısı durumu çiftçileri ve sektör paydaşlarını tedirgin ediyor. Neredeyse sulak alan özelliğini kaybetmek üzere olan tehlike çanlarının çaldığı Gölbaşı göletinin böyle giderse kuruması durumunda Bursa Ovası’ndaki tarımın bitme noktasına geleceği belirtiliyor. 14 metre dolgu gölü tepsi yaptı Gölbaşı yakınlarında zeytin bahçesi bulunan DSİ’den emekli çiftçi Orhan Çağlayan, yukarıdan gelen sellerin getirdiği rüsubatlar yüzünden göl tabanında 14 metreye yakın dolgu bulunduğunu söyledi. Göletin özelliğini kaybettiğini ve adeta bir tepsi konumuna geldiğini vurgulayan Çağlayan, "Su toplama kapasitesi çok düştüğü için çiftçiler mağduriyet yaşıyor. Bu yıl şiddetli bir kuraklık da söz konusu. Gölün bir an önce yükseltilmesi gerekiyor. DSİ’nin 2014 yılında bitirmesi gerekiyordu planlama diye diye bugüne gelindi. Bir an öce yapılması gerekiyor." dedi. Buradaki göletin tam anlamıyla tekrar faaliyete geçirilmesi gerektiğine dikkati çeken Çağlayan, böylece daha çok su depolanabileceğini ve bölge tarımının rahat nefes alacağını anlattı. Şu anda kış döneminde olunmasına rağmen yeterli yağış düşmediğini aktaran Çağlayan, "Henüz daha toprak doymadı, çamurdan bahçelere giremememiz lazım ama öyle değil.  Toprak aç suya ve gelen yağış ancak kendisine yetiyor. Toprak doyacak sonra baraja akacak ancak gölet yerinde kalırsa." diye konuştu.
Kilis "Modem göndereceğiz" diyerek vatandaşları dolandırıyorlar Geçtiğimiz yıl internet hizmeti aldığını belirten Kilisli emekli vatandaş Ali Kırlangıç, yeniden aynı firmadan internet kullanmak isterken, internette bulduğu 444’lü numara üzerinden dolandırıldığını iddia ederek, röportaj sırasında iletişim kurduğu kişiler hakkında şikayetçi olacağını söyledi. Geçtiğimiz yıl internet hizmeti aldığı firmayla yeniden abonelik yapmak isteyen emekli bir vatandaş, internette bulduğu 444’lü numara üzerinden dolandırıldığını iddia etti. Görüşme sırasında kendisine farklı yöntemler anlatıldığını belirten Kırlangıç, "Evde modemim olduğunu söyledim. Bana mevcut modemimin fiber altyapıyı desteklemediğini söylediler. Yeni bir modem göndereceklerini belirttiler, birkaç modem çeşidi saydılar. En pahalısının 6 bin lira olduğunu söylediler" şeklinde konuştu. ‘’Hala vatandaşları dolandırmaya devam ediyorlar’’ IBAN numarası paylaşıldığını ve parayı gönderdikten sonra dolandırıldığını anladığını ifade eden Kırlangıç, "Meğer aldatılmışız. IBAN numarasıyla 6 bin lirayı gönderdik. Daha önce iki yıl hizmet aldım ama hala vatandaşları dolandırmaya devam ediyorlar" dedi. 444 ’lü numaralar hala bunların elinde Söz konusu numaraların halen aktif olduğunu söyleyen Kırlangıç, "Şu an telefon numaraları aktif. Vatandaş arıyor, başka numaradan arıyoruz aynı şekilde yine aynı tezgahı yapıyorlar. 444’lü numaralar hala bunların elinde. Türk Teknik Bilişim Pazarlama adı altında ürün satıyorlar, yüzlerce şikayet var" ifadelerini kullandı. "Kendimi enayi gibi hissediyorum" Emekli olduğunu ve 17 bin lira maaş aldığını belirten Kırlangıç, "6 bin lirayı çöpe attık. Emekliyim, mağduruz. Para bir kenara, kendimi enayi gibi hissediyorum. Dolandırıldığım için utanıyorum. Beni engellediler, kendi telefonumu açmadılar. Kardeşimin telefonundan arayınca konuşuyorlar" şeklinde konuştu. Kırlangıç, "Bizim canımız yandı, başkalarının canı yanmasın. Lütfen bunları durdursunlar" diye konuştu.
Adana Uzmanından H3N2 uyarısı: "2026 yılı Mart ayına dikkat" Son zamanlarda yayılmaya başlayan H3N2 gribi dikkat çekerken, uzmanlar yeni bir salgın dalgasına karşı uyardı. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Rıza Şahin, koronavirüslerin 4 yılda bir salgın yaptığını belirterek, "2026 Mart ayına yaklaşırken mutajen influenza ve koronavirüslerin tipik salgınlarının zamanına giriyoruz. İnsanları dikkatli olmaya çağırıyorum" dedi. Avustralya’da görülmeye başlanan, ardından İngiltere ve İspanya’da hastanelerin dolup taşmasına neden olan H3N2 grip salgını ülkemizde de görülmeye başlandı. Birçok hasta hastanelere başvurup tedavi olmaya başlarken uzmanlar, influenzanın her 4 yılda bir değişim geçirdiğini, 4 sene önce ’koronavirüs’ adını aldığını, bu sene ise ’H3N2 grip salgını’ olduğunu belirtti. Dünya genelinde alarm zillerini çaldıran mutasyona uğramış H3N2 grip virüsü, kıtalar arası hızla yayılırken küresel grip dengelerini altüst etti. "Semptomlar değişmiyor, sadece bulaşıcılığı artıyor" Konuyla ilgili Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Rıza Şahin, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Şahin, H3N2 virüsünün belirtilerinin griple aynı olduğuna dikkat çekerek, "Bu virüs, bildiğimiz influenza. İnfluenza, yani grip yapan virüslerin temel karakterlerinden biride sürekli mutasyona uğramaları. Bu değişimler eğer anlamlı olursa o zaman ya bulaşıcılıkları ya da ağır ölüm yapıcı etkileri değişiyor. Şu anki virüs daha bulaşıcı. Avustralya’dan ülkemize doğru yavaşça giriyor. Bu açıdan dikkatli olmamız lazım. Yüksek ateş veya şiddetli halsizliğe ek olarak kuru öksürüğünüz, bulantı, kusmanız, baş ağrınız varsa zaten gripsiniz demektir. Semptomlar değişmiyor, sadece bulaşıcılığı artıyor" ifadelerini kullandı. "Maske ve mesafeye dikkat" Kış aylarında virüslerin kolay bulaştığına da vurgu yapan Doç. Dr. Şahin, "Soğuk hava, nemli hava virüsün yaşam şartlarını kolaylaştırıyor. H3N2 dediğimiz influenzanın yeni gelen mutajen suş daha bulaşıcı. Hasta kişinin çıkartılarından uzak durmalıyız. 1 metre mesafe olacak, hasta kişiler de maskesini takacak" diye konuştu. "İnsanları dikkatli olmaya çağırıyorum" İnfluenzanın 4 yılda bir mutasyona uğrayıp bulaşıcılığının arttığına dikkat çeken, 2022 yılının Mart ayında son kovid vakalarının görüldüğünü belirten Doç. Dr. Şahin, daha sonra şunları söyledi: "5 sene önce kovid salgını yaşadık. En son omicron suşu vardı. 2022 yılının Ocak ayından sonra vaka sayıları 100-120 binlere tırmandı ve koronavirüs insana evrimleşti. Bir nevi artık kovid gripleşti. Bu tip insana evrimleşmiş koronavirüsler 4 yılda 1 salgın yapar. 2022 Mart ayında son görülen vakalar mevcuttu. 4 yıl geçti, 2026 Mart ayına geliyoruz. Bir yanda mutajen influenza, bir yanda da insana evrimleşmiş koronavirüslerin tipik salgınlarının zamanına giriyoruz. İnsanları dikkatli olmaya çağırıyorum."