KÜLTÜR SANAT - 23 Ekim 2025 Perşembe 11:52

Şanlıurfa’da çekilen fotoğraflar Viyana’daki sergide

A
A
A
Şanlıurfa’da çekilen fotoğraflar Viyana’daki sergide

Avusturyalı fotoğraf sanatçısı Josef Polleross, Şanlıurfa’nın tarihi mekanlarında çektiği fotoğrafları Viyana’da sergiledi.


Viyana, bu kez Şanlıurfa’nın binlerce yıllık kültürünü ağırlıyor. "Köklü Mirasın İzinde" adlı sergi, Göbeklitepe’den Harran’a, Balıklıgöl’den Urfa mutfağına uzanan kadim mirası Avusturyalı fotoğraf sanatçısı Josef Polleross’un objektifinden Avrupa’ya taşıdı. Serginin açılış törenine katılan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, "Bu proje, sadece bir sergi değil, kültürleri buluşturan, dostlukları pekiştiren bir yolculuktur" diyerek, Avusturyalı fotoğraf sanatçısı Josef Polleross’un objektifinden yansıyan karelerin Şanlıurfa’nın ruhunu dünyaya taşıdığını belirtti.


Yaklaşık bir ay boyunca Şanlıurfa’da misafir edilen Avusturyalı fotoğrafçı Josef Polleros, kentin zengin kültürel dokusundan, insanlarının sıcaklığından ve günlük yaşamın içten sahnelerinden ilham alarak çektiği fotoğrafları Viyana Yunus Emre Enstitüsü’nde sanatseverlerle buluşturdu. Serginin açılışına Gülpınar, Viyana Eyaleti’nin Türk kökenli Milletvekili Aslıhan Bozatemur, Viyana Büyükelçisi Gürsel Dönmez, Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Halil İbrahim Doğan, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri Halit Yaşar Keleşabdioğlu, Fatma Kaplan Yaşar, Halil Gündoğdu, Ali Samar, Şerif Bozkurt, fotoğrafçı Josef Polleross ve çok sayıda davetli katıldı. Gülpınar ve beraberindekiler, sergiyi gezerek eserleri inceledi. Fotoğrafçı Josef Polleross, çektiği fotoğraflar hakkında katılımcılara bilgiler vererek Şanlıurfa’dan bahsetti.



"Bu sergi, kültürleri buluşturan bir dostluk yolculuğudur"


Gülpınar, serginin açılış töreninde İngilizce yaptığı konuşmada, Viyana’nın kültür ve sanatla yoğrulmuş atmosferinde, medeniyetlere ev sahipliği yapmış Şanlıurfa’nın ruhunu buluşturmanın gururunu yaşadığını belirterek, "Bizler bu projeyi sadece bir sergi olmanın ötesinde, kültürleri buluşturan ve dostlukları pekiştiren bir yolculuk olarak tasarladık. Bu nedenle projemiz ‘Köklü Mirasın İzinde’ olarak anılıyor" dedi.



Şanlıurfa’nın insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olduğunu hatırlatan Gülpınar, "Göbeklitepe ve Karahantepe gibi 12 bin yıllık tapınak alanları, medeniyetlerin ilk adımlarına tanıklık eder. Harran kubbeli evleriyle, insanlığın bilim ve düşünce yolculuğunu aydınlatır. Balıklıgöl ve Ayn Zeliha Gölü, inançların ve efsanelerin yaşadığı kutsal mekânlardır. Ve elbette Urfa mutfağı ile sıra geceleri, bu toprakların insanını en samimi haliyle tanıtır. Bugün bu değerleri Viyana’ya taşıyan kişi, Avusturyalı Fotoğraf sanatçısı Josef Polleross oldu. Kendisi Şanlıurfa’da günlerce dolaştı. Göbeklitepe’nin taşlarına dokundu, Harran’ın rüzgârını hissetti, Balıklıgöl’de duaların sesine kulak verdi. Çektiği fotoğraflar, sadece görsel belgeler değildir; onlar aynı zamanda Şanlıurfa’nın ruhunun birer yansımasıdır" ifadelerini kullandı.



"Geçmişle bugün arasında bir köprü kuruyoruz"


Gülpınar, "Bu sergi aracılığıyla yalnızca fotoğraflara bakmıyoruz, taşların fısıldadığı tarihi, binlerce yıl önceki insan umutlarını ve günümüzün sıcak misafirperverliğini birlikte hissediyor, geçmişle bugün arasında bir köprü kuruyoruz. Şanlıurfa ile Viyana arasındaki bu buluşma, Türkiye ile Avusturya arasındaki köklü dostluğun da bir simgesidir. Kültür, siyasetin ve zamanın ötesinde, bizi ortak değerlerde buluşturan evrensel bir dildir. Bugün burada bu dili konuşuyoruz. Bu vesileyle, projeye emek veren tüm sanatçılara, Yunus Emre Enstitüsü’ne, Avusturya’da bizleri ağırlayan dostlarımıza ve bu serginin gerçekleşmesini sağlayan herkese içten teşekkürlerimi sunuyorum. Sözlerime son verirken; bu sergiyi sadece gözle değil, ruhla da gezilecek bir kültürel yolculuk olarak deneyimlemenizi diliyorum. Umuyorum ki fotoğraflar, Şanlıurfa’ya ilk kez gidecekleri oraya taşır; gidenler içinse şehri yeniden keşfetme fırsatı sunar. Hepinize katılımınız için teşekkür ediyor, sergimizin hafızalarda uzun süre iz bırakmasını diliyorum" şeklinde konuştu.



Viyana Büyükelçisi Gürsel Dönmez ise sanatın evrensel diliyle Türkiye’nin zengin kültürel mirasını Avusturya kamuoyuna tanıtmanın bir gurur olduğunu söyledi. Dönmez, kültürel etkileşimin ve dostluğun sanat aracılığıyla güçleneceğine inandığını dile getirerek, bu anlamlı katkısı için Polleross’a teşekkür etti. Sanatın diliyle şekillenen bu sergi, Şanlıurfa ile Viyana arasındaki kültürel dostluğu ve iki şehir arasında oluşan samimi, insani bağları en etkileyici şekilde ortaya koydu.



Şanlıurfa’da çekilen fotoğraflar Viyana’daki sergide

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Isparta’da 22 yıl hapis cezası bulunan firari yakalandı Isparta’da polis ekiplerinin koordineli operasyonlarında, 22 yıl hapis cezası bulunan bir şahıs yakalanarak cezaevine gönderilirken, ayrı bir narkotik operasyonunda 4 kilo 650 gram uyuşturucu ele geçirildi; gözaltına alınan 5 şüpheliden 2’si tutuklandı. Isparta İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı İstihbarat Şube Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü çeşitli operasyonlar gerçekleştirildi. Yapılan operasyonda ekiplerin koordineli çalışması sonucu, hakkında çeşitli suçlardan 10 ayrı dosya bulunan ve toplam 22 yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu belirlenen şahsın yeri tespit edilerek yakalandı. Düzenlenen operasyonla gözaltına alınan şahıs, emniyetteki işlemlerinin ardından Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi. Ayrıca Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerinin koordineli bir başka operasyonunda 4 kilo 650 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Konuyla ilişkin 5 şüpheli şahıs "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti" suçu çerçevesinde gözaltına alındı. Adli mercilere sevk edilen şüphelilerden 2’si tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 1 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Diğer 2 şüpheli ise serbest bırakıldı.
Samsun NASA’daki Türk bilim adamı Dr. Umut Yıldız, OMÜ’de evrenin sırlarını anlattı NASA bünyesindeki Jet İtki Laboratuvarı’nda (JPL) uzun yıllar derin uzay iletişimi ve büyük veri analizi üzerine çalışmalar yürüten astrofizikçi Dr. Umut Yıldız, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) düzenlenen konferansta öğrencilerle bir araya geldi. "Evrenin Doğumu ve Ölümü" başlıklı etkinlikte, kozmik süreçler ve modern bilimin temel sorunları ele alındı. OMÜ Fizik Topluluğu ve OMÜ Gözlemevi iş birliğiyle UZEM Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe, Rektör Yardımcı Alper Kesten, Fen Fakültesi Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ufuk Çoruh, Astronomi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Metin Yavuz’un yanı sıra çok sayıda akademisyen, lise ve üniversite öğrencisi katıldı. Konferansta, evrenin başlangıcından nihai kaderine kadar uzanan geniş bir yelpazede güncel bilimsel veriler paylaşıldı. "Bilim cevaplardan çok sorularla ilerler" Konferansın açılışında konuşan OMÜ Fen Fakültesi Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ufuk Çoruh, bilimin yalnızca bilgi üretme süreci değil, sistematik bir düşünme biçimi olduğunu vurguladı. Bilimsel yöntemin insanlık için en güvenilir rehber olduğunu belirten Çoruh, "Eğer evrenin bir başlangıcı varsa, öncesinde ne vardı? Bilim, hazır cevaplardan ziyade doğru soruları sorabilme yeteneğiyle gelişir. Belki de bu salon, gelecekte evrenin sırlarını çözecek fikirlerin ilk kez filizlendiği ana tanıklık edecektir" dedi. Dr. Umut Yıldız OMÜ’de evrenin sırlarını anlattı Türkiye’ye döndükten sonra uzay ekosistemine katkı sağlamak amacıyla çeşitli teknoloji firmalarında üst düzey bilimsel sorumluluklar üstlenen Dr. Umut Yıldız, "Evrenin Doğumu ve Ölümü" başlıklı ilgi çeken sunumunu kendine has üslubuyla dinleyicileriyle paylaştı. Konferansta, evrenin başlangıcından nihai kaderine kadar uzanan geniş bir yelpazede güncel bilimsel veriler ele alındı. Halen Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bünyesinde Bilim İletişimi Direktörü ve öğretim elemanı olarak görev yapan Yıldız, güncel çalışmalarına dair bilgiler verdiği konferansta bilimsel bilginin toplumun her kesimine ulaşması için yürüttüğü çalışmaları sürdüreceğini ifade etti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten’in de katılarak emeği geçenlere teşekkür ettiği program, plaket töreniyle sona erdi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla tamamlandı.
Kocaeli Kocaelispor’un 60. yılında "Efsane Forma" tiyatro oyunu sahnelendi Kocaelispor, kuruluşunun 60’ıncı yıl dönümünü sahnelenen ‘Efsane Forma’ adlı tiyatro oyunuyla kutladı. Dünyada böyle bir projenin ilk defa yapıldığını vurgulayan Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı, "Düşse de yeniden kalkmayı bilenlerin ruhunu anlatmaya aktarmaya çalıştık" dedi. Kocaelispor kulübün kuruluşunun 60’ıncı yıl dönümü Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen tiyatro oyunuyla kutlandı. Program kapsamında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından hazırlanan ‘Efsane Forma’ isimli tiyatro oyunu sahnelendi. Kentin spor kültürünü sanatla harmanlayan organizasyon, salonu dolduran taraftar tarafından ayakta alkışlandı. Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Kocaelispor Başkan Vekili Veli Başkurt ve futbolcular tiyatro gösterimin ardından sahneye çıkıp oyuncuları tebrik etti. U-16 ve U-17 oyuncularının da sahne aldığı tiyatro oyununun sonunda pasta kesilerek 60’ıncı yıl coşkusu kutlandı. "Bu şanlı tarihi layığıyla yaşatmaya devam edeceğiz" Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, yaptığı konuşmada, "Bu büyük ailenin bir parçası olmaktan onur ve gurur duydum. Çok teşekkür ediyoruz böyle bir şeyi yaptınız oynadınız, duygulandı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a teşekkür ederim. İnşallah bu şanlı tarihi layığıyla yaşatmaya devam edeceğiz" dedi. "Allah’a şükrediyorum" Kocaelispor Başkan Vekili Veli Başkurt ise, "Bütün liglerde yöneticilik yapmış kişilerden biriyim. Bu onur ve gurur benim ömür boyu en büyük mutluluğum olacaktır. Taraftarımıza bu günleri yaşattığımız için Allah’a şükrediyorum" şeklinde konuştu. "Nice 60 yıllara" Organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, "Zor günlerden geldik kolay da olmadı. Hala da kolay değil. Daha da yapacak çok işimiz var. Gidecek çok yolumuz var. Bu şehir buna inandı. Bu hayale inandı. Mutlaka çok daha iyisini biz başaracağız. 60. yılımız kutlu olsun, nice 60 yıllara" ifadelerini kullandı. "Düşse de yeniden kalkmayı bilenlerin ruhunu anlatmaya aktarmaya çalıştık" Oyunun Kocaelispor ruhunu aktardığını ve böyle bir projenin Dünya’da ilk defa yapıldığını belirten Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı, "Öncelikle Kocaelispor’umuzun 60. yıl dönümünü kutluyoruz. Çok büyük bir coşkuyla bu projeye hazırlandık bu projenin özel yerleri var, özel anları var dünyada ilk defa yapılıyor. Çünkü bir tiyatro kurumuyla bir spor kulübü yan yana ortak bir proje içinde var oldular. U16-17 takımı oyun içindeydi, taraftar gruplarından Hodri Meydan oyunun içindeydi. Kocelispor ruhunu bu kentin ruhunu düşse de yeniden kalkmayı bilenlerin ruhunu anlatmaya, aktarmaya çalıştık. Çok büyük bir coşkuyla karşılandı. Oynadığımız oyun nice 60 senelere diliyorum. Kocaelispor’umuzun 60. yılı kutlu olsun diyorum. Ama bu ruhu taşıyabilen yani Kocaelispor ruhunu taşıyabilen herkesin burada yeri vardır diye düşünüyorum" diye konuştu. "Bazen sadece insanlara ’biz buradayız’ demek çok güzel bir duygudur" Oyunda Kocaelispor ruhunun ve heyecanının bugün salonda da olduğunu ifade eden Oyuncu Engin Benli, "Bu çok güzel bir duygu, gerçekten. 30 yıldır Kocaeli’deyim ve gerçekten artık Kocaeliliyim yani. Kocaelispor’un birçok maçına gittim, orada gerçekten de inanılmaz bir taraftar, inanılmaz bir ruh, inanılmaz bir heyecan var. Aynı heyecanı bu akşam burada da hissettik ve yaşadık. Seyirciyle kucaklaştık, takımla kucaklaştık ve Kocaeli Şehir Tiyatrosu kucaklaştı. O yüzden de bu inanılmaz güzel bir gece. Öncelikle çok çalışacaksın, bekleyeceksin, düşeceksin, kalkacaksın ama takım olmayı öğreneceksin. Bunu, bunu bileceksin. Bu çok önemli bir şey, çok da güzel bir şey. O yüzden de her zaman her şey olabilir; deprem olabilir, şehir sarsılabilir ama takım olmak acayip bir duygudur. Bazen sadece insanlara ’biz buradayız’ demek çok güzel bir duygudur" diye konuştu. Oyunun hazırlık sürecinden bahseden Engin Benli, "4 ya da 5 günde çıktı. Acayip derecede hızlı bir şekilde hemen senaryo yazıldı, ondan sonra çizildi. Hemen U16’dan genç arkadaşlar geldi, bizim tiyatrodan oyuncularımız geldi ve büyük bir takım oluştu gerçekten. Bu güzel bir takım oldu. O yüzden hala şu anda güzelliği yaşıyoruz ve hissediyoruz" ifadelerini kullandı.