GÜNDEM - 01 Eylül 2025 Pazartesi 13:07

Şanlıurfa’da işten çıkarılma korkusu sevince dönüştü

A
A
A
Şanlıurfa’da işten çıkarılma korkusu sevince dönüştü

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nde uzun yıllardır geçici statüde çalışan işçiler için sevindirici bir gelişme yaşandı. Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın talimatıyla geçici personelin daimi kadroya geçirilmesine yönelik karar uygulamaya konuldu. Karar sonrası belediye çalışanları büyük sevinç yaşarken, bu tarihi anı davul-zurna eşliğinde halaylarla kutladı. Gülpınar, "Biz hiçbir zaman söz vermedik, inşallah dedik ve bugün o sözü tuttuk" diyerek, sürecin samimiyetle ve adaletle yürütüldüğünü vurguladı.


Büyükşehir Belediyesinin çeşitli birimlerinde görev yapan ve her 6 ayda bir sözleşmeleri yenilenerek belirsizlik içinde çalışmaya devam eden personelin mağduriyeti sona erdi. Gülpınar’ın girişimiyle, geçici personelin iş güvencesini sağlayacak şekilde daimi statüye geçirilmesi kararlaştırıldı. İlgili yasal ve idari düzenlemelerin tamamlanmasının ardından geçiş süreci resmen başlatıldı.


Bu düzenlemeyle çalışanların gelecek kaygısının ortadan kaldırılması, kurumsal bağlılıklarının artırılması ve belediye hizmetlerinde sürdürülebilir verimlilik hedeflendi. Daimi kadroya geçiş müjdesini alan işçiler, Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası önünde bir araya gelerek sevinçlerini paylaştı. Davul-zurna eşliğinde halay çeken çalışanlar, bu anı hep birlikte kutladı. Başkan Gülpınar da, daimi kadro sevincini yaşayan işçilerle buluşarak, coşkulu anlarına eşlik etti.



"Söz vermedik yaptık"


İşçilere yönelik konuşma yapan Başkan Gülpınar, geçici statüde çalışan işçilerin yıllardır çözülemeyen sorununu çözüme kavuşturduklarını belirtti. "Bir kangren olmuş sorunu daha çözüyoruz" diyen Gülpınar, "Biz hiçbir zaman söz vermedik. Benim ağzımdan söz çıkmaz. Biz yaparız, sonra ‘yaptık’ deriz. Size ‘inşallah’ dedik, ‘bakacağız’ dedik, ‘çalışacağız’ dedik. Bugün de o sözü yerine getirdik" dedi.


Konuşması sırasında işçilere, "Siz hiçbiriniz benimle işe başlamadınız değil mi" diye soran Başkan Gülpınar, "Hayır" cevabını aldıktan sonra, "Benim referansımla, iltimasımla kimse başlamadı. Eğer birilerini işe almak isteseydim, sizi çıkarır, yerinize 218 kişi alırdım. Ama bizim anlayışımız bu değil. Biz belediyeye adaleti hakim kılmak için geldik. Belediye binası girişine de yazdık: ‘Yolsuzluk yok, rüşvet yok, iltimas yok.’ Bu ilkemizin arkasındayız" dedi.



"Bu sizin yıllardır verdiğiniz emeğin bir karşılığıdır"


Gülpınar, yapılan düzenlemenin sadece mevcut çalışanları kapsadığını ve yeni bir işe alım olmadığını özellikle vurgulayarak, "Bu uygulama sadece yıllardır burada emek veren personelimizi ilgilendiriyor. Kimse bunu başka bir alım gibi görmesin. Bu sizin yıllardır verdiğiniz emeğin bir karşılığıdır, sizin hakkınızdır. Lütfen başka kimse alınmasın" dedi.



"Artık para hırsıza değil, halkın hizmetine gidiyor"


Tasarruf ve şeffaflık vurgusu da yapan Gülpınar, "Birileri diyor ki ‘Para yoktu, işçi alıyorsunuz.’ Hayır, biz tasarruf ediyoruz. Artık bu belediyede hırsızın, arsızın cebine para gitmiyor. Paralar kendi cebimizde kalıyor, biz de bu kaynakları halkımız ve çalışanlarımız için kullanıyoruz. Allah hayırlı etsin. Biz sizden sadece dua istiyoruz" şeklinde konuştu.



"10 yıldır bugünü bekliyorduk"


Kararın ardından açıklama yapan belediye işçileri, duydukları mutluluğu dile getirerek Başkan Gülpınar’a teşekkür etti. Bir işçinin, "Başkanım, 10 yıldır biz bu günü bekliyoruz" demesi dikkat çekti.


Kutlamaların ardından Gülpınar ve işçiler, bu anlamlı günü ölümsüzleştirmek için hatıra fotoğrafı çektirdi.



Şanlıurfa’da işten çıkarılma korkusu sevince dönüştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Küçük kızın para karşılığı zorla evlendirildiği ve kaçırıldığı iddiasında yeni gelişme Kocaeli’de 12 yaşındayken düğün dernekle 50 bin TL karşılığında evlendirilen Ş.Ç.’nin, bu evlilikten 6 ay sonra abisi ve yengesi tarafından kaçırılarak yine 50 bin TL karşılığında başka birisiyle cinsel birlikteliğe zorlandığı iddia edilmişti. Duruşmada önceki beyanlarını değiştirerek olay anında psikolojisinin bozuk olduğunu ve yalan söylediğini öne süren kız çocuğunun ifadesi sonrası mahkeme heyeti; delillerin toplanmış olmasını ve tutuklulukta geçirilen süreyi dikkate alarak sanıkların tahliyesine hükmetti. İddiaya göre, Kandıra’da ikamet eden Ş.Ç. isimli 12 yaşındaki kız çocuğu, 2023’de İstanbul Şile’de düğün yapılarak üvey babasının yeğeni A.D. ile 50 bin TL karşılığında evlendirildi. Bu evlilik yaklaşık 6 ay sürdü. 2024’de A.D.’nin askere gittiği, Ş.Ç.’nin abisi ve yengesi tarafından Şile’den kaçırıldığı, Kandıra’ya getirildiği ve burada yengesi Y.Ç.’nin 16 yaşındaki kardeşi E.T. ile zorla cinsel birlikteliğe zorlandığı ileri sürüldü. Bu olaydan da ailenin 50 bin TL para aldığı, ayrıca ailenin Ş.Ç.’nin önceki birlikteliğinden olan bebeği de kürtajla aldıkları iddia edildi. Birçok suçtan dava açıldı Ş.Ç.’nin şikayetiyle olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Ş.Ç.’nin annesi N.D., üvey babası A.D., abisi S.Ç., yengesi Y.Ç., yengesinin kardeşi E.T. ile babası M.T., annesi Z.T. ve ilk evlendirildiği kişi A.D. gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "çocuğun nitelikli cinsel istismarı", "zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarına yardım etmek", "cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından dava açıldı. Üvey baba A.D. adli kontrolle serbest bırakılırken, diğer tüm şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ş.Ç. ile ilk olarak evlendirilen A.D.’nin dosyası ise diğer dosyadan ayrıldı. Kız çocuğu ise devlet koruması altına alındı. "Söylediklerim yalandır" Olaya ilişkin açılan davanın duruşması Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar, mağdur Ş.Ç., psikolog ve taraf avukatları katıldı. Şikayetini geri çektiğini söyleyen 14 yaşındaki mağdur Ş.Ç., "Ben henüz 5 yaşındayken babamın gözümün önünde ölmesi sebebiyle psikolojim iyi değildi. Söylediklerim yalandır. Bu ifadeleri verirken psikolojim yerinde değildi. Kimsenin baskısıyla birinin yanına gitmedim veya cinsel birlikteliğe zorlanmadım. E. ile görüşmem için kimse bana baskı kurmadı. Şu an Sakarya’da arkadaşımın yanında kalıyorum, yurtta kalmıyorum. İlk cinsel birlikteliğim ilk eşim A.D. ile gerçekleşti" dedi. Tüm sanıklar tahliye edildi Sanıkların suçlamaları reddederek beraatlerini talep ettiği duruşmada mahkeme heyeti; tutuklu kalınan süre, delillerin toplanmış olması ve mağdurun ifadesini değiştirmesi hususlarını dikkate alarak tutuklu sanıklar E.T., M.T., Z.T., N.D., S.Ç. ve Y.Ç.’nin yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi. İddianameden Öte yandan, iddianamede mağdur S.Ç.’nin olayların öncesinde E.T. ile nişanlandırıldığı ancak sonrasında 2023 yılının ekim ayında Şile’de A.D. ile düğün yapılarak evlendirildiği, karşılığında mağdurun anne ve üvey babasının 50 bin TL para aldıkları belirtilmişti. Bu evliliğin yaklaşık 6 sürdüğü, 2024 yılının nisan-mayıs aylarında A.D.’nin askere gittiği, mağdurun ise abisi S.Ç. ve yengesi Y.Ç. tarafından E.T. ile evlenmesi için Şile’den kaçırılarak Kandıra’ya getirildiği, bu sırada mağdurun 13, E.T.’nin ise 17 yaşında olduğu ifade edilmişti. Ayrıca, E.T.’nin mağdurun yengesi Y.Ç.’nin kardeşi olduğu, anne ve babaların bu birliktelik karşısında 50 bin TL’ye anlaştıkları bilgisi de yer almıştı. N.D. ve A.D.’nin Kandıra’ya gelerek Y.Ç. ve S.Ç.’nin evinde 50 bin TL’yi M.T. ve Z.T.’den nakit olarak elden aldıkları ve mağdurun 11 Ekim 2024 tarihine kadar şüpheliler M.T., Z.T., ve E.T.’nin Kandıra ilçesindeki evinde ikamet ettiği belirtilmişti. Yenge Y.Ç.’nin görümcesi Ş.Ç.’yi kardeşi E.T. ile cinsel birlikteliğe zorladığı, E.T.’nin de zorla mağdurla yaklaşık 8 ay defalarca cinsel ilişkiye girdiği kaydedilmişti. Mağdur Ş.Ç. ile E.T.’nin 11 Ekim 2024’de asker eğlencesine katılmak için Kandıra’dan Şile’ye gittikleri, mağdurun eğlence sırasında E.T., N.D. ve A.D.’nin yanından kaçarak daha önce evli olduğu A’nın ailesinin evine gittiği ve şahıslardan şikayetçi olduğu belirtilmişti. "Beni kaçırdılar, cinsel istismara uğradım ve rızam dışında kürtaj yaptılar" Ş.Ç., Çocuk İzlem Merkezi ve hakim karşısında alınan ifadesinde ise şöyle konuşmuştu: "13 yaşındayım. Yaklaşık bir sene önce Şile ilçesinde A.D. isimli kişiyle rızamla evlendim. Kendisi 20 yaşındadır. Sevgiliydik, 1.5-2 sene önce tanıştık. A.D.’nin babası ile benim üvey babam kardeşler. A.D. ile düğünümüz oldu. 6 ay beraber yaşadık sonra kendisi askere gitti. A.D. askere gitmeden önce yengem Y.Ç. ile abim S.Ç. beni kaçırarak Kandıra ilçesine E.T.’nin yanına getirdi. Daha önceden E.T. ile sözlenmiştik ancak isteğim dışında olmuştu. Abim ve yengem sözlenmem konusunda beni zorlamıştı. E.T.’nin evinde karısı gibi kaldım, benimle zorla cinsel birliktelik yaşadı. Bu sırada eşim A.D.’den hamile olduğumu öğrendim. Y.Ç., Z.T. ve E.T. tarafından Sakarya’ya götürülerek merdiven altı bir yerde rızam dışında kürtaj yapıldı. E.T.’den 8 ay boyunca şiddet gördüm ve istismara uğradım. A.D.’den şikayetçi değilim, onunla kendi isteğimle birliktelik yaşadım. Ancak E.T. ile yengem Y.Ç.’den şikayetçiyim. Abim S.Ç’den şikayetçi değilim."