EĞİTİM - 16 Eylül 2025 Salı 16:02

Suriye sınırının sıfır noktasında eğitime destek

A
A
A
Suriye sınırının sıfır noktasında eğitime destek

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde genç avukat doktor ve öğretmenlerin kurduğu bir oluşum, Suriye sınırındaki bir okulda okuyan öğrencilerin temel eğitim ihtiyaçlarını karşıladı.



Genç avukat, doktor ve öğretmenlerin bir araya gelerek kurdukları bir oluşum, Suriye sınırının sıfır noktasında yer alan Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine bağlı Dikmetaş kırsal Mahallesinde okuyan öğrencilere okul malzemesi dağıttı. Eğitimde fırsat eşitliğini gözeterek oluşumu kurduklarını söyleyen Avukat Yusuf Çurka, ,"Arkadaşlarımızla birlikte eğitimde eşitlik ilkesini gözeterek bir oluşum kurmayı hedefledik. Bu hedefler doğrultusunda birtakım çalışmalar yaptık. Bu okullar öyle rastgele seçilmiş okullar değil. Sırayla sınır bölgesindeki bütün köylere gitmeyi hedefliyoruz. Hayırseverlerin aracılığıyla bu köylere yeterli eğitim ve teknolojik destekleri ulaştırmayı düşünüyoruz. Çocuklar gerçekten çok mutlu oldular, onların yüzündeki gülümsemeyi görmek her şeye değerdi. Biz de bunu amaç edindik. Onların daha iyi şartlarda, daha mutlu bir şekilde eğitim görmeleri için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz" dedi.


Yıllardır köy okullarında görev yapıyor


Oluşumun içerisinde yer alan Öğretmen Emine Orhanalp ise," "Altı yıldır köy okullarında görev yapıyorum, buradaki atmosfer çok çok farklı. Mutlaka dezavantaj var, avantajlarımız da var ama maalesef şartlar eşit değil. Çocuklar bir sıfır daha geriden başlıyorlar. Gerek dil olarak gerek eğitim öğretimdeki hazır bulunuşları bakımından diğer çocuklardan daha geriden başlıyorlar. Bazen aile faktörü olmayabiliyor. İşte biz de bu olumsuzluklara rağmen çocukların eğitimde daha iyi bir geleceğe kavuşmasını sağlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı.


Çocukların yüzü güldü


Dikmetaş İlköğretim Okulu Okul Öncesi Öğretmeni Ayşenur Şekeraslan de, "2023 yılında buraya atandım. Burası sınıra 300 metre uzaklıkta bir köy okulu. Türlü imkansızlıkların içerisinde bizler de elimizden geleni yapıyoruz ama takdir edersiniz ki burada destek sağlanmadığı sürece bir yere kadar yeterli olabiliyoruz. Bugün sizlerin sayesinde çocukların yüzü güldü, hepsinin kalemi, defteri oldu. Kitap, boya, çanta gibi her türlü desteği sağladınız" dedi.


"Sınırda tedirginlik yaşamıyoruz"


Sınırın sıfır noktasında görev yapmanın nasıl bir his olduğunu da aktaran Şekeraslan, "Buradaki köy 2015 yılında Suriye’de yaşanan savaşlardan çok etkilenmiş ve okul kapanma noktasına gelmişti. Günümüzde bu sorunun birçok anlamda önüne geçildi. Güvenlik önlemleri sayesinde açıkçası çok tedirginlik yaşamıyoruz ama tabii ki zorluk çok fazla. İlçe merkezine 27 kilometre uzakta olması ve buranın fiziksel şartlarının ağırlığı bizler için zor. Yine de çocukların burada gerçekten eğitime ihtiyaç duyduğunu görmek, bizleri daha mutlu ve azimli kılıyor. Gayet mutluyum" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.