GENEL - 14 Nisan 2012 Cumartesi 17:18

ULUSLARARASI CİZRE SEMPOZYUMU BAŞLADI

A
A
A
ULUSLARARASI CİZRE SEMPOZYUMU BAŞLADI

Uluslararası Bilim Düşünce ve Sanatta Cizre Sempozyumu, Şırnak`ın Cizre ilçesinde başladı.
Şırnak Üniversitesi, Mardin Artuklu Üniversitesi ve Cizre Ticaret ve Sanayi Odası`nın birlikte organize ettiği Uluslararası Bilim Düşünce ve Sanatta Cizre Sempozyumu başladı. Kırmızı Medrese bahçesinde düzenlenen sempozyumun açılış konuşmasını Cizre Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Adnan Elçi yaptı. Elçi, Cizre`nin Şırnak`ın ve yörenin en merkezi ve hareketli yerleşim alanı olduğu gibi çok eski bir tarihi geçmişe, korumaya alınmış çok sayıda kültürel ve mimari varlıklara sahip olduğunu söyledi. Elçi,
"Cizre, kalesi, camileri, medreseleri, tarihi surları, geleneksel evleri ile birçok bilimsel çalışmalara da konu olmuştur. Hz. Nuh`a kadar dayandırılan ilk yerleşim yerinden sonra İslam devletleri dönemlerinde yeniden yapılanan Cizre, Emeviler`den itibaren Abbasiler, Selçuklular, Mervaniler, Hamdaniler, Eyyubiler, Zengiler ve diğer beylikler zamanında önemli bir merkez olarak varlığını sürdürmüş, Osmanlılar döneminde sancak ve idare merkezi olarak yönetilmiş önemli yerlerden biridir" dedi.
Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay ise, "Sibernetik, bilgisayar ve otomatik aletler geliştirme konusunda dünyaca meşhur bir isim olan Ebu`l-İzz El-Cezeri bu toprakların ilminin bereketiyle var olmuştur. İnsanı ihya eden havasını soluduğumuz bu güzel bahar gününde büyük arif ve edip Ehmede Xani`nin Mem u Zin`inin muhabbetlerinin ikliminde aranızda bulunmak büyük bir mutluluk. Hala Mardin`den idari anlamda koparılışını hazmedemediğimiz bu medeniyet, ilim ve irfan şehri Cizre`de
bütün insanlığın babası sayılan ikinci Adem Hz. Nuh`un ruhaniyetinin önünde bulunmak büyük bir şereftir" diye konuştu.
Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Akmaz da, Cizre denildiği zaman akla ilk gelen noktanın mir özelliği olduğunu belirterek, mir kadim şehir özelliği olan geçmiş kültürlere başkentlik eden ve bir kültür, ilim yuvası olması kadar birçok özelliklerle birlikte Cizre`nin mündemiç bir ifadeyi içeren bir cümle olduğunu vurguladı. Rektör Akmaz, "Uluslararası Bilim Düşünce ve Sanatta Cizre Sempozyumu bir başlangıçtır üniversitemiz adına. Şumunlu bir etkinlik olarak bu sempozyum üniversitemiz için bir
başlangıçtır ve devam edecektir. Üniversitemizin önemli büyüme merkezlerinden birisi olacaktır Cizre. Hatta bu başlangıcı temin etmek üzere hepinizin de bildiği gibi Cizre`mizde eğitime başlatacağımız ve sempozyumunda içeriğini büyütecek olan Turizm ve Otelcilik Fakültesi`nin kuruluşu onaylandı ve 2013-2014 eğitim öğretim yılında turizm ve otelcilik fakültesini eğitime başlatacaklarını belirtti" ifadelerini kullandı.
Sempozyum konuşmaların ardından oturum başkanlığını Prof. Dr Serdar Bedii Omay`ın yaptığı, Prof. Dr. Abbas Vali, Prof. Dr. Kadri Yıldırım ve Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma`nın konuşmacı olarak katıldığı ilk oturumda tarih, kültür ve iktidar ilişkisi bağlamında Cizre ve yöresinin İslamlaşma süreci ile ilgili konular ele alındı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çeşme’de, duygu dolu Çanakkale anması 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Çeşme’de anlamlı bir anma programı düzenlendi. 18 Mart’ta okulların ara tatilde olması nedeniyle bugün gerçekleştirilen törende duygu dolu anlar yaşandı. Çakabey Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa ilçe protokolü, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, Sıdıka Kelami Ertan Ortaokulu tarafından hazırlanırken, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı okul müdürü Hikmet Aykut yaptı. Aykut, konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin yalnızca bir askeri başarı olmadığını, aynı zamanda bir milletin kaderini değiştiren tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Çanakkale’de verilen mücadelenin fedakârlık, inanç ve kararlılığın en büyük örneklerinden biri olduğunu ifade eden Aykut, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğine dikkat çekerek, "Onun askeri dehası ve sarsılmaz iradesi olmasaydı bugün bu topraklarda özgürce yaşamak mümkün olmayacaktı" dedi. Konuşmasında gençlere de seslenen Aykut, Çanakkale ruhunun yalnızca geçmişte kalmaması gerektiğini belirterek, bu ruhun bilim, sanat ve üretimle geleceğe taşınmasının önemine değindi. Şehitlerin emaneti olan vatanın korunmasının en büyük sorumluluk olduğunu ifade etti. Öğrencilere ödülleri verildi Program kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şiir ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Öğrencilerin Çanakkale ruhunu yansıtan eserleri, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Tören, öğrenciler tarafından sahnelenen "Geçilmez Çanakkale" adlı gösteri ile devam etti. Duygusal anların yaşandığı gösteri, izleyicilerden büyük alkış aldı. Anma programı, toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Kocaeli Patrondan nezarethanede para teklifi iddiası: "Başını kaldır bana bak, sigortalı söyle" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davanın duruşmasında, olaydan yaralı kurtulan personel Gülhan Bendi yaşananları anlattı. Olaydan önce elektrik sorunları yaşandığını ve yangın merdiveninin maliyet gerekçesiyle yapılmadığını söyleyen Bendi, ayrıca fabrikada Defacto ve LC Waikiki gibi ünlü markalara parfüm dolumu yaptıklarını belirterek, üretimin iddiaların aksine aktif şekilde sürdüğünü söyledi. Bendi, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek para teklif etti" dedi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Sanık savunmaları tamamlandı Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanığın savunmaları tamamlandı. Sanık savunmaları tamamlanmasının ardından müşteki ifadelerinin dinlenmesine geçildi. Müştekilerden, patlamadan yaralı kurtulan çalışan Gülhan Bendi (40), fabrikanın çalışma düzeni, üretim süreci ve yangın öncesine ilişkin beyanlarda bulundu. "Yandım ama sesleri duyuyordum" Olaydan yaklaşık bir hafta önce elektrik tesisatında sıkıntıların başladığını ve şalterlerin sürekli attığını belirten Bendi, "Ravive Kozmetik’te yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyordum. Olaydan 1 hafta önce elektrikte sıkıntı vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Yandım ama sesleri duyuyordum, çıktığımda ben de yanıyordum. Saniyeler içinde fabrika tutuştu, herkes çığlık çığlıyaydı. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş" dedi. "Hafta sonu çalışmamız istendi" Fabrikadaki üretim süreci ve eksiklikler hakkında bilgi veren Bendi, "Kurtuluş Bey bize özellikle ’hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var’ dedi. Defacto, LC Waikiki, Sheliq, Kiva, Shauran ürünleri o gün yapılacaktı. Önce hastaneye, sonrasında karakola gittik. Shauran üretimini de yapıyorduk, yapılmıyordu söylemleri yalandır. Biz Sheliq paketlemesine gidiyorduk, hatta Ataşehir’deki ofiste bizi görmedikleri, tanımadıkları iddiası yalandır. Olay günü Tuncay Yıldız Defacto’nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık. Tuncay alana getirdi ürünü. Aynı zamanda krem yapıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca şalter atıyordu ama bir problem olmuyordu, aynı zamanda elektrik faturası da geliyordu" diye konuştu. Tutuklu sanıklardan fabrika sahibinin gelini Aleyna Oransal’ın "iş yerine hiç gitmediği" yönündeki savunmasını yalanlayan Bendi, "Eski fabrikada bir makine vardı, ikinci fabrikaya geçince 2 makine alındı. Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ancak geldi, hatta işimiz yoğun olduğu zaman yardımcı da oldu. Çağatay ve Gökberk Güngör de ofise geliyordu" ifadelerini kullandı. "SGK yalanı için para teklif etti" Çalışanların sigortasız çalıştırıldığına ilişkin de konuşan Bendi, gözaltı sürecinde kendisine para teklif edildiğini ileri sürerek, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek bana para teklif etti. Ben de 3 gün nezarethanede kaldım. Çok merak ediyorum, babaları yaşasaydı suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi" diye konuştu. "Kurtuluş Oransal çok para dedi" Gülhan Bendi, sözlerine şöyle devam etti: "Tekirdağ’dan ürünler geliyordu, burada dolum yapıyorduk. Kiva, Defacto, LC Waikiki dolumlarını yapıyorduk. Hem kendi fabrikalarına hem de başka fabrikalara üretim ve dolum yapıyorduk. Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal (tutuklu fabrika yetkilileri) yeni yere geliyordu. Bazen çalışıyor, müşteri de getiriyorlardı. Daha çok Altay müşterilerle görüşüyordu. Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal ’Çok para’ dedi. İkinci kez gelenler 500 bin istedi, yaptırmadı." "Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin" Gülhan Bendi ayrıca, fabrikaya hiçbir resmi kurumun denetime gelmediğini söyleyerek, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Hiçbir resmi kurum denetime gelmedi. Sadece zabıta geliyordu, çaylarını içip gidiyorlardı. Çevreden şikayet geliyordu, koku ve çöplerle ilgili. Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin. Zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" cümlelerine yer verdi. Bendi’nin ifadesinin ardından duruşmaya ara verildi.