EĞİTİM - 19 Şubat 2025 Çarşamba 14:46

Siirt’te 3 kuşak aynı okulda öğretmen

A
A
A
Siirt’te 3 kuşak aynı okulda öğretmen

Siirt’te Behçet Dildirim, 30 sene önce okuttuğu öğrencisi ve öğrencisinin yetiştirdiği öğretmenler ile aynı okulda görev yapıyor.


Siirt’te Takasbank Güzel Sanatlar Lisesi, Behçet Dildirim’in 30 yıl önce okuttuğu öğrencisi ve onun yetiştirdiği yeni nesil öğretmenlerle aynı çatı altında buluşmasına ev sahipliği yapıyor. Lisede hem resim öğretmeni olan hem de lisenin müdür yardımcılığını yapan Behçet Dildirim, öğrencisi ve öğrencisinin öğrencisiyle aynı okulda öğretmenlik yapmanın mutluluğunu yaşıyor.


Öğrencileriyle aynı okulda görev yapmanın mutluluğunu dile getiren Siirt Takasbank Güzel Sanatlar Lisesi Müdür Yardımcısı Behçet Dildirim, "Resim öğretmeniyim. Asıl alanım heykel. Şu an idarecilik yapıyorum. 2006 yılında bana bu okulu kurma görevi verildi. Öğrencilerimle ve öğrencilerimin öğrencileriyle aynı okulda öğretmenlik yapıyor olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Tarif edilecek bir mutluluk değil. Şairinde dediği gibi kelimeler kifayetsiz kalıyor. Umarım ki benim öğrencilerim de aynı duyguyu yaşar. Kendi öğrencileriyle aynı ortamda havayı teneffüs ediyor olmalarını. Aynı okulda çalışmalarını dilerim. Çünkü çok keyifli bir duygu ve bu da beraberinde eğitimde kaliteyi ve huzuru getiriyor" dedi.


Yasadığı duygunun tarifi olmadığını belirten Müzik Öğretmeni Mehmet Zakir Alp, "1996 yılında halk oyunlarıyla başladığım öğretmenim Behçet Dildirim hocamla yıllar sonra üniversiteyi bitirdikten sonra aynı okulda görev yapmak çok gurur verici bir şey. O zamanlar öğretmenim bunu söylemişti ama buna çok büyük bir anlam yükleyememiştim yaşım itibariyle. Atandığım senelerde benim de yetiştirdiğim öğrencilerin yıllar sonra üniversiteleri bitirip Siirt’te Güzel Sanatlar Lisesi’nde öğretmen olarak göreve başladıklarını görmek ve onlarla aynı ortamda çalışmak çok gurur verici bir şey. Çünkü 3 kuşak öğretmen oldu artık burada. Bundan sonra yetiştirdiğimiz öğrencilerimizin öğrencileri de bu ortamlarda inşallah okulumuzu ve ilimizi müzikal anlamda, resim anlamında çok iyi yerlere taşıyacaklarını düşünüyoruz. Burada bu 3 kuşağı yaşatıyor olmanın ayrıca gururunu yaşıyoruz. Belki başka illerde örnekler var ama burada bunu canlı yaşıyor olmak ve aynı ilde değil aynı okulda öğretmeninin öğretmeniyle çalışıyor olmak çok gurur verici bir şey. Umarım bundan sonraki öğrencilerimiz de bu duyguyu böyle katlayarak yaşatırlar kendilerine ve öğrencilerine" ifadelerini kullandı.


Ortaokul ve lise öğretmeni olan Behçet Dildirim ile birlikte şu an aynı okulda görev yapan Müzik Öğretmeni Metin Kesici, Dildirim’in yönlendirmesiyle öğretmen olmaya karar verdiğini belirtti. Kesici, "Behçet hocamın benim gibi birçok öğrencisinin hayatına dokunduğunu biliyorum. Yıllar sonra yine bu okulda Behçet hocamın kızı Ezgi Dildirim’in öğretmeni olmam da ayrı bir güzellik oldu benim için. Değerli öğretmenim Behçet Dildirme bu güzellikleri bize yaşattığı için ve vesile olduğu için minnet ve saygı duyuyorum. Bu okuldan mezun öğrencilerimden Nehir Tayboğa ile de şu anda aynı okulda görev yapmaktayız. Bu gerçekten çok güzel bir duygu. Benim öğretmenim ve öğrencimle aynı okulda şu anda görev yapıyoruz. Umarım onların da öğrencileriyle birlikte görev yapmak nasip olur" şeklinde konuştu.


Müzik Öğretmeni Nehir Tayboğa öğretmeni ve öğretmeninin öğretmeni ile aynı okulda görev yapmanın mutluluğu belirtti. Tayboğa, "2013 2016 senesinde Siirt Takasbank Sanatlar Lisesi’nde öğrenim görüyordum. Burada Mehmet Zakir Arif, Metin Kesici benim kendi öğretmenlerimdi ve onların sayesinde onların da destekleriyle 2016 senesinde Balıkesir Üniversitesi Müzik Öğretmenliği bölümünü kazandım. Orada da 4 sene öğrenim gördükten sonra 2023 senesinde Siirt merkeze müzik öğretmeni olarak atandım ve şimdi de şu an kendi öğretmenlerimle beraber Siirt Takasbank Sanatlar Lisesi’nde onlarla beraber çalışıyorum" dedi.


Müzik Öğretmeni Şeyma Yavuz ise 2007-2011 arası burada öğrenciydim. Okul müdürümüz Behçet Dildirim, Zakir Alp’te bizim Türk müziği koro çalışmalarımıza giriyordu. Lise hayatımda beni büyüten bu sınıflarda bu koridorlarda şu anda öğretmenlik yapıyorum. Bu benim için tarif edilemez bir deneyim oluyor. Buradaki öğrencilerimi de gelecekte burada öğretmen olarak görmeyi çok isterim. Dilerim onlarla tekrar bu okulla karşılaşır aynı kadroları paylaşırız" diye konuştu.



Siirt’te 3 kuşak aynı okulda öğretmen

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Tatvan’da Sumud Filosu’na destek eylemi Bitlis’in Tatvan ilçesinde, Gazze’deki insanlık dışı ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Global Sumud Filosu’na İsrail’in uluslararası sularda yaptığı müdahale protesto edildi. Bitlis Filistin Dayanışma Platformu öncülüğünde İbadullah Camii önünde bir araya gelen STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş, alıkonulan 21 gemi ve aktivistler için destek eylemi gerçekleştirdi. Grup adına açıklama yapan Cihat Bakırhan, "Zalimlere buradan sesleniyoruz, açlığa, susuzluğa ve ölüme mahkum etmeye çalıştığınız Gazze halkının imanını yenemeyeceksiniz. Buradan tüm dünyaya haykırıyoruz: Global Sumud Filosu’na el koyan, aktivistleri hukuksuz şekilde alıkoyan İsrail, bu illegal eylemine derhal son vermelidir. Kardeşlerimizin can güvenliğinden tamamen İsrail rejimi sorumludur. Gazze bir hapishane değil, onurlu insanların vatanıdır. İnsani yardımların önündeki tüm engeller kalkmalı, limanlar ve kapılar dünyaya açılmalıdır. Uluslararası kamuoyu, kınama mesajlarının ötesine geçmeli bu terör şebekesine karşı siyasi, askeri ve ekonomik yaptırımları derhal devreye sokmalıdır. Bizler Türkiye’nin meydanlarından ilan ediyoruz; Filistin davasını savunmaya devam edeceğiz. Zulmünüz arttıkça zevaliniz de yaklaşıyor. Gazze özgür olana dek, son kirli siyonist postalı o kutsal topraklardan çekilene dek susmayacağız, durmayacağız, vazgeçmeyeceğiz" dedi. "Gazze özgür olana dek susmayacağız" mesajıyla sona eren basın açıklaması, atılan sloganların ardından sona erdi.
Ankara İslam coğrafyasının renkleri aynı fuarda buluştu Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından düzenlenen fuarda İslam ülkelerinin kültürlerini, geleneksel lezzetlerini ve dayanışma mesajlarını ziyaretçilerle buluşturdu. Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından Ankara Millet Bahçesi’nde düzenlenen "Ülke Tanıtım Fuarı", İslam coğrafyasının kültürel mirasını, sanatını ve birlik mesajını ziyaretçilerle buluşturdu. 3 Mayıs’a kadar devam edecek fuarda farklı ülkelerin stantlarının yoğun ilgi gördüğü gözlemlendi. Fuarda Filistin standında yer alan Zahir Elbek, Filistin’in köklü bir medeniyete sahip olduğunu belirterek geleneksel kültürlerini tanıtmaya çalıştıklarını söyledi. Elbek, Filistin’e özgü kıyafetlerin ve sembollerin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Filistin çok eski ve kadim bir medeniyet. Yıllardır geleneksel kıyafetlerimiz, kültürümüz, yemeklerimiz ve daha birçok değerimiz var. Kadınlara özel kıyafetlerimiz var, aynı şekilde erkeklerin de geleneksel kıyafetleri bulunuyor. Bizde simgeleşmiş olan atkımız var. Bu artık bir direniş sembolü oldu. Dünyanın birçok yerinde insanlar bu atkıyı takıyor çünkü bu atkı Filistin direnişini anlatıyor" dedi. Filistin kültürünün önemli parçalarından biri olan Debke dansına da değinen Elbek, "Çok güzel bir dansımız var. Debke bizim için çok özel ve çok meşhur bir halk dansıdır" ifadelerini kullandı. "Filistin’de şehitsiz aile yok" Filistin halkının yaşadığı acılara da değinen Elbek, "Filistin’de şehitsiz aile yok. Bizim kültürümüzde bunun çok büyük bir yeri var. Bayrağımızdaki kırmızı şahadeti temsil ediyor. Siyah hüznü, yeşil ise geleceği anlatıyor. İnşallah yakında özgür Filistin’e kavuşacağız" ifadelerine yer verdi. "Kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil" İran standında görev alan Fariba Nazari ise fuarda yer almaktan dolayı heyecan duyduğunu belirtti. İran kültürünün çok geniş olduğunu ifade eden Nazari, "İran İslam Cumhuriyeti’nin resmi dini İslam’dır ancak dinimizi ve kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil. Bu savaşta zulme karşı boyun eğmeyeceğimizi göstermiş olduk. İslam’ın ilk şartlarından biri zulme boyun eğmemektir. Bizim halkımız ve devletimiz bunu dünyaya gösterdi. Savaştan kalan eserleri anlatmaya çalıştık. Okullardan kalan kalıntılar, çocukların eşyaları ve çeşitli karikatürler savaşı bize anlatıyor. Çok can yakıcı şeyler ama bir taraftan da zafer bizimdir. Çok şükür kazandık" diye konuştu. "Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik" Nazari, ABD ve İsrail ile olan savaş sürecinde İslamiyet’in kendilerine güç verdiğini belirterek, "Ben gerçekten bunu Müslüman olmamıza bağlıyorum. Yoksa böyle bir savaşı kazanmak imkansızdı. Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik. Kültürel mirasımız oldukça zengin ama bu stantta daha çok savaşta nasıl ayakta durduğumuzu ve nasıl kazandığımızı anlatmaya çalıştık. Herkesi buraya davet ediyorum. Bizim standımızı ve diğer İslam ülkelerinin stantlarını gezsinler. Eminim ki bende oluşan bu duygu onlarda da olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Farklı kültürler görmeyi seviyorum" Fuara gelen ziyaretçilerden Hatice Yıldız ise etkinliği billboard reklamlarında gördüğünü belirterek, "Hacı Bayram’a gidiyordum, orada denk geldim. Zaten böyle festivalleri çok severim. Değişik insanlar ve farklı kültürler görmeyi seviyorum. Malezya standında farklı tatlar denedik. Küçük kuşlardan yapılan bir yemek yedim. Değişik geldi bana. Tavuk eti yeriz ama onu hiç yememiştim. Hepsini gezmeye çalışıyorum ama daha gezemediklerim de var. Yaşadığın sürece gezip göreceksin. Çeşit çeşit insanlar ve kültürler tanıyacaksın. Dünyanın tadı böyle çıkar. Yiyeceksin, içeceksin, gezeceksin" cümlelerine yer verdi.
Kütahya Kütahya’da ney geleneği sürdürülüyor Kütahya’da faaliyet gösteren Mevlana Araştırma Kültür ve Sanat Derneği, 2007 yılından bu yana sürdürdüğü ney eğitimleriyle hem Türk musikisini hem de tasavvuf kültürünü yaşatmaya devam ediyor. Dernekte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, farklı yaş gruplarından ve seviyelerden öğrencilerle düzenli eğitimler gerçekleştirdiklerini söyledi. Aydın, her hafta yapılan derslerde, klasik Türk musikisi repertuarından seçilen eserler üzerinde çalıştıklarını belirtti. Aydın, bu süreçte öğrencilerin sadece teknik anlamda değil, aynı zamanda müzikal ve kültürel açıdan da gelişim gösterdiğini belirtti. Eğitimlerin belirli bir aşamaya ulaşmasının ardından, öğrencilerle birlikte oluşturulan repertuar doğrultusunda konserler düzenlemeyi hedeflediklerini ifade etti. Derneğin bugüne kadar birçok öğrenci yetiştirdiğini vurgulayan Aydın, bu öğrenciler arasında üniversitelerde ney hocalığı yapanların, farklı şehirlerde konserler verenlerin ve sanat yolculuğunu profesyonel düzeye taşıyan isimlerin bulunduğunu dile getirdi. Bu durumun kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Aydın, yeni öğrencilerle bu geleneği sürdürmeye kararlı olduklarını söyledi. Neyin yalnızca bir enstrüman olmadığını özellikle vurgulayan Aydın, bu sazın derin bir manevi anlam taşıdığını ifade etti. Kamışlıkta yetişen bir kamışın, çeşitli işlemlerden geçirilerek bir enstrümana dönüşmesini anlatan Aydın, bu sürecin insanın olgunlaşma yolculuğuna benzetildiğini belirtti. Neyin içinin boşaltılması, ateşle dağlanması ve şekillendirilmesi gibi aşamaların, tasavvufta insanın nefs terbiyesiyle ilişkilendirildiğini söyledi. Neyin tarihi kökenlerine de değinen Aydın, bu sazın Anadolu’da asıl anlamını Mevlana Celaleddin-i Rumi ile birlikte kazandığını ifade etti. Mevlana’nın Mesnevi adlı eserinin ilk 18 beyitinde neyin, insan-ı kâmilin sembolü olarak anlatıldığını hatırlatan Aydın, bu yaklaşımın yüzyıllardır etkisini sürdürdüğünü belirtti. Neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, Türk sanatının önemli bir parçası olan ney ve Türk musikisinin gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaların artarak devam edeceğini ifade etti. Ney kursuna katılan kursiyerler de neyin insan ruhunu dinlendiren, stres azaltan ve iç huzuru sağlayan bir müzik aleti olduğunu dile getirerek, bu sanatı öğrenmenin kendileri için hem kültürel hem de manevi bir kazanım olduğunu ifade etti.