GÜNDEM - 11 Eylül 2025 Perşembe 17:02

Şanlıurfa’da yükselen taban suyu ev ve tarlaları yuttu

A
A
A
Şanlıurfa’da yükselen taban suyu ev ve tarlaları yuttu

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde taban suyunun yükselmesi nedeniyle tarım arazileri ve yerleşim alanları büyük zarar gördü. Bataklığa dönen bölgeleri terk eden vatandaşlar, çareyi kent merkezine yerleşmekte buldu.


Şanlıurfa’nın Suruç ilçesindeki bir çok kırsal bölge, 2014 yılından itibaren Atatürk Barajı’ndan boru ve kanallarla taşınan su sayesinde sulu tarıma geçti. Suruç Ovası’nın bereketli topraklarının suya kavuşması çiftçilerde büyük bir sevinç yaşanmasına neden oldu. Kuru tarımın yanında sulu tarım da yapan halk, zamanla büyük bir sorunla karşılaşmaya başladı. Yanlış sulama uygulamaları, yıllar içerisinde taban suyunun yükselmesine neden oldu.



Kırsaldan şehir merkezine göç


Taban suyunun yükselmesi bir çok bölgede bataklıkların oluşmasına neden oldu. Daha önce ekilen araziler yerini bataklıklara bıraktı, fıstık ağaçları kurudu. Bir çok evi su basarken bazılarında ise yoğun küf ve nem görülmeye başlandı. Sivrisinek ve kurbağa gibi sulak alanda yaşayan bir çok canlı, vatandaşların adeta kabusu oldu. Evlerin içerisi böceklerle doldu. Hayat şartlarının azaldığı bölgelerden şehir merkezine göçler başladı.



Binlerce fıstık ağacı kurudu


Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine bağlı kırsal Akören Mahallesi’nde de taban suyunun yükselmesi nedeniyle tarım arazileri ve yerleşim alanları büyük zarar gördü. Yaklaşık 4 bin dönüm tarım arazisine sahip mahallede, 2 bin dönüm alan bataklığa dönerek ekilemez hale geldi. Taban suyunun yükselmesiyle birlikte bazı ahır ve evler su altında kaldı. Daha önce bir çok mahallede oluşan göller, bu mahallede de görülmeye başlandı. Mahalledeki binlerce fıstık ağacı da suya dayanamayarak kurudu.



En büyük sorun altyapı eksikliği


Sorunun temelinde 2014 yılında Suruç Ovası’na sulama suyunun bırakılmasıyla birlikte yaşanan altyapı eksikliklerinin neden olduğunu iddia eden vatandaşlar, suyun bırakılması sayesinde ekilebilir tarım arazisi genişleyerek ekonomik bir canlanma sağladığını fakat drenaj kanallarının açılmaması nedeniyle taban suyunun yükseldiğini ve bu durumun yıllardır kendilerini perişan ettiğini iddia etti.



Bataklığa dönen araziler


Milyonlarca lira zararı olduğunu belirten İbrahim Halil Yılmazsoy, "Şu gördüğünüz alan benim fıstık tarlam. Yaklaşık 800 kök ağaç var. Şu anda su altında kaldı. Yaklaşık 7 yıldır kullanılmaz halde. Senelik 3-4 ton fıstık hasat etseydim yıllık 2-3 milyon lira kazanırdım ama kurudukları için ben 7 yıldır ürün elde edemiyorum. Benim şu ana kadarki zararım 100 milyon liraya yakındır. İlgilenen de yok. Fıstık ağaçlarım kurumasına rağmen bu suya bir çözüm bulsalar en azından bu tarlayı faaliyete geçirip mısır, pamuk ekimi yapardık" dedi.



"Suyu bıraktılar ama tahliyenin hesabını yapmadılar"


Devletin suyu bırakmasına çok sevindiklerini söyleyen İbrahim Halil Yılmazsoy, "Allah razı olsun, suyu bıraktılar ama tahliyenin hesabını yapmadılar. Tahliye hesabı olmayınca da su her yeri kapladı" ifadelerine yer vererek bir çok mahallelinin göç etmek zorunda kaldığını belirtti.



"Evlerin ortasında gölet oluştu"


Yetkililerden yardım isteyen Mahalle Muhtarı Suphi Çelikay, "Bizim köy şu anda su altında. Bizim köyün ön kısmı ve evlerin içerisi su dolu. Yetkililerden bu suyun bizim köyden kesilmesini rica ediyorum. Gölet oluştu, sivrisinekten dolayı yatamıyoruz. Çocuklarımızın hepsi hastalandı" dedi.



"İçme suyuna karışıyor"


Taban suyunun içme suyuna karıştığını iddia eden Osman Çelikay ise suyun temiz mi yoksa kirli mi olduğunu bilmediklerini belirtti. Defalarca yetkililere ulaştıklarını söyleyen Osman Çelikay, bu güne kadar bir çözüm bulunamadığını aktardı.



"Evlerde böcekler var"


Evinin altından su çıktığını söyleyen Ahmet Yılmazsoy, "Bizim evlerimiz tamamen sular altında kalmış. Biz de DSİ Bölge Müdürlüğüne, Valiliğe, kaymakama rica ediyoruz, bizi bundan kurtarsınlar. Bu benim evim ve altından su çıkıyor. İçerisine bakarsanız bir çok böcek var, sivrisinekler var. Biz onların korkusundan yukarı kata çıktık" diye konuştu.



Şanlıurfa’da yükselen taban suyu ev ve tarlaları yuttu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kilis Kilis’te yetim ve öksüz çocuklar için iftar programı Kilis’te Dünya Yetimler Günü kapsamında düzenlenen iftar programında Vali Ömer Kalaylı, yetim ve öksüz çocuklarla bir araya gelerek toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti. Kilis’te Dünya Yetimler Günü dolayısıyla düzenlenen iftar programında yetim ve öksüz çocuklar protokol üyeleriyle bir araya geldi. Bir düğün salonunda gerçekleştirilen programa Kilis Valisi Ömer Kalaylı da katıldı. Programda konuşan Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Dünya Yetimler Günü’nün çocukların yalnız olmadığını hissettirmek açısından önemli bir vesile olduğunu belirtti. Kalaylı, yetim ve öksüz çocuklara sahip çıkmanın hem kültürel hem de dini bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Kalaylı konuşmasında, "Bugün idrak ettiğimiz Dünya Yetimler Günü; yavrularımızın yalnız olmadığını hissettirmek, onların hayatlarına sevgi ve umutla dokunmak ve toplumsal dayanışma duygularımızı güçlendirmek açısından son derece anlamlı bir vesiledir." İfadelerini kullandı Toplumun temelinde yetimi koruma ve gözetme anlayışının bulunduğunu belirten Kalaylı, devletin bu konuda önemli çalışmalar yürüttüğünü dile getirdi. Yetim ve öksüz çocukların korunması ve güvenli bir ortamda yetişmesi için çeşitli çocuk kurumlarının açıldığını belirten Kalaylı, çocukların devletin himayesinde büyütüldüğünü söyledi. Çocukların sevgi ve şefkat ortamında büyümesinin önemine değinen Kalaylı, imkanı olan ailelerin koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti. İftar programına Kilis Valisi Ömer Kalaylı’nın yanı sıra Cumhuriyet Başsavcısı Emre Kaya, Kilis Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Çağlar Yaşar ve diğer protokol üyeleri katıldı. Öte yandan program sonunda semazen gösterisi de gerçekleştirildi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı. Posta gönderileriyle birlikte değerlendirildiğinde ise günlük yaklaşık 2,5 milyon gönderinin vatandaşlarımıza ulaştırılıyor" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü (PTT) çalışanlarıyla iftarda bir araya geldi. İftardan sonra açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, 1840’ta ’Postahane-i Amire’ olarak temelleri atılan PTT’nin, bugün 186 yıllık köklü tarihiyle milletin en güvendiği kurumlardan biri olarak dimdik ayakta durduğunu dile getirdi. "Hiçbir bankanın olmadığı 785 noktada ve hiçbir kargo şirketinin ulaşmadığı 337 ilçede hizmet sunuyoruz" PTT tarafından dünyanın 220’den fazla noktasına uluslararası posta ve kargo gönderimi yapıldığını ifade eden Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda PTT’yi, sürekli yenileyerek, hizmet kalitesini zirveye taşıyoruz. 38 bin 779 personel, 3 bin 476 işyeri ve 11 bin 371 aracından oluşan hizmet ağıyla sektördeki öncü konumunu pekiştiriyoruz. Bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına göre şekillenen ürün portföyümüzle dünyanın 220’den fazla noktasına uluslararası posta ve kargo gönderimi gerçekleştiriyoruz. Hiçbir bankanın olmadığı 785 noktada, hiçbir kargo şirketinin ulaşmadığı 337 ilçede vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz. Banka ATM’sinin bulunmadığı yerlerde ise 63 adet PttMatik ile bu açığı kapatıyor, devletimizin varlığını her köşede hissettiriyoruz. Çünkü biz kar odaklı bir özel şirket değiliz; öncelikle vatana, millete hizmet için varız" açıklamalarında bulundu. "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı." PTT’nin kapasitesini artırarak hizmetlerini daha erişilebilir hale getirmeyi sürdüreceklerini belirten Uraloğlu şu ifadelere yer verdi: "2025 yılı, posta ve kargo hizmetleri açısından önemli bir eşiğin aştığımız bir yıl oldu. Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı. Posta gönderileriyle birlikte değerlendirildiğinde ise günlük yaklaşık 2,5 milyon gönderinin vatandaşlarımıza ulaştırıldığı güçlü bir dağıtım altyapısından söz ediyoruz. Bu rakamlar, yalnızca bir büyüklüğü değil; devletimizin her noktaya erişme kabiliyetini, vatandaşına kesintisiz hizmet sunma kararlılığını ve lojistik altyapımızın geldiği seviyeyi de gösteriyor. Türkiye’nin dört bir yanında, en ücra yerleşim yerlerinden en yoğun ticaret merkezlerine kadar uzanan bu hizmet ağı; ekonomik hayatın sürekliliği, e-ticaretin gelişimi ve vatandaş memnuniyeti açısından kritik bir rol üstleniyor. Önümüzdeki dönemde de bu kapasiteyi daha ileriye taşıyarak, hızlı, güvenilir ve erişilebilir hizmet anlayışımızı güçlendirmeye devam edeceğiz." "Kısa sürede 81 ilin tamamında tek kart dönemiyle vatandaşlarımızın hayatını daha da kolaylaştıracağız" Uraloğlu, Türkiye Kart’ın yakın zamanda daha fazla ilde yaygınlaştırılacağını vurgulayarak, "Türkiye Kart Projesi, tek kartla ulaşım, bankacılık ve finansal işlemleri entegre ederek vatandaşlarımıza büyük kolaylık sağlıyor. Pilot illerden başlayarak; Konya, İstanbul Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattı, Kayseri, Yozgat, Rize, Gümüşhane, Adıyaman/Kahta, Hakkari/Yüksekova, Kars/Kağızman, Çankırı gibi pek çok noktada entegrasyonu tamamladık. Çankırı/Eldivan’da çalışmalarımız sürüyor; Samsun ve Kütahya Belediyeleriyle görüşmelerimiz devam ediyor. Marmaray hattında devreye alınması için ise protokol çalışmalarımız sürüyor. Yakın zamanda daha fazla ilde, hatta milli parklar ve tabiat parklarındaki yaya geçiş sistemlerinde de Türkiye Kart’ı yaygınlaştıracağız. İnşallah kısa sürede 81 ilin tamamında tek kart dönemiyle vatandaşlarımızın hayatını daha da kolaylaştıracağız" diye konuştu. "Milyonlarca gönderiyi aynı gün varış noktasına ulaştırdık" ‘Aynı Gün Teslim’ projesinde de önemli mesafeler kat ettiklerini söyleyen Uraloğlu, "Bursa’da başlayan pilot uygulama, Ankara, Konya, Eskişehir, İzmir, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Adana, Bolu, Malatya illerimizde de pilot çalışmaları devreye aldık. Yerinde Dağıtım Modeli kapsamında da Şanlıurfa ve Adana’da parça başı dağıtım devreye aldık; milyonlarca gönderiyi aynı gün varış noktasına ulaştırdık. Diğer illerde de planlamalarımız sürüyor" şeklinde konuştu. Ayrıca çevre dostu bir yaklaşımla ’Ambalaj Geri Dönüşüm Projesi’ni Ankara’da pilot olarak başlattıklarını belirten Uraloğlu, kargo ambalajlarını teslim anında geri toplayarak dönüşüme kazandırdıklarını kaydetti. 6 Şubat depremlerinde enkaz altında kalarak kolunu kaybeden Emine Kuş, iftar programı sonrası Bakan Uraloğlu’na deprem sürecinde desteklerinden dolayı teşekkür etti.
İstanbul Penta Teknoloji’nin 2025 konsolide cirosu 32,3 milyar TL’ye ulaştı Türkiye’nin en önemli teknoloji dağıtıcılarından Penta Teknoloji 2025’teki konsolide cirosunu Kamu Aydınlatma Platformu’na bildirdi. Buna göre Penta Teknoloji’nin kârı bir önceki yıla göre yüzde 35 artarak 32,3 milyar TL’ye ulaştı. Bilişim teknolojileri sektöründe hizmet veren ve bu alanda 35’inci yılını geride bırakan Penta Teknoloji, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Penta Teknoloji’nin 2025 yılı konsolide cirosu önceki yıla göre yüzde 35’lik artışla 32,3 milyar TL, brüt kârı ise yüzde 28’lik artışla 2,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr’ı (FAVÖK) yüzde 16 artarak 1,2 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı yüzde 3,7 olan Penta Teknoloji’de vergi öncesi kâr ise 340,5 milyon TL olarak gerçekleşti. "35 yıldır teknolojiyi kalıcı değere dönüştüren stratejik bir çözüm ortağıyız" Sürdürülebilir büyüme stratejilerinin somut çıktılar üreten güçlü bir iş modeline dönüştüğünü vurgulayan Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, "Dünyanın önde gelen teknoloji üreticilerinin ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına sunarak, işletmelerin ve tüketicilerin dijital dönüşüm süreçlerine ve sektörün büyümesine katkı sağlıyoruz. 2025 yılında yeni marka iş birliklerimizle portföyümüzü sürekli genişletirken, güçlü lojistik altyapımız ve katma değerli hizmetlerimizle dağıtım kapasitemizi artırdık. Kurum içinde ise dijital kültürün yaygınlaştırılması ve veri odaklı yönetim anlayışının geliştirilmesi için önemli adımlar attık. Bugün Penta Teknoloji olarak 35. yılımızı geride bırakırken, etki ettiğimiz geniş ekosistemde teknolojiyi kalıcı değere dönüştüren stratejik bir çözüm ortağı konumuna ulaştık. Önümüzdeki dönemde de finansal performansımızı ve pazardaki gücümüzü artırırken; insan odaklı yaklaşımımız ve güçlü ortaklıklarımızla sürdürülebilir büyüme hedefimiz doğrultusunda uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz" dedi.